SON DAKİKA
Hava Durumu

Bursa'nın Gerdanlığı Nilüfer Çayı!

Yazının Giriş Tarihi: 06.06.2024 11:55
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.06.2024 11:56

Osmangazi’nin Soğukpınar Köyü’ne 5 km mesafedeki Ketenli Yaylası'ndan 2 kilometrelik bir yürüyüş ile ulaşabildiğiniz Aras Şelalesi, Uludağ'ın güney yamaçlarında zirveye yakın bir bölgede; 1950 metre rakımda bulunan iki mağaradan çıkmaktadır.

İşte bu büyüleyici noktada;

Tam 15 metre yükseklikten dökülen şelalenin suyu, batı doğrultusunda akıp, çeşitli kollar ile bileşip, “Bursa’nın gerdanlığı ve hayat kaynağı Nilüfer Çayı” adını alır.

Kürekli Dere, Balıklı Dere, Hacivat Dere, Softa Boğan Dere, Kaplıkaya Deresi, Gökdere, Cilimboz Deresi, Deliçay, Kuzey Uludağ Dereleri, Gölbaşı Deresi ve diğer dereler, Bursa ovasında birleşir ve 103 km'lik Nilüfer Çayı’nı oluştururlar.

Antik çağ kaynaklarında adı "Odrys" çayı olarak geçen Nilüfer, Kalite Şehri Bursa’da ovayı suladıktan sonra Uluabat Gölü Karacabey bölgesinde Marmara Denizi ile buluşmaktadır.

5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle hafta sonu öğretmen arkadaşlarla Soğukpınar Ketenli Yayla’dan Aras Şelalesi’ne, yani Nilüfer Çayı’nın doğduğu noktaya bir yürüyüş gerçekleştirdik.

Temiz havayı ciğerlerimize doldurduk.

Aras’ta 2 mağaradan çıkan sudan keyifle içtik, insanoğlunun yoğunlukla uğrayamadığı bu doğa harikasının tertemiz hali içimize ferahlık veriyordu.

Düşünebiliyor musunuz?

Dereden akan suyu, kana kana içebiliyorsunuz.

Nilüfer Çayı’nın ana kaynağında durum bu iken, güzergahta Nilüfer ve Doğancı Barajı’nı geçtikten sonra durum böyle değil…

Evsel ve endüstriyel atıkların arıtılmadan Nilüfer Çayı’na bırakılması sonucu, kirlenmesine sebep olmaktadır.

Oysa;

Yaşı 50 ve 60 yaş üzerinde olan Bursa sakinlerini dinlediğinizde Nilüfer Çayı’nda yüzdüklerini, balık tuttuklarını özlemle anlatırlar.

Günümüzde böyle bir faaliyet yapmayı bırakın, çevreye yaydığı koku ve kirli akışından ötürü yanına bile yaklaşamıyorsunuz.

Bu nedenle geçtiğimiz aylarda Bursa Valimiz Sayın Mahmut Demirtaş’ın öncülüğünde; Nilüfer Çayı’nın yatağında DSİ tarafından başlatılan ıslah ve düzenleme çalışmalarını önemsiyorum.

Bu yönde atılan adım;

Kararlı bir şekilde Nilüfer Çayı yeniden berrak bir şekilde akıncaya kadar sürdürülmelidir.

Bu temennimle birlikte atılan ilk adım, umut verici ve sevindiricidir.

Dolayısıyla hangi devlet büyüğümüz yerel yönetimlerle işbirliği içinde konuya el atarsa Nilüfer Çayı’nın kirlilikten kurtulması, temiz akması için gayret gösterirse büyük iş başarmış olacaktır.

Çünkü;

Nilüfer Çayı, Bursa'nın en güzel semtleri gibi bazı OSB’lerin yakınlarından da geçmektedir. Bu güzergahta bazı sanayi kuruluşlarının kullanıp kirlettikleri yeraltı suyunu da deşarj ettikleri Nilüfer Çayı’nın bu haliyle adeta zehirli bir kimyasal atık kanalına dönüştürülmesi içler acısıdır.

Kaldı ki Bursa’da itibaren Karacabey Boğazına kadar Nilüfer Çayı aynı zamanda tarımsal sulama amacıyla da kullanılmaktadır. Bu kirli suyla yapılan tarımsal faaliyetlerin, nasıl bir sağlık sorunuyla bizleri yüzleştirdiğini/yüzleştirebileceğini anlatmak bile istemem…

Dünya Çevre Günü’nde Nilüfer Çayı yatağıyla birlikte suyunun da ıslah edilebilmesi için evsel ve endüstriyel atıklarıyla sorumsuzca bu doğal mirasımızı kirletenlere en ağır yaptırımlar uygulanması,

Arıtma tesislerinin ciddi manada çalıştırılması ve arıtma tesisi yapılmasının teşvik edilmesi gereklidir.

Tüm önlemlerin alınması için çalışmaların başlatılması arzusu ile el ele vererek Kalite Şehri Bursa'nın gerdanlığı Nilüfer Çayı’mızın kurtarılması arzumuzdur.

Nilüfer Çayı’nı kokudan ve kirlilikten kurtaralım.

Ayrıca Nilüfer Çayı’nın kurtarılması için her ortamda konuyu gündeme taşıyan, duyarlılık gösteren:

Kalite Birliği Derneği,

Bursa Platformu Derneği,

Budak Doğa Koruma Derneği

Ve Çevrem Derneği’nin başkanlarına, yönetim kurullarına ve üyelerine teşekkür ediyorum.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.