“Temeli Türk kahramanlığı ve Türk kültürü olan” Cumhuriyetin 103. yaşındayız ve bugün “bu toplumdan artık sıkı mütefekkirler, yazarlar, şairler çıkmıyor” diye yakınıyoruz.
Genelleme yapmak istemiyorum ama yazılı, görsel ve dijital medyada “bize mütefekkir, yazar ve şair olarak sunulan isimlere” bakınca sorunun gerçek nedenini daha iyi algılıyorsunuz.
Çok detaya girmeyeceğim ama şu hatırlatmayı da yapmam gerekiyor:
“Post-truth” yani “hakikatin ötekileştirilmesi, yalanın siyaseti” çağında yaşıyoruz. Bu çağı kurgulayan müesses nizam; yeni bir dünya düzeni inşa etmek için bireyin veya toplumun gerçekleri öğrenmesi veya sorgulamasını istemiyor.
Dolayısıyla kontrol altında tutulan medya düzeninde gerçeği haykıranların öne çıkması, halkla buluşması mümkün olmuyor.
Haliyle siz bırakın ülkeyi, yaşadığınız şehirde dertlerinizle dertlenen, memleketin öz kültür ile yoğrulan gerçek aydınları tanıma fırsatı bile bulamıyorsunuz.
İşte böylesi; üstü örtülen/örtülmeye çalışılan mütefekkirlerden biri de Bursa’da yaşıyor:
Sedat Şenermen…
İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü mezunu. Zeliha Hanım’ın hayat arkadaşı, iki çocuk babası. Bir süre Diyanet İşleri Başkanlığı’nda görev yaptı, ardından memuriyetten ayrıldı, ticaretle uğraştı.
79 yıllık ömrünü Kur’an ve Atatürk araştırmalarına adadı.
Gazi Mustafa Kemal'in İslam/Kur'an Kültürü, Akıl ve Bilim Işığında Dinler ve Dünya Egemenliği, Bilim ve Kur'an Dilinde Kalp/Akıl, Aklın Kaynağı İslam’da Beyin (Sadr), Atatürk, İslam ve Laiklik/Cumhuriyet Dönemi Din Öğretimi ve Eğitimi, Atatürk, İslam ve Laiklik/Halifeliğin Kaldırılması, İslam’da Adalet,
Tarihsel olaylarda Akıl Tutulması Kitlenme, Atatürk ve Türk Kadını, Şeytan,
Atatürk, Emperyalizm ve Batı Merkezcilik, Atatürk Devrimleri Kur’an Temellidir ve Kur’an’da Bellek gibi çok önemli kitaplara imza attı.
Ve son olarak Nergiz Yayınevi’nden iki kitabı birden çıktı:
“Türkler Neye Göre Müslüman oldu?” ve “Tarihsel Uygulamalarıyla Akıl Tutulması Kitlenme.”
***
Evet bugün birçoğumuz;
Memlekette olan bitene bakıp Kur’an’ın ve Atatürk’ün doğru anlaşılmamasından yakınırken hem Kur’an’ı hem gerçek Atatürk’ü anlatmak isteyenlerin müesses nizamın hizmet erlerince nasıl seslerinin kesildiğine “tu kaka” ilan edildiğine şahit oluyoruz.
Sanıyorum;
“Sen o Kur’an’ı anlayamazsın, bizim ilmihali oku”, “’Kur’an Müslümanlığı’ demek ‘dinsizlik’ demektir, ‘sapıklıktır’” diyenler, hatta mealini bile okumayı haram kılanların” şu memlekette nelere sebep olduğunu anlatmaya gerek yok.
Ağababalarıyla birlikte bu hizmet erlerinin; şeytani düzenle mücadelenin reçetesini sunan Kur’an ve o şeytani düzenle savaşıp büyük bir zafer elde eden Atatürk’e düşmanlıklarının nedenini de!
Konunun bir de ortalıkta “Atatürk maskesiyle” dolaşan “Gardırop Batıcıları” yönü var ama uzatmayacağım;
Kur’an’ın ve Atatürk’ün doğru anlaşılmamasından yakınan belediye başkanlarına, siyasi parti temsilcilerine, meslek ve sivil toplum örgütlerinin yöneticilerine sesleniyorum;
İşte burnunuzun dibinde Uludağ’ın yamaçlarından çıkan bir pınar misali Sedat Şenermen duruyor.
Bu bilgi pınarından siz de istifade edebilirsiniz?
***
Bu arada Nilüfer Belediyesi’nin 2013’ten bu yana sürdürdüğü “Yılın Yazarı” projesinde 2026’nın ismi “toplumcu gerçekçi şiirin önemli temsilcisi Sennur Sezer” oldu.
Meslektaşım Elif Sezgin’in daveti üzerine izlediğim Görükle Koza Kütüphanesi’ndeki toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Sennur Sezer’in eşi ve yazar Adnan Özyalçıner, Yılın Yazarı Danışmanı ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nilay Özer de katıldı.
“Edebiyatı kentin hafızası ve vicdanı olarak gördüklerini” vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, 12 yıldır süren projede seçilen her yazarın, yaşadığı döneme tanıklık ettiğine işaret etti ve şu vurguyu yaptı:
“Yıl boyunca düzenlenecek etkinliklerle; işçilerin, kadınların ve gündelik yaşamın sesini şiire taşıyan Sennur Sezer’in edebi mirası Nilüferlilerle buluşacak.”
