SON DAKİKA
Hava Durumu

Futbol ve Bosman Kararı!

Yazının Giriş Tarihi: 12.03.2024 16:57
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.03.2024 16:57

Hukuk kuralları, doğası gereği hayatımızın her alanına etki etmektedir.

Hayatımıza etki ettiği önemli başlıklardan biri de günümüzde büyük ilgi gören ve milyarlarca insanın yakından takip ettiği spor branşlarından futboldur.

Haliyle hukuk ile bir endüstri haline gelen futbolun kesişmesi kaçınılmaz oluyor…

Fakat hukuk ile futbol, tüm kesişmelerden farklı olarak 1995’te tarihinde alınan karar ile öyle bir kesişti ki…

Çoğu futbol otoritesine göre Avrupa Adalet Divanı tarafından alınan bu karar futbol tarihini değiştirdi…

Biz de yazımıza tarihe ‘’Bosman Kararı’’ veya ‘’Bosman Kuralı’’ olarak geçen bu tarihi kesişimi konu etmek istedik.

***

Bosman kararı adını Jean-Marc Bosman adlı Belçikalı futbolcudan almıştır.

Bosman için hikâyenin başlangıç sebebine gelecek olursak;

26 yaşında futbolda “liberal devrim” olarak adlandırılan bir değişime sebep olan Jean-Marc Bosman, 1990 yılında sözleşmesinin sonuna geldiğinde Belçika ekibi RFC Liege'de forma giymekteydi.

Oynadığı kulüp RFC Liege takımında sözleşmesinin sona ermesi sonucunda sözleşme yenilemek istediğinde kulüp tarafından kendisine, taban ücret olan haftalık 750 Euro önerilmişti.

Bosman kendisine önerilen bu ücreti kabul etmeyerek ve sözleşme yenilemeyerek yeni bir devrimin başlangıcına sebep olmuştur.

Bu süreç içerisinde Bosman kendisine yeni bir kulüp aramış ve Fransız ikinci lig kulübü Dunkerque ile anlaşma sağlamıştır.

Fakat dönemin kuralları gereği, Bosman’ın yeni kulübü sözleşmeyi imzalamadan önce eski kulübü ile anlaşma sağlaması gerekiyordu.

Çünkü o dönemin kurallarına göre eski kulübünün kendisine sunduğu taban ücret UEFA, FIFA ve Belçika Futbol Federasyonunun transfer kurallarına uygun şekilde hazırlanmıştı.

Zira eski kulübü RFC Liege, Bosman’ı 400 bin Euro’ya satış listesine koymuş ve o bu ücreti, Bosman’ın anlaşma sağladığı Fransız kulübü Dunkerque´den talep etmişti. Fakat Fransız kulübün bu parayı ödeme gücü yoktu.

Fransız kulübü anlaşmaya çalışsa da Belçika ekibi Liege transfer talebini reddetti ve anlaşma yapılmadı. Böylelikle Bosman tabiri caiz ise Belçika kulübünde hapsoldu.

Çünkü günümüzün aksine, o dönem oyuncuların sözleşmelerinin bitmiş olması, serbest kaldıkları anlamına gelmiyordu.

Bu durum futbolcular üzerinde büyük hak kayıplarına yol açmaktaydı.

Bosman avukatlarıyla beraber bu hak kaybını çözümlemek için yaklaşık beş yıl sürecek olan hukuk mücadelesine başladı.

***

Bosman bir AB vatandaşı olarak, avukatlarıyla birlikte Avrupa Adalet Divanı'nda RFC Liege, Belçika Futbol Federasyonu ve UEFA aleyhinde dava açtı.

Yapılan yargılama sonucunda mahkeme 15 Aralık 1995'te verdiği tarihi kararla Bosman'ı haklı buldu.

Bosman'ın bir AB vatandaşı olarak temel haklarının ihlal edildiğine kanaat getirildi.

Karara göre oyuncular sözleşmelerinin bitimine altı ay kala istedikleri kulüplerle transfer görüşmesi gerçekleştirerek başka bir takıma gidebileceklerdi. 

Sözleşmesi sona eren futbolcuların transfer bedeli olmadan başka bir takımla anlaşmalarının önü açıldı.

Söz konusu bu süreçte her ne kadar Bosman bir ücret kazanamasa da çok önemli bir devrime imza attı.

İş sözleşmesi kapsamında çalışan insanların, profesyonel futbolcular ve sporculardan bir farkı olmadığı, sporcuların diğer çalışanlarla eşit haklara sahip olması gerektiğinin önemini gündeme getirdi.

Avrupa Birliği’nin temelini oluşturan 1960 tarihli Roma Anlaşması’nın bireylere getirdiği temel hakların, sporcular ve futbolcuları da kapsamasının da kararın alınmasında etkisi oldu.

