SON DAKİKA
Hava Durumu

#Antep Fıstığı

Söz Bursa - Antep Fıstığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antep Fıstığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Asla hamur olmaz! Tam ölçülü Bursa usulü Kadayıf tarifi Haber

Asla hamur olmaz! Tam ölçülü Bursa usulü Kadayıf tarifi

Günümüzde her köşe başında rastladığımız, çıtırlığıyla iştah kabartan kadayıfın kökleri, aslında sanılandan çok daha eskiye, 11. yüzyılın ihtişamlı Selçuklu saraylarına kadar uzanıyor. Dönemin saray kayıtlarında "Aşhane" listelerinin en başında yer alan kadayıf, o yıllarda sultanların ve devlet erkanının en önemli enerji kaynağı olarak tescillenmişti. Savaşçı bir toplum olan Selçukluların, zindelik kazanmak için tükettiği bu "kayıtlı tatlı", zamanla bir gelenek haline gelerek Anadolu'nun her köşesine yayıldı. Peki, bu eşsiz tatlı ismini nereden alıyor? Dil bilimciler ve tarihçiler, "kadayıf" kelimesinin kökeninin "kadife" anlamına gelen Arapça "kade" kelimesinden türediğini belirtiyor. Tatlının tel tel dökülen ince yapısı, yumuşak dokusu ve ağızda dağılan o kendine has zarafeti, ona bu ismin verilmesine neden olmuş. Kısacası kadayıf, ismiyle müsemma bir şekilde, yüzyıllardır sofralarımızda bir "kadife" yumuşaklığı ve sultan sofrası ağırlığıyla yer almaya devam ediyor. Bu tatlı, klasik kadayıfın o ağır şerbetini sütle kırıyor; hem çıtır kalıyor hem de sütlü tatlı hafifliği veriyor. Malzemeler: Tam Ölçülü Bursa Usulü Tarif Malzemeler: *500 gr taze tel kadayıf *200 gr eritilmiş tereyağı *1 kase iri dövülmüş ceviz veya antep fıstığı Şerbeti İçin: *4 su bardağı şeker *4 su bardağı su *Birkaç damla limon suyu (Püf Noktası: Şerbet soğuk, kadayıf sıcak olacak!) Kadayıfı Hazırlama 500 gr taze tel kadayıfı derin bir kaba alın ve elinizle nazikçe didikleyerek telleri birbirinden ayırın. 200 gr eritilmiş (ama yakılmamış) tereyağını kadayıfların üzerine gezdirin. Kadayıfın her telinin yağlandığından emin olana kadar güzelce harmanlayın. 3. Adım: Tepsiye Dizme Fırın tepsisinin altını hafifçe yağlayın. Yağladığınız kadayıfın yarısını tepsiye yayın ve üzerine bir tepsi yardımıyla iyice bastırın (Kadayıfın sıkışması, dağılmaması için kritiktir). Orta kata iri dövülmüş cevizi veya antep fıstığını bolca serpiştirin. Kalan kadayıfı da cevizin üzerine eşit şekilde yayın ve yine üzerine kuvvetlice bastırarak düzleyin. 4. Adım: Pişirme Önceden ısıtılmış 180°C fırında, altı ve üstü nar gibi kızarana kadar (yaklaşık 35-40 dakika) pişirin. 5. Adım: Buluşma Anı Kadayıfı fırından çıkarın ve ilk sıcağının çıkması için 2-3 dakika bekleyin. Sıcak kadayıfın üzerine soğuk şerbeti her yerine gelecek şekilde gezdirin. Tatlı şerbetini çekip oda sıcaklığına gelene kadar en az 2-3 saat dinlendirin.

