SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Akletme yoksa sonuç ne olur?

Yazının Giriş Tarihi: 26.08.2022 12:29
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.08.2022 12:29

Çok önemli olduğu için sıklıkla vurguluyorum;

Bu millete hissettirmeyecek incelikteki şırıngalar ve sayısız kanallarla enjekte edilen ve de alkışlanan ‘’akılsızlaştırma’’ operasyonlarını...

Çünkü aklın ve bilimin, bilimsel düşünüşün devre dışı kalması halinde akıldışılık, ahmaklık, ahlaksızlık ve çürüme zirve yapıyor.

Çünkü aydınlığı ifade eden aklın olmadığı ortamda oluşan cehalet bataklığında insanlık ve insani değerlerin hepsi kayboluyor.

Bu nedenle, artık bırakın devletin milleti sömürmesini, milletin milleti acımasızca ve alabildiğine sömürdüğü, her millet için kaynaştırıcı çimento kabul edilen orta sınıfın yok edilip, gerçek durumdan hareketle, milletin zenginler ve fakirler milleti olarak ikiye ayrıldığı bir aşamaya geçiş yapılıyor.

Her alanda, tutturabilenin tutturduğuna saldırdığı, buna mukabil yetkililerin ‘’şöyle yapacağız, böyle yapacağız’’ laflarının etkisini kaybettiği, söylemde denetimin, eylemde denetimsizliğin artık sıradanlaştığı, resmen ‘’mış’’ gibi yapmanın esas alındığı bir dönem yaşanmaya başlanıyor.

***

Şimdi kelli felli siyasetçilerin, yöneticilerin, medyanın, aydınların(!) bu çürümeyi görmemesi mümkün mü?

Mümkündür.

Çünkü onlarda ikbal, menfaat ya da korku kaynaklı olarak bu çürümenin parçası ve uzantısıdır.

Üstüne bu çürümeye dini anlamda referanslar, beşeri anlamda ‘’milli menfaat’’ kılıfları üreterek yapılanların meşruluğunu kanıtlamaya ve ikna etmeye çalışırlar.

Keza;

Çürümeyi izleyenlerde bu çürümeye dâhildir.

Çünkü sessizce izleseler bile o çürümeden kaynaklanan rahatsız edici kokular burnunun direğini sızlatırken, çürümenin artıkları ise ne kadar kaçsalar da yüzlerine saçılır.

Yani çürümeyi izleyenin de çürüdüğü bir gerçekliktir.

Çürümeye direnenlere gelirsek, o da direnme inadını kaybettiği zaman çürümeye başlar.

Bugün yaşadıklarımıza ve şikâyet ettiklerimize bu gözle de bakmak lazım.

***

Evet, bu millete uygulanan ‘’Akılsızlaştırma’’ suikastı, öyle bir operasyon ki, dininden ahlak anlayışına, töresinden tarihine, felsefesinden dil ve edebiyatına, kültüründen, müziğine ve üniversitesine, vakıflardan STK’lara kadar uzanan, uzun soluklu ve halen de devam eden bir dönüştürme projesidir.

Ve de ‘’dinselleştirme’’ ile yan yana ilerlemektedir.

Amaç toplumun, düşünce yeteneklerini felç ederek ahmaklaştırılması ve akıl dışılığa sürüklenmesi ve bu yolla, eğrinin doğru, yalanın gerçek, iki dilli ve ikiyüzlülüğün, samimi zannedilmesini sağlamaktır.

Bu arada dinselleştirmeden kastım, ‘’ılımlı İslam’’, ‘’diyalog İslamı’’, ‘’siyasal İslam’’ adı altında emperyalist emellere hizmet edecek içerik ve şekle büründürülüp dönüştürülmüş din soslu anlayıştır.

Bunu da aklı temel alan Kur’an’i damarın baskılanması ve akıl karşıtı olanların güçlendirilmesi ve de etkin hale getirilmeleriyle yapıyorlar. Akıl karşıtlığı sadece dini ideoloji çerçevesinde yapılıyor demek eksiklik olur. ‘’Akılsızlaşma’’ dinlerden sosyalizme, milliyetçilikten demokrasiye bütün ideolojilerde var ve yükseliyor.

Peki, insanların zihin, irade ve aklı üzerinde oynayarak, itaat eden ve güdülen bir sürü haline getirmeyi hedefleyen bir iblis yolu olarak “Ahmaklaşma” ve Akılsızlaşmayı durdurmak ve yenmek mümkün mü?

Mümkün.

Yenmenin yolu öncelikle onu görebilmek ve fark etmektir.

Sonra aklı yeniden elde etmek için mücadele gerekir.

Türkler şanslı bu konuda, çünkü kaynakları hazır…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..