SON DAKİKA
Hava Durumu

#Farkındalık

Söz Bursa - Farkındalık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Farkındalık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Şadi Özdemir’den kanserle mücadele dersi: "Vaktim yok demeyin, erken teşhis hayat kurtarır!" Haber

Başkan Şadi Özdemir’den kanserle mücadele dersi: "Vaktim yok demeyin, erken teşhis hayat kurtarır!"

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, katıldığı söyleşide pankreas kanserini nasıl yendiğini samimiyetle paylaştı. "Vaktim yok" diyerek kontrollerini aksattığını belirten Başkan Şadi Özdemir, "En büyük hatam buymuş. Erken teşhis gerçekten hayat kurtarıyor" dedi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi, kanserle mücadelede duygusal dayanıklılığın ve farkındalığın konuşulduğu bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle düzenlenen "Kanser’de Duygularımızı Tanıyoruz" başlıklı söyleşide, uzman hekimler, kanseri yenenler ve hasta yakınları tecrübelerini paylaştı. Bursa Kanserle Savaş Derneği Başkanı Ümit Ecemiş’in moderatörlüğünü yaptığı panelde Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de kendi sağlık sürecine ilişkin samimi açıklamalarda bulundu. "SÜREKLİ KONTROL ETTİRMEK LAZIM" Kendisinin de zorlu bir kanser süreci geçirdiğini belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, hastalığı öğrenme ve tedavi sürecini katılımcılarla paylaştı. CHP Bursa İl Başkanlığı dönemindeki yoğun tempo nedeniyle sağlık kontrollerini aksattığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "O zamanlar hiçbir şeye ayıracak vaktim yoktu. Kendimce gidip kontrol ettirmiyordum. En büyük hatam buymuş. En sağlıklı zamanlarda bile kontrol ettirmek lazım" dedi. Kalp kontrolü için gittiği hastanede şeker değerlerinin yüksek çıkması üzerine yapılan tetkiklerde pankreasında 4,5 santimlik tümör tespit edildiğini aktaran Başkan Şadi Özdemir, doktorunun kendisine "Çok şanslısın, 2 ay sonra gelseydin ameliyat edemezdim" dediğini söyledi. Ameliyatın ardından kemoterapi ve ışın tedavisi gördüğünü belirten Başkan Şadi Özdemir, eşi Nuray Özdemir’in bu süreçte en büyük destekçisi olduğunu ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, "Doktorlarım veya biz biraz daha ihmal etsek bugün sizin karşınızda konuşuyor olmayacaktım" diye konuştu. Hastalık sürecinin bakış açışını değiştirdiğini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, "Artık o zaman kafama taktığım birçok şeyi şimdi takmıyorum. Önceliğimiz kendimiz olmalı. Mutlaka hekimle birlikte hareket etmek ve belli periyotlarla kontrol edilmek lazım. Erken teşhis hayat kurtarır" dedi. "KANSER TOPLUMSAL BİR SAĞLIK SORUNUDUR" Etkinliğin açılışında konuşan Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Özcan Akan da kanserin sadece tıbbi değil, toplumsal bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Akan, "Kanserin birçok çeşidi başlangıçta önlenebilir ve tedavi edilebilir. Toplum olarak ne kadar bilinçlenirsek, kanseri yenmek konusunda da o kadar başarılı oluruz" ifadelerini kullandı. "YAN YANA OLMANIN GÜCÜNE İNANDIK" Açılış konuşmalarının ardından söyleşi kısmına geçildi. Söyleşide konuşan Başkan Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ise o günleri anlatırken duygusal anlar yaşadı. Eşinin tedavi sürecinde yaşadıklarını dile getiren Nuray Özdemir, "En çok zorlandığım an, hastaneden çıkıp eve döneceğimiz zamandı. Ancak tedavi sürecinde yan yana olmanın gücüne inandık" ifadelerini kullandı. Sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak yer aldığını paylaşan Nuray Özdemir, sivil toplum kuruluşlarının bu konuda farkındalık oluşturmadaki rolüne dikkat çekti. Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nilüfer Avcı da hasta-hekim ilişkisinin ve sosyal desteğin önemine değindi. Hastaya teşhis konulduğu andan itibaren psikolojik desteğin şart olduğunu belirten Prof. Dr. Avcı, sivil toplum kuruluşlarının ve aile desteğinin tedavi başarısını artırdığını vurguladı. HASTA VE HASTA YAKINLARININ GÖZÜNDEN SÜREÇ Kanseri yenen Sevgi Uyumaztürk, hastalığı ilk öğrendiğinde yaşadığı "ölüm korkusu"nu ve kabullenme sürecini anlatırken, hekimine duyduğu güvenin iyileşme sürecindeki etkisine dikkat çekti. Hasta yakını olarak panelde yer alan Ersin Demirel ise genç yaşta babasının hastalığıyla başlayan ve annesiyle devam eden süreçte bir hasta yakını olarak üstlendiği sorumlulukları ve yaşadığı duygusal yolculuğu katılımcılarla paylaştı.

