Ne zaman kahve dense aklıma “kara benizli kara yazgılı” bir içecek gelir.
Gerçekten de bugün petrol nasıl dünya piyasalarının tek belirleyicisi ise, geçmişte de kahve, şeker ve kakao aynı işlevi görüyordu.
Nasıl günümüz dünyasında petrolün çıktığı coğrafyalar enerji hakimiyetini esas alan küresel devletler tarafından kana boğulurken, kapitalizmde şekerin, kahvenin ya da kakaonun da yazgısı aynıydı.
O yüzden “Kahve” dendiğinde Batı’nın sömürgecilik ve kölelik düzeni bir film şeridi gibi gözümün önünden geçer. Öyle ki çok değil bundan 200 sene öncesine kadar kahvenin, köle ticaretine dayalı olarak tarımı yapılan en önemli ürün olduğunu düşünecek olursanız, ne demek istediğim daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum.
Yani sizin anlayacağınız kahvenin, acı, zulüm ve esaretle birlikte tüm dünyayı dolaştığı yıllarda, emperyalizmin hüküm sürdüğü Batı diyarlarındaki kara yazgılı ürünün kaderini en azından bizim coğrafyamız için bir Osmanlı Valisi değiştiriyordu.
Osmanlı Devleti’nin Yemen Valisi Özdemir Paşa’nın hayran kaldığı bu lezzeti İstanbul’a taşıması, yeni bir hazırlama yöntemiyle pişirmesi ve sonradan başına bir de “Türk” kelimesi eklenmesi kahveyi; dostlar ağırlanırken hatır/gönül nişanesine dönüştürdü. Bu topraklarda dilimizden düşürmediğimiz “Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı olur” cümlesi de bu güzel kültürün bir kanıtı değil mi?
Bu arada “hatır/gönül” denilince;
Biliyorsunuz Türkçede kullandığımız gönül kelimesinin diğer dillerde ne yazık ki karşılığı yok!
Ne yazık ki diyorum çünkü sömürgeci Batı’nın inşa ettiği medeniyetten böyle bir kelime üretmesini de bekleyemezsiniz…
Bunları niye yazdım;
Adaşım ve arkadaşım Sibel Aksoy’un davetiyle Gönül Kahvesi Özlüce Şubesi’nin kapısından içeri girerken, tabelayı görünce kendi kendime mırıldandım, “Gönül ve kahve bizden ne güzel iki kelime” diye…
Ardından Özlüce Gönül Kahvesi İşletme Sahibi Sinan Özyalçın, İşletme Müdürü Hüseyin Yılmaz’ı tanıma fırsatı buldum.
Gönül Kahvesi, Türkiye’nin tek butik zincir kahve evi. Türk kahvesindeki tadı ve lezzeti, kendi geliştirdiği özgün ürünleriyle hizmet vermekte…
Şimdilerde Özlüce’deki tesisin üst katını da düzenleyip toplantılar, grup kahvaltıları, baby shower partileri, doğum günü partileri gibi organizasyonlara hazır hale getirmiş.
Toplu buluşmalar için teknolojik altyapısıyla da desteklenen “Gönül Kahvesi Özlüce Etkinlik Salonu”nda aynı anda 50 kişi ağırlanabilecek.
Bu arada yolunuz düşerse Gönül Kahvesi’ne;
Gönül harmanı, orta kavrulmuş, sütlü çikolatalı, damla sakızlı, keçiboynuzlu, kakuleli ve tarçınlı Türk kahvesi gibi çeşitleri mutlaka tatmalısınız.
Lakin yukarıda da belirttiğim üzere gelenek ve kültürümüze aşılanmış kahve 40 yıllık hatırı olan vefa göstergesinin simgesi haline geldiği için birlikte bu lezzeti tattığınız insanları ona göre seçin…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Başkan Aktaş’a mektup
28.10.2021 05:44
Sakın yazımın başlığına bakıp da Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Alinur Aktaş’a ulaşamadığım için bir mektup kaleme aldığımı düşünmeyin…
Dijital yayıncılığın geliştiği bir süreçte Başkan Aktaş’ın iletişime verdiği önemi yakından biliyorum.
