Son yüz yıl içinde, Bursa’dan ulusal yazar yetişti mi?
Bu soru önemli. Çünkü uzun yıllardır, Bursa’daki belediyeler bu şehrin edebiyatçılarını yok sayıyor. Nilüfer Belediyesi, on yıldır, ulusal kamuoyunun bildiği meşhur yazarların içinden birini seçerek “Yılın Yazarı” olarak ilan ediyor. Onun adına söyleşiler yapılıyor, eserlerinden bölümler okunuyor, öykü yazma yarışması, kitap kapağı tasarım yarışması düzenleniyor, hayatını ve eserlerini içeren sergi açıldığı gün sempozyum yapılıyor. Böylece gençler, şehrin ahalisi, o yazarı daha iyi tanımış oluyor.
Büyükşehir Belediyesi geçen sene yılın yazarı olarak Nâzım Hikmet’i, Osmangazi Belediyesi de bu sene Yaşar Kemal’i belirledi. Saydığım isimler hakkında konuşacak, yazı yazacak kişi bulmak kolay. Meşhur, başarılı oldukları için ilgi çeker, izleyici problemi olmaz.
Bir soru daha ekleyeyim.
Bursa Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri ne zaman kendi insanına kıymet verecek? Üç milyon kişinin yaşadığı şehirde “Yılın Yazarı” olabilecek kimse yetişmedi mi? Belediyelerdeki kültür müdürleri bilmiyor olabilir. O zaman hatırlatayım.
Bursa’dan ulusal edebiyata, dokuz şair (Celâl Sılay, Zekai Özger, Metin Güven, Ahmet Necdet Sözer, İhsan Deniz, Nuri Demirci, Hilmi Haşal, Serdar Ünver, Onur Sakarya), on öykü ve roman yazarı (Nezihe Meriç, Cemil Kavukçu, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Vecdi Çıracıoğlu, Yücel Balku, Şaban Akbaba, Hakan Akdoğan, Kemal Selçuk, Seray Şahiner, Ali İpek), bir çevirmen, gazeteci, yazar (Burhan Arpad), bir oyun yazarı (Turgay Nar), bir eleştirmen, yayıncı (Ramis Dara), bir editör, yayıncı (Nahit Kayabaşı) dahil olmuştur.
İsimleri belirlerken geniş anlamda düşündüm. Bursa’da doğan, yolu Bursa’dan geçen, edebi eserlerine şehrin etkisi görülenleri belirlemeye çalıştım. Şüphesiz unuttuğum kişiler olabilir.
Celal Sılay, Cumhuriyet sonrası Bursa’dan yetişen ilk önemli şair ve yazardır. Ailesine ulaşılamadığı için hayatıyla ilgili az bilgi vardır. Evlenmemiş, çocuğu da olmadığı için günümüzde belki kuzenlerinin çocukları hayattadır. Onlardan mektup, fotoğraf, belge çıkabilir, belki.
Onun hakkında iki yüksek lisans tezi yapılmış. YKY, bütün şiirlerini Hüsran Filizleri adıyla kitaplaştırmış, Ramis Dara, Vecdi Çıracıoğlu, Ali Aksoy, İsmet Bozdağ yazı yazmıştır. Hasan Aktaş’ın onunla ilgili kitabı vardır.
Önceki dönem, büyükşehir belediye yöneticilerinin aklına gelmedi. Muhafazakâr olmayan birini anmalarını beklemek saflık olurdu. Tabii, Nilüfer, Mudanya, Gemlik Belediyelerindeki kültür müdürlerinin de aklına gelmedi, o ayrı.
Yazımın sonundaki gazete haberini incelemenizi tavsiye ediyorum. Haberdeki şu cümleyi okumanız Celal Sılay’ın önemini anlamanız için yeterli: [Halkevi’nin kullandığı Zevk Sineması’nda yapılan] “Konferans âni olarak tertip edildiği halde bilhassa gençlik arasında çok büyük bir alâka uyandırmış, salon tamamen dolmuş ve birçok kimseler ayakta dinlemek mecburiyetinde kalmışlardır.”
