Cumhuriyetin 103. yılındaki coşkusuzluk dolayısıyla, çok üzgünüm.
29 Ekim törenlerine katılmak için evden çıktım, geçtiğim güzergahlardaki ev ve işyerlerinde asılan Türk bayraklarının azlığından dolayı, çok üzgünüm.
Törenlere katılan gençlerin azlığından dolayı, çok üzgünüm.
Cumhuriyete tepkisini "Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışını mı kutlayacağım?" diyen, tarih ve milli şuur yoksunu kişilerin fazlalığından dolayı, çok üzgünüm.
Atatürk'ü; Abdülhamit ile, Cumhuriyeti; Osmanlı ile kıyaslamaya kalkan ve Abdülhamit'in, Osmanlı'nın devamının Atatürk ve Cumhuriyet olduğunu idrak edemeyen cahil bezirganlarla aynı kaderi paylaştığım için çok üzgünüm.
Çok şey kaybettik, belki zaman zaman yataktayız, yine de dimdik ayaktayız.
Ama bilinsin ki, Cumhuriyeti kaybedersek ayak altındayız.
Yataktan ayağa kalkmanın, ilelebet ayakta kalmanın tek yolu; Cumhuriyete sımsıkı sahip çıkmaktır.
Kaybettiğimiz tüm değerleri yeniden kazanmaktadır.
Bu millet yeniden titremeli, kendine dönmeli, ayrışmayı terk etmeli, birleşmeli, bütünleşmeli, bilim ve fen yolundan ayrılmadan çok çalışmalıdır.
Çünkü; "Türk Milleti Zekidir, Çalışkandır!"
Cumhuriyetimizin 104. yılında, Bursa'yı gelincik tarlasına çevirdiğimizde, üzüntümüz bir nebze de olsa azalacaktır.
Son söz:
Mustafa Kemal Atatürk diyor ki:
“Uyuyan milletler ya ölür ya da köle olarak uyanır”
Bu söz; bir milletin kendi bağımsızlığına, geleceğine ve haklarına karşı duyarsız kalmasının, uykuda olmasının veya yaşananlara sessiz kalmasının ne denli büyük bir tehlike barındırdığını vurgular.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa KARAMAN
Üzgünüm!
Çok şey kaybettik, üzgünüm.
Güven kayboldu, üzgünüm.
Değerler dejenere oldu, üzgünüm.
Ahlak yozlaştı, üzgünüm.
Siyaset ilkesizleşti, üzgünüm.
Ticaret kirlendi, üzgünüm.
Gençler deistleşti, üzgünüm.
Zararlı maddeler alenileşti, üzgünüm.
Ve...
Cumhuriyetin 103. yılındaki coşkusuzluk dolayısıyla, çok üzgünüm.
29 Ekim törenlerine katılmak için evden çıktım, geçtiğim güzergahlardaki ev ve işyerlerinde asılan Türk bayraklarının azlığından dolayı, çok üzgünüm.
Törenlere katılan gençlerin azlığından dolayı, çok üzgünüm.
Cumhuriyete tepkisini "Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışını mı kutlayacağım?" diyen, tarih ve milli şuur yoksunu kişilerin fazlalığından dolayı, çok üzgünüm.
Atatürk'ü; Abdülhamit ile, Cumhuriyeti; Osmanlı ile kıyaslamaya kalkan ve Abdülhamit'in, Osmanlı'nın devamının Atatürk ve Cumhuriyet olduğunu idrak edemeyen cahil bezirganlarla aynı kaderi paylaştığım için çok üzgünüm.
Çok şey kaybettik, belki zaman zaman yataktayız, yine de dimdik ayaktayız.
Ama bilinsin ki, Cumhuriyeti kaybedersek ayak altındayız.
Yataktan ayağa kalkmanın, ilelebet ayakta kalmanın tek yolu; Cumhuriyete sımsıkı sahip çıkmaktır.
Kaybettiğimiz tüm değerleri yeniden kazanmaktadır.
Bu millet yeniden titremeli, kendine dönmeli, ayrışmayı terk etmeli, birleşmeli, bütünleşmeli, bilim ve fen yolundan ayrılmadan çok çalışmalıdır.
Çünkü; "Türk Milleti Zekidir, Çalışkandır!"
Cumhuriyetimizin 104. yılında, Bursa'yı gelincik tarlasına çevirdiğimizde, üzüntümüz bir nebze de olsa azalacaktır.
Son söz:
Mustafa Kemal Atatürk diyor ki:
“Uyuyan milletler ya ölür ya da köle olarak uyanır”
Bu söz; bir milletin kendi bağımsızlığına, geleceğine ve haklarına karşı duyarsız kalmasının, uykuda olmasının veya yaşananlara sessiz kalmasının ne denli büyük bir tehlike barındırdığını vurgular.