Aynı üniversite ve aynı bölümden mezun olduk. O da benim gibi öğrencilik yıllarında tanıştığı Bursa’dan hiç kopmadı. Bu şehirde ailesini kurdu, bu şehirde ticarete atıldı ve bu şehir için siyaset yaptı.
Bağımız hiç kopmadı, haliyle dostluğumuzu da “siyasetçi-gazeteci” ilişkisi üzerine inşa etmedik.
Özü sözü birdir, sabit fikirli değildir, farklılıkları zenginlik olarak görür. İyi bir teşkilatçıdır. Siyasette yaptığı açıklamaları, “muhalefet olsun” diye yapmaz. Bir gazeteci gibi araştırır, konuyu detaylandırır, sonrasında yanlışa “yanlış”, doğruya “doğru” der.
Genel Başkan Yardımcısı Emine Küçükali’nin katıldığı Bursa’nın son 6 ayını değerlendirdiği basın toplantısında yaptığı gibi…
Aslan, hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi ve dedi ki:
"Ben sahada olan bir siyasetçiyim. Esnafı geziyorum, sanayiciyi dinliyorum. Bugün bana söylenen en net cümle şu; 'Çalışarak batıyoruz.' Türkiye ilk kez işletmelerin çalışarak battığı bir dönemi yaşıyor."
Devamında ekledi:
"Siyasetin güven kaybettiği, ilkesini kaybettiği, ahlakını ve ölçüsünü kaybettiği bir dönemden geçiyoruz…”
Ayrıca devletin gözden çıkardığı tekstil sektöründe büyük bir kriz yaşandığını öne süren Aslan, iş insanlarının çaresiz fabrikalarını Mısır’a taşıdığını dile getirdi hatta bir de örnek verdi.
Ardından, Bursa'nın geçmiş yıllara göre ekonomik gücünü kaybettiğini, Türkiye ekonomisindeki ağırlığının ise gerilediğini azaldığını belirtti:
"2002’de Türkiye ekonomisinde 4. sırada olan Bursa, bugün 13. sıraya geriledi. Bu Bursa için alarmdır. Ne milletvekillerinin ne de ilgili kurumların bu konuda ciddi bir girişimini göremiyoruz."
Ve finali şu cümleyle yaptı:
"Bursa üretiyor, Bursa ihracat yapıyor, Bursa vergi ödüyor. Ama üretilen bu ekonomik değer Bursalının refahına dönüşmüyor. Bursa büyüyor deniliyor ama Bursalı yoksullaşıyor."
***
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Emine Küçükali ise çevre, afet ve şehircilik politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sayın Küçükali mimar ve açıkçası uzun zamandır, Türkçeyi bu kadar güzel kullanan bir siyasetçi ile karşılaşmamıştım.
Malum siyasetçiler; “Siyaset Adamı” ve “Devlet Adamı” şeklinde iki türden tasnif edilir. Siyasetin de bilinç altına işlenen bu erkek egemen bakışın bir yansıması olan tasnife itiraz ederek, şunu söyleyebilirim:
“Konularına olan hâkimiyeti ve bilimsel değerlendirmeleriyle Emine Hanım, Türk siyasetinin ihtiyaç duyduğu ve eksikliği hissedilen 'devlet kadını' profilinin net bir örneğini yansıtıyor…"
Bu arada tarihe olan ilgisiyle de dikkat çeken Sayın Küçükali ile sözleştik, bir dahaki Bursa programında birlikte Yeşil Cami ve Yeşil Türbe’nin mimarı Hacı İvaz Paşa’nın kabrini ziyaret edeceğiz…
***
Efendim bu yazıda yeni yayımlanan 3 kitaptan bahsedeceğim…
Birincisi; Vakıf Katılım’ın desteğiyle Kargo Medya yayını olarak bastırılan Türkçe-İngilizce 3 ciltlik Bursa Vakıf Eserleri Envanteri…
Tasarımından ciltlemesine büyük bir titizlik ve özenle hazırlanan eser, sadece geçmişin izlerini bugüne taşımıyor, geleceğe de ışık tutuyor.
Kalıcı ve referans bir kaynak niteliğindeki bu eserin hazırlanmasında emeği geçen başta Bilim Kurulu Başkanı Hasan Basri Öcalan, Metin Yazarları kısa süre önce kaybettiğimiz merhum Doğan Yavaş, Sezai Sevim, Fikret Alkan ve Aziz Elbas olmak üzere herkese teşekkür ediyorum.
İkincisi ise; Araştırmacı Yazar Ekrem Hayri Peker’e ait Ekin Kitabevi’nden çıkan “Turaniler” kitabı. Atatürk’ün “Anadolu 7 bin senelik bir Türk beşiğidir” söylemine Peker, Avrupa, Balkanlar ve Anadolu’da üstü örtülmeye çalışılan binlerce yıllık Türk izlerini, delil ve belgeleriyle destek veriyor.
Üçüncüsü ise Uğur Ozan Özen’in Libra Kitap’tan çıkan “Osmanlı’dan Günümüze Bursa Matbaaları” isimli çalışması.
Şöyle diyor Özen kitabın giriş bölümünde:
Papirüsten başlayarak hayvan derisi ve nihayetinde kâğıdın icadıyla birlikte düşünceler somut hale gelmiş, gölgeler anlam kazanmış…
Özen’in bu cümlesinden hareketle sanıyorum bizim de bugüne dair şöyle bir cümle kurmamız yanlış olmaz:
Dün mürekkebin ucunda hayat bulan o somutluk, bugün ekranların parıltısında ve dijital dünyanın sınırsız ağlarında varlığını sürdürüyor…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İbrahim ÖGE
Gölgelerin anlamı!