"Ekmek değil, limon yakıyor": Ramazan öncesi zam şampiyonu belli oldu Haber

"Ekmek değil, limon yakıyor": Ramazan öncesi zam şampiyonu belli oldu

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerinde fiyat hareketlerinin incelenerek geçen yılın Ramazan ayı ile fiyatlarıyla karşılaştırıldığını belirterek, "Bu yıl markette 39 ürünün 32'sinde fiyat artışı, 7'sinde fiyat düşüşü gerçekleşti" dedi. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin açıklama yaptı. Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketlerinin TZOB tarafından incelenerek, geçen yılın Ramazan dönemi fiyatlarıyla karşılaştırıldığını belirten Bayraktar, son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimlerin de ürün bazında değerlendirildiğini kaydetti. Bayraktar, 2007 yılından bu yana TZOB'un Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda çalışmalar yaptığını ifade ederek, "Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketleri Birliğimiz tarafından incelendi. Yapılan çalışmada geçen yılın Ramazan dönemi ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlar karşılaştırıldı, ayrıca son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimler ürün bazında değerlendirildi. Çalışma kapsamında üretici ve market fiyat farkları ile aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimleri de ele alındı" dedi. "BU YIL MARKETTE 39 ÜRÜNÜN 32'SİNDE FİYAT ARTIŞI, 7'SİNDE FİYAT DÜŞÜŞÜ GERÇEKLEŞTİ" Bayraktar, "Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda bu yıl markette 39 ürünün 32'sinde fiyat artışı, 7'sinde fiyat düşüşü gerçekleşti. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu. Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten limonu 3 kat, kabağı 2,5 kat, fındığı 2,2 kat ve elmayı 2,1 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar. Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 31 ürünün 21'inde fiyat artışı, 9'unda fiyat düşüşü görülürken, 1 üründe fiyat değişimi yaşanmadı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 68,5 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 44 ile beyaz lahana, yüzde 29,8 ile sivri biber, yüzde 23 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 212,7 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160 ile Antep fıstığı, yüzde 133,3 ile kuru kayısı, yüzde 100 ile kırmızı mercimek izledi" şeklinde konuştu. "15 GÜNLÜK SÜREÇTE MARKETTE 41 ÜRÜNÜN 27'SİNDE FİYAT ARTIŞI, 14'ÜNDE FİYAT AZALIŞI GÖRÜLDÜ" 28 Ocak-12 Şubat tarihleri arasındaki market fiyatlarını değerlendiren Bayraktar, şu ifadelere yer verdi: "15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27'sinde fiyat artışı, 14'ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasadaki fiyat artışını yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimekteki fiyat düşüşünü yüzde 9 ile Antep fıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç izledi." "15 GÜNLÜK SÜREÇTE ÜRETİCİDE 33 ÜRÜNÜN 21'İNDE FİYAT ARTIŞI OLURKEN, 4'ÜNDE FİYAT DÜŞÜŞÜ GÜRÜLDÜ" 28 Ocak-12 Şubat tarihleri arasındaki üretici fiyatlarına da değinen Bayraktar, "15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21'inde fiyat artışı olurken, 4'ünde fiyat düşüşü gürüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 17 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 12,7 ile kuru soğan ve fındık, yüzde 9,4 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 47,3 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 36,1 ile marul, yüzde 28,8 ile mandalina, yüzde 28,6 ile havuç, yüzde 23,9 ile pırasa takip etti" ifadelerini kullandı. "ZİRAİ DON SEBEBİYLE FINDIK REKOLTESİ DÜŞTÜ" Kuru soğanda rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandığını belirten Bayraktar, "Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025 yılında yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü" dedi. AYNI MARKA ÜRÜNLERİN FARKLI MARKETLERDEKİ FİYAT DEĞİŞİMİ "Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle ürün fiyatları marketlerde çok sık değişiyor" diyen Bayraktar, "Maliyetler sebep gösterilerek marketler arası aynı marka ürünler farklı fiyatlara satılıyor. Tüketicilerimiz doğal olarak hangi ürün hangi markette düşük fiyata satılıyor arayışına girmek zorunda kalıyor. Birliğimizce Ankara'da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Yaptığımız çalışma sonucunda ürünlerin belirli markalar tarafından paketlenmiş fiyatının marketten markete oldukça değişkenlik gösterdiği görüldü. Aynı markanın aynı gramajda ürününün farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavukta yüzde 26,3, sütte yüzde 22,5 ve yoğurtta yüzde 19,9 oranlarda değişimler olduğu görülüyor. Yaptığımız çalışmada 1 litre X marka ayçiçek yağının fiyatı marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 179 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Ayçiçek yağı litre fiyatının farklı marketlerdeki değişimi yüzde 68,3'ü buluyor. 1 kilogram X marka nohudun fiyatı, marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 154 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Nohutta aynı markanın farklı marketlerdeki fiyat değişimi yaklaşık yüzde 41'i buluyor. 1 kilogram X marka bütün tavuk fiyatı, marketlerde 95 lira ile 119 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Aynı marka bütün tavuğun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 26,3'ü buluyor. 1 litre X marka sütün fiyatı, marketlerde 57 lira 90 kuruş ile 70 lira 90 kuruş arasında değişiyor. Sütün farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 22,5'i buluyor. 1 kilogram X marka yoğurdun fiyatı, marketlerde 77 lira 50 kuruş ile 92 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Yoğurdun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 19,9'u buluyor" dedi. "YAŞADIĞIMIZ DOĞAL AFET ETKİLERİNİN BİR AN ÖNCE SON BULMASINI TEMENNİ EDİYORUM" Bayraktar, "Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan tüketicilerimiz Ramazan alışverişlerini yaparken taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmelidir. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalıdır. Mübarek Ramazan ayının İslam âlemi ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını, sağlık, huzur, bolluk ve bereket getirmesini diliyor, yaşadığımız doğal afet etkilerinin bir an önce son bulmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.

