Bazı zamanlarda bir söz sarf edersiniz, bir tavır sergilersiniz, sonra da o sözden veya tavırdan dolayı pişman olursunuz.
Karşınızdakini kırdığınızı, hatalı olduğunuzu bilirsiniz ama nefsinizi yenip, nefesinizi yenileyip geri adım atamazsınız, özür dileyemez, sözünüzü de geri alamazsınız!
Yaygın bir söz vardır:
"İnsanın bir eşref saati vardır bir de eşek saati!"
İşte bu eşek saatine denk gelen anda bir durum ile karşılaşan Karamanoğlu, uzun süredir huzursuzdu ve sosyal medyada bir fotoğraf görünce, kendine dedi ki;
"Bu işi sonlandırmalı, bu eşek saatinde sergilen tavırdan vazgeçilmeli."
Fotoğrafı yayınlayan, şehrimizin önemli iş insanlarından, Gümrük Müşavirleri Odası eski Başkanı, gümrük mevzuatının duayenlerinden Ahmet Özenalp idi.
Fotoğrafın altına şunu yazmıştı:
"Hiç unutulmayan bir yürüyüştü. Sırtı dönük olan kortej başındaki bendim. Bir Askeri tabur zarafeti ve disiplini içinde ‘Çanakkale Geçilmez’ diye attığımız her slogan sanki şehitliklere kadar ulaşıp geri dönüyordu.
Bize Çanakkale’yi geçilmez yaparak bu vatanı bırakanları başta aziz Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bir kez daha minnet şükran ve saygıyla anıyor önlerinde eğiliyorum."
Bu cansız hatıra; 1980 öncesinin sancılı ve sıkıntılı yıllarında vatanperver, milliyetçi, ülkücü gençlerin "Bursa Ülkü Ocakları" tarafından düzenlen Çanakkale Zaferi yürüyüşünün fotoğrafı ve en önde olan genç ise Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Özenalp idi…
Bu fotoğrafı, dostum, ağabeyim ve telefonumda "vicdanım" olarak kayıtlı olan Ferudun Baykara'ya gösterdim ve Ahmet Özenalp ile aramda geçen diyaloğu anlattım.
"Kalk gidiyoruz!" dedi, kalktık, gittik!
Her zaman gibi beyefendi kimliği ile bizi karşılayan Özenalp ile kucaklaştık.
Bir eşek saatinde sergilen tavır sonlandırılmış, eşref saatinin kapıları yeniden açılmıştı. Karamanoğlu kırdığı bir kalbi tamir etmiş, özür dilemiş ve huzur bulmuştu.
Fotoğrafta gördüğünüz ve benim elimde bulunan fotoğraftakiler, rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş ve Ahmet Özenalp...
Dün, Ülkücü harekete hizmet eden, milliyetçi ve vatanperver Türk gençliğinin yetişmesinde emeği olan...
Bugün, Türk sanayisine önemli hizmetleri olan ve büyük katkılar yapan Ahmet Özenalp'e teşekkür ediyoruz...
Velhasıl...
Eşek saatine dikkat etmek lazım, bu saat doğruyu göstermiyor, bu saatte doğru işler yapılmıyor!
Eşref saatlerinde görüşmek üzere...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa KARAMAN
Eşek saati!
Bazı zamanlarda bir söz sarf edersiniz, bir tavır sergilersiniz, sonra da o sözden veya tavırdan dolayı pişman olursunuz.
Karşınızdakini kırdığınızı, hatalı olduğunuzu bilirsiniz ama nefsinizi yenip, nefesinizi yenileyip geri adım atamazsınız, özür dileyemez, sözünüzü de geri alamazsınız!
Yaygın bir söz vardır:
"İnsanın bir eşref saati vardır bir de eşek saati!"
İşte bu eşek saatine denk gelen anda bir durum ile karşılaşan Karamanoğlu, uzun süredir huzursuzdu ve sosyal medyada bir fotoğraf görünce, kendine dedi ki;
"Bu işi sonlandırmalı, bu eşek saatinde sergilen tavırdan vazgeçilmeli."
Fotoğrafı yayınlayan, şehrimizin önemli iş insanlarından, Gümrük Müşavirleri Odası eski Başkanı, gümrük mevzuatının duayenlerinden Ahmet Özenalp idi.
Fotoğrafın altına şunu yazmıştı:
"Hiç unutulmayan bir yürüyüştü. Sırtı dönük olan kortej başındaki bendim. Bir Askeri tabur zarafeti ve disiplini içinde ‘Çanakkale Geçilmez’ diye attığımız her slogan sanki şehitliklere kadar ulaşıp geri dönüyordu.
Bize Çanakkale’yi geçilmez yaparak bu vatanı bırakanları başta aziz Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bir kez daha minnet şükran ve saygıyla anıyor önlerinde eğiliyorum."
Bu cansız hatıra; 1980 öncesinin sancılı ve sıkıntılı yıllarında vatanperver, milliyetçi, ülkücü gençlerin "Bursa Ülkü Ocakları" tarafından düzenlen Çanakkale Zaferi yürüyüşünün fotoğrafı ve en önde olan genç ise Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Özenalp idi…
Bu fotoğrafı, dostum, ağabeyim ve telefonumda "vicdanım" olarak kayıtlı olan Ferudun Baykara'ya gösterdim ve Ahmet Özenalp ile aramda geçen diyaloğu anlattım.
"Kalk gidiyoruz!" dedi, kalktık, gittik!
Her zaman gibi beyefendi kimliği ile bizi karşılayan Özenalp ile kucaklaştık.
Bir eşek saatinde sergilen tavır sonlandırılmış, eşref saatinin kapıları yeniden açılmıştı. Karamanoğlu kırdığı bir kalbi tamir etmiş, özür dilemiş ve huzur bulmuştu.
Fotoğrafta gördüğünüz ve benim elimde bulunan fotoğraftakiler, rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş ve Ahmet Özenalp...
Dün, Ülkücü harekete hizmet eden, milliyetçi ve vatanperver Türk gençliğinin yetişmesinde emeği olan...
Bugün, Türk sanayisine önemli hizmetleri olan ve büyük katkılar yapan Ahmet Özenalp'e teşekkür ediyoruz...
Velhasıl...
Eşek saatine dikkat etmek lazım, bu saat doğruyu göstermiyor, bu saatte doğru işler yapılmıyor!
Eşref saatlerinde görüşmek üzere...