SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dezenformasyon

Söz Bursa - Dezenformasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dezenformasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

RTÜK’ün dev gençlik araştırmasından çarpıcı sonuçlar: 100 gençten 37'si ekran bağımlısı! Haber

RTÜK’ün dev gençlik araştırmasından çarpıcı sonuçlar: 100 gençten 37'si ekran bağımlısı!

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, 26 ilde 15-21 yaş arasındaki 7 bin 511 gençle yüz yüze görüşülerek yapılan araştırmaya göre ekranda geçirilen sürede sosyal medyanın yaklaşık 3,5 saat ile birinci sırada olduğunu, gençlerin yüzde 35,6’sının düşük dijital okuryazarlığa sahip, 37’sinin de ekran bağımlılığının yüksek olduğunu belirterek, "Hem çok izleyen hem az süzen bir nesil tehdidiyle karşı karşıyayız" dedi. RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İl Temsilciliği ve ÇOMÜ işbirliğiyle üniversitenin Terzioğlu Yerleşkesi Troya Kültür Merkezi'nde düzenlenen İhtisas Akademi'nin "İletişim Çağında Medya Okur Yazarlığı ve Dezenformasyonla Mücadele" konulu programına katıldı. RTÜK'ün Türkiye’de radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini denetleyen ve düzenleyen kamu kurumu olduğunu ifade eden Daniş, kamu yararını, çocukların ve ailelerin korunmasını ve yayın ilkelerini gözetme gibi temel görevlerinin bulunduğunu anlattı. Daniş, RTÜK olarak yayıncılık alanına yalnızca yaptırım penceresinden bakmadıklarını belirterek, "Ekranın toplumsal etkisini, çocuğa, aileye, gençliğe ve ortak ahlaki zemine temas eden yönleriyle okumaya çalışıyoruz. Ekran sadece eğlendirmez, öğretir. Sadece göstermez, normalleştirir. Sadece haber vermez, duygu üretir. Sadece hikaye anlatmaz, değer taşır. O yüzden gençlerin medya okuryazarı olması çok önemlidir. Medya okuryazarlığı sadece 'haberin kaynağına bak' demek değildir. Elbette kaynağa bakacağız ama yetmez" diye konuştu. BU KONUDA ÇOK HASSAS DAVRANILDIĞINA İŞARET EDEN DANİŞ, SÖZLERİNİ ŞÖYLE SÜRDÜRDÜ: "Bir içeriğe bakarken kendimize şunu sormalıyız; bu bana hangi insan modelini teklif ediyor? Aileyi, ahlakı, başarıyı, özgürlüğü nasıl gösteriyor? Bende hangi duyguyu büyütüyor? Merhameti mi, öfkeyi mi, kibri mi? En önemlisi, bu bana hakikati mi gösteriyor, yoksa Trend Topic'de Truva atı mı sunuyor. İletişim Başkanlığımız bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin çalışmaları da bu açıdan önemlidir. Çünkü devletin hakikat zeminini koruması gerekir. Yalanın hızlı, hakikatin yavaş kaldığı bir dünyada kurumların doğru bilgiyi zamanında, açık ve güvenilir şekilde paylaşması hayati hale gelmiştir ama şunu da unutmayalım, dezenformasyonla mücadeleyi sadece kurumlar yapamaz. Her vatandaş, her genç, her aile, her öğretmen bu mücadelenin bir parçasıdır." Daniş, ulusal, bölgesel ve yerel televizyon, radyo kanalları ve dijital platformların 24 saat esaslı izlendiğini vurgulayarak, "Bu kapsamda dünyada ilk ve tek yapay zeka tabanlı izleme sistemi VİA projemizi yakında hizmete alacağız. Bu sistemle algoritmik içeriklerin takip, analiz, raporlamasını yine bir algoritmayla yaparak daha da güçlü hale geleceğiz. Çocuk ve aileyi korumaya yönelik projeleri hayata geçiriyor ve takip ediyoruz. Akıllı İşaretler Sistemi, Medya Okuryazarlığı Projesi, Güvenli İnternet ve Dijital Yayın Denetimi, Kamu Spotları ve Bilinçlendirme kampanyaları ve ikame yayınlar yapıyoruz. Bütün bu çalışmaları yaparken sahayı da yakından izliyoruz. Üst Kurulumuz, 15-21 yaş arasındaki gençlerimizin medya kullanımı ve dijital okuryazarlığı üzerine kapsamlı bir araştırma yaptı. 