SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Yine kandırıyorsunuz

Yazının Giriş Tarihi: 28.02.2022 11:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.02.2022 11:05

Yazının başlığına bakınca kim ya da kimler kandırıyor sorusu geliyor aklımıza doğal olarak.

Dünya’daki yazılı ve görsel medya ile internet ağlarının yüzde 75’ini kim elinde tutup kontrol ediyor ve ülkeler içindeki gönüllü tutsaklarla birlikte çoğunluk algısını istenilen yöne çekiyorsa, onlar kandırıyor elbette.

Batı emperyalizmi tarihi hedefleri doğrultusunda bilgi kirliliği başta olmak üzere her şeyi çarpıtabilir ve planlı kaypak ince mesajlarla zihinleri bulandırabilir ama bizimkilerin anında saf tutup, onların söylemiyle taraftarlığa soyunması artık şaşılacak bir durum değil.

Çünkü bu ülkede uzun zamandır, kendisinin yeryüzünde ne anlam ifade ettiğini, kimliğini, rengini, nerde durması gerektiğini belirleyen ne bir politika ne bir parti ne de bir çaba var.

Üstüne, üzerinde mutabık kalınan bir ahlak sistemi yerine herkesin kendine yani kişiye özel ve beklentiye ayarlı bir ahlakı(!) oluşmuş.  

E, o zaman tutarlılık da olmuyor. Yaşananlar bunu ispatlıyor zaten.   

Anlı şanlı siyasilerin, gazetecilerin, aydınların(!), analistlerin(!), ‘’Merak etmeyin Rusya- Ukrayna savaşı çıkmaz’’ şeklindeki havalı, bilmiş, emin hallerinin hayal olduğu, dünyadaki gelişme, olay ve resmi okuyamadıkları bir kez daha çıktı ortaya.

Ama ne gam, hiçbir mahcubiyet duymadan bu seferde anında pozisyonlarını güncelleyip, Batı’nın, ırkçı, uygarlaştırmacı, misyonerci özü görmezden gelinip, çifte standartlı çoğulcu demokratik(!) yapısına, insan hakları(!) ve özgürlükler hamiliğine(!) yaptıkları güzellemeler ve meşrulaştırmalarla sahnede yer almaya devam ediyorlar.     

Geçen yazıların birinde, bu güzellemeler yapılan Batı demokratik(!) yapılarının patolojik olarak ikiyüzlü, riyakârca olduğunu, tarih boyunca kendi dışındaki Milletlere barbarlık ve aşağılama olarak yansıdığını belirtmiştim ama celladına duyulan aşk ya da zihinsel tutsaklık kör ediyor.

Eski bir CIA başkanı söylemişti; ‘’Hedef, insan zihnindeki savaşı kazanmak’’ diye.

Durumumuza bakıldığında, zihnimizi işgal edip, akıl tutulması/kilitlenmesini sağladıklarını söylemek mümkün. Yani hedeflerine ulaşmışlar.

Böyle olunca da gerçekler algılanamıyor, idrak mekanizması çalışmıyor, dün de olanlar unutuluyor, analiz yetenekleri dumura uğruyor.

Buna bir de ABD’nin ekonomik, askeri ve şantaj siyaseti korkusu da eklenince tutsaklık katmerleniyor.

Bir kere Rusya-Ukrayna üzerinden bize demokrasi(!) dersi verenler ABD/Batı’nın daha yakın tarihlerde demokrasi, özgürlük, insan hakları maskesi kandırmacasıyla Irak’ı, Afganistan’ı,

Suriye’yi, Libya’yı parçalayıp, onbinlerce insanın ölümüne, tarihi ve yeraltı zenginliklerini tarumar etmesine, masum kadın ve çocuklara tecavüzüne, şehirlerin yağmalanmasına, ölümlere yol açan göç dalgalarına sebep olduğunu unutmalarının ya da ses çıkarmamalarının adı tek kelimeyle zihinsel tutsaklıktır.

Aynı şeyi ABD yapınca doğru çünkü onlar insanlığı, demokrasiyi, medeniyeti temsil ediyorlar ama Ruslar ya da başkası yapınca yanlış öyle mi? Alın size ahlaki çöküntü sebebi.

Söylemeye çalıştığım şey çelişkileri yansıtmak. Resmi anlamaya çalışmak. Yoksa bir insanlık dramı olan savaşı kimse istemez.

Ancak gerçek şu ki, yeryüzünde fitne çıkaran, bozgunculuk yapan, kan döken iblis egemen insanlar oldukça ki varlar, savaşlar olacak ve olmaya da devam edecektir. Bunu anlayıp, karşıt tedbirler almak insani bir borçtur.

Bizim ise meselelere ülke menfaatleri ve güvenliğimiz açısından bakmamız ve Rusya ile kesinlikle hasım olmamamız gerekmektedir.

Peki niye?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..