SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

İster gülümseyin ister gülümsemeyin!

Yazının Giriş Tarihi: 20.05.2022 17:27
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.05.2022 05:27

Eskiden apartmanlar yapılırken mutlaka bahçesi de olur, o bahçeye birkaç ağaç, çiçek dikilir, bahçenin geniş bir alanı da otopark olarak düzenlenirdi.

Böylece apartman sakinlerinin araçları için park yerleri, çocuklarının oyun oynayabildiği bir bahçeleri olurdu.

Günümüzde böyle planlama -birkaç mahalle hariç- neredeyse kalmadı.

Topraktan biter gibi her tarafımız beton binalarla çevrildi. 

Bahçe denilen küçük bir yer taş döşenip, binalar tamamlanır oldu.   

Neredeyse 10 -15 yıldır bina yapılacak her arsanın önce üzerindeki ağaçlar kesiliyor. Dımdızlak kalan arsa üzerine çok katlı binalar, plaza denilen iş merkezleri yapılıyor.

Sanki başka bir şeye ihtiyaç yokmuş gibi!

***

Bursa’nın hemen her ilçesinde bu durum böyle ama en belirgin ve vahim örnekleri de maalesef ki sloganı ‘Gülümseyin’ olan Nilüfer’de!

Mesela 23 Nisan Mahallesinin genelinde durum böyle.

Avrupai binalar yapılıyor, kapıları asfalta açılıyor.

Gülümsersiniz ya da gülümsemezsiniz orası size kalmış.

Ancak Nilüfer hızla beton şehir olma yolunda ilerliyor.

”Vahim” dememin sebebi de Bursa’nın en yeni yerleşim bölgesi olmasından mütevellit!

Mahalle sakinlerinin gelir durumuna göre hizmet verilen Nilüfer’de her yer apartmana boğuldu. Lüks dediğiniz mahaller de öyle, sıradan dedikleriniz de…

Betona boğulmuş, park sıkıntısı çeke çeke bir karmaşa içinde yaşamaya çalışıyoruz.

Örneğin Görükle’de!

Eğer oturduğunuz binanın garajı yoksa -ki neredeyse yüzde 80’ninde yok- mahallede dört tur atıp aracınızı park edebilecek bir yer bulmak zorundasınız.

***

Bu imar anlayışı böyle devam ederse otopark sorunu birkaç sene sonra daha da içinden çıkılmaz bir hal alacak.

Bu cümleyi neden mi kurdum?

Hâlihazırda tam oturduğumuz binanın karşısında yapımı devam eden 33 daireli bir binaya 11 araçlık park alanı yapıldığını bizzat müteahhidi söyledi.

“Peki 22 dairenin aracı nereye park edecek?” diye sorunca da “Valla bilmem, belediye bu şekilde inşaatı yapmamıza izin veriyor” dedi.

***

Aynı belediyenin zabıta ekipleri o inşaatın olduğu caddede yer bulamadığı için aracını kaldırıma park eden sürücüye sabahın erken saatlerinde şu anonsu yapıyordu:

“16 … ... plakalı araç sahibi, aracınızı kaldırımdan çekin.”

Anonsun devamı ise “aksi takdirde cezayı yersin” şeklindeydi!

Bu olayın yaşandığı günün ertesi akşamı da o caddedeki bahçesinde otoparkı olan yegâne apartmanın araç çıkış kapısının önüne otomobilini park eden şahsı bulabilmek için epey bir mücadele verildi.

Az kalsın mesele bir asayiş olayına dönüşecekti!  

***

Aracımı katlayıp daireye çıkarayım desen mümkün değil!

Çünkü öyle bir teknolojiye sahip değiliz.

Değiliz de!

Bu inşaatlara izin verenler hangi ilçede yaşıyor, akıl var, izan var!

Her geçen gün nüfusu artan Bursa’da yaşam hengâmeye evrilirken, insanların evine vardığında huzurla aracını park edebilmek hakkı. 

‘Zararın neresinden dönülse kardır’ atasözü ilk defa söylendiğinde kesinlikle benzeri bir durum için söylenmiştir.

Her projede bina otoparkının da daire sayısıyla orantılı olması çok mu zor?

Hem otoparksız binalara izin ver müteahhidi güldür, sonra da kaldırıma park edenlere ‘çek arabanı’ muamelesi yap, vatandaşı çileden çıkar!

Kaldırıma park!

Evet yanlış ama “otoparkımız vardı da biz mi park etmedik” demezler mi?

El insaf!

***

“Mahalle sakinlerinin gelir durumuna göre hizmet aldığı” gibi bir de cümle kurdum yukarıda!

Nilüfer’i mahalle mahalle gezin, görün.

Çöp konteynırlarının duruşundan, kaldırım düzenine, belediye yeşil alanlarına gösterilen bakım ve özenden, yol asfaltlamalarına kadar her şey farklı.

Hatırlıyorum da ‘Esinti Park’ın haberi “Görükle’ye çok yakıştı” başlığı ile servis edilmişti!

Yahu, bir mahalle parkına epoksi/ kauçuk zemin yürüyüş yolu yapıp, orayı envai çeşit ağaçlarla, çiçeklerle donatıp, başka bir mahalle parkının(Esinti) yürüyüş yolunu toprak bırakmak da nedir?

Ayrık otları da boyu aştı…

Hele Esinti Parkı’nın cephe olduğu Koza Caddesi’nin halini bir görseniz.

Otomobil servis sahipleri bile musmutlu bir seyir keyfi süremez o caddede!

***

Nilüfer Belediye Başkanımız Sayın Turgay Erdem;

Bu millet işini düzgün yapanı, her dönem takdir etmiş, desteklemiştir.

Vatandaşa ayrımcılık yapan yöneticileri ise iyi bilir.

Aldığınız her oy eşit ise o zaman verdiğiniz hizmette de eşitlik ilkesini gözetmek zorundasınız…

Bu ilkeyi sizin gibi bütün ekibiniz de gözetmeli…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..