SON DAKİKA
Hava Durumu

Bursa’ya maya çalmak!

Yazının Giriş Tarihi: 07.09.2025 12:33
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.09.2025 12:55

Resmi olarak 4 bin yıllık Türk tarihinin 6 asrı aşan zaman diliminin, yani Devlet-i 'Aliyye’nin ön sözünün yazıldığı kadim bir şehirdir Bursa.

Osman Bey’in diktiği ve sonrasında dalları 3 kıta, 7 denize gölge olan devlet çınarının “kök şehri” Bursa’nın bugünkü hali ise şanlı tarihine gerçekten ama gerçekten yakışmıyor.

Geçmişte yolu Bursa’ya düşen seyyahların, devlet adamlarının, yazarların, sanatçıların ve daha nicelerinin yazdıklarını okuyup, sonra şehre bakınca “Bu Bursa, o Bursa mı?” diye sormaktan alamıyorsunuz kendinizi!

Özetle dağı, denizi, ovası ve tarihi “rant siyasetine” kurban edilen, haliyle gerçek kimliğinden uzaklaşan Bursa’da;

Şanlı mazinin bakiyesi olan tarihi ve kültürel mirası ve doğası gibi; şehrin sakinleri de artık nefes almaz hale geldi.

***

O yüzden bir şeyler yapmak gerekiyor!

Bu gerçekten hareketle olsa gerek;

Bursa’da başarılı kentsel dönüşüm projeleriyle rüştünü ispatlayan Yıldırım Belediyesi; ‘Setbaşı, Yeşil-Emirsultan Tarihi Yaya Aksı Canlandırma Projesi’yle önemli bir adım attı.

Emir Buhari Kültür Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısıyla hem projenin tanıtımı hem de proje için açılan “kentsel tasarım fikir yarışmasının duyurusu” yapıldı.

Toplantıya;

Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Mimarlar Odası Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, Şehir Plancıları Odası Şube Başkanı Murat İlkme, Peyzaj Mimarları Odası Şube Başkanı Zehra Çakır, UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir, Bursa Teknik Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Sayan Atanur, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Erdal Çetindağ, Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Nazlı Yazgan ve AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya ile yarışmanın jüri üyeleri katıldı.

Projenin amacını “Türkiye’nin en önemli maneviyat koridorlarından biri olan Setbaşı, Yeşil, Emirsultan hattının kadim kent kimliğini gün yüzüne çıkarmak…” cümlesiyle açıklayan Başkan Oktay Yılmaz, Irgandı Köprüsü, Türk İslam Eserleri Müzesi, Yeşil Türbe, Yeşil Cami ve Emirsultan Cami ve Türbesi gibi medeniyetimizin en önemli izlerini barındıran bu hatta; böyle bir çalışma yapmanın gerekçesini ise şu şekilde özetledi:

Yaya ve araç trafiğinde süreklilik sağlayacak aksların tanımlı olmaması, otopark eksikliği, kaldırım ve yolların dar olması, yoğun ve kalitesiz yapılaşma, yapı stoğunun eski oluşu, sosyal ve teknik altyapı alanlarının yetersizliği, açık ve yeşil alan sisteminin bulunmayışı, kentsel estetik ve tarihi kültürel çevreye aykırı yapılaşma, turizme yönelik işletmelerin sayısı ve niteliği, Yeşil ve Emirsultan dışındaki tarihi alanların bilinirliğinin az olması ve Setbaşı-Yeşil-Emirsultan aksındaki sürekliliğin olmayışı…

***

Özetle;

Özünde “tarihi mirası önceleyen bir kentsel dönüşüm projesi” olan bu çalışma ile Bursa’nın en kadim mahallelerini barındıran 50 hektarlık alanda rant değil öncelikle koruma amaçlı bir imar planına erişmek, imar uygulamalarıyla bölge insanının yaşamını kolaylaştırmak, Ulucami’ye kadar uzanan bir yaya aksı elde etmek, yerli ve yabancı turistleri bölgeye taşıyan tur otobüslerinin otopark problemini çözüme kavuşturmak ve özgün mimari uygulamalarla bölgenin kimliğini Bursa’nın şanlı mazisiyle uyumlu hale getirmek.