Söz konusu durumun ortadan kalkması için çaba sarf eden ve radikal kararların alınmasına sebep olan Bosman, futbol endüstrisini gelecekte alt üst edecek olan ünlü kavram futbolcular için emeğin serbest dolaşım hakkını ortaya çıkardı.

***

Bosman kararının yarattığı etki sadece emeğin serbest dolaşım hakkıyla sınırlı kalmadı.

Bir dönüm noktası niteliğindeki davadan önce, takımlar herhangi bir kıta takımında üçten fazla yabancı oyuncu kullanması engelleniyordu.

Aynı zamanda kulübün genç takımlarından çıkan en az iki oyuncuyu dahil etmek zorunda olduğu bir 'üç artı iki' kuralı vardı.

İngiliz takımları bu kurallardan çok etkilendi ve 1994'te Galli ve İskoç oyuncuların 'yabancı' olarak kabul edileceği belirlendi.

Bosman Kararı yürürlüğe girdikten sonra, taraflar istedikleri kadar AB oyuncusunu oynatmakta özgür oldu ve sadece AB üyesi olmayan futbolculara kısıtlamalar getirildi.

Ayrıca Bosman kararıyla sporcuların ve futbolcuların, futbol endüstrisinden gelir elde etmesi, bazı haklardan yararlanması ve ayrıca işsizlik sigortası gibi bazı teminatlardan yararlanmasının önünde engeller kalktı.

***

Özetle UEFA ve FIFA Bosman Kuralları ile futbolculara istedikleri kulüpte istedikleri zaman oynama hakkı tanımıştır.

Futbolcu sözleşmesi bitse de bitmese de serbest dolaşım hakkı kapsamında kulüp değiştirme hakkına sahiptir.

Bosman Kuralları bu nedenle futbolcular için önemli bir hakkın doğmasına sebep olmuştur.

1990 yılında transfer sürecinde yaşadığı olumsuzluklar sonucunda kariyeri biten Bosman, 5 yıllık hukuk mücadelesi sonucunda büyük bir devrime imza atmıştır.

Bosman kararları ışığında kulübüyle sözleşmesi biten futbolcuların, istedikleri kulüple sözleşme imzalamasının önü açılmıştır.

***

Bosman kararını futbol endüstrisinde yarattığı etkilerden dolayı olumlu düşünenler olduğu gibi eleştirenler de mevcuttur.

Bu kararı eleştiren oyuncuların serbest dolaşımı fikrine sıcak bakmayan bazı futbol otoriteleri bu kural nedeniyle büyük kulüpler ile diğerleri arasındaki makasın açıldığını savunmaktadır.

Eleştirenlere göre 1995'ten önce Ajax, Kızılyıldız, Steaua Bükreş, Marsilya, Hamburg, Nottingham Forest, Feyenoord, Celtic gibi Avrupa şampiyonları ortaya çıkmışken kuralın uygulamaya konulmasından bu yana sürpriz olarak nitelendirilebilecek tek Şampiyonlar ligi şampiyonunun Jose Mourinho'nun Porto'su olması Bosman kararı ile bağdaştırılıyor.

Keza karara sıcak bakmayan futbol otoritelerine göre Avrupa'daki büyük liglerin belli başlı takımlar tarafından domine ediliyor olmasının sebeplerinden biri olarak da Bosman kararı gösterilmektedir.

Kendi lehine çıkan kararın netice olarak günümüzdeki adaletsizliği artırdığını düşünen isimlerden biri de ironiktir ki, Bosman'ın kendisidir.

Konuyla ilgili La Gazzetta Dello Sport'a yaptığı açıklamada şunları söylüyor Bosman: 

"Bosman Kuralı zenginliğin adil dağıtılması için ortaya çıktı, özellikle de az kazanan oyunculara. Ama artık avantaj küçük bir kitlenin elinde. Hâlâ mahkemenin o günkü kararının doğru olduğunu düşünüyorum. Pozitif bir karardı ama çarpıklaştırıldı. Futbol artık sağlıklı değil."

Günümüze gelindiğinde bu tartışmalı konu üzerinde kararın başvurucusu, kararı kendi ismiyle andığımız Bosman bile kararın çarpıtıldığını ve futbolun sağlıklı olmadığı düşünüyor.

Sizce futbol endüstrisinin günümüzde zengin kulüplerin ve zengin kişilerin tekelinde olmasında ve daha küçük çaplı, underdog olarak adlandırılan kulüplerin büyük başarılara imza atamamasında Bosman kararının etkisi var mıdır?

Hukukla kalın, sporla kalın ...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.