Dolayısıyla yazı başlığını geleneksel
Efendim…
Türkiye’de siyasi gündem nedeniyle yerel yönetimlerin çok önemli çalışmaları, hiç gündeme gelmeden arada kaynayıp gidiyor…
Örnek mi istiyorsunuz?
Alın size basit bir örnek:
Malum son yıllarda küresel ısınma, gıda arzındaki sıkıntılar kendisini hissettirmeye başladı&h
Dilimize Fransızcadan geçen şarküteri (charcuterie) kelimesi artık ülkemizde işlenmiş et ve süt ürünleri satan birçok işyerinin isim tabelasında yaygın bir şekilde kullanılıyor.
Oldu bitti şarküteri dükkanlarını severim…
İçeri girer girmez eşsiz birçok lezzete ev sahipliği yapan Türk mutfağ
Anlaşılan o ki Kestel’de Yener Acar sonrası belediye başkanlığına seçilen Önder Tanır, seçmeni hayal kırıklığı uğratmış durumda…
Basından izlediğimiz kadarıyla geçen iki yıllık sürede parklara yerleştirdiği oturma banklarının yanı sıra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hibe ettiğ
Kestel Belediyesi’nin faaliyetlerine yönelik eleştirileri bir önceki yazımda dile getirmiştim.
Okumak isteyenler için “Kestel’de Acar’dan sonrası!” başlıklı yazımın link adresini veriyorum:
https://www.sozbursa.com/yazarlar/sibel-barutcu-6/kestel-de-acar-dan-sonrasi-3
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
Söz Bursa
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sibel BARUTCU
Gönül Kahvesi: Bizden iki güzel kelime
Ne zaman kahve dense aklıma “kara benizli kara yazgılı” bir içecek gelir.
Gerçekten de bugün petrol nasıl dünya piyasalarının tek belirleyicisi ise, geçmişte de kahve, şeker ve kakao aynı işlevi görüyordu.
Nasıl günümüz dünyasında petrolün çıktığı coğrafyalar enerji hakimiyetini esas alan küresel devletler tarafından kana boğulurken, kapitalizmde şekerin, kahvenin ya da kakaonun da yazgısı aynıydı.
O yüzden “Kahve” dendiğinde Batı’nın sömürgecilik ve kölelik düzeni bir film şeridi gibi gözümün önünden geçer. Öyle ki çok değil bundan 200 sene öncesine kadar kahvenin, köle ticaretine dayalı olarak tarımı yapılan en önemli ürün olduğunu düşünecek olursanız, ne demek istediğim daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum.
Yani sizin anlayacağınız kahvenin, acı, zulüm ve esaretle birlikte tüm dünyayı dolaştığı yıllarda, emperyalizmin hüküm sürdüğü Batı diyarlarındaki kara yazgılı ürünün kaderini en azından bizim coğrafyamız için bir Osmanlı Valisi değiştiriyordu.
Osmanlı Devleti’nin Yemen Valisi Özdemir Paşa’nın hayran kaldığı bu lezzeti İstanbul’a taşıması, yeni bir hazırlama yöntemiyle pişirmesi ve sonradan başına bir de “Türk” kelimesi eklenmesi kahveyi; dostlar ağırlanırken hatır/gönül nişanesine dönüştürdü. Bu topraklarda dilimizden düşürmediğimiz “Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı olur” cümlesi de bu güzel kültürün bir kanıtı değil mi?
Bu arada “hatır/gönül” denilince;
Biliyorsunuz Türkçede kullandığımız gönül kelimesinin diğer dillerde ne yazık ki karşılığı yok!