2026’ya tatlı bir başlangıç: Yılbaşı Gecesi için hem pratik hem görkemli tarifler! Haber

2026’ya tatlı bir başlangıç: Yılbaşı Gecesi için hem pratik hem görkemli tarifler!

Sizler için yılbaşı ruhuna tam uyacak, hazırlaması keyifli, sunumuyla misafirlerinizi hayran bırakacak en özel tatlı tariflerini bir araya getirdik. İster geleneksel bir lezzet ister modern ve hafif bir dokunuş… İşte 2026’ya girerken sofranızın yıldızı olacak o eşsiz tatlılar: GELENEKSEL VE ŞIK: AYVA TATLISI Yılbaşı sofralarının vazgeçilmezi olan ayva tatlısı, doğal rengi ve hafifliğiyle gecenin yıldızı olmaya aday. Malzemeler: *3 adet ayva *3’er yemek kaşığı toz şeker *1 adet çubuk tarçın ve 10-12 adet karanfil *Yarım su bardağı su Hazırlık için: 1 adet limon ve 1 litre su Servis için: Kaymak ve file Antep fıstığı Hazırlanışı: -Ayvaların kararmaması için limonlu su hazırlayın. -Ayvaları ikiye bölüp çekirdek yatağını çıkarın ve kabuklarını soyun. Püf Noktası: Çekirdekleri atmayın; pişirme sırasında doğal kırmızı rengi vermesi için kullanacağız. -Tencereye ayvaları (orta kısımları üstte kalacak şekilde), tarçını, karanfili ve çekirdekleri yerleştirin. -Her ayvanın üzerine bir kahve fincanı şeker döküp suyunu ekleyin. -Orta ateşte kaynayana kadar, ardından en kısık ateşte yaklaşık 1-1,5 saat pişirin. -Soğuduktan sonra şerbetiyle birlikte kaymak ve Antep fıstığı eşliğinde servis edin. 3 MALZEMELİ PUDİNGLİ MOZAİK PASTA "Vaktim kısıtlı ama lezzetten ödün vermem" diyenler için sadece üç malzemeyle hazırlanan modern bir klasik. Malzemeler: *1 litre süt *2 paket petibör bisküvi (400 gr) *2 paket çikolatalı puding Hazırlanışı: -Pudingleri süt ile tencereye alın ve kıvam alana kadar sürekli karıştırarak pişirin. -İlk sıcağı çıkarken bisküvileri geniş bir kapta irice kırın. -Pudingi bisküvilerin üzerine döküp nazikçe karıştırın. -Streç film kaplı baton kalıba harcı dökün. Oda sıcaklığına gelince üzerini kapatıp mümkünse 1 gece buzdolabında dinlendirin. -Kalıptan çıkarıp dilediğiniz gibi süsleyerek dilimleyin. HAFİF VE VİTAMİN DEPOSU: SÜTLÜ BALKABAĞI TATLISI Balkabağının en modern hali! Muhallebi ve bisküvi ile buluşan bu lezzet, yılbaşı sofrasına çok yakışacak. Malzemeler: *Tabanı için: 1 paket petibör bisküvi Muhallebi: 1 litre süt, 1 çay bardağı şeker, 2’şer y.k. un ve nişasta, 1 y.k. tereyağı, 1 paket vanilya Üzeri: 1 kg balkabağı, 2 su bardağı şeker, 1 çay bardağı su, tahin ve ceviz Hazırlanışı: -Kabağı, şeker ve su ile yumuşayana kadar (yaklaşık 50 dk) pişirip soğuyunca robottan geçirin. -Muhallebi için tereyağı ve vanilya hariç tüm malzemeleri karıştırıp pişirin, ocaktan alınca yağı ekleyip eritin. -Kupların altına çekilmiş bisküvileri, üzerine muhallebiyi bölüştürün. -Muhallebi soğuyunca sıkma torbasıyla kabak püresini ekleyin. 