SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Cinsiyetsiz toplum saldırısı!

Yazının Giriş Tarihi: 20.06.2022 17:55
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.06.2022 05:55

Bugün artık hepimiz şahit oluyoruz ki -fark etmesek de- ülkemiz büyük tehlikelerle karşı karşıya.

Adeta dört yandan, içerden dışarıdan yapılan kuşatma ve saldırı altında olduğumuz gerçeği, pragmatist yaklaşımla parçalı/seçmeli ve kırıntılı olarak sunulmakta ama gerçeklerin bütünü ve esası milletten gizlenmektedir.

Üniversiteler, basın, TV kanalları ve aydınların(!) büyük bölümü, toplumu aydınlatma görevini yerine getirmedikleri gibi saldırılara da çanak tutma pozisyonunda.

Bu ihmal ekonomik ve siyasal olaylar için zaten geçerli ama özellikle sosyal ve kültürel olaylara bakıldığında, yaşananların bir gözden kaçırma ve acelecilikle bu millete yönelik bir imha hamlesine dönüştüğü açık.

Ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel olarak dönüştürülmek, sömürgeleştirilmek ve bitirilmek tehlikesi ile karşı karşıyayız ama hem egemenler hem de millet survivor izler gibi seyrediyor.

***

STK/Vakıflara sürekli değiniyorum çünkü bizi bu coğrafyadan sürecek her hamlenin, her taşın altından, kesintisiz tarihsel/dini arka plan bilinçleriyle, alternatifli plan ve ısrarlı/riyakâr/yüzsüz faaliyetleriyle onlar çıkıyor.

Maalesef ülkeyi yönetenlerde bunu anlayacak tarihi/dini bilinç, feraset ve liyakat olmadığı için ahlak, aile ve dayanışma başta olmak üzere her alanda dibe çekiliyoruz.

Onlara zemin hazırlayan kendi hatalarımızdan kaynaklı siyasal ve ekonomik saldırının yanında sosyal ve kültürel saldırıya da dikkat derken, değinilecek birçok alan yerine (aile, çocuk/genç, kadın/erkek, eğitim vb.) sadece bir örnek bile vahameti göstermeye yetecektir.

***

Bu çerçevede, Prof. Ahmet Akın’ın medyaya yansıyan tespiti muhakkak dikkat çekmiştir.

Akın katıldığı bir panelde; ‘’Cerrahpaşa'da 4 bin kız erkek olmak, Zeynep Kamil'de de 2 bin 700 erkek kız olmak için bekliyor" açıklamasını yaptı. Bu rakamlar sadece İstanbul’da ve kayıtlı olanlar. Varın düşünün kayıtsız, yurtiçi ve dışı rakamları.

Şimdi bu durumla yabancı STK/Vakıfların ne ilgisi var denebilir o zaman önce ilgilerine sonra da hedeflenen amaca ve dini yönüne bakmaya çalışalım.

Aslında bu ilginin, vahim dini/toplumsal sebep ve sonuçları, doğal olarak iktidarların alanında ama dindarlık iddiasındaki iktidar her şeyde olduğu gibi çok rahat.

Önce bir hatırlatma yapayım.

Daha önceki yazılarımda değindiğim gibi masum(!) görünüşlü ama kuzu postuna bürünmüş bu çakalların öncelikli amacı, sistemli bir şekilde ve inatla, belirli kavram ve görüşleri yerleştirmek ve de toplumu tetikte tutan yerli kavramları unutturmak. Bu yolla toplumun düşünce dünyası ve ahlakının içini boşaltarak, kukla haline getirdiği toplumu kullanmak.

Zaten bu amaç ülkemizde yeterince başarılı bir şekilde uygulanmış ve uygulanmaktadır.

***

Cinsiyetsiz toplum projesinin küresel egemenler ile siyonizmin hedefi olduğunu hatırlatarak devam edeyim.

Ülkemizde, İstanbul merkezli bir dernek var: Kısa adı SPoD olan, Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği.  

2011 yılında bir grup akademisyen, hukukçu ve aktivist(!) tarafından kurulan, hak temelli(!) ve hizmet yönelimli(!) çalışma yürüttüğünü ifade eden bu derneğin kuruluş ilkeleri, heteroseksizme (karşı cinse ilgi duyan), patriyarkaya (ataerkil) ve militarizme karşı olmak. Esasında bir LGBTİ+ örgütü. (İ=İntersex: Hem erkeksi hem kadınsı cinsiyet özellikleri, + =diğerleri)

Şimdi sıkı durun.

Bu derneğin destekçileri ABD Büyükelçiliği, Friedrich Ebert ve Heinrich Böll Vakfı.

Soralım sarsması gereken soruları o halde.

Dünyada en çok silah satışı yapan, yaklaşık 110 ülkede üssü bulunan, yalan ve sudan gerekçelerle savaş çıkarıp katliamlara sebep olan, savaş kışkırtıcısı ABD militarizme karşı mıdır sizce?

Zalim kapitalizmin bir numarası, heteroseksizme, patriyarka, militarizme karşı olup, emekten ve adaletten mi yanadır sizce?

Almanya, Türkiye’deki ‘’heteroseksizmi’’ ve ‘’patriyarkayı’’ niçin kendine problem eder sizce?

Niye para verir, bu kuruluşları niye desteklerler, normali nedir bunların?

Hiç boşa para akıtırlar mı bu vampirler sizce?

Türklerle dertleri nedir sizce?

(Devam edeceğim bu acil ve çok önemli konuya.)

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..