SON DAKİKA
Hava Durumu

Yılmaz'la Yıldırım/The End of Evangelion!

Yazının Giriş Tarihi: 16.02.2026 10:54
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.02.2026 11:00

Yıldırım;

Bursa coğrafyasının neredeyse yüzde 1’ine tekabül eden 110 kilometre karelik yüzölçümü ile “çileli” bir ilçesi.

“Çileli” diyorum çünkü koca Bursa’da 3,5 milyon, Yıldırım’da ise 700 bini aşkın vatandaş yaşıyor. Bu çile tek başına yoğun nüfus kaynaklı da değil. 1960 sonrası Türkiye’de bölgeler arası gelişen ekonomik ve sosyal dengesizlik, hızlı nüfus artışı, 1980 sonrası tarımsal gelirin düşmesi ve terör kaynaklı göç, Batı’daki birçok şehir gibi Yıldırım’ın da kimyasını bozdu. Bu süreçte aklı ve bilimi es geçen, sadece oy hesabı yapan popülist siyaset anlayışının da etkisiyle çilenin her çeşidi şehirleşme başlığında kendini gösterdi:

Tarım alanlarının kaçak yapı stoğuyla işgali, yürümekte bile zorlandığınız cadde ve sokaklar, tahrip edilen tarihi ve kültürel miras, çevre ve hava kirliliği, eğitim kurumlarının yetersizliği, asayiş sorunu, sosyal donatı alanlarının yetersizliği…

O yüzden Yıldırım’da belediye başkanlığına talip olmak cesaret ister.

“Çözerim” iddiasıyla 1989’dan günümüze birçok isim oturdu Yıldırım’da başkanlık koltuğuna…

Devasa bütçeler harcadılar lakin ürettikleri projeler, imza attıkları yatırımlar, bu kaotik tabloda “göze bile” gelmedi.

Ta ki Yıldırım; Oktay Yılmaz’la buluşuncaya kadar!

Başkan Yılmaz;

Barış Manço Kültür Merkezi’nde; Milletvekilleri Ayhan Salman, Emel Gözükara Durmaz ve Refik Özen ile Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, MHP Yıldırım İlçe Başkanı Kadir Taşçı, AK Parti Nilüfer İlçe Başkanı Furkan Alparslan’ın da katıldığı toplantıyla “belediye başkanlığının ikinci döneminin ikinci hizmet yılını” değerlendirdi.

İmar ve kentleşmeden yeni ulaşım akslarına, tarihi mirastan çevreye, kültürden spora, sosyal desteklerden dijital belediyeciliğe her başlıkta gerçekleştirilen, devam eden proje ve yatırımları 1,5 saati bulan sunumuyla anlattı.

Sunumun ben de bıraktığı etkiye gelince;

Başkan Yılmaz’ı zor bir yapbozda (puzzle), binlerce parçayı büyük bir sabırla tek tek elden geçirdikten sonra hamle stratejisini doğru tespit eden, ardından kritik parçaları hata yapmadan yerine koyan ve nihayetinde tabloda istenilen Yıldırım silüetini belirginleştirmeye başlayan bir oyuncuya benzettim…

Benim gibi düşünmeyenler de olabilir lakin;

Türkiye’ye “model” olarak sunulan başarılı kentsel dönüşüm projeleri,

“Bir başkent eskiden de olsa her zaman başkenttir” bakışıyla Setbaşı-Yeşil- Emirsultan aksında ortaya konan vizyon,

Apartman temellerinde kalan tarihi ve kültürel mirasın gün yüzüne çıkarılması ve mevcudun ihya edilmesi,

Bütün bir Bursa’ya kazandırılan Mümine Şeremet, Mimarsinan, Dr. Sadık Ahmet, Yıldırım Gençlik ve Alev Alatlı Kütüphaneleri,

Yine önümüzdeki dönemde açılacak Piremir, Yavuzselim, Osman Şevki Uludağ, Millet, Arabayatağı ve Teknopark Kütüphaneleriyle,

Mollayegan Çocuk Üniversitesi ve Yapay Zekâ Teknoloji Merkezi’nin yanı sıra ilçenin dört bir yanına açılan kültür sanat ve gençlik merkezleriyle Oktay Yılmaz, referans aldığı siyaset anlayışının gereğini yaptı, yapmaya da devam ediyor.

Başarılı mı? Başarılı…

***

Lakin ülke olarak başarısız olduğumuz bir konu var!

Başarısız olduğumuz konu da "Beylikten Cihan Devletine" giden sürecin bir plato ile canlandırıldığı Barış Manço Kültür Merkezi’nde Başkan Yılmaz’ın kadın spor merkezi yatırımını anlattığı sırada perdeye yansıtılan bir fotoğraf karesinde gizli idi.

Tesiste spor yapan genç kızlarımızın mutluluğunu anlatan bir fotoğraf karesiydi bu ve birinin üzerindeki tişörtte “The End of Evangelion” baskısı vardı.

“The End of Evangelion”, bir dijital platformda yayınlanan anime filmin adı ve senaryosu tamamen “kabalist” bir anlayışın ürünü.

Kızımız farkında olsa;

“Hıristiyan ve Yahudiliğin mistik kültürüne dair çok sayıda konunun ince ince serpiştirildiği/hissettirildiği böyle bir anime filmin reklamını yapar mı?” bilmiyorum…

Ama bildiğim gerçek şu ki;

Küresel müesses nizamın dayattığı kültürle, genç zihinlerde oluşan hasara/çare üretemezsek, “yeter bu kadar” diyemezsek, en basitinden ne yazıldığını bilmeden yabancı hayranlığının bir yansıması olarak İngilizce baskılı tişört giymelerinin önüne geçemezsek, bina da yapsanız, restorasyon da yapsanız içini dolduramazsınız!

Dolayısıyla asıl iş, genç beyinlerdeki “öz kültüre yabancılaşmanın” önüne geçmek…

Elbette ki bu konuda politika üretmek Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın görevi değil. Bu memleketin Milli Eğitim Bakanı var, Kültür Bakanı var!

Ve de kıyafetlerin her çeşidine adı, resimleri ve sözleri basılacak, hikayeleri filmlere konu olabilecek, uçmayan-kaçmayan binlerce kahramanımız!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.