İsrafa karşı lezzet devrimi: Gastro İnegöl’de ‘Atıksız Mutfak’ günü Haber

İsrafa karşı lezzet devrimi: Gastro İnegöl’de ‘Atıksız Mutfak’ günü

İnegöl Belediyesi’nin şehrin asırlık lezzetlerini sunduğu Gastro İnegöl, israfa karşı dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak adına “Atıksız Mutfak Günü” gerçekleştirdi. Sürdürülebilir gastronomi örneği sunan lezzetler, tadına bakanlardan tam not aldı. İnegöl Belediyesi tarafından Gastro İnegöl’de düzenlenen Atıksız Mutfak Günü, gıda israfına dikkat çekerek sürdürülebilir mutfak anlayışının güçlü bir örneğini ortaya koydu. Etkinlikte, mutfakta atık olarak görülen pek çok ürün, usta ellerin marifetleri ve şeflerin reçeteleriyle yeniden değerlendirilerek özgün lezzetlere dönüştürüldü. İsrafa karşı farkındalık oluşturmayı amaçlarken, atıksız mutfağın lezzetleri Gastro İnegöl misafirleri tarafından beğeniyle karşılandı. BU SOFRADA ZİYAN YOK Gastro İnegöl’de Perşembe akşamı “Atıksız Mutfak” felsefesiyle hazırlanan menüde; haşlanan tavukların suyundan ve kalan sebzelerden yapılan tavuk suyuna sebzeli çorba, ızgarada kullanılan domateslerin uç kısımlarından hazırlanan köz domates çorbası, kereviz saplarının değerlendirildiği pirinçli zeytinyağlı kereviz sapı gibi örnekler dikkat çekti. Kalan nohut yemeklerinin humusa dönüştürüldüğü, yumuşayan meyvelerin hoşaf yapıldığı, çeşitli meyve kabuklarından “Tükenmez” adı verilen içeceğin üretildiği Atıksız Mutfak Gününde; limonlu et kavurma, atıksız yahni, döngü güveci ve patlıcan kabuklarından hazırlanan patlıcan kebabı gibi yenilikçi lezzetler de misafirlere sunuldu. Ayrıca mutfakta artan kadayıf parçalarından kadayıflı çıtır tavuk, kalan pirinçlerden kadın budu köfte, haşlanmış patates pürelerinden patatesli köfte, ızgaradan kalan pidelerden hazırlanan papara gibi uygulamalar, gıda döngüsünün nasıl sürdürülebilir hale getirilebileceğini gözler önüne serdi. Etkinlikte kullanılan her yemeğin, bir başka ürünle harmanlanarak yeni ve farklı bir lezzete dönüştürülmesi, “Atıksız Mutfak” anlayışının yalnızca bir çevre yaklaşımı değil, aynı zamanda bir gastronomi kültürü olduğunu ortaya koydu. İnegöl Belediyesi, Gastro İnegöl’de düzenlediği bu özel günle hem israfla mücadeleye dikkat çekti hem de yerel gastronomide farkındalık oluşturarak örnek bir organizasyona imza attı. Atıksız Mutfak gününün lezzetlerini deneyimleyen Gastro İnegöl misafirleri de bu özel gecenin lezzetlerini tadımlamaktan keyif aldıklarını dile getirdiler.

