Bursa, sadece Türkiye’nin değil, Güney Marmara’nın ve hatta Avrupa’nın en dinamik üretim üslerinden biri. Bu gücün arkasında ise vizyoner girişimcilerin, adanmış yüreklerin ve "devletten beklemek yerine elini taşın altına koyan" ortak akıl platformlarının imzası var. İşte bu imzanın en net, en somut örneklerinden biri olan Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB), geçtiğimiz akşam muazzam bir gurur gecesine ev sahipliği yaptı.
Kuruluşunun 25. yılını Gastro Sanayi’de düzenlenen görkemli bir törenle kutlayan NOSAB, ‘Geleceğe İz Bırakmak’ temasıyla adeta çeyrek asırlık bir başarı resitali sundu. Gecede iş dünyasından yerel yönetime, eski başkanlardan genç bursiyerlere kadar müthiş bir kenetlenmeye şahit olduk.
Açıkçası, o salonda soluduğumuz hava sadece bir kutlama havası değildi; bir bölgenin tırnaklarıyla kazıyarak nasıl bir dünya markası haline geldiğinin özetiydi.
1990’ların sonunda, altyapısı yetersiz, devletin yatırım programında yer almayan bir bölge düşünün. İşte o günlerde NİLSİAD çatısı altında bir araya gelen 15 kişilik o idealist müteşebbis heyet, adeta bir imkansızı başardı. Tek bir kuruş dış mali destek almadan, sadece sanayicinin aidatlarıyla yollardan doğalgaza, elektrik şebekelerinden telekomünikasyona kadar devasa bir altyapıyı inşa ettiler.
Bugün NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez’in üstüne basa basa söylediği şu söz, bölgenin karakterini ortaya koyuyor: “25 yıl önce yola çıkarken rant amaçlı sanayici olmayacağımızın sözünü vermiştik.”
Gerçekten de öyle oldu. Bugün NOSAB; 22 bini aşkın istihdamı, 2 milyar doları aşan ihracat potansiyeliyle Bursa ekonomisinin can damarı. Üstelik bunu yaparken dünyada eşine az rastlanır Endüstriyel Atıksu Arıtma Tesisi’yle ve doğaya kazandırdığı on binlerce fidanla, çevreci sanayinin de en seçkin örneği konumunda.
Beni o gece en çok etkileyen ve NOSAB’ın neden "örnek OSB" olduğunu kanıtlayan detay ise toplumsal duyarlılıktı. Bir sanayi bölgesi düşünün; gecenin tüm gelirini DMD hastalığıyla mücadele eden minik Yağız Efe Erim’in kampanyasına bağışlıyor. Katılan her konuk adına TEMA Vakfı’na fidanlar dikiliyor. Dahası, gecenin sunuculuğunu NİLSİAD ve NOSAB bursiyeri olan pırıl pırıl üç genç üstleniyor.
İşte bu, sadece fabrika bacası tüttürmek değil; topluma, insana ve geleceğe dokunmaktır. Sadece altyapı yapmıyorlar; NOSAB Akademi ile eğitiyorlar, İstihdam Bürosu ile Borçelik ve BUİKAD paydaşlığında "Bu İş Eşitlik İşi" diyerek kadının sanayideki rolünü güçlendiriyorlar. Çalışan kadınlar iş gücünden kopmasın diye Bursa’nın en iyi okul öncesi eğitim kurumlarından biri olan NOSAB Kreş Akademi’yi kuruyorlar ve ücreti velinin gelirine göre belirliyorlar.
Gecenin ilerleyen saatlerinde sahne alan Anadolu Ateşi’nin büyüleyici dansları ve usta sanatçı Mustafa Keser’in şarkılarıyla coşku zirveye tırmanırken, ödül alan firmaları izlerken gururumuz katlandı. Kadın gücünden farkındalık elçilerine, spora destekten toplumsal duyarlılığa kadar verilen her ödül, NOSAB’ın ruhunu yansıtıyordu. Yakın zamanda kaybettiğimiz, bölgeye emeği büyük Ahmet Şükrü Gündoğdu anısına verilen "Gençlere Destek Ödülü" ise tam bir vefa örneğiydi.
Kurucu Başkan Yalçın Aras’ın 28 yıl önce o idealist arkadaşlarıyla yaktığı meşale, bugün Erol Gülmez ve yönetiminin elinde çok daha parlak bir geleceğe doğru ilerliyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanlarından Erdem Saker’in de belirttiği gibi, bu başarı ülkenin topyekün kalkınma hikayesidir.
Çeyrek asırdır Bursa’ya değer katan, üreten, istihdam sağlayan, bunu yaparken doğayı koruyan ve insanı merkezine alan tüm NOSAB ailesine teşekkür borçluyuz.
Yolunuz açık olsun. Nicelerine, hep birlikte, geleceğe daha derin izler bırakarak...
