SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Kurucu lider Atatürk’e haksızlık!

Yazının Giriş Tarihi: 16.11.2021 11:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.11.2021 11:01

Çok ilginç değil mi?

Büyük Selçuklu Devleti devam ederken, Anadolu Selçuklu devletini kuran Süleyman Şah’a övgü,

Anadolu Selçuklu Devleti, Moğol müdahalesi sonucu yıkıldığında, yıkılan devletin temellerinden yeni ve diri bir Türk devletini kuran, Selçuklu uç beyi Osman Bey’e övgü,

Ama konu, Osmanlı’nın yetiştirdiği bir asker olan Mustafa Kemal’e gelince, bir kesim (başta siyasal İslamcı, liberal, ikinci cumhuriyetçiler) tarafından yapılan, her türlü iftira ve suçlama...

Küreselci Liberalleri, ikinci Cumhuriyetçileri anladık ama siyasal İslamcıların inandıklarını söyledikleri Kitap’ın hilafına, hem de ahlakilik ve vefa gözetmeden yaptıkları çok ilginç!

Doğruluğu, niyeti, hedefi, bağlantıları sorgulanmayan şahıs merkezli nakil bilgilerle, zanna dayalı hükümler akli ve adil mi?

Ne yapmış, Mustafa Kemal?

Osman Bey’in yaptığını.

Üstelik yedi düveli hizaya getirip, lime lime edilen bir ülkeden, geçmişte parya/kul muamelesi gören milletin, egemenliğine dayalı dipdiri, çağdaş, saygın bir devlet kurmuş.

Ve Müslüman Türk’ün kalbi olan İstanbul’dan işgalcileri defetmiş.

O zaman, kurucu liderler arasında, modern zamanların en büyük ulus kurucusu Mustafa Kemal aleyhine yapılan ve aklı olanın (kiraya vermediyse) kabul etmeyeceği bu ayrımcılığın başka sebepleri olmalı.

Sorgulamaya çalışalım;

Konu Laiklik ilkesi ise; bunu 1050-1060’lar da ilk uygulayan Sultan Tuğrul.

Yani Fransızlar, Türklerden aparmış.

Zaten, Atatürk Nutuk’ta ‘’İşte biz aynen böyle yapıyoruz’’ diyerek Sultan Tuğrul’u izlediğini ilan etmiş.

Konu İslam ise; millet, kurumlaşmış din bezirganlarının tezgahına düşmesin, dinini kendi dilinde öğrensin diye 1000 yıldır yapılmayan çeviriyi, dönemin en yetkin alimine, yaptırmış. Bugün eğer, İslam’ın kaynağı olan Kur’an’ı, Kur’an’dan, Kur’an’ca öğrenme şansı varsa, bu yolu açan, öncülüğünü yapan Mustafa Kemal’dir.

Konu rejim yani Cumhuriyet ise; kişiye teslimiyeti, özgürlükten yoksunluğu içeren kulluktan, tebaa olmaktan, Allah’ın kuluna bahşettiği özgür irade ve hakları içeren vatandaşlık statüsünü getirmiş.

Gerçekleştirdiği tüm devrimlerin, Türk tarihin de kaynağı, karşılığı var.

Ayrıca, Cumhuriyet’in kuruluşundan beri, Anadolu’da en üst seviyede toplumsal uzlaşıyı sağlayan tek lider Mustafa Kemal.

Kuruluştan bugüne kadar, herhangi bir ideoloji, herhangi bir parti, onun gibi toplumun bütününü sarıp sarmalayacak bir politika üretmiş mi?

Yok.

Peki, Mustafa Kemal’i eleştiren, muhalif olanların sahip oldukları düşünce ya da ideolojinin, o günkü koşullarda başarılı olacağına ve ondan daha doğru sonuçlara yol açabileceğini iddia etmek mümkün mü?

Kimse böyle bir iddia da bulunamaz çünkü Türkiye’de ki hiçbir ideolojik görüşün, hiçbir yaklaşımın, Mustafa Kemal’in sahip olduğu itibar, saygı, sevgi, otorite ve iktidara sahip bir lideri olmamıştır.

Atatürk’e muhalif ideoloji ve politika üretenlerin, toplam 83 yıllık zamanları olmuş, ancak O’nu alt edemedikleri ve aşamadıkları gibi, sonunda isteyerek veya istemeyerek O’nun çizgisine yaklaşmışlar ve halen de yaklaşmaya devam ediyorlar.

Daha da yaklaşacaklar…

Yüzyıl sonra emperyalist güçlerin, bölgeyi yeniden düzenlemek için hareketlenmeleri, anti emperyalist mücadeleyi ve Atatürk’ün fikirlerini öne çıkarıyor.

Atatürk’e muhalif olanlar, O’nun bu kadar uzun süreyle toplumu büyük ölçüde sarmalayan düşünce ve uygulamalarının başarısının sırrını araştıracağı yerde, zamanlarını O’na saldırarak boşu boşuna harcamışlardır.

Görünen, bilinen gerçekler böyle ama yine de tam açıklayıcı değil çünkü Mustafa Kemal’e muhalif olanların kullandıkları tasvip edilemez ağır dil ve takıntının beşeri, dünyevi ve uhrevi başka sebepleri olmalı…


 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..