Celal Sılay “Yılın Yazarı” olarak belirlenerek bütün şiirleri yeniden yayımlayabilir. Sempozyum, onun hakkında yeni bilgilerin ortaya çıkmasına vesile olabilir. Sergi açılarak, hayatı, eserleri gündeme gelebilir.
Aman para yok, eleman yetersiz demeyin! Biz buradayız.
Sevgili kültür müdürleri! Celal Sılay’ı yeterli bulmaz ise, Burhan Arpad var. Çevirmen olarak kendini kanıtlamış. Eserleri incelenmeyi bekliyor. Gazeteci. Kim bilir, gazetelerde, dergilerde kaç tane unutulmuş yazısı var. Direklerarası, Perde Arkası, İlk Gece, Operet gibi tiyatro üzerine kaynak eser niteliğinde kitaplar yazmış. Yok Edilen İstanbul, Gezi Günlüğü ise okumadıysanız pişman olacağınız kitaplardan.
Daha, Zekâi Özger, Ahmet Necdet Sözer, Metin Güven, Yücel Balku var.
Bakalım, Bursa’daki belediyelerin kültür müdürleri, ne zaman bu şehrin insanlarını hatırlayacak, yok saymayı bırakıp, “Yılın Yazarı” olarak anmaya lâyık görecekler.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Cemal Nadir evine döndü!
03.03.2025 07:00
Cemal Nadir, Osmanlı Devleti’nin en zor zamanlarında doğdu. Altı yaşına geldiğinde ikinci meşrutiyet ilan edildi. Çocukluğundan beri resme âşıktı. Bulabildiği her şeye resim çizmesi hamurunda sanatçılık olduğunu gösterir. Birinci Dünya Savaşı başladığında on iki, doğduğu şehir Bursa, Yunanlıların iş
“Bursa, Nilüfer’in banliyösi haline geldi.”
Bu sözü Dr. Alper Can’dan duymuştum.
Yaşı 40’ın üzerinde olanlar hatırlayacaktır. 2010’lu yıllara kadar, Bursa’nın sanat hayatı Altıparmak-Yeşil merkezliydi. Heykel şehrin vazgeçilmez buluşma noktasıydı. Yıldırım ve Osmangazi ilçelerinde, Adile Naşit Tiy
Sanat emekçisi arkadaşlarımdan şu sözü duyuyorum:
“Zenginliğin, ekonomik canlılığın olduğu yerde, kültür sanat gelişir. Orta sınıf belirleyicidir.”
Bu sözün içeriği doğrudur. Ancak her koşulda ve zaman diliminde geçerli değildir. Her kuşağın (ve insanın) sanata bakışı, hayali farklıdır. Yaşlılık v
Ramazan; duanın, ibadetin arttığı, eski günlerin hatırlandığı, ailedeki kayıpların akla geldiği, geçmişle yüzleşildiği bir aydır. On bir ay dinden uzak yaşayan, ezan duyduğunda kulak ardı eden, namaz kılmayan kişiler dahi, yanına oruç tutan biri geldiğinde, iftar saati yaklaştığında, davranışları fa
Öncelikle, bir zamanlar çok okunan, tartışılan ancak günümüzde pek ilgi görmeyen iki kitaptan bahsetmek istiyorum. Çernişevski’nin Nasıl Yapmalı? (1863) ve Lenin’in Ne Yapmalı? (1902). İki kitap da yazıldıkları dönemin varoluş problemlerini anlatarak halkın yeni bir düzen için yol almasını ister.
Y
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
Söz Bursa
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Uğur Ozan Özen
Yılın yazarı nasıl belirleniyor?
Son yüz yıl içinde, Bursa’dan ulusal yazar yetişti mi?
