SON DAKİKA
Hava Durumu

#Emeklilik

Söz Bursa - Emeklilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emeklilik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Fikret Aslan’dan sosyal güvenlik uyarısı: "Aktif-Pasif dengesi çöküyor, sistem sürdürülemez!" Haber

Fikret Aslan’dan sosyal güvenlik uyarısı: "Aktif-Pasif dengesi çöküyor, sistem sürdürülemez!"

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin hızla sürdürülemez bir noktaya sürüklendiğini belirterek, özellikle evde bakım yapan kişilerin emeklilik ve sosyal güvenceye erişememesinin “sosyal devlet” ilkesine aykırı olduğunu ifade etti. Aslan, “Sosyal güvenlik sistemi; yaşlılık, hastalık, iş kazası, malullük, işsizlik, ölüm ve analık gibi risklere karşı yurttaşı korumak için vardır. Ancak bugün sistem, hem mali açıdan hem de kapsayıcılık açısından ciddi bir kırılma yaşıyor. Evde bakım emeği veren vatandaşlarımız görünmez emekçi muamelesi görüyor” dedi. Fikret Aslan, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin temel olarak prim esaslı işlediğini, mevcut çalışanların primleriyle mevcut emeklilerin aylıklarının ödendiği “dağıtım sistemi” (PAYG) yapısında emeklilik için dünyada genel kabul gören dengenin “4 çalışanın 1 emekliyi finanse etmesi” şeklinde olduğunu, bizde ise tablonun tam tersine gittiğini ifade etti. “AKTİF-PASİF DENGESİ ÇÖKÜYOR: 2002’DE 2,1, 2025’TE 1,6” İl Başkanı Aslan, 2002 yılında 12,2 milyon çalışanın 5,9 milyon emekliyi finanse ettiğini; 2025 yılında ise 26,5 milyon çalışanın 16,9 milyon emekliyi finanse eder hale geldiğini hatırlatarak, aktif/pasif oranının 2,1’den 1,6’ya gerilediğini belirtti. Aslan, “Bu gidişle emekliye daha iyi maaş vermek için daha fazla prim toplamak gerekecek; ama kayıt dışılık, güvencesiz çalışma ve istihdamın niteliği bunun önünde engel. Üstelik EYT gibi popülist adımlar sistemi daha da sıkıştırdı” diye konuştu. “EVDE BAKIM EMEĞİ SİSTEMİN DIŞINDA BIRAKILIYOR” Fikret Aslan, Türkiye’de resmi kayıtlara göre yaklaşık 2,5 milyon engelli bulunduğunu, araştırmalara göre en az bir engeli olan birey sayısının 4,9 milyon civarında olduğunu; evde bakım yardımından yararlanan kişi sayısının da geçmiş yıllarda yaklaşık 500 bin olarak kayda geçtiğini ifade eden İl Başkanı Aslan, “Bu büyük toplumsal gerçekliğe rağmen, evde engelli bakımını üstlenen ve iş hayatına katılamayan kişiler için otomatik bir emeklilik hakkı yok. Bu insanlar çalışmıyor göründüğü için sistem onları ‘yok’ sayıyor. Oysa yaptıkları iş 7/24 bir bakım hizmetidir” dedi. A Parti İl Başkanı, evde bakım yapanların ancak isteğe bağlı sigorta ile 4B kapsamında prim ödeyerek emekliliğe hak kazanabildiğini; gelir yaratamayan, evde bakım yükü taşıyan birçok vatandaşın bunu fiilen karşılayamadığını söyledi. “DÜNYADA ÖRNEK VAR: BAKIM SÜRESİ EMEKLİLİĞE SAYILIYOR” İl Başkanı Aslan, bazı ülkelerde evde ücretsiz bakım yapanların sosyal güvenlik sistemince desteklendiğini belirterek, “Örneğin Almanya’da belirli bakım derecesinde (Pflegegrad 2 ve üzeri) bakım üstlenenlerin emeklilik primi bakım sigortası tarafından ödeniyor ve bu süre emeklilik hesabına dahil ediliyor. Türkiye’de de bakım süresinin sosyal güvenlik hakkına dönüştürülmesi zorunludur” ifadelerini kullandı. “MECLİS’TE TEKLİF VAR; AMA YASALAŞMIŞ DEĞİL” Aslan, 2026’ya girerken ev kadınları ve evde bakım emeği