SON DAKİKA
Hava Durumu

TÜİK verileri ne söylüyor?

Yazının Giriş Tarihi: 19.10.2026 17:21
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.10.2026 17:26

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) açıkladı:

Ağustos ayında tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık yüzde 30,28, aylık yüzde 3,41 oranında arttı.

Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 43,14 artış ile enerji ve yağlayıcılar, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 9,58 artış ile yine enerji ve yağlayıcılar oldu.

Bu oranların meali şöyle:

Geçen yılın ağustos ayından bu yılın ağustosuna çiftçinin üretim girdileri ortalama yüzde 30,28 pahalandı.

Yani geçen yıl bin lira tutan aynı girdi sepeti, bu yıl yaklaşık 1.303 liraya mal oldu.

Ve çiftçimizin üretim yapmak için harcadığı para artmaya devam ediyor.

TÜİK verilerinde en çok artışın enerji ve yağlayıcılarda olduğu ifade ediliyor.

Mazot, elektrik, motor yağı ve diğer yağlar vs… Bir yılda fiyat artışı yüzde 43,14 ve sadece ağustos ayındaki artışı ise yüzde 9,58.

Yani bin lira maliyet 1 yılda bin 431,40 lira oldu.

Bu durum, üreticiler açısından önemli bir maliyet baskısı oluşturuyor.

Gübresi, mazotu, tohumu, bakımı derken tarımda kullanılan her türlü mal ve hizmetlerin maliyeti yükseliyor. Haliyle bu artışlar, ilerleyen süreçte tüketicinin pazarda ve markette karşısına çıkacak.

***

Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde bir kadın üzüm üreticisinin bağında çektiği videosunda; artan üretim maliyetlerinden yakınarak emeğinin karşılığını alamadığını, borçlarını ödeyemediğini anlattığı videoyu sosyal medyada görmüşsünüzdür.

Yine elma, limon, patates gibi temel gıda ürünlerinin fiyatının da üzümde olduğu gibi maliyetin altında satıldığını, elma üreticisinin ürününü 1 liranın altında meyve suyu fabrikalarına satmak zorunda kaldığını haber mecralarında okumuşsunuzdur…

E bir şeyler yapılmalı!

Öncelikle tarım politikalarının günü kurtarmaya değil, üretimi sürdürülebilir kılmaya odaklanması gerekiyor. Çiftçi, sezon başında hangi ürünü ne kadara mal edeceğini, ne kadar destek alacağını ve ürününü hangi koşullarda satabileceğini öngörebilmeli.

Mazot, gübre, tohum, elektrik ve sulama gibi temel üretim giderleri için verilen destekler, çiftçinin gerçek maliyetleri dikkate alınarak düzenlenmeli ve zamanında ödenmeli.

Ürünlerin maliyetinin altında satılmasını önlemek için üretici örgütleri, kooperatifler ve doğrudan satış kanalları güçlendirilmeli.

Elbette mesele yalnızca çiftçiye destek vermek de değil. Üreticinin eline geçen fiyatla tüketicinin ödediği fiyat arasındaki farkın nereden kaynaklandığı şeffaf biçimde ortaya konulmalı.

Kısacası;

Üreticiyi koruyan, rekabeti gözeten, fırsatçılığı önleyen ve tüketicinin alım gücünü dikkate alan adil bir piyasa düzeni oluşması için gereken tedbirler alınmalı.

Çünkü tarım, ülkemizin gelecek meselelerinden biri.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.