SON DAKİKA
Hava Durumu

‘Atatürk’ü ‘Gençlik’ ve ‘Spor’la yad edelim

Yazının Giriş Tarihi: 19.05.2026 07:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.05.2026 07:11

“Gençlerimiz;

-Bugünkü şerait-i hayat içerinde bin bir türlü mahrumiyetle kıvranıyor,

-Muhtelif kollara, fertlere, fırkalara, köprü olmuş bir vaziyette,

-Hafta tatillerini, boş vakitlerini meyhanelerde geçirmeye hevesli,

-Meyhanelerde kafalarını tütsüleyenler ise soluğu, umumhane, şantan ve hafif meşrep kadınların çalıştıkları otellerde alıyor,

-Vakitlerini kahvehanelerdeki iskambil masaları ve meyhanelerdeki içki alemlerinde heba ediyorlar,

-Memleketin dört bir çağında bağsız, bağlantısız ve milli hasletlerden uzak,

-Beceriksiz, atalet içinde ve teşkilatsız,

-Mektep sıralarındaki kirli ve çamurlu hayat safhalarına, pis kahvehaneler, kumarhaneler ve meyhaneler arasında sıkışmış durumda,

-İtilafçı ve ittihatçı, İstanbul ve Ankara kavgalarının ortasında yaşıyorlar,

-Köy muallimlerimizin dahi yüzde 80’i cahil,

-Aynı köyde çocukların bir kısmı yeni usulde (Latin Alfabesi) bir kısmı ise eski usulde (Arap Alfabesi) eğitim görüyor,

-En büyük, en ebedi ve en dehşetli felaketi dilsizlik, dinsizlik ve mektepsizlik yüzünden görecekler,

-Ekseriyetle dilimizin yüzde 20’sini, bazı yerlerde ise yüzde 40’ını kaybetmiş durumda…”

Bu cümleler;

Türkiye’de Millî Mücadele dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında komşu ülke Bulgaristan Türklerinin özellikle gençleriyle ilgili Mahmud Necmeddin Deliorman, Mustafa Şerif Alyanak, Tunalı Ali Hilmi, Ömer Kaşif Nalbantoğlu, Hasip Savfeti, Mustafa Kasım, Arif Necip Kaskatı, Ahmet Refet gibi Türk aydın ve münevverlerinin tarif ve tasvirleri…

Yani Anadolu canıyla cebelleşirken, Bulgaristan’daki Türk gençliğinin durumu buydu.

Ne zaman ki Anadolu’da savaş kazanıldı, bir Türk Devletinin temelleri atıldı, ‘atalet içinde ve teşkilatsız’ denilen Bulgaristan Türkeri de yeniden ayağa kalktı…

Yalnız olmadıklarını gören Türk gençleri, ‘milli hasletlerini geri kazanmak, birbirleriyle bağ kurmak ve cehalete savaş açmak için teşkilatlanmaya’ başladı.

İlk adımlarını spor alanında atan gençler, Rusçuk’ta Yıldız ve Terakki, Plevne’de Kamer, Razgrat’ta Gençler Birliği, Ziştovi’de Kuvvet, Eski Cuma’da İnkılap, Varna’da Hilal, Şumnu’da Yıldırım, İslimiye’de Bozkurt, Rahova’da Atilla, Vidin’de Turan gibi onlarca spor kulübü kurdular.

Bununla da yetinmeyerek bu kulüpleri Türk Spor Birliği çatısı altında bir araya getirdiler. Kendi aralarında müsabakalar, şampiyonalar düzenlediler, kongreler tertip ettiler.

Türk gençleri arasında sportif faaliyetlerin yeterli olmadığı fikri ağır basınca Ağustos 1926’daki Varna Kongresi’nde Turan Gençlik ve Spor Birliği adı altında; Türk gençlerinin fikren ve bedenen terbiyesine çalışıp, karakterli, kardeşlik duyguları kuvvetli bir teşkilat oluşturuldu.

Bu birlik, gençler arasındaki kültürel ve sportif faaliyetlere ivme kazandırdı. Şubelerde; okuma yazma, jimnastik, müzik, Bulgarca, matematik kursları düzenlendi, müsamereler sergilendi, izcilik, futbol, jimnastik takımları kuruldu. Yardım kampanyaları düzenlendi, hatta Kırcaali’de olduğu gibi arazi satın alınıp okullar inşa edildi.

Yine, Birliğin resmi yayın organı Turan’ın yanı sıra; Kırcaali’de Özdilek, Vidin’de İstikbal, Razgrart’ta Kara Deniz, Rusçuk’ta Yıldız gibi onlarca gazete çıkarıldı. Bu sayede Turan Birliği şubeleri köylere kadar yayılırken, Bulgaristan Türkleri arasındaki iletişim ve etkileşim arttı, gençler birbirleriyle kaynaştı…

Öyle ki;

Anavatan’da Latin alfabesine geçileceğini öğrenen Bulgaristan Türkleri, Ağustos 1928’de Lom’da toplanan Türk Öğretmenler Birliği’nin 19. Kongresi’nde Yeni Türk Alfabesi resmen kabul ederek, Ankara’dan dahi önce adım attılar.
Evet, “Beceriksiz, atalet içinde ve teşkilatsız” olarak nitelendirilen Türk Gençleri, kısa bir sürede ülke genelinde tam 95 noktada Turan Ocağı kurarak 5 bin aktif üyeye ulaştılar…

Peki bu nasıl başarıldı?

Kendi ifadesiyle “hayatımın en değerli vakitlerini geçirdim” dediği ve yıllar sonra Türkiye’de uygulayacağı devrimlerin ilk filizlerinin atıldığı Bulgaristan ve Bulgaristan Türkleri ile bağlarını hiç koparmayan Gazi Mustafa Kemal sayesinde…

1913’te binbaşı rütbesiyle Sofya’ya adım attığı ilk andan itibaren Bulgaristan Türklerinin üzerindeki ilgisini hiç eksik etmeyen Gazi Mustafa Kemal, küllerinden var ettiği millet ve devlet ile onlara; sadece güven vermekle kalmadı.

İsmet Paşa’yı bu konuda görevlendirirken, En yakın silah arkadaşlarından Hüsrev Gerede’yi ise bizzat Bulgaristan’a gönderdi.

Bir taraftan Bulgar Hükümeti nezdinde Türklerin hakları için diplomatik temaslar yoğunlaştırılırken diğer taraftan da Turan Birliği şubelerine dolayısıyla Türklere ayni ve nakdi yardımlar yapıldı.

Kitap isteyen şubeye kitap gönderildi.

Türk Alfabesi ile yayın yapan gazetelere baskı malzemeleri ve nakdi yardımlar sağlandı.

Bulgar hükümetlerinden baskı gören Türk aydınlarına kucak açıldı. Hepsinden önemlisi Türk gençlerine yalnız olmadıkları hissettirildi…

İşte;

Gençlerine güvenen ve imkân veren, onları bir ülkü etrafında birleştiren Mustafa Kemal Atatürk ve O’nun yolunda yürüyen Türk Gençliği, 10 yılda bir mucizeye imza attılar. Bulgaristan Türklerinin tarihinde bir daha yaşanmayacak bir aydınlanma dönemi inşa ettiler.

Bu anlamlı günde Gazi Mustafa Kemal ‘Atatürk’ü; ‘Gençlik’ ve ‘Spor’ la yad edelim istedim.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’mız kutlu olsun…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.