SON DAKİKA
Hava Durumu

#Elektrik

Söz Bursa - Elektrik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Enflasyon rakamları açıklandı: Mutfaktaki yangın dinmiyor! Gıda artışı ortalamayı katladı Haber

Enflasyon rakamları açıklandı: Mutfaktaki yangın dinmiyor! Gıda artışı ortalamayı katladı

ŞUBAT AYINDA TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) YILLIK YÜZDE 31,53, AYLIK YÜZDE 2,96 ARTTI. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE'deki değişim 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,96 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 7,95 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,53 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,39 artış olarak gerçekleşti. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık yüzde 36,44 arttı En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 36,44 artış, ulaştırmada yüzde 28,86 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 42,33 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 9,07, ulaştırmada 4,63 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,24 yüzde puan oldu. TÜFE GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLERDE AYLIK YÜZDE 6,89 ARTTI En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 6,89 artış, ulaştırmada yüzde 2,58 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 2,40 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 1,71, ulaştırmada 0,43 ve konutta 0,27 yüzde puan oldu. Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık yüzde 29,91 arttı, aylık yüzde 2,16 arttı İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,16 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 6,48 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29,91 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,05 artış olarak gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 27,56 arttı, aylık yüzde 2,43 arttı Yİ-ÜFE 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,43 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 5,16 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,56 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 25,60 artış gösterdi. Yİ-ÜFE İMALAT ÜRÜNLERİNDE YILLIK YÜZDE 27,98 ARTTI Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 31,88 artış, imalatta yüzde 27,98 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 22,53 artış ve su temininde yüzde 38,22 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 26,09 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 32,14 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 31,57 artış, enerjide yüzde 20,68 artış ve sermaye mallarında yüzde 29,51 artış olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 2,95 arttı Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 3,31 artış, imalatta yüzde 2,95 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 3,04 azalış ve su temininde yüzde 3,65 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 2,48 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 4,47 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 3,30 artış, enerjide yüzde 0,22 azalış ve sermaye mallarında yüzde 2,25 artış olarak gerçekleşti.

En yüksek tarifeyi Esnaf ödüyor: Palandöken’den 'Özel Enerji Tarifesi' çağrısı Haber

En yüksek tarifeyi Esnaf ödüyor: Palandöken’den 'Özel Enerji Tarifesi' çağrısı

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, enerji maliyeti çok yüksek olan esnaf ve sanatkârlar için özel bir tarife uygulanması gerektiğini söyledi. Enflasyondaki yükselişin önemli bir kaynağının enerji maliyetleri olduğuna dikkati çeken Palandöken, "Bütün cihazlar artık elektrikli. Ekmek üretilirken fırıncı doğalgaz veya elektrik kullanıyor. Dolayısıyla şimdi kilovatsaatlerde 4 bin - 5 bin aralığı artık hepsi yüksek tarifeden ödeme zorunda kalacak. Teknoloji gelişimiyle birlikte bu faturaların altındaki yükseliş devam edecek. Bununla ilgili de özellikle bir proje geliştirilmesinin gerekliliği var. Diğer tarafta iş yeri kiraları, aynı şekilde enflasyondan kaynaklanan diğer girdi maliyetleri vesaireler esnafın bu faturaları ödemedeki zorluğunu ortaya koyuyor. Biz Enerji Bakanımıza da konuyu anlattık. Bu konuda esnaf için özel bir tarifenin olması lazım. Bilindiği üzere her şey elektrikli, teknoloji geliştikçe her şeyin elektrikle çalıştığı bir döneme neredeyse geldik. Esnaf bir iş yaparken evvela elektrik parasını düşünüyor. Akabinde ısınmak için doğalgaz parasını düşünüyor, üçüncü girdi maliyetlerinin en büyüğü olan kirayı düşünüyor. Dolayısıyla fiyatlardaki istikrarsızlık, enflasyondaki yüksekliğin kaynaklarından en önemlisi de bu faturalardaki yükseliş. Esnaf için özel bir tarife yapılması lazım. Esnafın maliyeti ne kadar düşük olursa caddeler ve sokaklar o kadar güvenlikli olur" diye konuştu. "Esnaf en yüksek enerji tarifesini kullanıyor" Ticarethane statüsündeki esnafın en yüksek enerji tarifesi kullandığının altını çizen Palandöken, "Yine sanayide kullanılan, yani esnaf dükkânlarında, kasaplarda, marketlerde, bakkallarda kullanılan bu elektrik ve doğalgaz tüketiminde de en azından onlar da rahat eder. Konutta ayrı bir tarife, sanayide ayrı bir tarife. Esnaf dükkânları da ticarethane geçtiği için en yüksek tarife. Bununla ilgili bir çalışma yapılmasını ivedilikle bekliyoruz. Yoksa bu faturaların altından esnaf kalkamaz diyorum" ifadelerini kullandı.