26 ilde 7 bin 511 gencimizle yüz yüze görüşüldü. Çıkan tablo, bugün burada konuştuğumuz meselenin büyüklüğünü çıplak gözle gösteriyor" dedi. "DİKKAT ÇEKİCİ SONUÇLARDAN BİRİ DE GENÇLERİN YÜZDE 82’SİNİN İKİNCİ BİR SOSYAL MEDYA HESABININ OLDUĞUNDAN AİLESİNİN HABERİ OLMAMASIDIR" Ekran başında geçirilen ortalama sürelere de değinen Daniş, şunları kaydetti: "Sosyal medya, yaklaşık 3,5 saat ile birinci sırada. İsteğe bağlı yayın hizmetlerinde her 10 gençten 6’sının dijital platformlara üyeliği var. Günlük ortalama ekran süresi 1 saat. Televizyon 40 dakika. Radyo dinleme süresi ise 38 dakika. Gençlerin yüzde 90'ının sosyal medya hesabı bulunuyor ve yaklaşık yüzde 25’inin bütün bilgileri kamuya açık. Dikkat çekici sonuçlardan biri de gençlerin yüzde 82’sinin ikinci bir sosyal medya hesabının olduğundan ailesinin haberi olmamasıdır. Aynı araştırmada gençlerin habere ulaşmak için en çok başvurduğu kaynak ise gazete değil, televizyon değil, sosyal medyadır. Oran yüzde 71 ancak bu tabloyu daha da çarpıcı kılan başka bir veri var. Araştırmaya göre gençlerimizin yüzde 35,6’sı düşük dijital okuryazarlık seviyesinde. Yani 100 gencimizin 35’i, önüne düşen bilginin kaynağını sorgulama, doğruluğunu sınama, bağlamını çözümleme melekesini henüz yeterince kazanamamış durumda. Aynı zamanda her 100 gencimizden 37’sinin ekran bağımlılığı yüksek seviyede. Bu iki rakamı yan yana koyduğunuzda ortaya çıkan şudur; hem çok izleyen hem az süzen bir nesil tehdidiyle karşı karşıyayız. Bu, sizin değil, bizim, yetişkinlerin, ailelerin, kurumların, devletin bir ödevidir. Çünkü bu sayılar bir kuşağın değil, bir geleceğin sayılarıdır." Dezenformasyonun bilerek, kasıtla, bir strateji dahilinde planlanarak üretilen yalan olduğunu ifade eden Daniş, "Birisi bilir ki bu söylediği doğru değildir ama bir amaca, bir hedefe, bir çıkara hizmet etmek için onu üretir, yayar, çoğaltır. Dezenformasyon bir niyet meselesidir. Burada karşımızda bir mimar vardır, yalanın mimarı. Mezenformasyon, kasıtsızca, niyetten bağımsız, bilmeden yayılan yanlıştır. Bir haberi gerçek sanan iyi niyetli bir vatandaş onu paylaşır; paylaştığında o yalanın daha geniş bir alana yayılmasına aracılık eder. Mezenformasyon bir gaflet, bir dikkatsizlik halidir. Burada da bir mimar vardır belki, ama mimarın bilmediği ücretsiz işçiler vardır. O işçiler de biziz aslında; paylaş düğmesine düşünmeden basan bizleriz. Malenformasyon ise belki en kurnazıdır. Bu kavramı son yıllarda daha sık duyuyoruz. Malenformasyonda söylenen şey kağıt üstünde doğrudur, veri doğrudur ama bağlamından koparılmıştır, eksik gösterilmiştir, başka bir hikayenin içine yerleştirilmiştir, zararlı bir amaca alet edilmiştir. Yani size yalan söylenmez, size doğrunun sadece bir parçası, en zehirli parçası gösterilir. Geri kalanı saklanır. Sonuçta sizde oluşan kanaat, size verilen doğruların toplamından farklı bir yere düşer." Programa ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkan Yardımcısı Zülküf Memiş, Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürü Mine Hayta, AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Kuzu, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış, TÜGVA Çanakkale İl Başkanı Yunus Emre Kılıç, TÜGVA ÇOMÜ Koordinatörü Hayrullah Ördek ile öğrenciler katıldı.

