SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Nefret tüccarları!

Yazının Giriş Tarihi: 07.02.2022 12:03
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.02.2022 12:03

Başlık, Batılıların ‘nefret tacirleri/tüccarları’ anlamında kullandıkları ‘’hatemongers’’ teriminden alıntı…

Bu terim aynı zamanda felaket tellalları, nifakçı, fesat ve nefret yayan kimseleri tanımlamakta da kullanılıyor.

Nefret suçları ABD’de, 1985’te yasalaşan bir suç şekli.

Gerekçesi ise; ABD kongresinin nefret kaynaklı suçların, toplumun huzurunu bozduğunu, güvenliğini tehdit ettiğini ve aşırı derecede bölücü olduğunu saptamış olması.

Daha çok düşünceyi ilgilendiriyor, bu yönüyle de mesaj suçları olarak kabul ediliyor. Yani saldırganın aslında yaptığı belirli bir gruba, düşünceye ‘’istenmedikleri’’ mesajını içeriyor.

Ancak bu yasanın belirli grupları korumak amaçlı çıkarıldığı da aşikâr.

Mesela, Yahudi soykırımının olmadığı iddiası suçtur.

***

Türkiye’ye gelecek olursak;

Özellikle son 15 yıl olmak üzere, son zamanlarda dozunun gittikçe arttığı, ötekileştirme amaçlı bir nefret dilinin egemen olduğunu söylemek mümkün.

Öyle bir dil kullanılıyor ki bu dilden cesaret alanların milletin ortak değer ve sembollerine yönelik eylem/fiilleri, zaten ekonomik olarak gerilmiş toplumsal fay hatlarını telafi edilemeyecek ölçüde zorluyor.

Ülkemizdeki siyasetçilerin politika üreticiliğine değil de satıcısı ve komisyoncusu olmaya soyundukları, politikanın tezgâhtarlığını yaptıkları ve bunu nerdeyse gelenek(!) haline getirdikleri ve bunun onlara yettiği biliniyor.

Bu uğurda araçsallaştırdıkları/ kendilerine göre yorumladıkları din ve vaatlere dayalı popülist politik uyuşturucuları ile milletin sağlıklı düşünme yetisini hasarlamayı ve dar görüşlü, dışlayıcı ve de ötekileştirici bir dindarlık anlayışını hâkim kılmayı tercih edebiliyorlar.

Güç ve tahakküm ihtirasları öyle bir hale gelmiş ki, kullanmakta beis görmedikleri nefret içeren karşılıklı ağır ve zehirli dilin, toplumumuzda siyasal şiddeti ve ideolojik saldırganlığı artık sıradanlaştırmaya başladığı görülemiyor.

(Düşünüyorum; bu kadar yanlış olan, tehlikeli olan nefret odaklı dil, söylem ve uygulamalar normalde aklın alacağı şeyler değil acaba geçmişte birçok kez örneğini gördüğümüz testlere tabi tutularak, ülke/millet üzerine bilmediğimiz oyunlar ve hedefler mi gizleniyor diye?)

Tamam, kendilerini muhafazakâr dindar olarak tanımlayanlar, iktidar ayrıcalıklarını sürdürmek için ve ideolojileri(!) uğruna ahlak ve vicdandan bağımsız –çünkü ahlaki tutarlılıktan yoksun- her türlü söylem ve uygulamayı mubah görebilir ancak muhalefetin de toplumu kucaklayıp ikna edecek çözümler yerine kolaycı bir şekilde aynen karşılık vermesi, millete kamplaşma olarak yansıyor.

Kamplaşmanın tabi sonucu olan ‘’biz’’ ve ‘’onlar’’ söylemi ile ‘’ortak iyi’’ nasıl yakalanacak?

Kişilerin, grupların, kitlelerin doğru(!) bildiğini sorgulamaya kalktığında hemen küçük düşürme, aşağılama, düşmanca suçlama yapılıyor ki, gerçeklik doğrularını tehdit etmesin.

Bu milletin selameti için öncelikle ve özellikle siyasilerin, çıkar odaklı nefret tüccarlığından vazgeçmesi gerekiyor.

Sayın Cumhurbaşkanı, sadece ekonomiye has kılarak seçici davrandığı ‘’nass’’ları, iletişime, kişilere, milletin tümüne yönelik olarak dikkate alırsa ortak iyi’’ çok çabuk yakalanabilir.

Çünkü ‘’nass’’lar, düşünce ve inanç hürriyetine, irade serbestiyetine, tercih hakkına ve adalete vurgu yaparak, ‘’iyi insan’ ’olmayı buyurur, nefret dolu, kibirli, kindar insan olmayı değil…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..