SON DAKİKA
Hava Durumu

Gelenek gün ışığına çıkınca: Buselik Bursa’da bir hafıza yolculuğu

Yazının Giriş Tarihi: 18.04.2026 12:54
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.04.2026 13:15

Bursa’nın son yıllarda gastronomi alanında sergilediği ivme, şehre kazandırılan nitelikli mekanlarla taçlanmaya devam ediyor. Bu gelişimin en taze ve heyecan verici halkalarından biri, geçtiğimiz günlerde kapılarını aralayan ve "Gün Işığında Meyhane" konseptiyle ezber bozan bir davete ev sahipliği yapan Buselik oldu. Ergin Concept bünyesinde yer alan mekan, Bursa’nın o kendine has sakin ama kaliteli ritmine öyle güzel eklemlenmiş ki, içeri girdiğiniz an şehrin gürültüsünden kopup modern ve dingin bir atmosferin içine dahil oluyorsunuz.

Öncelikle mekanın mimari yapısından bahsetmek gerek. Bir meyhaneden beklenen o loş ve içe dönük yapının aksine, Buselik bizi şaşırtıcı bir ferahlıkla karşılıyor. Yüksek tavanlar, doğru ışıklandırma ve geniş oturma alanları; "meyhane sadece akşam gidilen bir yerdir" tabusunu yıkmak için tasarlanmış gibi. Ancak bir mekanı asıl "yaşayan bir organizma" haline getiren ruh, çalışanlarıdır. Buselik ekibinin, profesyonellik ile samimiyet arasındaki o ince çizgiyi mükemmel yönettiğini söyleyebilirim. İlgi, "sipariş alıp servis yapmak"tan öte, bir misafir ağırlama nezaketindeydi.

Davetin en özel anlarından biri, usta yönetmen Ezel Akay’ın meyhane kültürüne dair yaptığı derinlikli paylaşımlardı. Akay’ın "sohbet ve hafıza" ekseninde kurduğu cümleler, önümüzdeki tabakların sadece birer yemek değil, birer kültürel miras olduğunu hatırlattı. Meyhane, sadece doymak için gidilen bir yer değil; anlatılan hikayelerle, kurulan dostluklarla ve paylaşılan dertlerle kimlik kazanan bir "paylaşım kürsüsü"dür. Buselik, bu felsefeyi günün erken saatlerine taşıyarak, uzun ve keyifli sohbetlere alan açmış.

Gelelim o masadaki lezzet yolculuğuna. Bir gazeteci gözüyle menüyü incelediğimde, geleneksel reçetelerin modern dokunuşlarla nasıl "gençleştiğini" görmek heyecan vericiydi.

Masanın yıldızı şüphesiz avokadolu, ballı ve hardallı karides idi.

Alışılmışın dışındaki bu kombinasyon, deniz mahsullerine modern bir yorum katarken damakta sofistike bir iz bırakıyor.

Narenciye soslu ızgara enginar kalbi ise baharın tazeliğini masaya taşıyan, hafif ve dengeli bir tabaktı.

Klasiklerden vazgeçemeyenler için güveçte yaprak ciğer tam kıvamındaydı; lokum gibi yumuşak ve baharatı kararında.

Ancak levrek simit, teknik becerinin ve yaratıcılığın nasıl tabağa yansıdığının kanıtı gibiydi.

Ana yemekte sunulan beğendili kuzu saç kavurma, geleneksel lezzetlerin güvenli limanında bizi ağırlarken; kapanışta gelen soğuk sütlü ılık irmik helvası, tatlı bir huzur noktası oldu.

Sonuç Olarak; Bursa gastronomi haritası, Buselik ile birlikte çok güçlü bir "sosyalleşme noktası" kazandı. Sadece akşam yemeği için değil, günün her saatinde kaliteli bir meze ve iyi bir sohbet arayanlar için Ergin Concept’teki bu ferah mekan, yeni bir uğrak yeri olmaya aday.

Meyhane kültürünün o ağırbaşlı mirasını alıp, gün ışığının tazeliğiyle birleştirmek cesur bir hamleydi. Ve bu hamle, Bursa’nın damak tadına çok yakıştı.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.