DMM o iddiaları yalanladı: Algı operasyonuna geçit yok Haber

DMM o iddiaları yalanladı: Algı operasyonuna geçit yok

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "Bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformları üzerinden Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan elim hadiselere ilişkin paylaşılan; ‘Kahramanmaraş’taki saldırganın polis eşliğinde sağ olarak okuldan çıkarıldığı’ ve ‘Şanlıurfa’daki saldırganın olaydan bir gün önce tutuklanıp serbest bırakıldığı’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır ve gerçekle hiçbir bağı bulunmamaktadır" denildi. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformları üzerinden Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan elim hadiselere ilişkin paylaşılan; ‘Kahramanmaraş’taki saldırganın polis eşliğinde sağ olarak okuldan çıkarıldığı’ ve ‘Şanlıurfa’daki saldırganın olaydan bir gün önce tutuklanıp serbest bırakıldığı’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır ve gerçekle hiçbir bağı bulunmamaktadır. Söz konusu paylaşımlar, yalnızca birer bilgi kirliliği değil; toplumsal hassasiyetleri istismar ederek kaos ortamı oluşturmayı, devlet kurumlarımızı hedef göstermeyi ve milletimizin devletine olan güven bağını zedelemeyi amaçlayan açık birer algı operasyonudur. Toplumsal huzurumuzu ve kamu düzenini hedef alarak kasıtlı biçimde gerçek dışı bilgi yayan, dezenformasyon aracılığıyla halkı kin ve düşmanlığa sevk eden bu odaklara yönelik gerekli adli süreçler titizlikle ve ivedilikle başlatılmıştır. Kamuoyunun her türlü provokatif girişime karşı yalnızca resmi makamlarca yapılan açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur" ifadelerine yer verildi.

Türkiye savaşın tarafı mı? İletişim Başkanlığı’ndan net yanıt! Haber

Türkiye savaşın tarafı mı? İletişim Başkanlığı’ndan net yanıt!

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "Bazı sosyal medya paylaşımlarında yer alan ‘Türkiye’nin İran’ın lehine savaşa müdahil olacağı veya Lübnan’a gireceği" yönündeki iddialar dezenformasyon ürünüdür" açıklamasında bulundu. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi bazı sosyal medya paylaşımlarında "Türkiye’nin İran’ın lehine savaşa müdahil olacağı veya Lübnan’a gireceği" iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıklandı. "Türkiye’nin İran’ın lehine savaşa müdahil olacağı veya Lübnan’a gireceği’ yönündeki iddialar dezenformasyon ürünüdür" Konuya ilişkin Dezenformasyonla Mücadele Merkezi resmi hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bazı sosyal medya paylaşımlarında yer alan ‘Türkiye’nin İran’ın lehine savaşa müdahil olacağı veya Lübnan’a gireceği’ yönündeki iddialar dezenformasyon ürünüdür. Türkiye Cumhuriyeti, başından itibaren savaşın tarafı olmadığını ifade etmiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; saldırıların bir an önce sona ermesi, savaşın yayılmasının engellenmesi ve kalıcı barışın tesisi için yoğun bir diplomatik çaba göstermektedir. Türkiye’nin bu tutumu, başta çatışan taraflar olmak üzere bütün aktörlerce takdir edilmektedir. Bu tür dezenformasyon içerikli paylaşımlar, aynı zamanda psikolojik savaşın bir parçası olup, Türkiye’nin imajına zarar vermeyi ve krizdeki yapıcı rolünü de gölgelemeyi amaçlamaktadır. Kamuoyunun asılsız iddialara itibar etmemesi, yalnızca resmi makamların açıklamalarını dikkate alınması önemle rica olunur."