Fikret Aslan…
Anahtar Parti İl Başkanı…
Aynı üniversite ve aynı bölümden mezun olduk. O da benim gibi öğrencilik yıllarında tanıştığı Bursa’dan hiç kopmadı. Bu şehirde ailesini kurdu, bu şehirde ticarete atıldı ve bu şehir için siyaset yaptı.
Bağımız hiç kopmadı, haliyle dostluğumuzu da “siyasetçi-gazeteci” ilişkisi üzerine inşa etmedik.
Özü sözü birdir, sabit fikirli değildir, farklılıkları zenginlik olarak görür. İyi bir teşkilatçıdır. Siyasette yaptığı açıklamaları, “muhalefet olsun” diye yapmaz. Bir gazeteci gibi araştırır, konuyu detaylandırır, sonrasında yanlışa “yanlış”, doğruya “doğru” der.
Genel Başkan Yardımcısı Emine Küçükali’nin katıldığı Bursa’nın son 6 ayını değerlendirdiği basın toplantısında yaptığı gibi…
Aslan, hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi ve dedi ki:
"Ben sahada olan bir siyasetçiyim. Esnafı geziyorum, sanayiciyi dinliyorum. Bugün bana söylenen en net cümle şu; 'Çalışarak batıyoruz.' Türkiye ilk kez işletmelerin çalışarak battığı bir dönemi yaşıyor."
Devamında ekledi:
"Siyasetin güven kaybettiği, ilkesini kaybettiği, ahlakını ve ölçüsünü kaybettiği bir dönemden geçiyoruz…”
Ayrıca devletin gözden çıkardığı tekstil sektöründe büyük bir kriz yaşandığını öne süren Aslan, iş insanlarının çaresiz fabrikalarını Mısır’a taşıdığını dile getirdi hatta bir de örnek verdi.
Ardından, Bursa'nın geçmiş yıllara göre ekonomik gücünü kaybettiğini, Türkiye ekonomisindeki ağırlığının ise gerilediğini azaldığını belirtti:
"2002’de Türkiye ekonomisinde 4. sırada olan Bursa, bugün 13. sıraya geriledi. Bu Bursa için alarmdır. Ne milletvekillerinin ne de ilgili kurumların bu konuda ciddi bir girişimini göremiyoruz."
Ve finali şu cümleyle yaptı:
"Bursa üretiyor, Bursa ihracat yapıyor, Bursa vergi ödüyor. Ama üretilen bu ekonomik değer Bursalının refahına dönüşmüyor. Bursa büyüyor deniliyor ama Bursalı yoksullaşıyor."
***
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Emine Küçükali ise çevre, afet ve şehircilik politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sayın Küçükali mimar ve açıkçası uzun zamandır, Türkçeyi bu kadar güzel kullanan bir siyasetçi ile karşılaşmamıştım.
Malum siyasetçiler; “Siyaset Adamı” ve “Devlet Adamı” şeklinde iki türden tasnif edilir. Siyasetin de bilinç altına işlenen bu erkek egemen bakışın bir yansıması olan tasnife itiraz ederek, şunu söyleyebilirim:
“Konularına olan hâkimiyeti ve bilimsel değerlendirmeleriyle Emine Hanım, Türk siyasetinin ihtiyaç duyduğu ve eksikliği hissedilen 'devlet kadını' profilinin net bir örneğini yansıtıyor…"
Bu arada tarihe olan ilgisiyle de dikkat çeken Sayın Küçükali ile sözleştik, bir dahaki Bursa programında birlikte Yeşil Cami ve Yeşil Türbe’nin mimarı Hacı İvaz Paşa’nın kabrini ziyaret edeceğiz…
***
Efendim bu yazıda yeni yayımlanan 3 kitaptan bahsedeceğim…
Birincisi; Vakıf Katılım’ın desteğiyle Kargo Medya yayını olarak bastırılan Türkçe-İngilizce 3 ciltlik Bursa Vakıf Eserleri Envanteri…
Tasarımından ciltlemesine büyük bir titizlik ve özenle hazırlanan eser, sadece geçmişin izlerini bugüne taşımıyor, geleceğe de ışık tutuyor.
Kalıcı ve referans bir kaynak niteliğindeki bu eserin hazırlanmasında emeği geçen başta Bilim Kurulu Başkanı Hasan Basri Öcalan, Metin Yazarları kısa süre önce kaybettiğimiz merhum Doğan Yavaş, Sezai Sevim, Fikret Alkan ve Aziz Elbas olmak üzere herkese teşekkür ediyorum.
İkincisi ise; Araştırmacı Yazar Ekrem Hayri Peker’e ait Ekin Kitabevi’nden çıkan “Turaniler” kitabı. Atatürk’ün “Anadolu 7 bin senelik bir Türk beşiğidir” söylemine Peker, Avrupa, Balkanlar ve Anadolu’da üstü örtülmeye çalışılan binlerce yıllık Türk izlerini, delil ve belgeleriyle destek veriyor.
Üçüncüsü ise Uğur Ozan Özen’in Libra Kitap’tan çıkan “Osmanlı’dan Günümüze Bursa Matbaaları” isimli çalışması.
Şöyle diyor Özen kitabın giriş bölümünde:
Papirüsten başlayarak hayvan derisi ve nihayetinde kâğıdın icadıyla birlikte düşünceler somut hale gelmiş, gölgeler anlam kazanmış…
Özen’in bu cümlesinden hareketle sanıyorum bizim de bugüne dair şöyle bir cümle kurmamız yanlış olmaz:
Dün mürekkebin ucunda hayat bulan o somutluk, bugün ekranların parıltısında ve dijital dünyanın sınırsız ağlarında varlığını sürdürüyor…