Güvenli internet abone sayısı 55 milyonu aştı Haber

Güvenli internet abone sayısı 55 milyonu aştı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Güvenli internet hizmeti abone sayısı 55 milyon kişiyi aştı. BTK bünyesinde faaliyet gösteren Güvenli İnternet Merkezi, internetin bilinçli ve güvenli kullanımı için önemli bir yapı taşıdır" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2025 Aralık sonu itibarıyla güvenli internet hizmetinden faydalanan abone sayısının 55 milyonu aştığını belirtti. Bakan Uraloğlu, Güvenli İnternet Merkezi'nin kurulmasından bu yana 300 binden fazla kişiye bin 781 eğitim verildiğini kaydederek, Güveli İnternet Tırı ile 200'den fazla okulun ziyaret edildiğini ve 85 bin öğrenciye ulaşıldığını açıkladı. Dijital ortamda akran zorbalığı ve siber tehditlere karşı alınan önlemleri de değerlendiren Uraloğlu, güvenli internet hizmetinin (GİH) 2011'de internetin güvenli kullanımına dair artan talepler üzerine hayata geçirildiğini hatırlattı. Uraloğlu, güvenli internet hizmeti ile başta çocuklar olmak üzere aboneleri internetteki olumsuz içeriklerden korumayı amaçladıklarını ifade etti. "GÜVENLİ İNTERNET HİZMETİ ABONE SAYISI İSE 55 MİLYON KİŞİYİ AŞTI" Kullanıcıların GİH sayesinde suç işlemeyi anlatan siteler ile dolandırıcılık sitelerinden talebe bağlı ve ücretsiz olarak korunma imkanına sahip olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "Çocuk profili, 'izinli liste' yöntemine göre çalışmaktadır. Bu yöntemde çocuklarımız güvenli olduğu onaylanmış belirli sayıdaki internet sitelerine erişim sağlamaktadır. Aile profili ise, 'yasaklı liste' yöntemine göre çalışmaktadır. Bu yöntemde zararlı içerik barındıran sitelerden oluşan listeye erişilememekte, bu liste haricindeki tüm internet sitelerine erişilebilmektedir. Güvenli internet hizmeti abone sayısı ise 55 milyon kişiyi aştı. BTK bünyesinde faaliyet gösteren Güvenli İnternet Merkezi, internetin bilinçli ve güvenli kullanımı için önemli bir yapı taşıdır. Bilinçlendirme Merkezi, İnternet Yardım Merkezi ve İhbar Merkezi olmak üzere üç birimle hizmet veren bu yapı hem çocuklarımızı hem de ebeveynleri internetin risklerine karşı bilinçlendirmektedir. Bilinçlendirme faaliyetleri kapsamında www.guvenliweb.org.tr üzerinden sağlanan bilgilerle geniş kesimlere ulaşmayı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. "BU YIL İÇİNDE ŞİMDİYE KADAR 138 EĞİTİM GERÇEKLEŞTİRİLDİ VE BU SÜREÇTE YAKLAŞIK 22 BİN KİŞİYE ULAŞILDI" Bilinçlendirme ve farkındalık oluşturma amacıyla her yıl eğitimler düzenlendiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Bu yıl içinde şimdiye kadar 138 eğitim gerçekleştirildi ve bu süreçte yaklaşık 22 bin kişiye ulaşıldı. Güvenli İnternet Merkezi'nin kurulmasından bu yana ise toplamda bin 781 eğitim ile 300 binden fazla kişiye ulaştık. Bu eğitimler, özellikle çocuklar ve gençlerin internet kullanım becerilerini geliştirirken, internetin riskleri konusunda farkındalık kazanmalarını sağlamaktadır. Bu proje sayesinde teknolojiye erişimi sınırlı çocuklarımız, internetin güvenli kullanımına dair bilinçleniyor. Bugüne kadar Güvenli İnternet Tırı ile 200'den fazla okul ziyaret ettik, 85 bin öğrenciye ulaştık. Çocuklarımızın teknolojiyi doğru ve bilinçli kullanmaları için bu tür projeleri artırmayı hedefliyoruz" dedi.

