SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Orucun kazandırdıkları!

Yazının Giriş Tarihi: 14.04.2022 15:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.04.2022 03:30

Yaratanın kullarından istediği her şey yine onlar içindir.

Son din İslam ile bize gönderilen her şey kendi menfaatimiz içindir. İtikat, ibadet ve ahlak alanında İslam Dininin inananlardan istemiş olduğu her şeyde nice hikmetler vardır. İbadetle geçirilen bir hayat ile ibadetsiz geçirilen bir hayat arasında birçok farklılıklar vardır. Kişi ibadetlerini yaptığı müddetçe, Yaratanını kendisinden istediği şeyleri hayata aktardığı müddetçe dünya ve ahiret huzurunu yakalayabilmektedir. Nefsin sakinleşmesi, bedenin dinlenebilmesi, manevi hayatın olgunlaşmasının en güzel yollarından biri ise Oruçtur.

Oruç Allah rızası için imsak vaktinden güneş batıncaya (iftar vaktine) kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmaktır. Akıllı, buluğ çağına erişmiş Müslüman’ın Ramazan orucunu tutması farzdır.

Bakara Süresinde peş peşe gelen 183-185 ayetlerinde öncelikle oruçtan bahsedilmekte, orucun İslam Dininden önceki dinlerde de emredile gelen bir ibadet olduğuna vurgu yapılmakta, sonra Ramazan ayının fazileti dile getirilerek farz olarak tutulacak orucun bu ayda tutulması emredilmektedir. Yüce Rabbimiz şöyle buyurmuştur:

“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.”

***

Oruç bir ibadettir. Herhangi bir ayda tutulabilirdi. Ama Yüce Rabbimiz Oruç ibadetini Ramazan ayında tutmamızı emretmektedir. Bu ay pek kıymetli bir aydır. Çünkü Ramazan ayında son ilahi kitap Kur’an-ı Kerim inmeye başlamıştır. Bu aya kıymet veren en önemli husus budur.

Sevgili Peygamberimizden Orucun fazileti ile ilgili birçok hadis bizlere ulaşmıştır. Dünya ve ahiret hayatı için bizlere birçok müjdeler içeren bu hadislerden birkaçını sizlerle paylaşmak isterim.

"Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır." (Buhârî, Savm 6)

"Allah rızâsı için bir gün oruç tutan kimseyi Allah Teâlâ, bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar." (Riyazü’s-Salihin, Hadis No: 1221)

"Cennette reyyân denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. Oruçlular nerede? diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse girmez." (Buhârî, Savm 4)

***

“Aziz ve celîl olan Allah "İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir mükâfatını da ben vereceğim" buyurmuştur.

Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin.

Muhammed'in canı kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.

Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır:

Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.” ( Riyazü’s-Salihin, Hadis No: 1218)

Oruç inananları kötülükten korur. Orucun kişiyi koruması hem dünyevi hem de uhrevidir.

Yazımın girişinde sizlerle paylaşmış olduğum ayette Yüce Rabbimiz orucu bizlere emretmekte, oruç tutmak suretiyle korunabileceğimizi bizlere bildirmektedir. Oruç bir koruyucu kalkan gibidir. Kişiyi fuhşiyata düşmekten, yanlışlar içerisinde olmaktan kurur. Peygamberimiz (s.a.s.) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır. "Oruç bir kalkandır, o halde oruçlu kötü söz söylemesin. Kendisi ile çekişip kavga etmek isteyen kimseye iki defa, ‘ben oruçluyum’ desin."

Kalkanda delikler olur veya çok zayıf bir kalkan nasıl ki kişiyi koruyamaz ise, oruç kalkanını ahlakımızı güzelleştirmememiz zayıflatmaktadır.

***

Oruç kişiyi Cehennem ateşinden korur. Mükâfatını yalnız Allah’tan bekleyenler, sadece bedenine değil ruhuna oruç tutturanlar, dilini kötü sözlerden, aklını yanlış düşüncelerden, kulağını hatalı şeyleri dinlemekten, gözü yanlışa bakmaktan, eli yanlışı tutmaktan, ayağı yanlışa gitmekten, mideyi haram lokma yemekten koruyanlar Cennete Reyyan kapısından gireceklerdir.

Oruçlu kişi iftar ettiği zaman nasıl ki bir sevinç duyuyor ise böyle güzel oruç tutanlar asıl sevince Rablerine kavuştukları zaman tadacakladır. Rabbim cümlemize rızaya uygun oruç tutmayı nasip etsin.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..