Bu soru önemli. Çünkü uzun yıllardır, Bursa’daki belediyeler bu şehrin edebiyatçılarını yok sayıyor. Nilüfer Belediyesi, on yıldır, ulusal kamuoyunun bildiği meşhur yazarların içinden birini seçerek “Yılın Yazarı” olarak ilan ediyor. Onun adına söyleşiler yapılıyor, eserlerinden bölümler okunuyor, öykü yazma yarışması, kitap kapağı tasarım yarışması düzenleniyor, hayatını ve eserlerini içeren sergi açıldığı gün sempozyum yapılıyor. Böylece gençler, şehrin ahalisi, o yazarı daha iyi tanımış oluyor.
Yaşar Kemal, Sait Faik, Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Tomris Uyar, Nezihe Meriç…
Büyükşehir Belediyesi geçen sene yılın yazarı olarak Nâzım Hikmet’i, Osmangazi Belediyesi de bu sene Yaşar Kemal’i belirledi. Saydığım isimler hakkında konuşacak, yazı yazacak kişi bulmak kolay. Meşhur, başarılı oldukları için ilgi çeker, izleyici problemi olmaz.
Bir soru daha ekleyeyim.
Bursa Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri ne zaman kendi insanına kıymet verecek? Üç milyon kişinin yaşadığı şehirde “Yılın Yazarı” olabilecek kimse yetişmedi mi? Belediyelerdeki kültür müdürleri bilmiyor olabilir. O zaman hatırlatayım.
Bursa’dan ulusal edebiyata, dokuz şair (Celâl Sılay, Zekai Özger, Metin Güven, Ahmet Necdet Sözer, İhsan Deniz, Nuri Demirci, Hilmi Haşal, Serdar Ünver, Onur Sakarya), on öykü ve roman yazarı (Nezihe Meriç, Cemil Kavukçu, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Vecdi Çıracıoğlu, Yücel Balku, Şaban Akbaba, Hakan Akdoğan, Kemal Selçuk, Seray Şahiner, Ali İpek), bir çevirmen, gazeteci, yazar (Burhan Arpad), bir oyun yazarı (Turgay Nar), bir eleştirmen, yayıncı (Ramis Dara), bir editör, yayıncı (Nahit Kayabaşı) dahil olmuştur.
İsimleri belirlerken geniş anlamda düşündüm. Bursa’da doğan, yolu Bursa’dan geçen, edebi eserlerine şehrin etkisi görülenleri belirlemeye çalıştım. Şüphesiz unuttuğum kişiler olabilir.
Celal Sılay, Cumhuriyet sonrası Bursa’dan yetişen ilk önemli şair ve yazardır. Ailesine ulaşılamadığı için hayatıyla ilgili az bilgi vardır. Evlenmemiş, çocuğu da olmadığı için günümüzde belki kuzenlerinin çocukları hayattadır. Onlardan mektup, fotoğraf, belge çıkabilir, belki.
Onun hakkında iki yüksek lisans tezi yapılmış. YKY, bütün şiirlerini Hüsran Filizleri adıyla kitaplaştırmış, Ramis Dara, Vecdi Çıracıoğlu, Ali Aksoy, İsmet Bozdağ yazı yazmıştır. Hasan Aktaş’ın onunla ilgili kitabı vardır.
Önceki dönem, büyükşehir belediye yöneticilerinin aklına gelmedi. Muhafazakâr olmayan birini anmalarını beklemek saflık olurdu. Tabii, Nilüfer, Mudanya, Gemlik Belediyelerindeki kültür müdürlerinin de aklına gelmedi, o ayrı.
Yazımın sonundaki gazete haberini incelemenizi tavsiye ediyorum. Haberdeki şu cümleyi okumanız Celal Sılay’ın önemini anlamanız için yeterli: [Halkevi’nin kullandığı Zevk Sineması’nda yapılan] “Konferans âni olarak tertip edildiği halde bilhassa gençlik arasında çok büyük bir alâka uyandırmış, salon tamamen dolmuş ve birçok kimseler ayakta dinlemek mecburiyetinde kalmışlardır.”