verenlerin sosyal güvenceye alınması ve emeklilik hakkı elde etmesine yönelik TBMM’de bir kanun teklifinin gündemde olduğunu; ancak henüz yasalaşmadığını hatırlattı. Aslan, “Teklif; geliri olmayan ev kadınları ve evde bakım emeği verenlerin SGK kapsamına alınmasını, primlerinin bütçeden karşılanmasını hedefliyor. Aylık yaklaşık 11 bin TL düzeyinde destek ve tam sosyal güvence hedefi ifade ediliyor; fakat bunlar bugün itibarıyla yürürlükte değil” dedi. “ERKEN EMEKLİLİK HAKKI SADECE SİGORTALI ANNELER İÇİN; EVDE BAKIM EMEĞİ YİNE DIŞARIDA” İl Başkanı Aslan, 5510 sayılı Kanun’da ağır engelli, bakıma muhtaç engelli çocuğu bulunan kadın sigortalılara prim günü avantajı ve yaş indirimi sağlandığını; ancak bunun sigortalı çalışma içinde olanları kapsadığını vurguladı. Aslan, “Bu düzenleme evde bakım yapan ama sigortalı olmayan milyonları kapsamıyor. Ayrıca eşin engelli olması tek başına erken emeklilik hakkı doğurmuyor. Sistem parçalı ve adaletsiz bir zeminde ilerliyor” dedi. “SAHTE SİGORTALILIK ARTIYOR; İNSANLAR SİSTEME GİRMEK İÇİN ÇARESİZ” Anahtar Parti İl Başkanı, son yıllarda sahte sigortalılık vakalarının arttığını, 2022’de 106 bin, 2023’te 188 bin ve 2024’te 95 bin kişinin emekliliğinin iptal edildiğinin kayda geçtiğini belirterek, “Vatandaş sağlık hizmetine erişmek ve emeklilik hakkı kazanmak için kayıt dışı yollara itiliyor. Denetim mekanizması güçlenmeli; ama hak kayıplarına yol açan uygulamalar da adaletle ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı. BÜTÇEDEN SGK’YA AKTARIM ARTIYOR: “KAYNAK VARSA ADALETLE KULLANILMALI” Fikret Aslan merkezi yönetim bütçesi içinde SGK’ya yapılan ödemelerin arttığını; 2026 bütçesinde SGK’ya aktarılan fonun genişletildiğini ifade ederek, “Madem bütçeden kaynak aktarılıyor, bunun geliri olmayan kesimlerin refahına gerçek bir katkı sağlaması şarttır. Evde bakım emeği verenler bu katkının en meşru adreslerinden biridir” dedi. POLİTİKA ÖNERİLERİ İl Başkanı Aslan, Anahtar Parti iktidarında sosyal güvenlik sisteminin işlevsel hale getirilmesi için şu adımların atılacağını belirtti: Kayıt dışılıkla etkin mücadele: Yoğun işyeri denetimleriyle sigortasız çalışmanın önüne geçilecek; kayıt dışı istihdam kayıt altına alınacaktır.PAYG sisteminde sürdürülebilirlik: İstihdamı artırıcı politikalarla aktif/pasif denge güçlendirilecek; sistemi bozan popülist düzenlemeler yerine gerçekçi bir rehabilitasyon programı uygulanacaktır.“Gümüş Ekonomi” yaklaşımının sisteme entegrasyonu: Evde bakım, rehabilitasyon, uzun dönemli bakım sigortası, yaşlı dostu konut ve bakım ekonomisi alanları sosyal güvenlik ekosisteminin parçası haline getirilecektir.“Evde Bakım Hizmeti Sigortası” kurulması: SGK bünyesinde özel bir kategori oluşturularak evde bakım emeği yasal güvenceye kavuşturulacaktır.“Evde Bakım Borçlanması” uygulaması: Askerlik/doğum/ücretsiz izin borçlanmalarına benzer şekilde bakım süresi borçlanılabilir hale getirilecektir.Bireysel emeklilik kapsamının genişletilmesi: Vatandaşın kayıt dışı yollara yönelmesini önleyecek kapsayıcı tamamlayıcı mekanizmalar geliştirilecektir.Hak ve yükümlülüklerde adalet: Yaş ve süre eşitliği ilkesi esas alınarak prim bedeliyle uyumlu, adalet duygusunu güçlendiren emekli aylığı yapısına geçilecektir. Aslan açıklamasını “fırsatta eşitlik, bölüşümde adalet anahtarda” sözleriyle tamamladı.

