SON DAKİKA
Hava Durumu

Bu tiyatroya gerek var mı?

Yazının Giriş Tarihi: 26.05.2026 23:04
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.05.2026 23:06

Dönüyor bir dolap, çarkı belirsiz,

Çağlayan bir su var arkı belirsiz,

Veysel neler satar, narhı belirsiz,

Ne müşteri gördüm ne hesap gördüm.

Bu mısralar, rahmetle andığımız seçkin ozanımız Âşık Veysel’in; hayatın durmaksızın dönüşü ve dünyanın geçiciliği ile ölüm gerçeğini felsefi bir dille anlattığı ‘’Dünyada tükenmez murat var imiş’’ türküsünden…

Ama bu dizelere Türkiye açısından bakıldığında artık belirsiz hiçbir şeyin kalmadığı rahatlıkla söylenebilir.

Artık bu ülke için yapılmak istenenler gayet net ama millet, sürekli sahnelenen cambaza bak oyununa doyamadığından cebinin boşaltıldığını anlamıyor.

Egemen siyasetin ise meşruiyet kaynağı olmaktan çıkardığı milletten koptuğu çok açık.

Her sabaha uyanıldığında olmazların oldurulması, yakın zamana kadar kamufle edilerek sunulan olay/gelişmeleri artık örtülmelerine gerek kalmadığını gösteriyor.

Belirlenen istikamete doludizgin gidiliyor artık.

Bu gerçeğe rağmen muhaliflerin önlerine konulan gündemle oyalanması, yasa, YSK, mutlak butlan, delege, alt mahkeme, kurultay başlıklarına odaklanması ile alınan karar ve uygulamaların sanki ortada herkesi bağlayan bir Anayasa varmış gibi aykırılık üzerinden değerlendirme ısrarı, bütünü ıskalatan parçalı bakış tuzağının başarılı şekilde işlediğini gösteriyor.

Oysa yapılması gereken resmin bütününü gösterecek, hakikatleri ortaya serecek bir duruş.

Henüz böyle bir ışık görünmüyor!

Çünkü başta CHP olmak üzere mevcut siyasi partilerin hiç birisi hala ülke yönetim sistem/düzeninin değiştiğini ve ne ile mücadele ettiklerini bilmiyor ya da bilmezden geliyor.

Hem de;

Ülkede, sistem/düzenin değiştiği ve zorla da olsa herkesin bu duruma uyacağını en yetkili ağız ve ABD büyükelçisi ifade ettiği halde.

Bu kadar körlük ancak kasıtla olabilir.

Çünkü hayata ve sürece her gün bakıp değişimi anlamak zordur.

Yani bugün ile dün ve yarın nerdeyse aynıdır. Bu nedenle bir ülkedeki 40 yıllık değişimi 3’er, 4’er, 5’er, 10’ar, 20’şer yıllık ya da 2000 ve 20026 yılından kesitler alıp karşılaştırarak anlamak mümkün olur.

Böylelikle fark edilmeyen birçok şey açığa çıkar.

Doğru kabul edilen bu yöntem iken, yıllık değil günlük ve anlık köklü değişiklikler yaşayan/yaşatılan Türkiye, bu yönteme aykırı dünyadaki tek istisna.

Her gün dünden farklı ve yarınlar daha da farklı olacak.

Türkiye’yi dönüştürecek proje doğrultusunda, nano uygulamalarla başlayıp gittikçe büyütülen parçaların bir bütün resim halinde birleştirileceği finale gidiliyor hızlıca.

Bu gözle bakıldığında, sermaye odaklı ekonomi, enflasyon, maden yasaları, açılım, sığınmacılar, eğitim, baskınlar, tutuklamalar, parti operasyonları, her türlü anlaşmalar ve sayılamayacak daha nice ayrıntılar, azıcık aklı olanların anlayacağı üzere bütünün gözden kaçırılmasını sağlayan parçalar.

Bu parçaların her birine, bütünden bağımsız kabul edilerek aşırı odaklanılması, körlük sebebi. Hem de burnunun ucunu bile göremeyecek bir körlük. Bu ise sadece burnunun ucuna odaklanmakla mümkün ve Türkiye, bahsedilen resmi gerçekleştirmekle görevli olanların dışında burnunun ucunu göremez bir halde.

Burnumuzun önündeki adım adım gerçekleştirilen/çizilen resim ortada.

Siyasal dincilerin, kendilerini vatanın, milletin ve dinin asıl sahipleri olarak görmeleriyle uyumlu biçimde yabancı/dinsiz gördükleri Atatürk’e, dar-ül harp olarak niteledikleri Cumhuriyet’e karşı olan hınç, kin ve nefreti, emperyalist iştahlarla birleştirerek, milleti yeniden reaya(sürü)’ya, ülkeyi ise akıl ve aydınlanmadan uzak kimliksiz bir mozaik yapıya dönüştürmek istedikleri ve epeyce yol aldıkları ortada.

Artık dönen dolaplar da döndüren çark da suyun arkı da narhı da müşteri de hesap da sahip zannedenler de belli!

Tiyatro oynamaya gerek var mı?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.