Okullarda; öğretmenleri temsil eden "O" ile, öğrencileri temsil eden "kulları" birbirinden ayırırsan birlik ve düzen bozulur.
Okul, beton yapıdır, beton yapı estetiğinin bir anlamı yoktur.
Okula anlam katan öğrenciler ve öğretmenlerdir.
Okulları, "o kul" şekline getirirsen, öğretmen ve öğrenci arasındaki bağlar kopar, araya dağlar girer, düzen bozulur.
Öğrencisine kızmak, ceza vermek bir yana “sesini yükseltti” diye öğretmeni şikâyet edip, karakola çeken, savcının karşısına diken veli, bu ayrışmanın en temel sebebidir.
Öğrencisi üzerindeki etkisi kaybolan, ekonomik sıkıntılarla boğuşan, sendikal mücadelelerin arasına sıkıştırılan, siyasi kararlarla gelecek planı yapamayan, görevde yükselme kriterleri objektif olmayan, mülakat adı altında kariyer planı yok olan öğretmen, moralsizdir, motivasyonsuzdur, sınıfa girer dersini anlatır, arkasına bakmadan sınıftan çıkar gider!
Hele de özel okullar, "O kul" olmuştur.
Durum budur, durum vahimdir, mağrur olması gereken öğretmen mağdurdur.
Öğretmen mağdursa; öğrenciler sahipsizdir, kimsesizdir, yetimdir.
Ali Rıza Binboğa'nın "Öğretmen" şarkısını dinlemişsinizdir, haydi bir kez daha beraber dinleyelim;
29 kere kölesi olmamız gereken öğretmenleri köle yaptık.
Öğretmen ile öğrenci arasındaki tüm bağları koparttık!
Öğretmenleri itibarsızlaştırdık!
Ve o malum olayda; tüm yaptıklarımıza rağmen, öğrencilerinin üzerine kapanarak kurşunlara hedef olan Şehit Öğretmenimiz Ayla Kara'yı, yılın değil, yüzyılın öğretmeni ilan ediyorum.
Belki biraz utanırız!
***
Tüm şehit öğretmenlerimizin ruhu şad mekanı cennet olsun!
Biz onlara hakkımızı helal ettik, umarım onlar da bize haklarını helal ederler.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa KARAMAN
Ayla Öğretmen; yüzyılın öğretmeni!
Okul.
O kul!
Okullarda; öğretmenleri temsil eden "O" ile, öğrencileri temsil eden "kulları" birbirinden ayırırsan birlik ve düzen bozulur.
Okul, beton yapıdır, beton yapı estetiğinin bir anlamı yoktur.
Okula anlam katan öğrenciler ve öğretmenlerdir.
Okulları, "o kul" şekline getirirsen, öğretmen ve öğrenci arasındaki bağlar kopar, araya dağlar girer, düzen bozulur.
Öğrencisine kızmak, ceza vermek bir yana “sesini yükseltti” diye öğretmeni şikâyet edip, karakola çeken, savcının karşısına diken veli, bu ayrışmanın en temel sebebidir.
Öğrencisi üzerindeki etkisi kaybolan, ekonomik sıkıntılarla boğuşan, sendikal mücadelelerin arasına sıkıştırılan, siyasi kararlarla gelecek planı yapamayan, görevde yükselme kriterleri objektif olmayan, mülakat adı altında kariyer planı yok olan öğretmen, moralsizdir, motivasyonsuzdur, sınıfa girer dersini anlatır, arkasına bakmadan sınıftan çıkar gider!
Hele de özel okullar, "O kul" olmuştur.
Durum budur, durum vahimdir, mağrur olması gereken öğretmen mağdurdur.
Öğretmen mağdursa; öğrenciler sahipsizdir, kimsesizdir, yetimdir.
Ali Rıza Binboğa'nın "Öğretmen" şarkısını dinlemişsinizdir, haydi bir kez daha beraber dinleyelim;
DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN
Okullar, "o kullar" şekline döndükten sonra;
Öğretmen kutsal mı ana ve baba gibi?
Öğretmenin elini öpen nesil mi var?
Şirin tatlı dil mi bıraktık öğretmende?
Yine de her şeye rağmen;
Öğretmen öğretiyor A, B, C…
Öğretmen öğretiyor K, L, M…
İlk öğretmeni unutturduk!
Ve şarkının en can alıcı sözleri;
"Bir harf için kırk yıl köle olunuyorsa,
Yirmi dokuz kere kırk yıl kölesiyiz öğretmenin"
Ve sonuç;
29 kere kölesi olmamız gereken öğretmenleri köle yaptık.
Öğretmen ile öğrenci arasındaki tüm bağları koparttık!
Öğretmenleri itibarsızlaştırdık!
Ve o malum olayda; tüm yaptıklarımıza rağmen, öğrencilerinin üzerine kapanarak kurşunlara hedef olan Şehit Öğretmenimiz Ayla Kara'yı, yılın değil, yüzyılın öğretmeni ilan ediyorum.
Belki biraz utanırız!
***
Tüm şehit öğretmenlerimizin ruhu şad mekanı cennet olsun!
Biz onlara hakkımızı helal ettik, umarım onlar da bize haklarını helal ederler.