SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Kontrollü ‘kaos’ olur mu?   

Yazının Giriş Tarihi: 17.12.2021 02:19
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.12.2021 02:36

Fransızca kökenli bir kelime olan Kaos (chaos) “mutlak düzensizlik hali” anlamına geliyor.

“Yeryüzü var olmadan önceki mevcut boşluk ve karmakarışık durum” anlatan “ghau” kelimesinden evrilmiş.

Bugünkü anlamı “kargaşa, karışıklık”.

İnsanın var oluşuyla birlikte kargaşa ve karışıklık da paralel olarak ilerlediğinden kaos durumunun insanlık tarihi kadar eski olduğunu söyleyebiliriz.  

Anlamı ve mevcudiyeti hiç hoşluk yaratmasa da günümüzde karmaşayı sevenler, kaostan beslenenler var.

Türkçe meali:

“İnsanları birbirine düşürerek, durumdan faydalananlar var.”  

Başka türlü “tarihin bu kadar tekerrür ediyor” olmasını nasıl açıklayabiliriz ki!

Ve insanın “hep aynı nakaratta” olma durumunu, değişememesini…

Kötü olan ise “bir kaos pazarının” ve bu yönde oluşan arz-talebin varlığı.

Sürekli karmaşa yaratma peşinde olan oyuncular ve bunu talep eden izleyiciler.

***

Bazı akademisyenler bir kavram olarak üzerinde durdukları “toplumsal kaos”u, kitlelerin denetlenmesinde yeni bir adım olarak değerlendiriyorlar.

İnsanın olumlu veya olumsuz -kin, öfke, cesaret, dürüstlük gibi- pek çok duyguya sahipliğinin de toplumsal etkileşimde son derece etkili olduğunu düşünüyorlar.

Elbette toplumsal kaoslar, mevcut toplulukların gelenek ve kültürlerine göre de farklı tepkimelere sebep oluyor.

İster küreselciler ister Batı, ne derseniz deyin, hepsi toplumsal kaos yaratarak oluşacak düzensizlikten yeni bir düzen yaratma peşinde.

Bunu yakın tarihimizde pek çok olayla tecrübe ettik ki hala yaşamakta olduğumuz “pandemi gündemi” durumun en çarpıcı örneklerinden biri.

***

Batı, toplumsal olaylara neden müdahale etme ihtiyacı hissediyor?

Veya bu müdahaleyi bir hak ve görev olarak mı görüyor?

Bu soruların cevabı onlar açısından kesinlikle “evet”!

İlginç olan da her toplumsal kaos ortamı yeni bir kaosla yönetiliyor.  

Bu da “kontrollü kaos olur mu?” sorusunu akıllara getiriyor.

Sosyolog-Yazar Alain Joxe ‘Kaos İmparatorluğu’ kitabında; Amerika Birleşik Devletleri’nin tüm dünya ülkeleri üzerindeki egemenliğini sorguluyor ve Amerika’nın stratejisinin barışçı bir süreç izlemek yerine kaosu sürdürmek yönünde olduğuna vurgu yapıyor.     

Film yönetmeni Roberto Biadi -sanıyorum 2017 yılında- iki dakikalık bir animasyonla Adolf Hitler’in doğumundan itibaren dünyaya etkilerini, insanları nasıl kaosa sürüklediğini ve sonrasında yaşananların ise tekrardan ibaret olduğunu bir çırpıda gözler önüne sermişti.

Mevcut düzeni şahsi menfaatler uğruna kargaşa ile besle ve bu kargaşadan yeni bir düzen oluştur.

Toplumlara ölümü göster, sıtmaya razı et!

Vicdan işi değil!

***

Ancak günümüzde yaşadıklarımız -insanların sürekli kutuplaştırılması, sert söylemler, agresif kurulan cümlelerin ayrışmayı körüklemesi- kontrollü kaos ortamımızın ip uçları gibi…

Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete hesabı, oradan oraya sürükleniyoruz sanki.

Bundan beslenenler ise zevkten dört köşe.

Ancak şu unutulmamalıdır ki;

Bizim gibi köklü tarihi olan özgün gelenek ve kültürden gelen bir millet için ellerini ovuştura ovuştura karmaşa yaratmak isteyenler avucunu yalar!

Çünkü bu milletin sağduyusu, bir çınar ağacı gibi sıkı sıkıya bağlı olduğu kökleri ve Mustafa Kemal Atatürk gibi bir önderi var.

 

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..