Cevdet Yılmaz: Ucuz elektrik ve doğalgaz için kaynak ayıracağız Haber

Cevdet Yılmaz: Ucuz elektrik ve doğalgaz için kaynak ayıracağız

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ve 2023 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi’nin sunumu yaptı. Konuşmasına Dünya ve Türkiye ekonomisinin son durumuna değinerek başlayan Yılmaz, “2023 yılında zayıf dış talep, jeopolitik gerilimler ve Şubat ayındaki deprem felaketine rağmen Türkiye ekonomisi yüzde 5,1 büyüme oranıyla olumlu bir performans sergilemiştir. Bu başarı, 14 yıllık kesintisiz büyüme trendinin devamını sağlamıştır. Bu dönemde gelişmekte olan ülkelerin ortalama yüzde 4,4, gelişmiş ülkelerin ortalama yüzde 1,7 oranında büyüdükleri düşünüldüğünde, Türkiye’nin performansındaki olumlu ayrışma açıkça görülmektedir” diye konuştu. “TÜRKİYE EKONOMİSİ YÜZDE 25,9 BÜYÜME KAYDETMİŞTİR” Pandemi sonrası büyüme rakamları hakkında bilgi veren Yılmaz “Dünya ekonomisi 2020-2023 döneminde kümülatif olarak yüzde 11 oranında büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 25,9 büyüme kaydetmiştir. Ortalama yıllık büyüme bu dönemde dünya genelinde yüzde 2,6 olurken, Türkiye ekonomisi yıllık ortalama yüzde 5,9 oranıyla dünya ortalamasının iki katından fazla bir büyüme performansı göstermiştir” şeklinde konuştu. “KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİRİMİZİN 2025 YILINDA 17 BİN DOLAR SEVİYESİNİN ÜZERİNE ÇIKMASI BEKLENMEKTEDİR” 2022 yılında dünya ekonomileri arasında 19’uncu sırada yer alan Türkiye’nin 2024 yılı tahminlerinde 17’nci sırada konumlanmasını beklediklerini belirten Yılmaz, “2002 yılından bugüne yıllık ortalama yüzde 5,4’e ulaşan güçlü büyüme performansıyla milli gelirimiz, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı itibarıyla ilk defa 1 trilyon dolar eşiğini aşarak, 1 trilyon 130 milyar dolara ulaşmıştır. 2002 yılında kişi başına gelirimiz 3 bin 600 dolar seviyesindeydi. 2023 yılı itibarıyla kişi başına düşen milli gelirimiz ise 13 bin 243 dolar olarak gerçekleşmiştir. 2024 yılında kişi başına düşen milli gelirimizin 15 bin dolar, 2025 yılında 17 bin dolar seviyesinin üzerine çıkması beklenmektedir” dedi. “KALICI FİYAT İSTİKRARI DÖNEMİNE GEÇMEYİ HEDEFLİYORUZ” 2025 yılında enflasyonla mücadelede enflasyon oranının OVP’de ve Enflasyon Raporunda ilan edilen seviyelerle uyumlu şekilde gerçekleşeceğinin altını çizen Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde bu eğilimin sürmesiyle birlikte, dezenflasyon sürecini başarıyla tamamlayarak, yeniden tek haneli enflasyon seviyelerini görmeyi ve böylece kalıcı fiyat istikrarı dönemine geçmeyi hedefliyoruz. Fiyat istikrarının sağlandığı bir ortamda artan güven ve öngörülebilirlik; yatırımları, yatırımlardaki artış ise potansiyel büyüme oranını yükseltecektir. Bununla birlikte fiyat istikrarı, oluşturulan katma değerin bölüşümünün de daha adil bir şekilde gerçekleşmesine imkan sağlayacaktır. Dolayısıyla istikrar içerisinde güçlü büyüme ve gelir dağılımını iyileştirmede en temel hedefimiz öncelikle fiyat istikrarının sağlanmasıdır” dedi. “ÜLKEMİZ DÜNYA İHRACATINDAN ALDIĞI PAYI YÜZDE 1,07 SEVİYESİNE ÇIKARMIŞTIR” 2024 yılı Ocak-Kasım döneminde ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 oranında artış gösterdiğini ifade eden Yılmaz, “Küresel ekonomideki zorlu şartlara rağmen, ülkemiz 2023 yılında 255,6 milyar dolarlık rekor düzeyde ihracat ile Ülkemiz dünya ihracatından aldığı payı yüzde 1,07 seviyesine çıkarmıştır. Bu dönemde dünya genelinde artan belirsizliklere, uygulanan daraltıcı ve dezenflasyonist politikalara ve bölgemizde artan jeopolitik gerginliklere rağmen ihracatımız güçlü bir performans sergilemektedir. 