Kayışoğlu’ndan TBMM’de staj ve çıraklık isyanı: "Bir gün için 17 yıl kaybedenler var!" Haber

Kayışoğlu’ndan TBMM’de staj ve çıraklık isyanı: "Bir gün için 17 yıl kaybedenler var!"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dilekçe Komisyonu’nda staj ve çıraklıkta geçen sürelerin emeklilikten sayılmamasına ilişkin yapılan başvurular üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Vatandaşlardan gelen başvurulara dikkat çeken Altaca Kayışoğlu, staj ve çıraklık döneminde çalışmış kişilerin ciddi bir mağduriyet yaşadığını ifade etti. Altaca Kayışoğlu, “Staj ve çıraklıkta geçen günlerin emeklilik için sayılmaması önemli bir sorun. Bu arkadaşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında örgütlendiler ve sık sık bu mağduriyeti gündeme getiriyorlar. Ellerinde devlet tarafından verilmiş sigorta kartları var. ‘Biz bunu devlet verdiği için sigortalı olduğumuzu sandık’ diyorlar” ifadelerini kullandı. “FİİLEN ÇALIŞTILAR AMA EMEKLİLİKTEN SAYILMADI” Altaca Kayışoğlu, “Bu kişiler adı stajyer ya da çırak olsa da fiilen çalıştılar, emek verdiler. Hastaneye o sigorta kartıyla gittiler, yıllarca sigortalı olduklarını düşündüler. Ancak yıllar sonra bunun yalnızca sağlık sigortası olduğu, emeklilik başlangıcı sayılmadığı söylendi. Bu nedenle ciddi hak kayıpları ortaya çıktı” dedi. “BİR GÜN İÇİN 17 YIL KAYBEDENLER VAR” Emeklilik başlangıç tarihinin sayılmaması nedeniyle büyük mağduriyetler yaşandığını belirten Altaca Kayışoğlu, bazı vatandaşların bir günlük fark nedeniyle yıllarca geç emekli olmak zorunda kaldığını ifade etti. Altaca Kayışoğlu, “Bir gün nedeniyle 17 yıl kaybeden vatandaşlarımız var. O dönemde fiilen çalıştıkları hâlde emeklilik başlangıcı sayılmadığı için yıllarını kaybediyorlar. Bu nedenle staj ve çıraklıkta geçen sürelerin emeklilikten sayılması için yasal düzenleme yapılması gerekiyor” dedi.

