Kim “nasıl eleştirirse eleştirsin” Büyükşehir Belediye eski Başkanı Alinur Aktaş, Hanlar Bölgesi Çarşıbaşı Kentsel Tasarım Projesi’yle Bursa’ya “kalıcı bir iz” bıraktı.
Gerçekten de Orhan Gazi’nin fetihten hemen sonra yaptırdığı Emir Han ile başlayan ve aynı bölgede birbiri ardına inşa edilen diğer han ve bedestenlerle oluşumunu 16. yüzyılda tamamlayan Tarihi Hanlar Bölgesi, ‘Çarşıbaşı Projesi’yle yeniden kimliğini buldu.
İlk kazmanın 2022’de vurulduğu proje kapsamında Cemal Nadir Caddesi’yle hanlar bölgesi arasında kalan bütün yapı stoğu iki yılda kaldırıldı ve dokuya uygun çevre düzenlemesiyle tarihimizin bir kesiti bütün ihtişamıyla ortaya çıkarıldı.
Böylesi devasa projeyi bu kadar kısa sürede sonuçlandırmak ise Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un “takip ve desteği”, Alinur Aktaş’ın “kamulaştırmadaki başarısı” ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Erdal Çetindağ'ın “tescil, koruma ve restorasyon hassasiyetiyle” mümkün oldu.
***
Alanı yakından görmek isteyen konuklarıma yolda bu bilgileri aktarırken, Pirinç Han’a adımımızı atar atmaz utancımdan söyleyecek laf bulamadım.
Bir adım gerimizde tarihi gün yüzüne çıkarmak için milyonları harcayan “Devlet İradesi”, karşımızda ise “Pirinç Han’daki rezaleteseyirci kalan, izin veren devletin Bursa’daki görevlileri…”
Sanki Afganistan’da bir pazara girmişsin…
İnanın rezaleti yazmaya elim, anlatmaya dilim varmıyor.
Öyle bir manzara ki bu tarihe ihaneti bütün çirkinliğiyle yüzümüze vuruyor.
1507’de Sultan II. Bayezid’in yaptırdığı, Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde anlattığı, 1855 depreminde hasar gören, kuzey köşesi 1906’da dönemin Valisi Reşit Mümtaz Paşa’nın açtırdığı Hamidiye (Cumhuriyet) Caddesi’ne feda edilen, bir asır böyle kullanıldıktan sonra 1980’lerde başlayan ve neredeyse 25 yıl süren restorasyonla en azından yaşatılan Pirinç Han’ın bugünkü hali ne tarihimize yakışıyor ne Osmanlı Devleti’nin 700. yılını kutlayan ilk başkent Bursa’ya!
***
Peki bu tarihi handan kim sorumlu?
Elbette ki birinci derecede Vakıflar Bölge Müdürlüğü…
Ne yapıyor peki kurum müdürü Dr. Haluk Yıldız?
Rezaleti/tarihe ihaneti seyrediyor, göz yumuyor.
Ne uğruna?
Her şey para ya, “3 kuruşluk” işgaliye gelirine…
Tıpkı orijinalinde olmadığı halde “işletmecilerin gizliden bodrum kat elde etmek uğruna taşıyıcı temellerine zarar verdiği Koza Han”da olduğu gibi…
Ah Haluk Bey ah!
Belediyelerin milyonlarca lira harcayarak restore edip ayağa kaldırdığı vakıflara ait bina ve tesislerdeki tahsisi “yerelde iktidar değişti” diye iptal ederek, “kahraman bir bürokrat” edasıyla ortalıkta dolaşıyorsun.
Hatta bu yöndeki son icraatınız da Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Bursa Mevlevihanesi’ne el koymak olmuş!
Mülkiyeti BUSKİ’ye ait olan tarihi Mevlevihane’yle ilgili bakalım yargı nasıl bir karar verecek ama Bursa Valisi Sayın Erol Ayyıldız’ın yerinde olsam sizden Koza Han ve Pirinç Han’daki rezaletin hesabını sorarım…
1990’lardaki Pirinç Han’ın ortasındaki var olan mermer havuz nerede, kayıtlarda bahsedilen mescid ile şadırvan nereye kayboldu?
