SON DAKİKA
Hava Durumu

Halil İbrahim İnalcık Hoca İçin

Yazının Giriş Tarihi: 04.09.2026 12:38
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.09.2026 12:42

Cumhuriyet’ten önce doğan, eserlerini Cumhuriyet döneminde veren tarihçilerimizden biri de Halil İbrahim İnalcık’tır.

Kırım göçmeni bir ailenin çocuğu olarak 1916 yılında İstanbul’da doğan İnalcık, yüz yıllık uzun ve bereketli bir ömür sürdükten sonra 25 Temmuz 2016 tarihinde Ankara’da vefat etmiş ve Bakanlar Kurulu’nun izniyle İstanbul Fatih mezarlığında defnedilmiştir.

10. vefat yıldönümünde rahmetle anılmasına vesile olması için kendileriyle ilgili bir iki hatıramı nakletmek istiyorum. Hocamız 1993’te Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümünü kurunca kendisinin ismini yurt içinde daha çok duymaya başladık.

19 Ekim 1995 tarihinde kendilerine Uludağ Üniversitesi, fahri doktora belgesi takdim etti. 18-20 Haziran 1997’de Uludağ Üniversitesi Kirazlıyayla Tesislerinde O’nun rehberliğiyle yapılan “Osman Gazi ve Bursa Araştırmaları Uluslararası Kongresi”ne yerli yabancı birçok ilim adamı katıldı…

Mihai Maxim, Elizabeth Zachariadou, Odile Moreau, Carter V. Findley, Wolf Hütteroth, Linda T. Darling, Rhods Murphey, Dariusz Kolodziejczyk, Minna Rozen, Jean-Louis Bacque- Grammont, Daniel Panzac, David Kushner, Özer Ergenç, Mustafa Kara, Melek Delilbaşı, Nezihi Aykut, Salih Özbaran, Mehmet Önder, Yücel Özkaya, Şevket Pamuk, Oktay Özel, Tuncer Baykara, Rana Aslanoğlu, Oktay Yenal ve Taner Akçam Bursa’ya gelerek Türkiye tarihi araştırmalarına katkı yaptılar.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle 2000 yılında başlattığımız Dünden Bugüne Bursa’da Tasavvuf Kültürü Sempozyumlarına kendilerini davet ettik. Bu vesileyle daha yakından tanışma, her yıl birkaç gün birlikte olma imkânını elde ettik. Bu arada Osmanlı Devleti’nin kurulduğu coğrafyayı bizzat gezerek görme, fotoğraflama seyahatleri de başlamış oldu. Muradiye’de bulunan Şair Ahmet Paşa türbesinin giriş kapısında -geleneğe uyarak- imza atarken fotoğrafını çektiğim gibi aynı yerde isminin verildiği sokağın tabelasına çivi çakarken de fotoğraf makinem yanımdaydı.

Dört yıl tekrarlanan sempozyumların tertip heyetini: Bursa Kültür Turizm Vakfı Genel Sekreteri Banu Demirağ, Uludağ Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Yusuf Oğuzoğlu ile oluşturuyor idik.

Hoca, bir gün Fatih Bayram isimli bir öğrencisinin “Karamanoğulları Döneminin Zaviyeleri” ile ilgili bir defter üzerinde doktora tezi hazırladığını, ona yardımcı olup olamayacağımı sordu. Ben de memnuniyetle elimden gelen yardımı yapacağımı söyledim. Bir müddet sonra Fatih Bey ile tanıştım ve zaman zaman görüştük. Tezin yazımı tamamlanınca Hoca, bu sefer jüride yer almamı istedi. Ben de İngilizce bilmediğimi, dolayısıyla beni bu görevden affetmelerini istirham ettim. “Hayır, Jüride birlikte olacağız, lütfen kabul ediniz” dedi.

Artık el-emru fevka’l-edeb makamında idik (emir büyük yerden gelince edeb kaideleri gözetilmez). “Eyvallah” dedim. 2008 yılının bir sonbaharında Bilkent Üniversitesinde İngilizce olarak kaleme alınan bir doktora tezinin jüri üyesi olarak Ankara’ya gittik.

Tezin başlığı şöyle idi:

"Zaviye-Khankahs and Religious Orders in the Province of Karaman: The Seljukid, Karamanoğlu and the Ottoman Periods, 1200-1512 (Karaman Eyaleti'nde Zaviye-Hankahlar ve Tarikatlar: Selçuklu, Karamanoğlu ve Osmanlı Dönemleri, 1200-1512)"

Diğer jüri üyeleri şu isimlerden oluşuyordu:

Doç. Dr. Mehmet Kalpaklı, Doç. Dr. Evgeni R. Radushev ve Doç. Dr. Laurent Mignon.

Bu ilişkiler birbirimizi daha yakından tanıma fırsatı da verdi. Eserlerimi imzalayarak kendilerine takdim ettim. “Osmanlı tasavvuf tarihi ile ilgili çalışmaların yeterli olmadığını, bu işe devam etmemi” birkaç defa söyledi. Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet” isimli eserinin önsözünde Osmanlı Devleti’nin dinî tarihi üzerinde araştırma yapanlar arasında Fuat Köprülü, Abdülbaki Gölpınarlı ve Ahmet Yaşar Ocak’la birlikte bendenizin ismi de yer aldı.

Hirvatistan’ın Dubrovnik ve İngiltere’nin Londra kentinde yapılan Uluslararası Osmanlı sempozyumlarında da beraberdik. Fatih Bayram şu anda Medeniyet Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak hizmet vermektedir.

Kendisiyle ilgili hayatta iken şöyle bir tarih düşürmüştüm:

Babası Kırımlıdır Osman Nuri Bey

Ankara’ya göç eden Kırımlı bir Bey

Halil Hoca için düşen tarih şöyle:
“KUTBULMÜVERRİHİN HALİL İBRAHİM BEY”
1999

Bu kıta kendilerine tablo haline getirilip takdim edilmiştir.

***

Sene-i devriyesinin 10. yılında Halil İbrahim İnalcık hocamızı rahmetle anıyorum.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.