SON DAKİKA
Hava Durumu

Ahmaklaştırma Mekanizmaları!

Yazının Giriş Tarihi: 08.01.2024 20:28
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.01.2024 20:28

Geldik ‘’Kuşatılan Türkiye’’ başlıklı yazı serimizin yedincisine!

Bu kez yazımıza;

İçten/dıştan kuşatılma amacına ve yerel/küresel kuşatma sahiplerinin ülkemize yönelik bakış açısına ışık tutabilecek bir cümle ile başlayayım;

 ‘’Türkiye, yönetimi Türklere bırakılamayacak kadar değerli ve büyük bir ülkedir.’’

İşte bu ülkede yıllardır kuyumcu titizliği ile yapılan akla suikastın ve devamında ahmaklaşmanın kök cümlesi.

‘Niye akılsızlaştırılıyoruz’ sorusunun cevabı.

Bu cümlenin, İngiltere eski Başbakanı W.E. Gladstone’dan ABD dışişleri eski bakanları H. Kissinger ve M. Albright’a, C. Ülsever’den, M.A.Birand’a kadar, yabancı/yerli bir çok isme mal edilmesi ve sahiplenilmesi, aslında anonim olan bu cümlenin, gerçeği ifade ettiğini teyit ediyor.

Oldukça ürkütücü ve rahatsız edici olan bu cümle, özellikle son yıllarda siyasi, sosyal, ekonomik ve demografik alanlarda yaşananlar/ yaşatılanlar çerçevesinde doğruyu ve gerçeği yansıtmıyor mu?

Gerçekten Türklere bırakılmış mı Türkiye’nin yönetimi?

İyilik ve adalet timsali tescilli Türkler, bu ülkeyi yönetse, çubuk diksen yeşerecek bu topraklarda, yoksulluk, adaletsizlik, küresel iblislere teslimiyet olur muydu?

Türkiye ismi ve Türkçeden başka, bu ülkede Türklerden ne var?

Ama yüzyıllardan beridir sadece hedef alınma var.

Tek gerçek bu.

***

Yahu içinde yaşadığımız dini, siyasi ve kültürel iklimdeki çürümenin kokusu insanım diyenin burnunun direklerini sızlatmıyor mu?

Akıl, adalet, ahlak, adap ve sevgi/saygı kavramlarının oluşturduğu ruh imha edilirken, geriye bir ceset ve bu cesetten yayılan koku hissedilmez mi?

Hissedildiği halde kimsenin rahatsız olmaması kokuya alıştığımızdan dolayı mı?

Çünkü çürümeyi izlemek de çürütücüdür ve seyredenler de bir süre sonra bu çürümenin bir parçası haline gelir.

Eğer varsa direnenler, onlar da direnme inadını bıraktığı noktada çürümeye başlar.

İşte tüm bu çürüme ve içten/dıştan kolaylıkla kuşatılmaya sebep olan, aklın işletilmesinin önüne geçerek, kitleleri ahmaklaştıran zihinsel kuşatmadır ve bir millet için en tehlikeli ve yıkıcı olan budur.

Zihinsel kuşatma uygulaması/operasyonunun din, dil, tarih, siyaset, yazılı/sözlü/görsel/ sosyal medya, edebiyat, teknoloji, bilimsellik örtüsü, new age tarikatları, zihin kontrol (*) yöntemleri gibi pek çok çeşidi var ve bütün bunlar eşzamanlı olarak sahneye konulur. Böylece kafa ambale edilip, düşünmenin önüne geçilerek, akıl bloke edilir.

Ülkesini seven ve oyunu fark edip vatanına sahip çıkmak isteyen akıl sahipleri bu konuya özel önem atfetmeli.                                                                                                                                    ***

Her insanın ve insan grubunun akılsızlaştırılma mekanizmaları farklıdır ve bunu hassasiyet dereceleri belirler, narkozda bu duruma uygun olarak verilir.

Günümüzde ahmaklaştırma mekanizmaları genişletilmiştir her katmanın ahmaklaştırıcısı farklıdır.

Mesela görsel medyaya bakalım.

Sıradan, sadece sabah işe gidip akşam eve yorgun dönen, çoğunluğun aklı, kitlesel bir ahmaklaştırıcı olan televizyonla uyuşturulur.

Kasıtlı ve sistematik bir şekilde yayınlanan, survivor (narkoz yeniden başladı), gelinim mutfakta, evlilik, kimin eli kimin cebinde olduğu belli olmayan ve ahlaksızlıkları aşina haline getiren sözüm ona kavuşturma programları, gayrimeşrulukları özendiren diziler ile yönlendirici haber ve tartışma platformları bunun için yeterlidir.

Üzerine ‘’bir yalanı büyük kalabalıklara çok yüksek sesle defalarca tekrarlarsanız, sonunda herkes inanacaktır’’ şiarını benimseyen siyasetçileri de ilave ettiğinizde güdeceğiniz kemik bir sürüye sahip olursunuz.

Milleti bir arada tutan değerleri, ruhu yok eden bu salgına kim, hangi güç göz yumuyor ve kim uyarı görevini yapmıyorsa sorumlu odur.

Akıştan da anlaşıldığı gibi devam edeceğim konuya ve kuşatmaya.

***

(*) Bkz. Sedat Şenermen, Kilitlenme., Sefer Darıcı, Subliminal işgal., Aydoğan Vatandaş, Agartha.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.