SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

İç sömürü ve yeni tipoloji

Yazının Giriş Tarihi: 24.01.2022 13:33
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.01.2022 01:33

Hamasete dayalı yönlendirmelerle, öyle bir hale geldik ve getirildik ki;

Siyaset, ekonomi, din, dış/iç politika, kültür ve sanatta ya önünüze konulan/dayatılan paket doğruları kabul edeceksiniz ya da linç edilip hedef tahtası yapılacaksınız.

Bu saydığım başlıkların her birinin belirli ve tek bir yoruma dayalı tekeli oluşturularak hem anında devlet(!) yaptırımı hem de trol müfrezeleri ile itibar kaybı gerçekleştiriliyor.

Hani nerde can, mal, nesil, akıl/düşünce, din emniyeti hassasiyeti ve adalet?

Neyse esas konumuz ekonomi…

Evet, bu ülkeye serbest piyasa ekonomisini dayatarak, açık pazar haline gelmemizi sağlayan 12 Eylül darbesinin esas amacı gerçekleşti.

Gerçekleşti ama artık net olarak anlaşıldı ki, dünyada tek geçerli ve alternatifsiz ekonomik sistem olarak bize dayatılan, uğruna bu ülkenin birçok değerinin canı pahasına darbe yaptırılan sistem, meğerse kurum ve kurallarından soyutlanmış bize özgü bir ‘’ekonomik yamyamlık’’mış.

Bu millet, hükümetlerin vergi adaletsizliği ve dolaylı vergilerle emeğinin eksiltilmesini, cebinin sürekli olarak zamlarla delinmesini sineye çekti.

Ama şimdiki gibi, yamyam ahlaklı(!) ekonomik anlayışın ağır çift sarmalına hiç maruz kalmadı.

Bir yandan yönetme erkini elinde bulunduranların duyarsızlık ve yetersizlikleriyle en temel insani ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelirken, diğer yandan milletin, yine millet tarafından acımasız fırsatçılıklarla soyulduğu bir meta haline indirgeniyor.

En kötüsü de bu.

Yani ‘’kazan-kaybet’’, ‘’ya o-ya ben’’ formülü. Hiç kimse ‘’hem ben hem de o’’ yani ‘’kazan-kazan’’ alternatifini düşünmüyor ve bir iç sömürü hali yaşıyoruz.

Bakın ev, arsa, otomobil, gıda fiyatlarına. Herkes birbirini çarpma, kandırma ve istismar peşinde.

Ya yönetenler…

Bilmiyorlar mı her türlü mal/malzeme de girdi fiyatlarını yani enerji, ilaç, gübre fiyatlarını düşürmeden, destekleme yapmadan fiyatlarda düşme olmayacağını?

Bu doğalgaz, elektrik, yakıt fiyatları ile insanların perişan olacağını bilmiyorlar mı?

O meşhur sağlık reformu(!) ile özel hastanelerde, dershanelerde, ilaç alımlarında, özel okullarda soyulmuyor muyuz?

Şehir dışına bir çıkın bakalım, fahiş fiyatlı ve her etapta para yazan otoyollarda ve litresi 2’ye katlamış yakıtla sonucu görün.

Belki de amaç pandemi katkısıyla insanları dışarı çıkamaz hale getirip şehirde hapsetmek.

Bakın toplum bunalımda. Rasyonel akıl kayboluyor. Niye mi? Aklı başında hiçbir toplum, 8.30 TL olan doların, 18.30 seviyesine çıkıp, 13.50’ye düşmesini başarı diye alkışlamaz. Sanki sanırsınız ki 8.30’dan, 13.50’ye düştü.

Birilerine döviz cinsinden garanti sağlanıp, yükün milletin sırtına yüklendiği sayısız örneğin yanında sadece bu operasyon bile ülkede hangi tipolojinin öne çıkarıldığını göstermeye yeter.

Bu tipolojinin siyasi yansıması ise başarılı olabilmek için, gereğinde sevgiyi, cehaleti, dini inançları, milli hassasiyetleri, sanatı, edebiyatı ve şiiri, gereğinde Atatürk’ü sömürecek, burnundan kıl aldırmayacak kadar otoriter ve kibirli olacak, konumunu muhafaza etmek için saldırgan ama vicdan azabına düçar olmamak içinse çevreyi gözü görmeyecek kadar benmerkezci ve narsist olacaktır.

Velhasıl seçilen/seçtirilen yolun sonunda karşılaşılan manzara budur. 

Müslümanlığı kimselere bırakmayanların, serbest piyasa ekonomisi ile asla bağdaşmayacak İslamiyet’i pazar ahlakı doğrultusunda yorumlayabilmiş olması, kapitalist putperestlikle uzlaşıp ülkeyi ekonomik yamyamlığa teslim etmesi ne büyük bir trajedidir.

Ve bu trajedinin, herkes tarafından ödenecek bir bedeli olacaktır…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..