Dijital provokasyona neşter: 21 Sosyal medya hesabına daha erişim engeli! Haber

Dijital provokasyona neşter: 21 Sosyal medya hesabına daha erişim engeli!

Türkiye’yi hedef alan dezenformasyon ve psikolojik harekat faaliyetlerine yönelik yürütülen çalışmalar çerçevesinde 21 sosyal medya hesabına daha erişim engeli getirildi. Edinilen bilgilere göre, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde yürütülen incelemeler sonucunda, İran’a yönelik ABD ve İsrail saldırılarının ardından Türkiye’yi hedef alan bazı sosyal medya hesapları mercek altına alındı. Yapılan tespitlerde, aralarında FETÖ iltisaklı olduğu değerlendirilen hesapların da bulunduğu 21 sosyal medya hesabının psikolojik hareaât ve algı operasyonu niteliğinde paylaşımlar yaptığı belirlendi. Söz konusu hesapların manipülatif içeriklerle Türkiye’ye yönelik karalama kampanyaları yürüttüğü, kamuoyunda bilgi kirliliği oluşturmayı amaçladığı ifade edildi. İncelemelerde ayrıca bazı hesapların sosyal medya üzerinden mezhep eksenli tartışmaları körükleyerek toplumsal gerilim üretmeye çalıştığı da tespit edildi. Bu kapsamda ilgili hesaplara erişim engeli getirilirken, söz konusu hesapların kullanıcıları hakkında da adli soruşturma başlatıldı. "Dijital provokasyonlara karşı mücadele sürecek" Güvenlik kaynakları, özellikle bölgesel gelişmelerin ardından Türkiye’yi hedef alan dezenformasyon ve psikolojik harekat faaliyetlerinde artış gözlendiğini belirterek, dijital mecralarda yürütülen provokatif girişimlerin yakından takip edildiğini bildirdi. Kaynaklar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik manipülatif içeriklerin tespit edilmesi halinde hem erişim engeli hem de adli süreçlerin hızla devreye alındığını vurgulayarak, Türkiye’nin toplumsal huzurunu hedef alan dijital provokasyonlara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti. Güvenlik Kaynakları 28 Şubat tarihinden bugüne 400'den fazla hesaba erişim engeli getirildiğini belirtti.

İletişim Başkanlığı uyardı: Sınır güvenliğiyle ilgili asılsız iddialara dikkat! Haber

İletişim Başkanlığı uyardı: Sınır güvenliğiyle ilgili asılsız iddialara dikkat!

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İran sınırından Türkiye'ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir" ifadeleri kullanıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından İran sınırından Türkiye'ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntülere ilişkin açıklama yapıldı. Merkezin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüntülerin eski olduğu belirtilerek, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İran sınırından Türkiye'ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir. Görüntülerin, zamanı ve yeri belirsiz eski çekimler olduğu; son yaşanan bölgesel gelişmeler sonrası yeniden kasıtlı olarak dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir. Türkiye sınır hattıyla bağlantısına dair herhangi bir somut veri bulunmamaktadır. Bu tür paylaşımlar sınır güvenliğini hedef alarak kamuoyunda olumsuz algı oluşturmayı amaçlamaktadır. Türkiye'nin hudut güvenliği 7 gün 24 saat esasına dayalı olarak çok katmanlı sistemlerle kesintisiz şekilde sağlanmaktadır. Asılsız iddialara itibar edilmemesi, yalnızca resmi makamların açıklamalarının dikkate alınması önemle rica olunur" açıklamasında bulunuldu.