Osmangazi Belediyesi Alzheimer Gündüz Bakım Evi 3. yılını kutladı Haber

Osmangazi Belediyesi Alzheimer Gündüz Bakım Evi 3. yılını kutladı

Sosyal belediyecilik anlayışını merkezine alan Osmangazi Belediyesi’nin bünyesindeki Alzheimer Gündüz Bakım Evi (ALBAM), üçüncü yılını üyelerin renkli ve özel etkinlikleriyle kutladı. Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi (BAREM) çatısı altında hizmet veren ve üçüncü yılını geride bırakan Alzheimer Gündüz Bakım Evi için özel bir etkinlik düzenledi. BAREM’de yer alan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen üçüncü yıl kutlaması, üyelerin yeteneklerini sergilediği renkli görüntülere sahne oldu. ‘Dolu Dolu 3 Yıl’ temasıyla işlenen ve buradaki emekleri yansıtan sunum ile başlayan programda üyelerin oluşturduğu koro, Türk müziğinin seçkin eserlerini seslendirdi. Performanslarıyla göz dolduran ALBAM üyeleri, akabinde kendilerinin gençlik ve günümüz hallerini yansıtan gösterim ile duygu dolu anlar yaşadı. Program kapsamında, hemşire Cansu Önol da Alzheimer hastalığına yönelik bilgilendirmelerde bulundu. “Üyelerimizin Sosyalleşmesi Çok Önemli” Etkinliğe katılan Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mücahit Yıldızhan, üyelerin coşkusuna ortak oldu. Alzheimer hastalığı ile ilgili olarak amaçlarının farkındalık yaratmak olduğuna değinen Başkan Yardımcısı Yıldızhan, konuşmasında şunları kaydetti; “Alzheimer hastalığının kesin bir tedavisi yok maalesef ancak bu hastalığın gidişatıyla ilgili olarak kendi aramızda farkındalık yaratıp, hastalığın gecikmesi yönünde elimizden gelen çalışmaları yapıyoruz. Buraya gelen üyelerimizin sosyalleşmesi çok önemli. Evde yalnız başına kalan üyelerimizdeki sıkıntılar, buraya geldiklerinde kendi içerilerindeki kaynaşma ile, sosyalleşme ile birlikte azalıyor.” Başkan Yardımcısı Mücahit Yıldızhan, ALBAM üyelerinin yaptığı eserleri de yakından inceledi. ALBAM üyelerinin aileleri tarafından desteklerinden dolayı Osmangazi Belediyesi yetkililerine çiçek takdiminde bulunuldu. ALBAM çalışanlarının da mesajlarıyla zenginleşen kutlamalar, üçüncü yıla özel olarak hazırlanan pastanın kesimiyle sona erdi.

