SON DAKİKA
Hava Durumu

Bozbey’den ‘El İnsaf’ çıkışı!

Yazının Giriş Tarihi: 31.01.2026 07:32
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.01.2026 21:36

Ocak ayı değerlendirme toplantısında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i dinlerken, notlarımın arasına en çok "gerçeklerle yüzleşme" notunu düşmüşüm. Bozbey’in ulaşım projelerinden BUSKİ’nin mali krizine kadar çizdiği tablo, aslında sadece bir belediye sunumu değil; kentin 2050 yılına kadar uzanacak yeni anayasasının ilk maddeleriydi.

Bozbey’in sunumunda en dikkat çekici nokta, ulaşımın sadece asfalt dökmekten ibaret görülmemesiydi. BUSUAP 2050 (Bursa Sürdürülebilir Ulaşım Ana Planı) ile kentin gelecek 25 yılı planlanırken, 2026 yılı için açıklanan somut hedefler de bir o kadar iddialı. 300 bin ton sıcak asfalt ve 110 sanat yapısı gibi fiziki yatırımların yanında, raylı sistemde sefer aralıklarını 2 dakikaya indirecek 68 yeni vagon hamlesi, Bursa trafiğine nefes aldıracak cinsten. Üstelik tüm bu iş makineleri ve yatırımlar, kredi kullanılmadan, tamamen belediyenin öz kaynaklarıyla ve şeffaf ihalelerle hayata geçiriliyor. Bu, Bursa için yeni bir "tasarruf ve verimlilik" döneminin ilanıdır.

Ancak toplantının en can alıcı kısmı, şüphesiz ulaşım ve su zamlarına gelen eleştirilere verilen yanıtlardı. Başkan Bozbey, su zamları için "El insaf" derken aslında çok önemli bir yaraya parmak bastı. Göreve geldiklerinde "durumu iyi" denilen BUSKİ’nin, aslında tarihinde ilk kez Büyükşehir’den 1 milyar liralık nakit desteği almadan ayakta duramayacak hale gelmesi, ihmal edilmiş altyapı yatırımlarının acı bir faturası. 2026 yılında bile kanalizasyonu hala derelere akan mahallelerin olduğu (Özlüce örneğinde olduğu gibi) bir Bursa'da, "neden zam yapıldı?" sorusunun cevabı, maalesef yıllardır ertelenen o hayati yatırımlarda gizli.

Tam da bu noktada, toplantıyı takip eden bir gazeteci olarak toplumdaki o ilginç ruh haline bir parantez açmak istiyorum. Evet, ulaşıma ve suya gelen her kuruşluk zam mutfaktaki yangını artırıyor, buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak yerel yönetimin "hizmeti sürdürebilmek" adına yaptığı bu zorunlu güncellemelere karşı adeta aslan kesilenlerin; her ay sessiz sedasız faturalara yansıyan elektrik, doğalgaz ve akaryakıt zamlarına karşı aynı refleksi göstermemesi oldukça düşündürücü.

Eğer bir tepki koyacaksak; Sadece "su" aktığında değil, "elektrik" çarptığında da ses çıkarmalıyız. Sadece "otobüs bileti" arttığında değil, kontağı kapattıran akaryakıt zamlarında da aynı kararlı duruşu beklemek her Bursalının hakkı. Belediye, BURULAŞ’ı batırmamak ve ulaşımı sübvanse etmek için yılda 3,5 milyar lirayı kasasından çıkarıyorsa, burada ciddi bir kamu yararı gözetiliyor demektir. Ancak genel ekonomik zam yağmuruna karşı gösterilen bu "tepkisizlik", yerel yönetimlere yapılan eleştirilerin samimiyetini maalesef gölgeliyor.

Sonuç Olarak...

Bursa artık sadece günü kurtaran makyaj projelerle değil, sistemin dişlilerini onaran bir anlayışla yönetiliyor. 2018'den beri güncellenmeyen ulaşım planlarının rafa kalkıp bilimin devreye girmesi, kentin geleceğini ipotekten kurtarma çabasıdır. Eleştiri her zaman bir haktır; ancak bu eleştiri, mutfaktaki yangının asıl sorumlularını görmezden gelerek sadece belediyeye yöneltildiğinde, çözüm üretmekten ziyade "siyasi bir gürültüye" dönüşüyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.