Çiftçinin hesabına 81 milyar lira yatıyor! Cumhurbaşkanı Erdoğan tarih verdi Haber

Çiftçinin hesabına 81 milyar lira yatıyor! Cumhurbaşkanı Erdoğan tarih verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "6 Mart’tan itibaren bir ay içinde 81 milyar lira temel ve planlı üretim desteği ödemelerini çiftçilerimizin hesaplarına aktaracağız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde çiftçiler ile iftar programında bir araya geldi. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Adalet Bakanı Akın Gürlek, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve çok sayıda vatandaş katıldı. "15 TEMMUZ HAİN DARBE GİRİŞİMİNDE VATANINI KORUMAK İÇİN EN ÖN SAFTA YER ALANLAR ÇİFTÇİ KARDEŞLERİMDİ" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında, "Çiftçi kardeşlerime sevgilerimi saygılarımı gönderiyorum. Ülkemizin kalkınmasına verdiğiniz destekten dolayı Allah hepinizden razı olsun. On yıllardır sizlerle yol yürümüş, sizlerin emeğine, mücadelesine bizzat şahitlik etmiş bir kardeşinizim. Sizin fedakarlığınızı sadece rızkınızı kazanmak için döktüğünüz terden değil, en sancılı dönemlerdeki memleket sevdanızdan da biliyorum. Kucağındaki dokuz aylık bebeğiyle İnebolu’dan aldığı cephaneyi kağnılarla Ankara’ya taşıyan Şerife bacılarımız, Erzurum’un ayazında eline silahı alıp Aziziye Tabyası’na koşan Nene Hatunlarımız da sizlerdir. İstiklal Harbinde vatanımıza uzanan kirli elleri kıranlar sizlerdiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ayağa kalkmasına destek olan sizlerdiniz. Batı’nın hasta adam dediği bu milletin yeniden tarih sahnesine çıkmasına omuz veren sizlerdiniz. İşte en son 15 Temmuz hain darbe girişiminde vatanını korumak için en ön safta yer alanlar yine sizlerdiniz, benim çiftçi kardeşlerimdi" dedi. "1 TRİLYON LİRAYA VARAN DEVASA BİR RAKAMLA ÜRETİCİMİZİ DESTEKLEYECEĞİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu da büyük bir gururla ifade etmek isterim. Çiftçilerimiz nasıl bize, demokrasimize ve vatanımıza sahip çıktıysa, biz de başbakan ve cumhurbaşkanı olarak daima onların yanında olduk. Hükümetlerimiz üreticilerimizi, çiftçilerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Devletimizin imkanları yıldan yıla genişledikçe bundan çiftçilerimizin de istifade etmesini sağladık. Meydanlarda ne dediysek, hangi sözü verdiysek, sizin takdirinizle göreve geldiğimizde vaatlerimizi hayata geçirmek için dört koldan çalıştık. Ağızlarını her açtıklarında ‘tarıma destek verilmiyor’ diyenlerin şu rakamları iyi dinlemesini istiyorum. Sadece geçen yıl doğrudan destek kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları, ihracat destekleri dahil sektöre verdiğimiz desteğin toplamı 706 milyar lirayı buluyor. 2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam ise tam 939 milyar lira. Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz. Güçlü Türkiye’nin yolu, güçlü tarımdan geçer inancıyla inşallah sizin yanınızda olacağız" şeklinde konuştu. "TARIMSAL HASILAMIZI ÜÇ KATTAN FAZLA ARTIRARAK 2024 YILINDA 79,1 MİLYAR DOLARA YÜKSELTTİK" "Cennet vatanımızda hamdolsun 606 çeşit tarım mahsulü yetişiyor. Bunların birçoğunda kendi ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılar durumdayız" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Muhalefetin ağzına pelesenk ettiği ‘Türkiye’de tarım bitti’ iddiasını sadece sektörün gerçekleri değil uluslararası kuruluşlar da yalanlıyor. Bu raporlara göre Türkiye hasılada Avrupa’da 1., dünyada ise 7. sırada yer alıyor. Sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyvede 4.'yüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk 3'teyiz. Çiğ sütte dünyada 9., Avrupa’da 3. sıradayız. Sığır etinde dünyada ilk 10'da, Avrupa’da 1.'yiz. Tavuk etinde dünyada ilk 10'daa, Avrupa’da 2.'yiz. Yumurtada dünyada yine ilk 10'da, Avrupa’da zirvedeyiz. Su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa’da 2. sıradayız. Bir diğer çarpıcı rakam 2002’de 24,5 milyar dolar olan tarımsal hasılamızı üç kattan fazla artırarak 2024 yılında 79,1 milyar dolara yükselttik. Tarımda son 23 yılda yaklaşık 117 milyar dolar dış ticaret fazlası verdik. Sık sık dezenformasyon yapılan bir başka alan olan tohumda ise dünyada ilk on ülke arasındayız. Birileri umutlarını buna bağlasa da Türkiye’de tarım bitmedi inşallah hiçbir zaman bitmeyecek. Hatta ülkemiz tarım sektöründe daha nice rekorlara imza atacak. Ama biten, meydanlarda her çiftçiye bedava traktör sözü verip sonra bunların üzerine sünger çekenlerin hevesleri olacak. Biten, Anadolu kadınına tepeden bakanların şişirilmiş egoları olacak. Biten, mübarek Ramazan-ı Şerif’ten bir gün önce yayınladıkları bildirilerde insanlarımıza dil uzatan karanlık zihniyetin hezeyanları olacak. Biten, kamusal alanda milletin inancına tahammül edemeyen 28 Şubat heveslisi jakobenlerin dayatmaları olacak. Bu ülkenin kaptan köşkünde üreticisini, çobanın kendisine dost ve yoldaş bilen Tayyip Erdoğan olduğu müddetçe millete parmak sallayan kibir abidelerinin hevesleri kursaklarında kalmaya devam edecek" ifadelerini kullandı. "6 MART’TAN İTİBAREN 81 MİLYAR LİRA DESTEK ÖDEMELERİNİ ÇİFTÇİLERİMİZİN HESAPLARINA AKTARACAĞIZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan "Vatandaşımızın sağlıklı, kaliteyi gıdaya erişmesi önceliklerimiz arasında yer alıyor. Gıdada sahtecilik yapanları, vatandaşımızı kandırmaya çalışanları cezalandırdığımız gibi artık anlık olarak ifşa ediyoruz. Ayrıca restoranlar, kafeler gibi yiyecek içecek hizmeti sunan iş yerlerinde karekod uygulamasını geçen yıldan itibaren zorunlu hale getirdik. Hem vatandaşın uygun fiyatla ürün almasını sağlayıp hem de enflasyonla mücadelemize destek olan işletmelerimize buradan teşekkür ediyorum. Yıllardır konuşulan ve 2024’te başladığımız üretim planlamasında bir yılı geride bıraktık. Planlamayla artık hangi ürünün nerede ne kadar ekileceğini belirliyoruz. Bunu sadece bitkisel üretimde değil, hayvancılıkta da hayata geçirdik. Bunun için özellikle besi ve süt üretim bölgeleri planladık. Yani destek modelimiz kapsamında hayvancılık desteklerinin ödemesini geçtiğimiz sene yapmıştık. Şimdi de bitkisel üretim yapanların destek ödemelerine başlıyoruz. 6 Mart’tan itibaren bir ay içinde 81 milyar lira temel ve planlı üretim desteği ödemelerini çiftçilerimizin hesaplarına aktaracağız. Hayırlı uğurlu olsun diyorum" dedi. "11 MİLYAR LİRALIK KAYNAĞI 11 İLİMİZDE ÜRETİMİN GÜÇLENDİRİLMESİ İÇİN HARCAYACAĞIZ" "Kuraklığa dayanıklı ve besin değeri yüksek tuz çalısını da meralarımıza ulaştırıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah bunu bütün mera alanlarında en kısa zamanda uygulayacağız. Tıpkı organize sanayi bölgeleri gibi organize tarım bölgesi yatırımlarımıza da son sürat devam ediyoruz. 