3-4 saat dolapta dinlendirip tahin ve cevizle servis yapın. TATLIDA SON NOKTA: PROFİTEROL TADINDA ŞİPŞAK MİLFÖY Gerçek profiterol lezzetini çok daha pratik bir yolla sofranıza getiriyoruz. Malzemeler: *1 paket milföy (10 adet) *Muhallebi: 4 su bardağı süt, 1 su bardağı şeker ve un, vanilya, 1 paket krem şanti ve 1 çay bardağı soğuk süt Çikolata Sosu: 1 paket hazır sos, 500 ml süt, 60 gr sütlü çikolata Hazırlanışı: -Milföyleri 8 kareye bölüp 180°C fırında kızarana kadar pişirin. -Muhallebiyi pişirip soğutun, ardından soğuk sütle çırptığınız krem şantiyi ekleyip pürüzsüz olana kadar çırpın. -Çikolata sosunu pişirin, içine çikolatayı ekleyip eritin ve soğumaya bırakın. -Borcamın tabanına milföylerin yarısını ufalayarak yayın. Üzerine muhallebiyi gezdirin. -Kalan bütün milföyleri en üste dizin ve çikolata sosunu kaşıkla gezdirin. Mümkünse 1 gece dolapta dinlendirdikten sonra servis edin. EGZOTİK VE HAFİF: KIBRIS TATLISI Hem şerbetli hem de kremalı tatlı sevenlerin ortak noktası olan Kıbrıs Tatlısı, Hindistan cevizi ve cevizin muhteşem uyumuyla sofranıza farklı bir hava katacak. Malzemeler: Keki İçin: 3 adet yumurta, yarım su bardağı şeker, yarım su bardağı sıvı yağ, 1 su bardağı galeta unu, 1 su bardağı kırılmış ceviz, 1 su bardağı Hindistan cevizi, 1 paket kabartma tozu. Kreması İçin: 1 litre süt, 1 su bardağı nişasta, yarım su bardağı şeker, 1 paket vanilya, 1 paket krem şanti. Şerbeti İçin: 2 su bardağı su, 1,5 su bardağı şeker, 1 paket vanilya. Hazırlanışı: Şerbeti Hazırlayın: Kekin üzerine soğuk dökülmesi gerektiği için işe şerbetle başlayın. Su ve şekeri kaynatın, kaynamaya başlayınca altını kısıp 15 dakika daha kaynatın. Altını kapatınca vanilyayı ekleyip soğumaya bırakın. Keki Pişirin: Yumurta ve şekeri iyice çırpın, ardından diğer kek malzemelerini ekleyip karıştırın. Yağlanmış büyük bir kare borcama harcı dökün. Fırınlama: 160 derece fırında yaklaşık 30 dakika pişirin. Fırından çıkar çıkmaz soğuk şerbeti kekin üzerine gezdirin ve soğumasını bekleyin. Krema Dokunuşu: Krem şanti hariç tüm krema malzemelerini muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin. Altını kapattıktan sonra toz krem şantiyi ekleyip mikserle 5 dakika çırpın. Birleştirme: Hazırladığınız kremayı şerbetli kekin üzerine yayın. Üzerine bolca Hindistan cevizi veya isteğe göre ceviz serpiştirin. Dinlendirme: Tatlınızı buzdolabında 2-3 saat dinlendirdikten sonra dilimleyerek servis yapın.

Antep fıstığını bir süre tüketmeyin! Haber

Antep fıstığını bir süre tüketmeyin!