Celal Sılay “Yılın Yazarı” olarak belirlenerek bütün şiirleri yeniden yayımlayabilir. Sempozyum, onun hakkında yeni bilgilerin ortaya çıkmasına vesile olabilir. Sergi açılarak, hayatı, eserleri gündeme gelebilir.
Aman para yok, eleman yetersiz demeyin! Biz buradayız.
Sevgili kültür müdürleri! Celal Sılay’ı yeterli bulmaz ise, Burhan Arpad var. Çevirmen olarak kendini kanıtlamış. Eserleri incelenmeyi bekliyor. Gazeteci. Kim bilir, gazetelerde, dergilerde kaç tane unutulmuş yazısı var. Direklerarası, Perde Arkası, İlk Gece, Operet gibi tiyatro üzerine kaynak eser niteliğinde kitaplar yazmış. Yok Edilen İstanbul, Gezi Günlüğü ise okumadıysanız pişman olacağınız kitaplardan.
Daha, Zekâi Özger, Ahmet Necdet Sözer, Metin Güven, Yücel Balku var.
Bakalım, Bursa’daki belediyelerin kültür müdürleri, ne zaman bu şehrin insanlarını hatırlayacak, yok saymayı bırakıp, “Yılın Yazarı” olarak anmaya lâyık görecekler.
Cemal Nadir evine döndü!
03.03.2025 07:00Cemal Nadir, Osmanlı Devleti’nin en zor zamanlarında doğdu. Altı yaşına geldiğinde ikinci meşrutiyet ilan edildi. Çocukluğundan beri resme âşıktı. Bulabildiği her şeye resim çizmesi hamurunda sanatçılık olduğunu gösterir. Birinci Dünya Savaşı başladığında on iki, doğduğu şehir Bursa, Yunanlıların iş
'Yeni' Bursa Şehir Tiyatrosu üzerine
04.03.2025 14:49“Bursa, Nilüfer’in banliyösi haline geldi.” Bu sözü Dr. Alper Can’dan duymuştum. Yaşı 40’ın üzerinde olanlar hatırlayacaktır. 2010’lu yıllara kadar, Bursa’nın sanat hayatı Altıparmak-Yeşil merkezliydi. Heykel şehrin vazgeçilmez buluşma noktasıydı. Yıldırım ve Osmangazi ilçelerinde, Adile Naşit Tiy
1990’lı yıllarda …
06.03.2025 15:20Sanat emekçisi arkadaşlarımdan şu sözü duyuyorum: “Zenginliğin, ekonomik canlılığın olduğu yerde, kültür sanat gelişir. Orta sınıf belirleyicidir.” Bu sözün içeriği doğrudur. Ancak her koşulda ve zaman diliminde geçerli değildir. Her kuşağın (ve insanın) sanata bakışı, hayali farklıdır. Yaşlılık v
Bursa’da eski Ramazanlar
10.03.2025 15:52Ramazan; duanın, ibadetin arttığı, eski günlerin hatırlandığı, ailedeki kayıpların akla geldiği, geçmişle yüzleşildiği bir aydır. On bir ay dinden uzak yaşayan, ezan duyduğunda kulak ardı eden, namaz kılmayan kişiler dahi, yanına oruç tutan biri geldiğinde, iftar saati yaklaştığında, davranışları fa
Kent kültürü
11.03.2025 12:48Öncelikle, bir zamanlar çok okunan, tartışılan ancak günümüzde pek ilgi görmeyen iki kitaptan bahsetmek istiyorum. Çernişevski’nin Nasıl Yapmalı? (1863) ve Lenin’in Ne Yapmalı? (1902). İki kitap da yazıldıkları dönemin varoluş problemlerini anlatarak halkın yeni bir düzen için yol almasını ister. Y