SON DAKİKA
Hava Durumu

Hem insan sağlığı hem gıda güvenliği için!

Yazının Giriş Tarihi: 29.11.2023 17:28
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.11.2023 17:40

Küresel iklim değişikliği sadece karadaki değil, denizler dahil tüm canlı türlerini tehdit eder boyuta geldi.

Bu tablo;

Öncesinde sanayi toplumuna geçişle birlikte zamanla terk edilen tarımsal üretimi de olumsuz yönde etkiledi.

Yani hem iklim değişiminin etkileri hem de kirliliğin hat safhaya ulaşması gıdaya erişimi gün geçtikçe daha da zorlaştırıyor.

Dolayısıyla işi sadece kurumlara bırakmamak hep birlikte bu zor durumla mücadele etmek, dünyayı eski dengesine döndürmek zorundayız.

Bu durumu bir örnekle açıklamak gerekiyorsa;

Yanlış avlanma ve deniz kirliliği balık türlerinin azalmasına sebep oluyor.

Tıpkı Marmara Denizi’nde olduğu gibi.

Akdeniz ile Karadeniz’i birbirine bağlayan Marmara’nın çevresinde Türkiye nüfusunun neredeyse yüzde 40’ı yaşıyor.

O zaman tüm Marmara Denizi için bir arıtma sisteminin geliştirilmesi gibi bireysel olarak kirliliğe neden olacak alışkanlıklarımızı da terk etmek zorundayız.

Yukarıda da vurguladığım üzere şu an ki tablo;

Hem gıda hem insan sağlığı hem de doğa açısından riskli bir hal almış durumda.

***

Bu risk, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni de harekete geçirmiş durumda.

Üstelik sadece Marmara Denizi değil, Bursa’nın sahip olduğu iki önemli tatlı su kaynağı İznik ve Uluabat Gölü’nü de çalışma kapsamına alarak…

Bu konuda bir farkındalık oluşturmak adına Büyükşehir Belediyesi, en son Gemlik’te Bursa Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği’ne kayıtlı 148 teknede çalışan 310 tayfaya su geçirmez balıkçı tulumu ve çizme takımı dağıttı.

Karacaali İskelesi’nde ekmeğini denizden çıkaran vatandaşlarla buluşan Büyükşehir Başkanı Alinur Aktaş, önce müsilaj sorununa dikkat çekti, ardından bu yönde yapılan altyapı çalışmalarının önemine işaret etti.

Son birkaç yılda yapılan altyapı çalışmalarıyla Bursa’nın diğer sahil şehirlerine göre müsilaja neden olan veya denizleri kirleten etkenlerin önemli ölçüde kontrol altına alındığını hatırlattı.

***

Gerçekten de Bursa bu konuda oldukça şanslı ve duyarlı bir yerel yönetime ve başkana sahip…

Kaldı ki bu tavır, en azından mevcut balık çeşitliliğinin de devam açısından çok önemli…

Başkan Aktaş, bu vurguyu yaparak, hamsi, istavrit, uskumru, kefal, kılıç, kolyoz, lüfer, somon, palamut, sardalye gibi yüzey balık türlerinin Marmara Denizi’ndeki yerinin önemli olduğunu hatırlattı ve dedi ki:

“Balıkçılık bizim için ayrı bir değere sahip. Biz tarımsal anlamda her kesime dokunmaya çalışıyoruz. Balıkçılığa destek bizim açımızdan da bir ilk oldu. Denizde bereket artsın hem olta balıkçılığı hem profesyonel balıkçılık daha da gelişsin istiyoruz.”

Midye yetiştiriciliğinin önemine de değinen Alinur Başkan, Bursa’nın, midye yetiştiriciliğinde de ilk üç il arasında yer aldığını,

Midye tesislerinin faaliyete geçmesiyle de bir-iki yıl içinde 19 bin tona yakın üretim artışı gerçekleşeceğini İfade etti.

***

Bu arada Bursa’da deniz ürünlerinden 1 milyar TL’ye yakın gelir elde ediliyor. Ayrıca denizcilik şehre hem istihdam hem de ihracat katkısı sağlıyor.

Yani sektör önemli bir geçim kapısı…

O yüzden denizlerimizi ve göllerimizi temiz tutmak hem insan sağlığı hem doğadaki canlılığın devamı hem de ekonomik açıdan çok önemli.

İşin özü:

Denizler de ormanlarımız gibi gelecek nesillerden aldığımız mirastır.

Bugün sofralarımızda afiyetle tüketip sağlık bulduğumuz balık çeşitlerinin, yarınlarda sadece fotoğraflarına erişmek istemiyorsak harekete geçmek,

Alinur Aktaş yönetimindeki Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin sergilediği kurumsal duruşa, bireysel olarak de destek vermek zorundayız…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.