Her iki hana zarar veren işletmeler hakkında ne yapıldı, bu işletmelerin ruhsatının olup olmadığını sorarım!
Hatta Bursa fatihi Orhan Gazi’nin türbesindeki kavuğunun başına ne geldi?
***
Bugünlerde;
1905’te inşa edilen 1956’daki yangında kül olan Tophane’deki Bursa Hamidiye Gurebâ Hastanesi’nin yeniden yerine inşası için yoğun çaba harcayan AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan’ın yerinde olsam;
“Haluk Bey, Cumhuriyet Caddesi trafiğe kapatıldı, Pirinç Han’ın yola feda edilen kuzey köşesini ayağa kaldırmak için projen hazır mı?” diye sorarım.
Ah Haluk Bey ah!
Zarf ve mazruf misali, siz kesinlikle Çarşıbaşı Projesi’ndeki devlet iradesini temsil eden, o iradenin istediği doğrultuda yol alabilen ve bu yönde proje üretebilecek bir bürokrat değilsiniz!
Ancak çorba dağıtırsınız!
***
Son sözümüz Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay’a olsun…
Sayın Burkay, Osmanlı ve Bursa tarihi açısından büyük önem taşıyan, 1946 yılında devletin duyduğu ihtiyaçtan ötürü bir bölümü satış yoluyla özel mülkiyete geçen, halen yüzde 47’si Vakıflara ait olan Pirinç Han’ı, Osmanlı’nın 700. yılında BTSO olarak, Bursa’ya müze, kültür merkezi veya konaklama tesisi olarak kazandırabilirsiniz.
Böylelikle siz de yönetiminizle birlikte Bursa’ya bir “iz” bırakmış olursunuz!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İbrahim ÖGE
Ah Haluk Bey ah!
Kim “nasıl eleştirirse eleştirsin” Büyükşehir Belediye eski Başkanı Alinur Aktaş, Hanlar Bölgesi Çarşıbaşı Kentsel Tasarım Projesi’yle Bursa’ya “kalıcı bir iz” bıraktı.
Bu cümleyi; Ankara’dan ağırladığım misafirlerimle Tophane’den hanlar bölgesini keyifle izlerken sarf ettim.
Gerçekten de Orhan Gazi’nin fetihten hemen sonra yaptırdığı Emir Han ile başlayan ve aynı bölgede birbiri ardına inşa edilen diğer han ve bedestenlerle oluşumunu 16. yüzyılda tamamlayan Tarihi Hanlar Bölgesi, ‘Çarşıbaşı Projesi’yle yeniden kimliğini buldu.
İlk kazmanın 2022’de vurulduğu proje kapsamında Cemal Nadir Caddesi’yle hanlar bölgesi arasında kalan bütün yapı stoğu iki yılda kaldırıldı ve dokuya uygun çevre düzenlemesiyle tarihimizin bir kesiti bütün ihtişamıyla ortaya çıkarıldı.
Böylesi devasa projeyi bu kadar kısa sürede sonuçlandırmak ise Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un “takip ve desteği”, Alinur Aktaş’ın “kamulaştırmadaki başarısı” ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Erdal Çetindağ'ın “tescil, koruma ve restorasyon hassasiyetiyle” mümkün oldu.
***
Alanı yakından görmek isteyen konuklarıma yolda bu bilgileri aktarırken, Pirinç Han’a adımımızı atar atmaz utancımdan söyleyecek laf bulamadım.
Bir adım gerimizde tarihi gün yüzüne çıkarmak için milyonları harcayan “Devlet İradesi”, karşımızda ise “Pirinç Han’daki rezalete seyirci kalan, izin veren devletin Bursa’daki görevlileri…”
Sanki Afganistan’da bir pazara girmişsin…
İnanın rezaleti yazmaya elim, anlatmaya dilim varmıyor.