14 organize tarım bölgesinde üretime başladık. Bu yıl 5 bölgede daha ilk kez üretime geçeceğiz. Bütün bu yatırımlarımızın şehirlerimize, üreticilerimize, çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Çok değerli üreticilerimiz, nisan ayındaki zirai dondan etkilenen bütün üreticilerimize geçen yıl toplam 47 milyar lira ödeme yaptık. Maalesef geçtiğimiz günlerde de bazı illerimizde dolu, hortum ve selden hem üreticilerimiz hem vatandaşlarımız etkilendi. Kendilerine buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Başta Tarım Bakanlığımız olmak üzere devletimizin ilgili birimleri hemen sahaya indiler, üreticilerimizi rahatlatmak için seferber oldular. Değişen iklim şartları, küresel ısınma bize bu ve benzeri olayların devam edeceğini söylüyor. O yüzden sizleri mutlaka tarım sigortası yaptırmaya davet ediyorum. Halihazırda prim ödemelerinin yüzde yetmişe kadar olan kısmını devlet olarak biz karşılıyoruz. Tüm bunların yanında deprem bölgesi için yeni bir yatırım paketini daha hayata geçirdik. Toplam 11 milyar liralık bu kaynağı 11 ilimizde üretimin güçlendirilmesi için harcayacağız" ifadelerini kullandı. "TAM 150 BİN KÜÇÜKBAŞI ÜRETİCİLERİMİZE UYGUN ŞARTLARDA VERECEĞİZ" Konuşmasında çiftçilere müjdelerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 yılında 14,5 milyar lira olan kırsal kalkınma destek bütçemizin yarısını genç ve kadın üreticiler ile aile işletmelerimize ayırıyoruz. Ayrıca küçükbaş hayvancılığını desteklemek amacıyla yeni bir projeyi daha devreye sokuyoruz. ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek’ adını verdiğimiz projenin ilk etabında tam 150 bin küçükbaşı üreticilerimize uygun şartlarda vereceğiz. Projeden faydalanacak her üreticimize 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş temin edeceğiz. Bu hayvanlar için aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve besleme desteğini biz karşılayacağız. Projenin finansmanı için üreticilerimiz Ziraat Bankası’ndan faizsiz kredi kullanabilecek. Bu kredilerde iki yıla kadar geri ödemesiz, devamında da yedi yıla kadar vade seçenekleri var. Projeden faydalanan üreticilerimizin alacakları küçükbaşların sigortasını 1 yıl biz karşılayacağız. TİGEM çiftliklerinde yetişen, üstün genetiğe sahip bu hayvanlarımızın dağıtımını da bölgelere uygun ırklara göre biz yapacağız. Bu projede kadın ve genç üreticilerimize öncelik vereceğiz. Ayrıca veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliğinden yeni mezun gençlerimize de bu projeye başvurmaları halinde öncelik sağlayacağız. Böylece hem gençlerimiz kendi doğdukları topraklarda kendi işlerini kuracak, hem de üretime ve istihdama güç katacak. İlk hayvanları da yetiştiricilerimize bu yıl içinde teslim edeceğiz. Küçükbaş hayvancılık yapmak isteyen bütün genç ve kadın üreticilerimizi bu projeye başvurmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise, "Değerli üreticilerimiz sizler bu ülkenin görünmez ama vazgeçilmez kahramanlarısınız. Vatan söz konusuysa gerisi teferruattır diyerek 15 Temmuz hain darbe girişiminde canınızdan geçip darbecilere arşı sergilediğiniz duruş. Siz alın terini berekete dönüştürensiniz. Siz sofralara gelen her lokmada emeği, sabrı ve şükrü olanlarsınız" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.