SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Hayır işleme bilinci

Yazının Giriş Tarihi: 20.04.2022 13:41
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.04.2022 01:41

Maddenin kutsal hale getirildiği, iyilik duygularının yok olmaya yüz tuttuğu, başkalarının pek düşünülmediği, maddenin ön plana çıktığı günümüzde, İslâm’ın sadaka emri ve iyilikte bulunma tavsiyesi daha da önem kazanmaktadır.

Yaratılış itibariyle insanlar birbirlerine ihtiyaç duymaktadırlar. Pek çok konuda zengin fakire, güçlü zayıfa muhtaçtır. Hiçbir zengin, "Benim kimseye ihtiyacım yok." diyemez.

İnsanların birbirine muhtaç olmaları, birbirleri ile yardımlaşmaları zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Hem başkaları ile yaşamak, hem yardıma ihtiyaç duymamak imkânsızdır. Bunun için İslâm yardımlaşmayı, bütün maddî ve mânevî hayatımızı kapsayacak şekilde en geniş sınırları ile ele almış ve dinî-ahlâkî bir görev olarak ortaya koymuştur.

Yüce Allah; “İyilik ve takva üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.” (Mâide,2) buyuruyor.

İyilik ve hayırda yarışmak, Allah yolunda harcamak, toplumdaki kimsesiz, fakir ve düşkünlere yardım etmek, Kur’ân-ı Kerim’in en çok üzerinde durup teşvik ettiği hususlardandır. Birçok ayet ve hadis, kalıcı olanın, bu tür hayır ve yatırımlar olduğunu bildirmektedir. Başka bir ayette Yüce Allah: "Sevdiğiniz şeylerden Allah için harcamadıkça tam hayra erişemezsiniz" (Al-i İmran 92) Bir başka ayette, “Hayırda yarışın” (Bakara 148) tavsiyesi yapılmaktadır.

İşte bu anlamdaki birçok ayet ve hadisle birlikte Hz. Peygamberin fiili örnekliği, Müslümanlarda kesintisiz hayır işleme bilincini geliştirmiş ve bunun bir sonucu olarak vakıflar ortaya çıkmıştır. Hz. Peygamber, Medine-i Münevver’deki yedi parça mülkünü bizzat vakfettiği gibi Sahabe-i Kiramın ileri gelenleri de birçok vakıf yapmışlardır. Peygamberimiz bir mübarek sözlerinde: "İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olan; malın en hayırlısı, Allah yolunda harcanan, Allah yolunda harcananın en hayırlısı da insanların en çok ihtiyaç duydukları şeyleri karşılayandır" buyurmuştur.

Dini kavramlarımızdan biri olan sadaka-i câriye, sürekli sevap kazandıran sadaka anlamına gelir. Bir hadiste sürekli sevap kaynağı olan ameller şöyle belirlenir:

"Âdemoğlu öldüğü zaman, amel defteri kapanır. Üç kimse bundan müstesnadır. Kesintisiz sadaka (sadaka-i cariye) işleyenler, topluma yararlı bir ilim (talebe / eser) bırakanlar ve kendisine hayır dua eden hayırlı çocuk yetiştirenler."(Tirmizi)

Hadiste geçen sadaka-i cariye; yol, köprü, çeşme, mescit, aş evi, hastane ve okul gibi hayır kuruluşlarını da kapsar. İnsanlar bu gibi yerlerden yararlandığı sürece, bunları yaptıranlar, yapılmasına sebep olanlar, yol gösterenler ve destek olanlar gerek sağlıklarında ve gerekse vefatlarından sonra sevap kazanmaya devam ederler.

Mübarek Ramazan ayını da vesile kılarak hayırda yarışmamız duasıyla…

****

Dipnot:

Pençe-Kilit Harekatında şehit olan Mehmetçiklerimizle Bursa’mızda Cezaevi İnfaz Koruma Memurlarımızı taşıyan servisin geçişi sırasında yola döşenen EYP’nin infilak etmesi sonucu meydana gelen patlamada hayatını kaybeden şehidimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..