Üsküdar Üniversitesi Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Biyogüvenlik Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Kaan Yılancıoğlu, Dubai çikolatası ile gündemde olan Antep fıstığında “küf ve aflatoksin” iddialarını değerlendirdi. Doç. Dr. Kaan Yılancıoğlu, son günlerde Antep fıstığında yaşanan bolluk ve düşen fiyatlara dair uyarıda bulunarak, fıstığın ani şekilde piyasada fazlalaşmasının arkasında yatan sebeplerin halk sağlığını ilgilendiren riskler barındırabileceğine dikkat çekti. Özellikle yakın zamanda haberlere de konu olan aflatoksin sorununa değinen Doç. Dr. Kaan Yılancıoğlu, “Aflatoksin maddesi, bazı mantar türlerinin ürettiği ve insan sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkileri olan bir toksin olarak biliniyor. Kontrolsüz şekilde tüketilmesi halinde bu madde, karaciğer hasarından kansere kadar çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.” dedi. HALK SAĞLIĞI AÇISINDAN CİDDİ BİR RİSK... Geçtiğimiz günlerde aflatoksin tespit edilmesi nedeniyle Avrupa’ya ihraç edilen bazı Antep fıstıklarının geri gönderildiğine dair haberlerin gündeme geldiğini hatırlatan Doç. Dr. Kaan Yılancıoğlu, “Şimdi iç pazarda ucuz fiyata satılmaya başlayan fıstıkların, iade edilen bu ürünler olup olmadığı konusunda endişelerim var. Maalesef bu tür durumlarda, ‘dış piyasada satılamayan ve geri dönen ürünler iç piyasada tüketiciye sunulabilir mi’ diye korkular taşıyoruz. Bu durum, halk sağlığı açısından ciddi bir risk oluşturabilir, açıkça yurtdışına aflatoksin gibi sebeplerle satılamayan ürünlere yurtiçinde ne olduğunun tüketicilerle paylaşılması şart, gıda güvenliği çok önemli bir husus” ifadelerini kullandı. EMİN OLMADIĞINIZ ÜRÜNLERDEN UZAK DURUN! Aflatoksin riski taşıyan ürünlerin özellikle çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde daha ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Kaan Yılancıoğlu, vatandaşlara Antep fıstığı tüketiminde daha temkinli olmaları çağrısında bulunarak, “Sağlığınızı riske atmamak adına Antep fıstığını bir süre tüketmemenizi öneriyorum. Aflatoksin gibi toksik maddelerin olası zararlarından korunmak için kalite ve güvenilirlik açısından emin olmadığınız ürünlerden uzak durun.” dedi. AFLATOKSİNE BAĞLI OLARAK GELİŞEN KARACİĞER KANSERİ HIZLI BİR İLERLEME GÖSTEREBİLİYOR Aflatoksinin karaciğer üzerinde oluşturduğu tahribatın geri dönüşü olmadığını belirten Doç. Dr. Kaan Yılancıoğlu, “Karaciğer kanseri, dünyada en ölümcül kanser türlerinden biri olarak kabul edilir ve maalesef bu hastalığa yakalanan kişiler için yaşam beklentisi kanserin türüne göre düşüktür. Aflatoksine bağlı olarak gelişen karaciğer kanseri genellikle hızlı bir ilerleme gösterebilir ve teşhis konulduktan sonra hastaların 6 ila 12 ay içinde hayatını kaybetmesine yol açabilir,” dedi. FİYATIN CAZİBESİYLE SAĞLIĞINIZI RİSKE ATMAYIN! Tüketicilere önemli uyarılarını sürdüren bulunan Doç. Dr. Kaan Yılancıoğlu, sağlıklı gıda tüketiminin önemine de dikkat çekerek, “Tükettiğiniz gıdaların üretim koşullarına, saklama ve depolama süreçlerine dikkat edin. Güvenilir ve iyi koşullarda saklanmış ürünleri tercih etmeye özen gösterin. Özellikle fıstık gibi riskli ürünlerde, fiyatın cazibesine kapılarak sağlığınızı riske atmayın. Gıda güvenliği konusunda bilinçli tüketici davranışları, aflatoksin gibi tehlikelerden korunmak için son derece önemlidir.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.