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sibel BARUTCU
Çeyrek asırlık bir gurur hikayesi: NOSAB
Bursa, sadece Türkiye’nin değil, Güney Marmara’nın ve hatta Avrupa’nın en dinamik üretim üslerinden biri. Bu gücün arkasında ise vizyoner girişimcilerin, adanmış yüreklerin ve "devletten beklemek yerine elini taşın altına koyan" ortak akıl platformlarının imzası var. İşte bu imzanın en net, en somut örneklerinden biri olan Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB), geçtiğimiz akşam muazzam bir gurur gecesine ev sahipliği yaptı.
Kuruluşunun 25. yılını Gastro Sanayi’de düzenlenen görkemli bir törenle kutlayan NOSAB, ‘Geleceğe İz Bırakmak’ temasıyla adeta çeyrek asırlık bir başarı resitali sundu. Gecede iş dünyasından yerel yönetime, eski başkanlardan genç bursiyerlere kadar müthiş bir kenetlenmeye şahit olduk.
Açıkçası, o salonda soluduğumuz hava sadece bir kutlama havası değildi; bir bölgenin tırnaklarıyla kazıyarak nasıl bir dünya markası haline geldiğinin özetiydi.
1990’ların sonunda, altyapısı yetersiz, devletin yatırım programında yer almayan bir bölge düşünün. İşte o günlerde NİLSİAD çatısı altında bir araya gelen 15 kişilik o idealist müteşebbis heyet, adeta bir imkansızı başardı. Tek bir kuruş dış mali destek almadan, sadece sanayicinin aidatlarıyla yollardan doğalgaza, elektrik şebekelerinden telekomünikasyona kadar devasa bir altyapıyı inşa ettiler.
Bugün NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez’in üstüne basa basa söylediği şu söz, bölgenin karakterini ortaya koyuyor: “25 yıl önce yola çıkarken rant amaçlı sanayici olmayacağımızın sözünü vermiştik.”
Gerçekten de öyle oldu. Bugün NOSAB; 22 bini aşkın istihdamı, 2 milyar doları aşan ihracat potansiyeliyle Bursa ekonomisinin can damarı. Üstelik bunu yaparken dünyada eşine az rastlanır Endüstriyel Atıksu Arıtma Tesisi’yle ve doğaya kazandırdığı on binlerce fidanla, çevreci sanayinin de en seçkin örneği konumunda.
Beni o gece en çok etkileyen ve NOSAB’ın neden "örnek OSB" olduğunu kanıtlayan detay ise toplumsal duyarlılıktı. Bir sanayi bölgesi düşünün; gecenin tüm gelirini DMD hastalığıyla mücadele eden minik Yağız Efe Erim’in kampanyasına bağışlıyor. Katılan her konuk adına TEMA Vakfı’na fidanlar dikiliyor. Dahası, gecenin sunuculuğunu NİLSİAD ve NOSAB bursiyeri olan pırıl pırıl üç genç üstleniyor.
İşte bu, sadece fabrika bacası tüttürmek değil; topluma, insana ve geleceğe dokunmaktır. Sadece altyapı yapmıyorlar; NOSAB Akademi ile eğitiyorlar, İstihdam Bürosu ile Borçelik ve BUİKAD paydaşlığında "Bu İş Eşitlik İşi" diyerek kadının sanayideki rolünü güçlendiriyorlar. Çalışan kadınlar iş gücünden kopmasın diye Bursa’nın en iyi okul öncesi eğitim kurumlarından biri olan NOSAB Kreş Akademi’yi kuruyorlar ve ücreti velinin gelirine göre belirliyorlar.
Gecenin ilerleyen saatlerinde sahne alan Anadolu Ateşi’nin büyüleyici dansları ve usta sanatçı Mustafa Keser’in şarkılarıyla coşku zirveye tırmanırken, ödül alan firmaları izlerken gururumuz katlandı. Kadın gücünden farkındalık elçilerine, spora destekten toplumsal duyarlılığa kadar verilen her ödül, NOSAB’ın ruhunu yansıtıyordu. Yakın zamanda kaybettiğimiz, bölgeye emeği büyük Ahmet Şükrü Gündoğdu anısına verilen "Gençlere Destek Ödülü" ise tam bir vefa örneğiydi.
Kurucu Başkan Yalçın Aras’ın 28 yıl önce o idealist arkadaşlarıyla yaktığı meşale, bugün Erol Gülmez ve yönetiminin elinde çok daha parlak bir geleceğe doğru ilerliyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanlarından Erdem Saker’in de belirttiği gibi, bu başarı ülkenin topyekün kalkınma hikayesidir.
Çeyrek asırdır Bursa’ya değer katan, üreten, istihdam sağlayan, bunu yaparken doğayı koruyan ve insanı merkezine alan tüm NOSAB ailesine teşekkür borçluyuz.
Yolunuz açık olsun. Nicelerine, hep birlikte, geleceğe daha derin izler bırakarak...