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İbrahim ÖGE
Tertemiz bir pınar!
“Temeli Türk kahramanlığı ve Türk kültürü olan” Cumhuriyetin 103. yaşındayız ve bugün “bu toplumdan artık sıkı mütefekkirler, yazarlar, şairler çıkmıyor” diye yakınıyoruz.
Genelleme yapmak istemiyorum ama yazılı, görsel ve dijital medyada “bize mütefekkir, yazar ve şair olarak sunulan isimlere” bakınca sorunun gerçek nedenini daha iyi algılıyorsunuz.
Çok detaya girmeyeceğim ama şu hatırlatmayı da yapmam gerekiyor:
“Post-truth” yani “hakikatin ötekileştirilmesi, yalanın siyaseti” çağında yaşıyoruz. Bu çağı kurgulayan müesses nizam; yeni bir dünya düzeni inşa etmek için bireyin veya toplumun gerçekleri öğrenmesi veya sorgulamasını istemiyor.
Dolayısıyla kontrol altında tutulan medya düzeninde gerçeği haykıranların öne çıkması, halkla buluşması mümkün olmuyor.
Haliyle siz bırakın ülkeyi, yaşadığınız şehirde dertlerinizle dertlenen, memleketin öz kültür ile yoğrulan gerçek aydınları tanıma fırsatı bile bulamıyorsunuz.
İşte böylesi; üstü örtülen/örtülmeye çalışılan mütefekkirlerden biri de Bursa’da yaşıyor:
İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü mezunu. Zeliha Hanım’ın hayat arkadaşı, iki çocuk babası. Bir süre Diyanet İşleri Başkanlığı’nda görev yaptı, ardından memuriyetten ayrıldı, ticaretle uğraştı.
79 yıllık ömrünü Kur’an ve Atatürk araştırmalarına adadı.
Gazi Mustafa Kemal'in İslam/Kur'an Kültürü, Akıl ve Bilim Işığında Dinler ve Dünya Egemenliği, Bilim ve Kur'an Dilinde Kalp/Akıl, Aklın Kaynağı İslam’da Beyin (Sadr), Atatürk, İslam ve Laiklik/Cumhuriyet Dönemi Din Öğretimi ve Eğitimi, Atatürk, İslam ve Laiklik/Halifeliğin Kaldırılması, İslam’da Adalet,
Tarihsel olaylarda Akıl Tutulması Kitlenme, Atatürk ve Türk Kadını, Şeytan,
Atatürk, Emperyalizm ve Batı Merkezcilik, Atatürk Devrimleri Kur’an Temellidir ve Kur’an’da Bellek gibi çok önemli kitaplara imza attı.
Ve son olarak Nergiz Yayınevi’nden iki kitabı birden çıktı:
“Türkler Neye Göre Müslüman oldu?” ve “Tarihsel Uygulamalarıyla Akıl Tutulması Kitlenme.”
***
Evet bugün birçoğumuz;
Memlekette olan bitene bakıp Kur’an’ın ve Atatürk’ün doğru anlaşılmamasından yakınırken hem Kur’an’ı hem gerçek Atatürk’ü anlatmak isteyenlerin müesses nizamın hizmet erlerince nasıl seslerinin kesildiğine “tu kaka” ilan edildiğine şahit oluyoruz.
Sanıyorum;
“Sen o Kur’an’ı anlayamazsın, bizim ilmihali oku”, “’Kur’an Müslümanlığı’ demek ‘dinsizlik’ demektir, ‘sapıklıktır’” diyenler, hatta mealini bile okumayı haram kılanların” şu memlekette nelere sebep olduğunu anlatmaya gerek yok.
Ağababalarıyla birlikte bu hizmet erlerinin; şeytani düzenle mücadelenin reçetesini sunan Kur’an ve o şeytani düzenle savaşıp büyük bir zafer elde eden Atatürk’e düşmanlıklarının nedenini de!
Konunun bir de ortalıkta “Atatürk maskesiyle” dolaşan “Gardırop Batıcıları” yönü var ama uzatmayacağım;
Kur’an’ın ve Atatürk’ün doğru anlaşılmamasından yakınan belediye başkanlarına, siyasi parti temsilcilerine, meslek ve sivil toplum örgütlerinin yöneticilerine sesleniyorum;
İşte burnunuzun dibinde Uludağ’ın yamaçlarından çıkan bir pınar misali Sedat Şenermen duruyor.
Bu bilgi pınarından siz de istifade edebilirsiniz?
***
Bu arada Nilüfer Belediyesi’nin 2013’ten bu yana sürdürdüğü “Yılın Yazarı” projesinde 2026’nın ismi “toplumcu gerçekçi şiirin önemli temsilcisi Sennur Sezer” oldu.
Meslektaşım Elif Sezgin’in daveti üzerine izlediğim Görükle Koza Kütüphanesi’ndeki toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Sennur Sezer’in eşi ve yazar Adnan Özyalçıner, Yılın Yazarı Danışmanı ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nilay Özer de katıldı.
“Edebiyatı kentin hafızası ve vicdanı olarak gördüklerini” vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, 12 yıldır süren projede seçilen her yazarın, yaşadığı döneme tanıklık ettiğine işaret etti ve şu vurguyu yaptı:
“Yıl boyunca düzenlenecek etkinliklerle; işçilerin, kadınların ve gündelik yaşamın sesini şiire taşıyan Sennur Sezer’in edebi mirası Nilüferlilerle buluşacak.”