HAK-İŞ'ten emekli olacakları ilgilendiren açıklama Haber

HAK-İŞ'ten emekli olacakları ilgilendiren açıklama

Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu(HAK-İŞ), 2024 yılı ve 2025 yılında ilk defa emekli olacak sigortalılara bağlanacak emekli maaşları arasındaki farklılıklara ilişkin açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Son zamanlarda kamuoyunda, çalışanlarımızın 2024 yılında emekli olmalarının 2025 yılına göre daha avantajlı olacağı, emekli maaşlarının daha yüksek olacağı ve bu farkın gelecek yıllara da sirayet edeceği konusunda tartışmalar yer almaktadır. Bu çerçevede, üyelerimizin ve çalışanlarımızın hak kaybına uğramamaları ile ilgili aşağıdaki hususların dikkate alınmasında fayda görülmektedir” denildi. Maaş farkları, emekli maaşlarının hesaplanmasında esas alınan güncelleme katsayısının belirlenmesi yönteminden kaynaklandığı belirtildi. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 29. maddesi hatırlatılan açıklamada, “Emekli aylıkları, sigortalının her yıla ait prime esas kazancının, ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunmaktadır. Güncelleme katsayısı ise her yılın Aralık ayına göre TÜİK tarafından açıklanan tüketici enflasyonu tamamı ile büyüme hızının yüzde 30'unun toplamına 1 tam sayısının ilâve edilmesi sonucunda bulunan değeri ifade etmektedir. Ayrıca emekli aylıklarının hesaplanmasında aylığın başlangıç tarihinin yılın ilk altı aylık dönemine rastlaması halinde Ocak ödeme dönemi içinde mevcut emeklilere verilen zam kadar, yılın ikinci altı aylık dönemine rastlaması halinde ise Ocak ve Temmuz aylarındaki emekli maaş artış oranları kadar artırılarak, sigortalının başlangıç aylığı hesaplanır” denildi. Adı geçen farkın nereden kaynaklandığı anlatılan açıklamada, Emekli aylığının, başvuru tarihindeki önceki yıla ait tüketici enflasyonu ve yıl içerisindeki emekli aylık artışlarına göre belirlenmesi sebebiyle başvuru tarihi büyük bir önem arz etmektedir. Bu kapsamda 2024 yılı emekli aylığı hesaplamasında 2023 yılı verileri üzerinden hesaplama yapılmaktadır” ifadeleri yer aldı. AÇIKLAMADA ŞU İFADELER YER ALDI: “2023 yılı için güncelleme katsayısı (TÜFE % 64,77, GH % 4,5) 1,6612 olmaktadır. Ayrıca 2024 yılı Ocak ve Temmuz aylarında kümülatif olarak emekli aylıklarına yapılan zam oranı % 86,16 olup bu artış oranı da 2024 yılı emeklilerinin maaşlarına yansıtılacaktır. Ancak 2025 yılı emeklilerinin maaşlarının hesaplanmasında ise bir önceki yılın verileri dikkate alınacaktır. 2024 yılı enflasyon oranı ve büyüme hızı henüz netleşmemekle birlikte, Orta Vadeli Plan (OVP) tahminlerine göre 2024 yılı TÜFE'nin % 35, GH'nın % 3,7 olması beklenmektedir. Buna göre 2025 yılı emeklilerinin emekli aylığı hesaplamasında kullanılacakgüncelleme katsayısının 1,366 gerçekleşmesi beklenmektedir. Ayrıca 2025 yılı emekli aylığı hesaplanmasında 2024 yılı kümülatif zam oranı olan % 86,16'lık artış da uygulanamayacaktır. Görüldüğü yıllar arasındaki enflasyonun önemli oranda düşmesinden kaynaklı olarak 2025 yılı emeklilerimizin 2024 yılı emeklilerimize oranla önemli oranda düşük miktarda bir maaş bağlanması söz konusu olacaktır. Bu oranın, her bir sigortalı için değişkenlik göstermesine rağmen yaklaşık % 25-35 arasında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Daha da vahim olan husus söz konusu bu farkın gelecek yıllarda da maaşlara yapılan zam oranlarına göre artarak devam edeceği gerçeğidir.” “EMEKLİLİK DİLEKÇELERİNİ 31 ARALIK 2024 TARİHİNDEN ÖNCE VERMELERİ HALİNDE 2024 YILI EMEKLİSİ SAYILACAKLARDIR” 2024 yılında emekli olabilmek için müracaat tarihini belirtilen açıklamada, “Yukarıda açıklandığı üzere 2025 yılı emeklilerimizin 2024 yılı emeklilerimize oranda %25-35 oranında daha düşün bir emekli maaşı bağlanması ve bu maaş farklarının gelecekte de artarak devam etmesi riski bulunmaktadır. Bu nedenle yıl sonuna kadar herhangi bir yasal değişiklik yapılmaması halinde, emeklilik şartlarını doldurmuş ve yakın gelecekte emeklilik düşünen sigortalılarımızın 2024 yılı emeklisi olabilmek için aşağıdaki tarihlere dikkat etmelerinin menfaatlerine olacağını düşünüyoruz. Kamu kurumları ile sermayesinin yüzde 50'sinden fazlası kamuya ait şirketlerde çalışan ve ücretlerini ayın 15'inde alan işçilerimizin 14 Ocak 2025 tarihine kadar emeklilik dilekçesini vermeleri halinde 2024 yılı emeklisi olarak sayılacaklardır. Özel sektörde, kamu kurumlarında ve sermayesinin yüzde 50'sinden fazlası kamuya ait şirketlerde çalışan işçilerden ücretlerini her ayın 1'inde alanların ise emeklilik dilekçelerini 31 Aralık 2024 tarihinden önce vermeleri halinde 2024 yılı emeklisi sayılacaklardır. Emeklilik dilekçesini bu tarihlerden sonra verecek olan işçilerimiz ise 2025 yılı emeklisi sayılacaklardır” ifadeleri yer aldı. Prim gün sayısına göre artması gereken emekli maaşlarının bilakis azaldığı bir hesaplama sisteminin kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirtilen açıklamada, “Sorunun adil ve hakkaniyetli bir çözüme kavuşturulması için, Üniversite Öğretim Üyeleri, Sosyal Güvenlik Uzmanları ve Konfederasyonumuz Uzmanlarından oluşan geniş bir heyetle yürüttüğümüz bilimsel çalışmanın da sonuna gelmiş bulunuyoruz. Önümüzdeki günlerde, yukarıda dile getirilen adalet ve hakkaniyetten uzak sistemin, emekli maaş bağlanma yönteminin adil ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması ve önümüzdeki yıllarda da yaşanabilecek önemli enflasyon farklarından etkilenmeyecek yasal değişiklik önerilerini de içeren raporumuzu kamuoyu ile paylaşacağız” denildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.