SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Zırva salgını!

Yazının Giriş Tarihi: 01.08.2022 11:46
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.08.2022 11:46

Görünen o ki, hali hazırda bizi kuşatan salgınlardan kurtulamayacağımız gibi, bu kafayla sürekli salgından salgına da savrulacağız.

Virüs salgını, LGBT/cinsiyetsizlik salgını, postmodernizm salgını, kültürel saldırı salgını, görsel dindarlık salgını, şiddet salgını, zulüm salgını, yokluk/yoksulluk salgını derken şimdi de aslında hep mevcut olan ama görmezden geldiğimiz ve saydıklarımızın en baş sebebi olan ‘’akıl dışılığın’’ yancısı/yansıması olan ‘’zırva’’ salgını revaçta.

Saçma sapan, boş, anlamsız, mantık dışı olana ‘’zırva’’ denildiğini herkes bilir ama kimseden de ses çıkmaz.

***

Özellikle son yıllarda hatta son aylarda, yaşadıklarımıza bakıldığında net olarak söylenebilecek şey;

Ülkede bir ‘’zırva’’ rüzgârının başladığı/başlatıldığı ve gittikçe de yaygınlık gösterdiği gerçeğidir.

Siyasette, ekonomide, kültürde ve en önemlisi her şeye payanda yapılan din ve dini konularda bile zırvalığın en uç örnekleri yaşanıyor.

Mevcut bütün değerlerin istismarı ile birlikte dinin de etine, sütüne ve hatta iliğine kadar sömürülmesi nerdeyse sıradanlaştı.

Yaşananlar, tam da Muaviye’nin dişi deve olayını çağrıştırıyor.

Zaten perşembenin gelişi, çarşambadan belli değil miydi?

Asırlardır İslam içindeki ‘’akıl mı üstündür, nakil mi?’’ çatışmasında, nakilcilerin egemen olmasıyla,’’ akıl dışılığın’’ her türlü renginin bu milletin sağ/sol/liberal/muhafazakâr her kesimine bulaştığını anlayamadık mı?

Eğer aklı esas alanların kurduğu şu memlekette bugün;

‘Cüppeli’ lakabıyla anılan zat ve benzerleri, İbn-i Sina ve Farabi gibi aklı esas alan, dünya biliminin akışını değiştiren iki önemli alimi kafir olarak niteliyor ve kimseden tepki görmüyorsa bu bir teslimiyet değil midir?

Gördüğümüz ve gittikçe artan tüm akıldışı zırvalıklarda, bu kesimlerin hepsinin rolü var.

Hâlbuki bilinen bir gerçektir; ciddiye alınmayan, müdahale ve mücadele edilmeyen her zırva/saçma, gün gelir seni/toplumu kuşatır ve tutsak eder. Geçiştirilen, önemsenmeyen her zırva yayılır.

Ve maalesef bu millete akıl dışılık dayatılmış ve de başarılı olunmuştur.

***

İnsanın beceriksizliğini Allah’a mal edip, yaratıcıya iftira atma cüretini hem de din adına gösteren Diyanet açıklamasına bir anda gelinmedi, bu gayri İslami ve gayri insani zemin, yıllardır elbirliğiyle bütün kesimlerce oluşturuldu.

Yani demem o ki, zırva sağanağına sebep olan bu akıl dışı zemininin oluşmasında sadece siyasal dincilerin payı yok, sağcı, solcu, milliyetçi, liberal, Cumhuriyetçi, Atatürkçü herkesin payı var.

Daha Adalet ve Kalkınma Partisi ortada yokken;

Astronot Neil Armstrong, Ay’da ezan sesi duyup Müslüman olmuştur,

Kaptan Cousteau, denizlerin birbiriyle karışmamasını Kur’an’dan okuyunca, Müslüman olmuştur, haberlerini bu millete pompalayan,

İçinde Allah yazıyor denilen ağaçları, domatesleri, bilumum meyveleri TV’ler de huşu içinde gösterenler,

Bazı tarikat ve cemaat büyüklerinin(!) önünde, diz kırıp, vecd(!) halindeki emre amade görüntüleri servis edenler,

12 Eylül’den sonra bir ideolojinin mensuplarını kalabalık kafileler halinde, aklı reddeden mistik/irrasyonel dini yapılara götürüp, teşvik eden, görüntüleri paylaşanlar bu sistemin organları değil miydi?

Bir başka örnek;

Türkiye’de kendini Atatürkçü/Cumhuriyetçi olarak gören Sözcü, Cumhuriyet, Halk TV ve benzerlerinin hepsinde astroloji köşesi ya da yayını vardır.

Yahu aklı ve bilimi savunan bir kurum astroloji safsatası verir mi?

Verirse akıldan, bilimden söz edebilir mi?

Çünkü astroloji masum değildir, bir akılsızlaştırma aracı ve bir kitle uyuşturucusudur. 

Veya bir şeyhin tarikatı, aklı dışlamasıyla Kur’an’ın açık emirlerine aykırı da evrene kuantum mesajları gönderen ‘’new age’’ tarikatları akla/bilime çok mu uygun?

Türbelere çaput bağlayıp dilek de bulunmak, para atmak zırvalık da burçlara, tarot/kahve falına, astrolojiye inanmak zırvalık değil mi?

Şeyhi hayal etmek, resmini önüne koyup rabıta kurmaya çalışmak akıl dışılık da bulutta, dağda Atatürk silueti görmeyi ilahi alamet saymak çok mu akli?

Büyük önder ‘’Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir’’ diyerek kâinat ve insan kitabına işaret etmişken...

***

Bu zırva iklimi ve görünüşte farklı gibi olsalar da zihinlerdeki zırva kardeşliği ile yeşertilen bu zemin üzerinde siyasal dincilerin de görsel dinciliklerinin avantajıyla tekellerinde gördükleri dini, zırvalıklarına gerekçe yaparak, öncüllerini geçmeleri beklenen şeydir.

Bu nedenle, bir siyasi lideri kastederek, ‘’O’na dokunmak ibadettir’’, ‘’falan partiye oy vermek sevaptır’’, ‘’bakara, makara’’, ‘’madencilikte ölmek kaderdir’’ ve daha sayılamayacak kadar fazla sayıda siyasal/ekonomik ve Diyanet’in Allah’a iftira atması gibi daha çok zırvalar yağmaya devam eder.

Bu gidişle belirli uygulamalar karşılığında Hristiyan din adamları gibi cenneti de vaat edebilirler. Çünkü müstağni-kendini yeterli görme- bir ruh hali var gibi.

Velhasıl, Yunus Suresi 100. Ayette bahsedildiği gibi, aklımızı kullanmak işletmek yerine, bir de ayet hilafına aklı tu kaka ilan edip, akıl dışı bir halin doğurduğu zırvalıklar içinde yaşamaya devam ettikçe:

Üzerimizden pislik, musibet, bela, yokluk/yoksulluk, emniyetsizlik ve de huzursuzluk kalkmayacaktır.

***

Dipnot1:

Üç kitap olan evren, insan ve Kur’an’daki her şey Allah’ın işareti/ayeti, hepsi yaratılış gayelerine uygun hareket ediyor, her nesnenin içini açıp bir şey bulup yakıştırarak, hayret nidaları atmak daha gizem yüklü galiba…

Dipnot2;

Sedat Şenermen’in Kur’an açısından tevhit, tesbih ve takdis bağlamında, Diyanet fetvasına yönelik yazısının okunması aydınlatıcı olacaktır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..