Bursa, lezzetin ve ustalığın tarihle harmanlandığı kadim bir şehir. Kimi köşelerinde sadece yemek yemezsiniz; bir ömrün emeğine, bir ailenin alın terine ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir ustalığa tanıklık edersiniz. Geçtiğimiz günlerde tam da böyle köklü ve samimi bir lezzet durağına konuk olduk: Demir Amca Döner.
Masanın etrafında başlayan koyu sohbet, işletmenin ikinci kuşak temsilcisi Tamer Esigül’ün samimiyeti ve tabii ki döner tezgahından yükselen o karşı konulmaz kokuyla birleşince, zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Hatta işin mutfağına girip döner bıçağını elime aldım, o devasa döner şişinden kendi payımı kestim! Ustalık gerçekten başka bir maharet; o bıçağın dengesi, etin yapraksı incelikte düşüşü yılların tecrübesini istiyor.
Hikaye, Makedonya’dan ailesiyle Bursa’ya göç eden Demir Esigül’ün gençlik yıllarına uzanıyor. Henüz 23 yaşındayken Atatürk Caddesi’ndeki Tarihi İskender Kebapçısı’nın önünden geçerken, Nurettin İskenderoğlu’nun dikkatini çekip iş teklifi almasıyla başlıyor her şey. Demir Usta’nın 30 yıl süren İskender serüveni, Ankara Lokantası ustalığı ve ardından Çarşamba ile Altıparmak semtlerinde kendi ocağını tüttürmesiyle devam ediyor.
Bursa esnafının yakından bildiği gibi; Demir Amca yaz sıcağı hariç boynundan kravatını, yüzünden tebessümünü, müşterisine karşı saygısını 89 yaşına kadar hiç eksik etmeyen beyefendi bir ustaydı. “Ben çalışırken gideyim” duasını eden ve ömrünün son anına kadar tezgahının başından ayrılmayan gerçek bir zanaatkardı.
Açık konuşmak gerekirse, piyasada tavuk dönerin içine ne girdiği belli olmayan, soslarla ve katkılarla asıl lezzetini yitirdiği günümüzde tavuk dönere hep biraz mesafeli dururdum. Ancak Tamer Esigül ile sohbet ederken ve hazırladıkları ürünleri tadınca bu ön yargım tamamen yıkıldı.
Burada işin sırrı dürüstlükte ve hilesiz üretimde gizli. Kemikli olarak alınan günlük taze etler, Bolu’nun kaliteli tavukları ve 25 yılı aşkın sıyırma tecrübesiyle hazırlanan dönerler... Piyasada kalın kesilip içi çiğ kalan dönerlerin aksine, burada ustalıkla yaprak yaprak açılan, içi de dışı da kararında pişen bir lezzet sunuluyor.
Özellikle menünün yıldızı olan "Dolma Döner" tek kelimeyle harika bir fikir. Ekmeğin içinin oyulup adeta bir tulum gibi marine edilmiş nefis döner eti ve özel baharatlı soğanla doldurulduğu bu sunum, hem son derece doyurucu hem de lezzet patlaması yaşatıyor. Menüye kazandırılan bu tarz özgün dokunuşlar, Demir Amca’nın mirasını modernize ederek yaşatıyor. Kendi hazırladıkları Bursa Kebabı ve et dönerin lezzeti de damağınızda unutulmaz bir tat bırakıyor.
Bugün ocağın başında babasının titizliğini, Arnavut inadını ve hijyen tutkusunu aynı disiplinle sürdüren Tamer Esigül var. İngilizce İşletme mezunu büyük oğlunun da babasının yanında bayrağı devralmaya hazırlanması, bu lezzet mirasının 3. kuşağa emin adımlarla taşındığının en güzel göstergesi.
Demir Amca’nın o meşhur sözü kulaklarımızda çınlıyor: "Damak tadınıza belki uymayabilir ama güvenerek yiyebileceğinizi biliyorum."
İşte bu güven, Bursa’da kaliteli ve gerçek sokak lezzeti arayan herkes için Demir Amca Döner’i vazgeçilmez kılıyor. Yolunuz düştüğünde sadece karnınızı doyurmayacak, 66 yıllık bir emeğin ve ustalığın kokusunu da içinize çekeceksiniz. Şimdiden afiyet olsun!