264 milyar dolar olan Orta Vadeli Program tahminimize yakın bir seyir izleyen ihracat değerimizi önümüzdeki yıllarda daha üst seviyelere taşımayı hedefliyoruz. 2025 yılında ihracatımızı 279,6 milyar dolara yükseltmeyi öngörüyoruz. Bu doğrultuda, dış pazarlardaki rekabet gücümüzü artırmak ve küresel ticaretteki payımızı daha da yükseltmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Daha güçlü ve müreffeh Türkiye için işsizlikle mücadeledeki kararlılığın ve istihdam dostu politikaların ilerleyen dönemde de sürdüreceklerini belirten Yılmaz, “Temel politika belgelerimizde yer verdiğimiz üzere, istihdamın ve işgücüne katılımın artırılmasına yönelik adımlarla önümüzdeki üç yılda istihdamın yıllık ortalama 758 bin kişi artmasını ve işgücüne katılım oranının yüzde 56’ya ulaşmasını hedefliyoruz” diye konuştu. “TÜRKİYE’NİN KREDİ TEMERRÜT TAKASI (CDS) PRİMİ GERİLEME YÖNÜNDEKİ HAREKETİNİ 2024 YILI İÇERİSİNDE DE SÜRDÜREREK ŞUBAT 2020 SEVİYELERİNE KADAR İNMİŞTİR” Fiyat istikrarını önceleyen dezenflasyon sürecinin devam edeceğini söyleyen Yılmaz, “Türkiye’nin kredi temerrüt takası (CDS) primi gerileme yönündeki hareketini 2024 yılı içerisinde de sürdürerek Şubat 2020 seviyelerine kadar inmiştir. İzlenen makrofinansal istikrarı sağlamaya yönelik politikaların çeşitli risk göstergelerinde sağladığı iyileşme, finansal piyasalardaki azalan belirsizlikler ve düşen enflasyon beklentileriyle beraber risk primi 2024 yılı Kasım ayını 256 baz puan düzeyinde tamamlamıştır. CDS, geldiğimiz noktada 250 baz puan seviyelerinde seyrini sürdürmektedir. Enflasyondaki gerileme ve Türk lirasının istikrarlı seyri sayesinde Türk lirasına olan güven artmış, dolarizasyon gerilemiş ve KKM bakiyesi hızla azalış eğilimine girmiştir. 29 Kasım tarihli verilere göre KKM’nin toplam mevduat içindeki payı geçen yıl en yüksek seviyesi olan yüzde 26,2 oranından yüzde 6,6’ya gerilerken Türk lirası mevduatın payı yüzde 57,3’e yükselmiştir. Mevduat dolarizasyonu ise yüzde 36,1’e gerileyerek 2015’ten bu yana en düşük seviyesine inmiştir” açıklamasında bulundu. Konuşmasının devamında 2025 yılı bütçe teklifine ilişkin rakamsal detayları veren Yılmaz, “2025 yılı Merkezi Yönetim Bütçesinde bütçe giderlerinin 14 trilyon 731 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 12 trilyon 800 milyar lira olacağını öngörmekteyiz. Bütçe açığının gayri safi yurtiçi hasılaya oranının ise yüzde 3,1 olarak gerçekleşeceği beklenmektedir. Deprem nedeniyle bütçe açıklarında yaşanan arızi artış sonrasında, bütçe açığını yeniden Hükümetlerimiz dönemindeki ortalama seviyesine yaklaştırıyoruz. Hükümetlerimiz döneminde mali disiplini sağlayarak bütçeyi faiz bütçesi olmaktan çıkardık, hizmet bütçesi haline getirdik. 2002 yılında faiz harcamalarının GSYH içindeki payı yüzde 14,3 iken bu oranın 2025 yılında yüzde 3,2 olacağı tahmin edilmektedir. 2002 yılında yüzde 43,2 olan faiz giderlerinin bütçe giderleri içerisindeki payının ise 2025 yılı bütçesinde yüzde 13,2 seviyesinde kalmasını öngörüyoruz” değerlendirmesinde bulundu. “2024 YILINDA ELEKTRİK VE DOĞAL GAZDA, MESKEN ABONELERİ İÇİN YAKLAŞIK YÜZDE 60 ORANINDA SÜBVANSİYON UYGULANDI” Vatandaşları bütçeden sağlanan kaynaklara ilişkin konuşan Yılmaz, “2024 yılında elektrik ve doğal gazda, mesken aboneleri için yaklaşık yüzde 60 oranında sübvansiyon uygulandı. Vatandaşlarımızın elektrik ve doğal gazı daha ucuza kullanabilmeleri için 2025 yılı bütçesinde de 472 milyar lira kaynak ayırmayı öngörüyoruz. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından yayımlanan verilere göre 2024 yılının ilk altı aylık döneminde Avrupa ülkeleri arasında hane halkına en ucuz elektrik ve doğal gaz sağlayan ülke Türkiye olmuştur" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.