Öyle bir manzara ki bu tarihe ihaneti bütün çirkinliğiyle yüzümüze vuruyor.
1507’de Sultan II. Bayezid’in yaptırdığı, Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde anlattığı, 1855 depreminde hasar gören, kuzey köşesi 1906’da dönemin Valisi Reşit Mümtaz Paşa’nın açtırdığı Hamidiye (Cumhuriyet) Caddesi’ne feda edilen, bir asır böyle kullanıldıktan sonra 1980’lerde başlayan ve neredeyse 25 yıl süren restorasyonla en azından yaşatılan Pirinç Han’ın bugünkü hali ne tarihimize yakışıyor ne Osmanlı Devleti’nin 700. yılını kutlayan ilk başkent Bursa’ya!
***
Peki bu tarihi handan kim sorumlu?
Elbette ki birinci derecede Vakıflar Bölge Müdürlüğü…
Ne yapıyor peki kurum müdürü Dr. Haluk Yıldız?
Rezaleti/tarihe ihaneti seyrediyor, göz yumuyor.
Ne uğruna?
Her şey para ya, “3 kuruşluk” işgaliye gelirine…
Tıpkı orijinalinde olmadığı halde “işletmecilerin gizliden bodrum kat elde etmek uğruna taşıyıcı temellerine zarar verdiği Koza Han”da olduğu gibi…
Ah Haluk Bey ah!
Belediyelerin milyonlarca lira harcayarak restore edip ayağa kaldırdığı vakıflara ait bina ve tesislerdeki tahsisi “yerelde iktidar değişti” diye iptal ederek, “kahraman bir bürokrat” edasıyla ortalıkta dolaşıyorsun.
Hatta bu yöndeki son icraatınız da Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Bursa Mevlevihanesi’ne el koymak olmuş!
Mülkiyeti BUSKİ’ye ait olan tarihi Mevlevihane’yle ilgili bakalım yargı nasıl bir karar verecek ama Bursa Valisi Sayın Erol Ayyıldız’ın yerinde olsam sizden Koza Han ve Pirinç Han’daki rezaletin hesabını sorarım…
1990’lardaki Pirinç Han’ın ortasındaki var olan mermer havuz nerede, kayıtlarda bahsedilen mescid ile şadırvan nereye kayboldu?
Her iki hana zarar veren işletmeler hakkında ne yapıldı, bu işletmelerin ruhsatının olup olmadığını sorarım!
Hatta Bursa fatihi Orhan Gazi’nin türbesindeki kavuğunun başına ne geldi?
***
Bugünlerde;
1905’te inşa edilen 1956’daki yangında kül olan Tophane’deki Bursa Hamidiye Gurebâ Hastanesi’nin yeniden yerine inşası için yoğun çaba harcayan AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan’ın yerinde olsam;
“Haluk Bey, Cumhuriyet Caddesi trafiğe kapatıldı, Pirinç Han’ın yola feda edilen kuzey köşesini ayağa kaldırmak için projen hazır mı?” diye sorarım.
Ah Haluk Bey ah!
Zarf ve mazruf misali, siz kesinlikle Çarşıbaşı Projesi’ndeki devlet iradesini temsil eden, o iradenin istediği doğrultuda yol alabilen ve bu yönde proje üretebilecek bir bürokrat değilsiniz!
Ancak çorba dağıtırsınız!
***
Son sözümüz Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay’a olsun…
Sayın Burkay, Osmanlı ve Bursa tarihi açısından büyük önem taşıyan, 1946 yılında devletin duyduğu ihtiyaçtan ötürü bir bölümü satış yoluyla özel mülkiyete geçen, halen yüzde 47’si Vakıflara ait olan Pirinç Han’ı, Osmanlı’nın 700. yılında BTSO olarak, Bursa’ya müze, kültür merkezi veya konaklama tesisi olarak kazandırabilirsiniz.
Böylelikle siz de yönetiminizle birlikte Bursa’ya bir “iz” bırakmış olursunuz!