SON DAKİKA
Hava Durumu

Yetim millet!

Yazının Giriş Tarihi: 30.09.2026 21:41
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.10.2026 10:25

Türkçede "ök/ög" kelimesinin anlamlarından biri de anne ve baba anlamına gelir.

O yüzden annesi veya hem annesi hem de babasını kaybeden çocuğa “öksüz” denir. Bir de aynı anlamda kullandığımız Arapça “yetm” kelimesinden türeyen ve babadan öksüz anlamına gelen “yetim” sözcüğü vardır.

Peki “öksüz ve yetim” olma halini sadece “anne/baba yoksunluğu” ile mi izah etmemiz gerekiyor?

Elbette ki hayır…

Örneğin;

Alın terinin karşılığını almayan işçi, çiftçi ve memura “ekonomi yetimi”, imkanları el vermediği için tahsilini sürdüremeyen çocuğa “eğitim yetimi”, torpili olmadığı için bir işe yerleşemeyen veya mülakatta elenen gence, ya da devlet dairesinde işini halledemeyen vatandaşa veyahut da ameliyat için sağlık kurumundan aylar sonrasına randevu alabilen hastaya da “nüfuz yetimi” denir…

Yine hastanesi olmayan bir şehir, yolu olmayan bir köy, içme suyu olmayan bir belde, yeterli derslik ve öğretmeni olmayan bir ilçe de yetimdir!

***

Meseleye “teolojik” açıdan bakacak olursak;

İslam’da yetimlik yani yoksunlukla mücadele toplumun geneline verilen bir görevdir. Yetim Muhammed Mustafa’ya vahyedilen İslam’a göre; yoksunlukla/yetimlikle mücadele en büyük cihattır. Cihadın adı öyle adam kesmek/doğramak değildir.

Yani bir vatan evladını okutmak, ihtiyacı olana yardım etmek, kıraç bir toprağa iki fidan dikmek, özetle her türden canlıyı yaşatmak gibi yolu olmayan köye yol vurmak, dersliği olmayan mahalleye okul açmak türünden kamu hizmetleri de bir cihattır. Dolayısıyla “sınıfsız ve imtiyazsız bir toplum düzeni” isteyen İslam dini, yetimlerin dinidir.

Bir cihan devletinin çöküşüne yol açan sorunların çözümü ve son kale Anadolu’da tutunmak için üretilen çareden başka bir şey olmayan Türkiye Cumhuriyeti de yetimlerin devletidir. “Yetimler Devleti” tanımını “laf olsun” diye yapmıyorum. Önce Balkan felaketini yaşayan, sonrasında Cihan Harbi’nde 9 cephede yüzbinlerce evladını kaybeden memlekette, Cumhuriyet ilan edildiğinde yetim ve öksüz çocuklar ülkenin en hayati, en ciddi sosyal sorunlarından biriydi.

Evet;

Banisi yetim Mustafa Kemal olan Cumhuriyet de sınıfsız ve imtiyazsız bir toplum düzenini inşa etmek ve “kimsesizlerin kimsesi olma” iddiasıyla kurulmuştu. Cumhuriyet’in “fabrika ayarları” da özünde devleti çöküşten kurtarmak için evvelinde III. Selim, II. Mahmut ve Abdülhamid’in yapmak isteyip de yarım bıraktığı/yapamadığı reformlardan başka bir şey değildi.

***

Çok uzatmayacağım;

Tanzimattan itibaren sosyo-politik alanlara dair bütün problemleri bilimin ve aklın rehberliğinde aşmayı planlayan Cumhuriyet’i ve Mustafa Kemal’i neredeyse bir asırdır tehdit olarak gören, hedef gösteren;

Bu uğurda milli ve manevi değerleri bayrak yapıp, gerçeklerle bağdaşmayan alternatif tarih ve bir toplum inşası için bıkmadan yorulmadan uğraş verenlere sesleniyorum;

Bugün Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında dönüp memleketin haline baktığımızda, ne yazık ki “yetimlerimizin” azalmadığını görüyoruz.

Aldığı ücretle ay sonunu getiremeyen işçi ve memur, yıllarca çalıştıktan sonra geçinemeyen emekli, üniversiteyi bitirdiği halde iş bulamayan genç, ailesinin imkânları yetmediği için eğitimden kopan çocuk, hastaneden aylar sonrasına randevu alabilen hasta…

Hepsi bir başka yoksunluğun, dolayısıyla bir başka “yetimliğin” hikâyesini anlatıyor.

Üstelik bugün tartıştığımız yolsuzluk, vurgun, torpil, liyakat, gelir adaletsizliği ve fırsat eşitsizliği gibi meselelerin özünde de aynı soru yatıyor:

Bu memlekette devlet kimin kimsesidir?

Cumhuriyet’in kuruluş iddiası bu soruya yaklaşık bir asır önce cevap vermişti: Kimsesizlerin kimsesi…

O halde mesele Cumhuriyet’i yalnızca yaşatmak değil, kuruluşundaki bu iddiayı yeniden hâkim kılmaktır.

Çünkü bir çocuğun annesiz ya da babasız kalması kader olabilir.

Ama insanların kendi vatanında sahipsiz, çaresiz ve umutsuz hissetmesi kader değildir.

Bir millet yetim doğmaz; yetim bırakılır!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.