SON DAKİKA
Hava Durumu

Bulgaristan'da Kim Düşer Kim Kalır!

Yazının Giriş Tarihi: 02.02.2026 12:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.02.2026 12:08

Bulgaristan…

14. yüzyıldan 19. yüzyıla Osmanlı hakimiyetinde kalan, 93 Harbi sonrası özerk bir prenslik, 1908’de ise bağımsız çarlık kimliği kazanan Bulgaristan, 2. Dünya Savaşı sonrası Sovyet Rusya’nın desteği Dimitrov’un önderliğinde sosyalist rejime geçti.

1991’de Sovyet Rusya’nın dağılmasıyla 2004’te NATO, 2007'de Avrupa Birliği’ne tam üye olarak Batı Bloğundaki yerini aldı.

Bir buçuk asır boyunca Bulgaristan’da çok şey değişti….

Prensler gitti krallar geldi…

Krallar gitti faşistler geldi…

Faşistler gitti sosyalistler geldi…

Onlar da gitti demokrasi(!) geldi…

Bulgaristan’da her şey değişirken, Türk ve Müslümanlardan duyulan rahatsızlık ne bitti ne de azaldı.

Her dönemde farklı gerekçelerle, farklı isimlerle ülkedeki Türk Müslüman varlığı ve Osmanlı mirası hep sorun oldu…

40 yıl önce Sosyalist Todor Jivkov yönetiminde başlatılan Bulgarlaştırma politikası doğrultusunda Türk azınlığı asimile etmeye kalkan, isimlerini, inançlarını ve Türkçeyi yasaklayan Bulgaristan, şimdi de AB üyesi kimliğiyle vatandaşı Türklerin elindeki seçme ve seçilme hakkını gasp etmeye çalışıyor.

Şimdi diyeceksiniz ki “Bulgaristan, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni 71 yıl önce imza eden bir ülke ve bir AB üyesi olarak ‘ırkçı Jivkov’ döneminin Bulgarlaştırma politikalarını anımsatan türden işlere imza atmaz/atamaz!”

Tabi ki bunu; “Bulgaristan Türklerinin en temel insani hakları olan seçme, seçilme yönetime katılma haklarını ellerinden alıyorum, onların demokrasiye ulaşımını engelliyorum” diyerek yapamaz.

Ama, “Seçim organizasyonunu kolaylaştırmak ve oy güvenliğini sağlamak için Avrupa Birliği dışındaki ülkelerdeki sandık sayısını 20 ile sınırlandırıyoruz” diyerek yapabilirler!

Peki bunu kimin için yapıyor Bulgaristan?

İngiltere’deki 200 bin,

ABD’deki 150 bin,

Kanada’da 35 bin,

Güney Afrika’da 10 bin,

Avusturalya’da 10 bin

Ve tabi ki; Türkiye’deki 650 bin Bulgaristan vatandaşı için…

Bu uygulamanın hedefinin Güney Afrika, Kanada veya Avustralya’daki Bulgaristan seçmenleri olmadığına yemin edebiliriz ama kanıtlayamayız…

Dolayısıyla;

Kim ne derse desin buradaki doğrudan hedef Türkiye’deki Bulgaristan Türkleridir

Amaç Türkleri sandıktan uzaklaştırmak, amaç Bulgaristan Türklerinin ülkeyle bağlantılarını koparmak!

Çünkü ülke dışında sandığa gidenlerin yüzde 65-70’i Türkiye’de oy kullanıyor. Mesela; 9 Haziran 2024 Parlamento Seçimlerinde Bulgaristan dışında kullanılan 132 bin oyun 90 bini Türkiye’den

Türkiye’den giden her 10 oydan en 9’u ise Türklerin kendi temsilcilerine gidiyor…

İşte tüm mesele burada başlıyor!

Türkiye’deki Bulgaristan Türkeri’nin bu birliği ve sadakati birilerini rahatsız ediyor…

Bu rahatsızlar(!); “Türklerin birlik olmalarından, ülkedeki en önemli siyasi aktörlerden biri olmalarından, Bulgaristan siyasetinde Bulgar milliyetçilerinden daha büyük bir potansiyele sahip olmalarından, Türkler olmadan Bulgaristan’da hükümet kuramamaktan” rahatsızız diyemedikleri için;

Seçim organizasyonunu kolaylaştırmaya ve oy güvenliğini sağlamaya çalışıyoruz” savunmasıyla çirkin zihniyeti örtemeye çalışıyorlar!

Tabi yerseniz!

Peki yerseniz ne mi olur?

166 sandık 20’ye düşer…

90 bin oy 40 bine düşer 20 bine düşer

Ama düşen sadece oy olmaz, sandıklar ve oylarla birlikte,

Alametifarikaları Türkiye ve Bulgaristan’daki seçimlerde ortaya çıkmaktan öteye geçmeyen sivil toplum kuruluşları düşer,

“Bulgaristan Türklerinin temsilcisiyim” deyip, yüzlerini Kırcaali’den çok Sofya’ya çeviren milletvekilleri, siyasetçiler düşer,

Sadece Türklerin değil tüm vatandaşlarının Bulgaristan devletine, siyasetine duyduğu güven düşer,

İnsan onuruna saygı, özgürlük, demokrasi, eşitlik üzerine kurulan Avrupa Birliği’nin saygınlığına gölge düşer,

Velhasıl demokrasi düşer…

Bunlar düşse ne mi olur?

Birilerinin Bulgaristan’da elde ettiği ticari imtiyazları ortadan kalkar,

Sofya’dan Ankara’ya parti genel merkezlerine gönderilen referans mektupları gelmez olur,
Bulgaristan’da birileri için düzenlenen “oturak alemlerine” gerek kalmaz, kimse sizi el üstünde tutmaz,

Siz düşersiniz Ama Bulgaristan Türklüğü düşmez…

Siz düşürseniz de Ankara düşürmez, 1950’de 1984’te 1989’da olduğu gibi düştü dediği anda Bulgaristan Türklüğünü yeniden ayağa kaldırır, kaldıracaktır…

Siz düştüğünüzle kalırsınız…

Unutmadan;

Bulgaristan’da Türklere baskı uygulayan, yok etmeye çalışan rejim 45 yıldır küfürlerle hakaretlerle anılıyor…

O yüzden Bulgaristan Türklüğünü düşürmeye/silmeye çalışanlara sesleniyorum:

Siz de tarihin kara sayfalarında Todor Jivkov’la birlikte anılmak istemiyorsanız gereğini yapın.

Ne kendinizi düşürün ne de Bulgaristan Türklüğünü…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.