SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Çok fena bir yazı

Yazının Giriş Tarihi: 04.12.2021 01:27
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.12.2021 01:27

Yıllar öncesi, taksi dolmuşta sıkış tepiş oturduğumuz akşamlardan birinde şoför yanındakine dertleniyordu:

‘’Biliyor musun? Bu akşam kızı istemeye gelecekler, bir dünya masrafın kapısı…’’

Kız istemeyle masrafın bağlantısını kafamda alıp verirken şoför devam etti:

“Şekeri, kolonyası…’’

Devir kolonya peşinde koştuğumuz şimdiki devir de değil üstelik. Şeker de henüz kuyumcu dükkanında görücüye çıkmamıştı! Adamdaki kahır seviyesine bakınca yemekli, çalgılı çengili kız isteme töreni yapılacağını zannedebilirdiniz. O yaş skalasında anlayamadığım konuyu sanırım yıllar sonra çözmeyi başardım.

O babanın derdi bir kız çocuğuna yapılacak masrafı çok görmesiydi. İki damla kolonya ve bir avuç şekerin ederi olduğunu acaba o kız biliyor muydu? Ya da bilse ne olurdu? En fazla iki damla göz yaşı dökerdi herhalde. Geçen yıllar hiçbir şeyi değiştirmedi. Hatta belki de daha da sarpa sardırdı.

Sağımız solumuz sobe. Erkek tarafının durumu daha da vahim.

Çiçeğiydi, çikolatasıydı. Bir de bu eve gittin, olmadı. Kızı vermediler. Gururun incindi. Çiçek, çikolata da gitti. Kapı kapı dolan dur. Ama kız istemeye çıkan taraf erkek olduğu için onlara canımız feda tabii!

Ne iki damla kolonya ne de bir avuç şeker esirgenmez onlardan. Kız milletiysen evlendin bir kere, ana baba evine dönemezsin (genelde böyle).

Yediğin önünde yemediğin dayağın ardında!

Derdin ne(!) mantıksızlığıyla hayat akıp gider.

Mutsuz evliliklerin prangası olan çocuklar da iki kişinin başaramadığı evliliklerin çimentosu olarak, evlilikten nefret ederek büyür giderler.

Üreme amaçlı yapılan evliliklerin sonu hep benzer hikayeler.

Bir arkadaşımla yeni açılan alışveriş merkezini gezerken oyuncak reyonuna gelince ‘’Buraya da bakalım mı?” dedi.

Çocukların oyuncak çağı geçmişti. Baktım suçlu suçlu bakıyor ‘’Ben de severim, bakalım tabii” karşılığını verdim.

İtiraf çok geçmeden geldi. 18 yaşında evlendirilmiş, 19’unda da ilk çocuğunu kucağına almıştı. Yani kendisi çocuk ruhuna sahipken canlı bebekle oynamıştı.

Eksik kalan duygularıyla ruhunu yamamaya çalışıyordu.

Her oyuncağa tek tek baktık. Dışarıdan bakıldığında çok eğleniyormuş gibi duruyordu ama ruhundaki çatlaklardan sızan keder beni de sarmalamıştı.

Oğlu olan kadınlara bakıyorum da çoğunda valide sultan edası var.

Sen kendi cinsini ezersen, karşı cins niye değer verme zahmetine girsin ki?

Garip bir yumurta tavuk hikayesi. Kadın kadına zulmediyor, erkek bu fırsatı bulmuşken asla kaçırmıyor. Sonra niye bir baba, kızı için önemli kararların alınacağı bir gecede “şeker ve kolonya ikilisini esirgiyor” diye merak ediyoruz.

Temel yanlış atılınca, çatının kafamıza çökmesi kaçınılmaz son oluyor.

Kendisi değer görmeyen kız çocuğu evlendiğinde, inşallah oğlum olur girdabında savrulup duruyor.

Oğlu olursa da bu sefer hemcinsi olan gelinle iktidar savaşına tutuşuyor. Bu tuhaf sarmal taraflardan biri ölene kadar son bulmuyor.

Bir toplulukta bir hanım ‘’Doğumda kız bebek olduğumu öğrenince, babam beni görmeye gelmemiş’’ demişti.

Anneler hemcinslerine bu kadar değer vermezken karşı cins olan baba kızına niye sahip çıksın ki? Yanlış anlamayın bu cümleyi bütün erkekler için kurmuyorum…

Çok fena bir yazı oldu, farkındayım.

Ama canımızı acıtan ayrıntıları dile getirmeyip, halının altına süpürdükçe kokuşuyor. Temizlik yapmanın zamanı geldi de geçiyor bile.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..