Ne yazık ki diyorum çünkü sömürgeci Batı’nın inşa ettiği medeniyetten böyle bir kelime üretmesini de bekleyemezsiniz…
Bunları niye yazdım;
Adaşım ve arkadaşım Sibel Aksoy’un davetiyle Gönül Kahvesi Özlüce Şubesi’nin kapısından içeri girerken, tabelayı görünce kendi kendime mırıldandım, “Gönül ve kahve bizden ne güzel iki kelime” diye…
Ardından Özlüce Gönül Kahvesi İşletme Sahibi Sinan Özyalçın, İşletme Müdürü Hüseyin Yılmaz’ı tanıma fırsatı buldum.
Gönül Kahvesi, Türkiye’nin tek butik zincir kahve evi. Türk kahvesindeki tadı ve lezzeti, kendi geliştirdiği özgün ürünleriyle hizmet vermekte…
Şimdilerde Özlüce’deki tesisin üst katını da düzenleyip toplantılar, grup kahvaltıları, baby shower partileri, doğum günü partileri gibi organizasyonlara hazır hale getirmiş.
Toplu buluşmalar için teknolojik altyapısıyla da desteklenen “Gönül Kahvesi Özlüce Etkinlik Salonu”nda aynı anda 50 kişi ağırlanabilecek.
Bu arada yolunuz düşerse Gönül Kahvesi’ne;
Gönül harmanı, orta kavrulmuş, sütlü çikolatalı, damla sakızlı, keçiboynuzlu, kakuleli ve tarçınlı Türk kahvesi gibi çeşitleri mutlaka tatmalısınız.
Lakin yukarıda da belirttiğim üzere gelenek ve kültürümüze aşılanmış kahve 40 yıllık hatırı olan vefa göstergesinin simgesi haline geldiği için birlikte bu lezzeti tattığınız insanları ona göre seçin…
Başkan Aktaş’a mektup
28.10.2021 05:44Sakın yazımın başlığına bakıp da Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Alinur Aktaş’a ulaşamadığım için bir mektup kaleme aldığımı düşünmeyin… Dijital yayıncılığın geliştiği bir süreçte Başkan Aktaş’ın iletişime verdiği önemi yakından biliyorum. Dolayısıyla yazı başlığını geleneksel
Kanar’la kana kana sevgi ve hizmet!
04.11.2021 06:22Efendim… Türkiye’de siyasi gündem nedeniyle yerel yönetimlerin çok önemli çalışmaları, hiç gündeme gelmeden arada kaynayıp gidiyor… Örnek mi istiyorsunuz? Alın size basit bir örnek: Malum son yıllarda küresel ısınma, gıda arzındaki sıkıntılar kendisini hissettirmeye başladı&h
Ah keşke!
09.11.2021 01:12Dilimize Fransızcadan geçen şarküteri (charcuterie) kelimesi artık ülkemizde işlenmiş et ve süt ürünleri satan birçok işyerinin isim tabelasında yaygın bir şekilde kullanılıyor. Oldu bitti şarküteri dükkanlarını severim… İçeri girer girmez eşsiz birçok lezzete ev sahipliği yapan Türk mutfağ
Kestel’de Acar’dan sonrası!
15.11.2021 04:43Anlaşılan o ki Kestel’de Yener Acar sonrası belediye başkanlığına seçilen Önder Tanır, seçmeni hayal kırıklığı uğratmış durumda… Basından izlediğimiz kadarıyla geçen iki yıllık sürede parklara yerleştirdiği oturma banklarının yanı sıra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hibe ettiğ
Okur yazar refleksi
23.11.2021 04:46Kestel Belediyesi’nin faaliyetlerine yönelik eleştirileri bir önceki yazımda dile getirmiştim. Okumak isteyenler için “Kestel’de Acar’dan sonrası!” başlıklı yazımın link adresini veriyorum: https://www.sozbursa.com/yazarlar/sibel-barutcu-6/kestel-de-acar-dan-sonrasi-3