Bursa Uludağ Üniversitesine; sınavla, metro veya belediye otobüsü ile girersen, bedava giriş hakkın var.
Araçla girersen, HGS dolayısıyla para ödeyeceksin.
Arkadaşını ziyarete mi gittin, plakana giriş ücreti yansıtılıyor.
Hocalardan akademik akıl, işletmenle ilgili fikir mi alacaksın, ayakbastı parası ödeyeceksin.
İstisnalar var...
10 dakika içinde gir çık yaparsan, bedava!
Hastane otoparkı bir saatliğine, bedava.
Allah aşkına bir yetkili açıklama yapsın;
Üniversitede 10 dakikalık kimin ne işi olabilir?
Hangi amaçla gidilirse gidilsin, üniversite hastanesinden 1 saatte kim çıkabilir?
Yani...
Üniversite kampüsüne adım atmak paralı!
Akademik/idari personel, üniversiteden emekli olanlar, engelli sürücüler ve abonelik kaydı oluşturan öğrenciler için özel muafiyet ve indirimli abonman usulleri tanımlanmış ama vatandaşsan para ödeyeceksin!
Kampüs içi trafik akışını düzenlemek, güvenlik denetimini sağlamak ve elde edilen gelirleri öğrenci bursları ile kampus altyapısında kullanmak amacıyla uygulamaya konulduğu söylenen bu sistemi, hukuki ve ahlaki bulmadığımızı özellikle ifade etmek istiyoruz.
Bilim yuvası olan üniversitenin uyguladığı bu sistemle ilgili olarak öne sürdüğü gerekçeleri de bilimsel ve hukuka uygun bulmuyoruz.
"Kampüs güvenliğini sağlama" gerekçesi şu anlamamı geliyor;
Parayı veren düdüğü çalar, her ahlaksızlığı yapar.
"Yerleşkenin kestirme yol (transit geçiş) olarak kullanılmasını önleme" gerekçesi, Bursa Uludağ Üniversitesi için geçerli değil.
Çünkü transit geçiş yapmanın kimseye bir avantajı yok.
"Otopark krizini çözme" gerekçesini akla uygun bulmuyoruz.
Çünkü; yaklaşık 16 bin dönüm (16 milyon metrekare) arazi üzerine kurulu bir üniversitede böyle bir kriz olamaz.
İnsani olarak görülebilecek "elde edilen gelirleri öğrenci burslarına aktarma" gerekçesi de "vicdani" değildir.
Çünkü parayı ödeyen vatandaşın rızası yoktur.
“Rıza gözetmeden” de hayır işi yapılamaz!
"Elde edilen gelirleri kampüs altyapısına harcama" gerekçesi karşısında şu soru akla geliyor:
Devletin verdiği paralar nereye gidiyor?
Özetle;
Bursa Uludağ Üniversitesi yönetimini HGS sistemi ile "ayakbastı parası" almasını doğru bulmuyoruz.
Kamusal alan olan üniversite kampüsüne girişin ücretli olması, Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı bir durumdur.
Özellikle de üniversite hastanesine giden hasta ve hasta yakınlarından para alınmasını "hasta haklarına" ve "insan haklarına" saygısızlık olarak görüyoruz.
Takdir ettiğimiz ve saygı duyduğumuz Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz'ın bu "ayakbastı" sistemine son vermesini istiyoruz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa KARAMAN
Üniversitede ayakbastı parası
Bursa Uludağ Üniversitesine; sınavla, metro veya belediye otobüsü ile girersen, bedava giriş hakkın var.
Araçla girersen, HGS dolayısıyla para ödeyeceksin.
Arkadaşını ziyarete mi gittin, plakana giriş ücreti yansıtılıyor.
Hocalardan akademik akıl, işletmenle ilgili fikir mi alacaksın, ayakbastı parası ödeyeceksin.
İstisnalar var...
10 dakika içinde gir çık yaparsan, bedava!
Hastane otoparkı bir saatliğine, bedava.
Allah aşkına bir yetkili açıklama yapsın;
Üniversitede 10 dakikalık kimin ne işi olabilir?
Hangi amaçla gidilirse gidilsin, üniversite hastanesinden 1 saatte kim çıkabilir?
Yani...
Üniversite kampüsüne adım atmak paralı!
Akademik/idari personel, üniversiteden emekli olanlar, engelli sürücüler ve abonelik kaydı oluşturan öğrenciler için özel muafiyet ve indirimli abonman usulleri tanımlanmış ama vatandaşsan para ödeyeceksin!
Kampüs içi trafik akışını düzenlemek, güvenlik denetimini sağlamak ve elde edilen gelirleri öğrenci bursları ile kampus altyapısında kullanmak amacıyla uygulamaya konulduğu söylenen bu sistemi, hukuki ve ahlaki bulmadığımızı özellikle ifade etmek istiyoruz.
Bilim yuvası olan üniversitenin uyguladığı bu sistemle ilgili olarak öne sürdüğü gerekçeleri de bilimsel ve hukuka uygun bulmuyoruz.
"Kampüs güvenliğini sağlama" gerekçesi şu anlamamı geliyor;
Parayı veren düdüğü çalar, her ahlaksızlığı yapar.
"Yerleşkenin kestirme yol (transit geçiş) olarak kullanılmasını önleme" gerekçesi, Bursa Uludağ Üniversitesi için geçerli değil.
Çünkü transit geçiş yapmanın kimseye bir avantajı yok.
"Otopark krizini çözme" gerekçesini akla uygun bulmuyoruz.
Çünkü; yaklaşık 16 bin dönüm (16 milyon metrekare) arazi üzerine kurulu bir üniversitede böyle bir kriz olamaz.
İnsani olarak görülebilecek "elde edilen gelirleri öğrenci burslarına aktarma" gerekçesi de "vicdani" değildir.
Çünkü parayı ödeyen vatandaşın rızası yoktur.
“Rıza gözetmeden” de hayır işi yapılamaz!
"Elde edilen gelirleri kampüs altyapısına harcama" gerekçesi karşısında şu soru akla geliyor:
Devletin verdiği paralar nereye gidiyor?
Özetle;
Bursa Uludağ Üniversitesi yönetimini HGS sistemi ile "ayakbastı parası" almasını doğru bulmuyoruz.
Kamusal alan olan üniversite kampüsüne girişin ücretli olması, Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı bir durumdur.
Özellikle de üniversite hastanesine giden hasta ve hasta yakınlarından para alınmasını "hasta haklarına" ve "insan haklarına" saygısızlık olarak görüyoruz.
Takdir ettiğimiz ve saygı duyduğumuz Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz'ın bu "ayakbastı" sistemine son vermesini istiyoruz.