Öncelikle bu projeye hemen yarın kazma vurulmayacak. Çünkü 4 Ağustos’ta ilan edilen para ödüllü kentsel tasarım fikir yarışmasının sonuçları beklenecek.

Bu yılın aralık ayında sonuçlanacak yarışmanın ardından söz konusu bölgede fiziki olarak harekete geçilecek.

Tahmin edeceğiniz gibi böylesine bir kentsel dönüşüm projesinde en önemli sorun kamulaştırma bedelleri olacaktır. Haliyle “finansmanı nasıl karşılayacaksınız?” sorusuna Başkan Yılmaz’ın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nı adres gösterdiği sırada kurumun taşra müdürü Hayrettin Eldemir de bu cümleleri başıyla onayladı.

Açıkçası Eldemir’in “bu onay hali” çok hoşuma gitti.

***

Bunlar bir yana Başkan Yılmaz, toplantıda Bursa’yı tarif ederken şöyle bir cümle kurdu:

“Kadim Bursa denince akla ilk gelen, Uludağ’ın eteğinde dimdik duran o vakur siluettir. Çekirge sırtlarından Yeşil Türbe’ye, Emir Sultan’ın manevî derinliğinden Zeyniler’in sessiz yamaçlarına uzanan bu güzergâh; yalnızca bir coğrafi hat değil, tarihimizin, inancımızın ve ortak hafızamızın ete kemiğe bürünmüş şeklidir.”

Bu cümleden hareketle bugün bir bölümü Nilüfer, bir bölümü Osmangazi ve bütünüyle de Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda olan bu alanda uygulamayı Bursa genelinde ele almak gerekmez mi?

O yüzden yine sordum;

Bu projeyi ideolojik kamplaşmalara girmeden Bursa geneline yaymak gerekmez mi?

Başkan Yılmaz, “Bütün kurumlarla iş birliği yapmaya hazırız” cevabını verdi.

Ardından söz alan Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Erdal Çetindağ, bakanlık olarak tüm belediyelerin projelerine destek vermeye hazır olduklarını, kamu hizmetinde ideolojik saplantıyla hareket edilemeyeceğini ima etti. Geride bıraktığımız aylardaki icraatlarıyla, bir bürokrat olduğunu unutan Vakıflar Bölge Müdürü Dr. Haluk Yıldız, umarım bir devlet adamı olarak Sayın Erdal Çetindağ’ın cevabından gereken dersi almıştır.

***

Son olarak “Neden bu çalışmada İnşaat Mühendisleri, Jeoloji Mühendisleri gibi diğer akademik odalar yer almadı?” sorusunu da yönelttim.

Başkan Yılmaz, işin tasarım aşamasında olduğunu ilerleyen süreçte tüm akademik odalarla iş birliği yapacaklarına değindi. Benzer bir cevabı da Mimarlar Odası Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek verdi ve dedi ki:

Tasarım yarışmasının ardından diğer akademik odalar da çalışmaya dahil olacak!

***

Evet, dediğim gibi dağı, denizi, ovası ve tarihi “rant siyasetine” kurban edilen, haliyle gerçek kimliğinden uzaklaşan Bursa’da, Başkan Oktay Yılmaz, göle ilk mayayı Yıldırım’da çaldı.

Tutar mı?

Tutar, tutacağına eminim!

Keşke Büyükşehir ve 17 ilçe belediye başkanı medeniyetimizin zümrüt yeşili gölünü hep birlikte aynı anda mayalayabilseydi…

***

Bu arada AK Parti Büyükşehir ve Yıldırım Belediye Meclis Üyesi Bülent Kandemir'e Ömer Yazıcı tarafından kaleme alınan ve "Sarıkamış savaşı sonrasında Doğu Karadeniz sahillerini işgale başlayan Rus ordusuna karşı bir avuç vatanseverin dillere destan direnişini" anlatan "Askoroz" isimli kitap hediyesinden ötürü teşekkür ediyorum.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.