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sibel BARUTCU
Demir Amca’nın Lezzet Mirası
Bursa, lezzetin ve ustalığın tarihle harmanlandığı kadim bir şehir. Kimi köşelerinde sadece yemek yemezsiniz; bir ömrün emeğine, bir ailenin alın terine ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir ustalığa tanıklık edersiniz. Geçtiğimiz günlerde tam da böyle köklü ve samimi bir lezzet durağına konuk olduk: Demir Amca Döner.
Masanın etrafında başlayan koyu sohbet, işletmenin ikinci kuşak temsilcisi Tamer Esigül’ün samimiyeti ve tabii ki döner tezgahından yükselen o karşı konulmaz kokuyla birleşince, zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Hatta işin mutfağına girip döner bıçağını elime aldım, o devasa döner şişinden kendi payımı kestim! Ustalık gerçekten başka bir maharet; o bıçağın dengesi, etin yapraksı incelikte düşüşü yılların tecrübesini istiyor.
Hikaye, Makedonya’dan ailesiyle Bursa’ya göç eden Demir Esigül’ün gençlik yıllarına uzanıyor. Henüz 23 yaşındayken Atatürk Caddesi’ndeki Tarihi İskender Kebapçısı’nın önünden geçerken, Nurettin İskenderoğlu’nun dikkatini çekip iş teklifi almasıyla başlıyor her şey. Demir Usta’nın 30 yıl süren İskender serüveni, Ankara Lokantası ustalığı ve ardından Çarşamba ile Altıparmak semtlerinde kendi ocağını tüttürmesiyle devam ediyor.
Bursa esnafının yakından bildiği gibi; Demir Amca yaz sıcağı hariç boynundan kravatını, yüzünden tebessümünü, müşterisine karşı saygısını 89 yaşına kadar hiç eksik etmeyen beyefendi bir ustaydı. “Ben çalışırken gideyim” duasını eden ve ömrünün son anına kadar tezgahının başından ayrılmayan gerçek bir zanaatkardı.
Açık konuşmak gerekirse, piyasada tavuk dönerin içine ne girdiği belli olmayan, soslarla ve katkılarla asıl lezzetini yitirdiği günümüzde tavuk dönere hep biraz mesafeli dururdum. Ancak Tamer Esigül ile sohbet ederken ve hazırladıkları ürünleri tadınca bu ön yargım tamamen yıkıldı.
Burada işin sırrı dürüstlükte ve hilesiz üretimde gizli. Kemikli olarak alınan günlük taze etler, Bolu’nun kaliteli tavukları ve 25 yılı aşkın sıyırma tecrübesiyle hazırlanan dönerler... Piyasada kalın kesilip içi çiğ kalan dönerlerin aksine, burada ustalıkla yaprak yaprak açılan, içi de dışı da kararında pişen bir lezzet sunuluyor.
Özellikle menünün yıldızı olan "Dolma Döner" tek kelimeyle harika bir fikir. Ekmeğin içinin oyulup adeta bir tulum gibi marine edilmiş nefis döner eti ve özel baharatlı soğanla doldurulduğu bu sunum, hem son derece doyurucu hem de lezzet patlaması yaşatıyor. Menüye kazandırılan bu tarz özgün dokunuşlar, Demir Amca’nın mirasını modernize ederek yaşatıyor. Kendi hazırladıkları Bursa Kebabı ve et dönerin lezzeti de damağınızda unutulmaz bir tat bırakıyor.
Bugün ocağın başında babasının titizliğini, Arnavut inadını ve hijyen tutkusunu aynı disiplinle sürdüren Tamer Esigül var. İngilizce İşletme mezunu büyük oğlunun da babasının yanında bayrağı devralmaya hazırlanması, bu lezzet mirasının 3. kuşağa emin adımlarla taşındığının en güzel göstergesi.
Demir Amca’nın o meşhur sözü kulaklarımızda çınlıyor: "Damak tadınıza belki uymayabilir ama güvenerek yiyebileceğinizi biliyorum."
İşte bu güven, Bursa’da kaliteli ve gerçek sokak lezzeti arayan herkes için Demir Amca Döner’i vazgeçilmez kılıyor. Yolunuz düştüğünde sadece karnınızı doyurmayacak, 66 yıllık bir emeğin ve ustalığın kokusunu da içinize çekeceksiniz. Şimdiden afiyet olsun!