SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Alışveriş, Özhan ve iletişim!

Yazının Giriş Tarihi: 05.02.2022 17:58
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.02.2022 06:14

Alışveriş de bir toplumun kültüründendir.  

Ancak gelişen teknolojiyle birlikte kültürel değerlerimizde ciddi değişimler söz konusu…

Örneğin tasarruf ve tüketim alışkanlıklarımız konusunda son 60-70 yılda evrildiğimiz yer bile nasıl bir kültür değişimine uğradığımızı anlatmaya yeter de artar bile…

Sadece evrilen tüketim alışkanlıklarımız olmadı aslında. Satın alma süreçlerindeki karar alma yetilerimiz de değişti/etkileşime uğradı.  

Örneğin radyo, televizyon ve gazetelerin hayatımıza girmesiyle birlikte karar alma süreçlerimizi etkileyen en önemli argüman reklamlar oldu…

Markanın kalitesi gibi ürünün paket renginden slogana, müziğinden ürünün tanıtım yüzü de satın alma süreçlerini etkiledi.

Peki bir ürünü nereden ve nasıl temin ediyorduk? Bursa örneğinde olduğu gibi köylerde çerçi dediğimiz atlı satıcılardan, şehirde bakırcısından çeyizçisine, kuyumcusundan tuhafiyecisine bir inci gibi sıralı hanlardan oluşan kapalıçarşıdan, ya da sokağımıza kadar gelen bohçacı veya mahallemizin bakkalından, kasabından manavdan…

1980 sonrası küresel müesses nizamın dünyaya dayattığı neoliberal düzen ve postmodern kültür; Türkiye’yi de etkisini altına alınca, tüketici alışkınlıkları tamamen değişti…

Yaşadığımız mobil çağda, homosapiensten dijisapiense evrildiğimiz gibi; Bakkalı, manavı, kapalıçarşıları umursamaz olduk, önce büyük marketler, sonra alışveriş merkezleri ve derken bugün internet üzerinden alışveriş kültürüne sahip birer vahşi tüketici olduk.

***

Elbette ki tüketici davranışlarında meydana gelen bu değişim özellikle perakende söktürende faaliyet gösteren marka ve firmaların işini daha da zorlaştırdı.

Bir ürünü somut değerinden ziyade “sosyal statü gereği” tercih eden postmodern tüketici profili, teknolojiye sürekli yatırım yapma zorunluluğu/finansmanı, lojistik ve ürün tedariği ile küresel markalarla rekabet gibi başlıklar önemli zorluklar olarak ortaya çıktı... 

Devasa küresel markaların Türkiye pazarına girmesi; bağımsız ulusal ekonomi ile sermayenin milliyeti/ideolojisi gibi üzerinde durulması gereken bir başka önemli konuyu gündeme getirdi.

Elin İngiliz’i, Fransız’ı, Alman’ı sizin sırtınızdan kazandığı parayı, arka bahçede düşmanlarınızın finansmanı için kullanıyorsa ki bu mümkün/yaşandı, o zaman olan biteni normal serbest piyasa faaliyeti olarak değerlendirmek ahmaklıktan başka bir şey olmaz…

***

Dolayısıyla tam burada bilinçli tüketici gibi markanın kimliği/duruşu/aidiyet duygusu da önemli bir başlık olarak karşımıza çıkıyor.

Yani yerli ve milli olan, sermayesi kara para değil tamamen alın teri olan yerel market zincirlerini tercih etmek, istihdama ve markanın daha da büyümesine katkı sağlamak kadar, tercih edilen markanın da tüketici tercihinin karşılığını; yatırımıyla, istihdamıyla, tedarik politikası, hizmet ve ürün kalitesiyle vermesi gerekiyor…

İşte size bu yazıda böyle bir örnek markadan bahsedeceğim…

Hem kültürel hem de teknolojik değişime rağmen 1963’ten beri perakende sektöründe Bursa’nın yüzakı olmayı başaran Özhan Marketler Zinciri’nden…

Orhangazi’nin Yenisölöz Kasabası’nda 1963 yılında Nevzat Özhan’ın açtığı küçük bir bakkal dükkanıyla perakende sektörüne giren, Tevfik Taner Özhan ile ağabeyi Güngör Özhan ve sonrasında 1977’de Mustafa Uluçay’ın da katıldığı bu mücadele bugün 50’yi aşkın şubesi ve bini aşkın çalışanı ile güçlü bir markayı Bursa ve Türkiye ekonomisine kazandırdı.

Raflara dizili 22 bin çeşit ürün ve her gün şubelerde ağırlanan 100 bin müşteri…

60 yıldır tüketiciyi/müşteriyi dost kabul eden, Bursa’nın ilk yerel market zinciri, yine Bursa’nın ilk ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi Belgesi’ne sahip markası Özhan Marketler Zinciri, içinde bulunduğumuz mobil çağda Genel Müdür İbrahim Özhan yönetiminde; yatırımıyla, istihdam politikasıyla, tedarik anlayışı, hizmet ve ürün kalitesiyle, sosyal sorumluluk projeleriyle “biz yerli ve milliyiz” demenin haklı gururunu yaşıyor.

Yine bu başarıda payı olan;

Et Grubu Satınalma Sorumlusu Onur Uluçay, Denetim Bölümü Başkanı Elif Özhan ve Gıda Satınalma Sorumlusu Emel Özhan Biberoğlu’nun da aile kültüründen kaynaklı disiplin ve vizyonlarını da unutmamak gerek.

Özetle bu ekibin bir Bursa markasını, adım adım, sabırla ve istikrarlı duruşla Özhan Markası’nı önce Türkiye ve en nihayetinde dünya ile buluşturacağına inancım tam…

***

Son olarak;

Özhan Marketler Zincirinin konvansiyonel medyanın yani radyo, televizyon ve gazetelerin etkili olduğu süreç gibi dijital yayıncılığın/reklamcılığın öne çıktığı bu zaman diliminde de görevini başarıyla yürüten Kurumsal İletişim Müdürü Ayşen Yılmaz, geçtiğimiz gün bir haber gönderdi SözBursa’ya…

Haber özetle şu bilgiyi veriyordu:

“Özhan Marketler Zinciri, sokak hayvanları için tüm mağazalarından toplanan mama ve yardım kolilerini, sokak hayvanlarının bakım ve tedavisinin yürütüldüğü Pati Sev Bakım Merkezi’ne teslim etti…”

Haberi okuyunca şöyle dedim:

Markan yerli ve milli ise bu toprağın insanı gibi hayvanını da düşünür, ağacını da!

Evet “Bir hayalin olsun, sana yol göstersin ve sürüklesin peşinden” sloganıyla sektörde duruşunu ispatlayan Özhan Marketler Zincirinin çalışanından patronuna her bir ferdinin nasıl bir Bursa ve nasıl bir Türkiye hayal ettiğini varın artık siz düşünün…

Teşekkürler Özhan ve büyük ailesi…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..