Uzman uyardı: Türkiye’de HIV vakaları artış eğiliminde Haber

Uzman uyardı: Türkiye’de HIV vakaları artış eğiliminde

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emin Halis Akalın, dünyada HIV vakalarının azalma eğilimine girdiği yerler olsa da Türkiye’deki tablonun farklı olduğunu vurguladı. Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği ‘Nilüfer’de Sağlık’ buluşmalarında HIV ve AIDS masaya yatırıldı. Akademisyenler, dünyada vakalar azalırken, Türkiye’de artış eğilimine dikkat çekerek, erken tanının önemini vurguladılar. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Nilüfer’de Sağlık’ buluşmaları kapsamında "HIV/AIDS Yeterince Farkında Mıyız?" başlığıyla bir seminer gerçekleştirildi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’ndeki programa Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin’in yanı sıra bilgi sahibi olmak isteyen çok sayıda vatandaş katıldı. Programda Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emin Halis Akalın ve akademisyen Doç. Dr. Uğur Önal konuyla ilgili önemli bilgiler paylaştı. TÜRKİYE'DE VAKA SAYISI ARTIŞ EĞİLİMİNDE Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emin Halis Akalın, dünyada HIV vakalarının azalma eğilimine girdiği yerler olsa da Türkiye’deki tablonun farklı olduğunu vurguladı. Bu hastalığın 1980’li yıllardan bu yana devam eden çok önemli bir salgın olduğunu hatırlatan Akalın, "Dünyanın önemli bir kısmında yeni enfeksiyon sayıları azalırken, Türkiye’de rakamlar maalesef yukarı doğru bir artış eğrisi gösteriyor. Resmi kayıtlara göre yaklaşık 60 bin kişi tanı almış durumda ancak durumunun farkında olmayanlarla birlikte bu rakamı ikiyle çarpmak gerekiyor. Artık biz bu bireylere ‘HIV pozitif’ yerine ‘HIV ile yaşayan birey’ diyoruz. Çünkü günümüzdeki etkili tedavilerle bu kişilerin yaşam beklentisi, HIV ile yaşamayan bireylerle aynı seviyeye gelmiş durumda" dedi. Böyle önemli bir konuda farkındalık gösteren Nilüfer Belediyesi’ne teşekkür eden Akalın, belediye bünyesindeki Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi’nin anonim test imkanı sunarak, damgalanma ve ayrımcılığın önüne geçilmesi açısından hayati bir rol oynadığını vurguladı. Hastalığın bulaşma yolları ve korunma yöntemleri üzerine bilgiler paylaşan Doç. Dr. Uğur Önal ise toplumdaki yanlış algılara ve tedavinin gücüne değindi. Bulaş yollarıyla ilgili bilgi veren Önal, "En sık bulaş yolu korunmasız cinsel temastır. Ancak HIV; tokalaşmakla, sarılmakla, aynı havayı solumakla veya ortak çatal-bıçak kullanımıyla kesinlikle bulaşmaz. Eğer bir birey ilaçlarını düzenli kullanır ve kanda virüs tespit edelimeyecek düzeye indirilirse, artık bulaştırıcı olarak kabul edilmez. Bu durum hem toplum sağlığını koruyor, hem de bireylerin çocuk sahibi olabilmelerine ve normal hayatlarına devam etmelerine imkan sağlıyor" diye konuştu. Akademisyenler, erken tanının hem bağışıklık sisteminin çökmesini engellemek, hem de toplumdaki yayılımı durdurmak için en güçlü silah olduğunu hatırlattılar. Seminer, akademisyenlerin katılımcılardan gelen soruları yanıtlamasıyla sona erdi.

Karsan, ILO ve Borçelik'ten güç birliği: Kız öğrenciler iş hayatına güçlü başlayacak Haber

Karsan, ILO ve Borçelik'ten güç birliği: Kız öğrenciler iş hayatına güçlü başlayacak

Karsan, sosyal sorumluluk alanında da güçlü projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. Bu kapsamda ILO ve Borçelik Teknik Akademi ile yeni bir iş birliğine imza atan Karsan, Bursa Şehit Ömer Halisdemir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Elektrikli Araçlar Laboratuvarı'ndaki kız öğrencilerin teknik becerilerini geliştirmeyi, özgüven ve liderlik kapasitelerini artırmayı, çalışma hayatındaki haklar konusunda farkındalık kazandırmayı ve sanayi sektöründe istihdam edilebilirliklerini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu güçlü iş birliğinin, kız öğrencilerin teknik alanlarda daha görünür, donanımlı ve cesur bireyler olarak geleceğe hazırlanmasına katkı sunacaklarını söyleyen Karsan CEO'su Okan Baş, "Karsan sektörde eşitlikçi ve kapsayıcı üretim kültürünün örnek gösterilen markalarından biri hâline geldi. Yeni projemiz ile bir yandan toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarımızı sürdürülebilir hale getirirken diğer taraftan da kız öğrencilerin iş hayatına güçlü şekilde hazırlanmasını desteklemeyi ve kadın rol modeller yetiştirmeyi hedefliyoruz" dedi. "Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde" olma vizyonuyla dünyada toplu taşımanın dönüşümünde öncü rol oynayan Karsan, bir yandan da sosyal hayatı ve eğitimi desteklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Karsan, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Borçelik Teknik Akademi ile yeni bir iş birliğine imza attı. Düzenlenen imza törenine sendikaların yanı sıra Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Şehit Ömer Halisdemir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi temsilcileri de katılım sağladı. Şubat 2026'da başlayıp Haziran 2026'da tamamlanacak kapsamlı bir eğitim ve gelişim programını içeren proje, Şehit Ömer Halisdemir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Elektrikli Araçlar Laboratuvarı'ndaki kız öğrencilerin teknik becerilerini geliştirmeyi, özgüven ve liderlik kapasitelerini artırmayı, çalışma hayatındaki haklar konusunda farkındalık kazandırmayı ve sanayi sektöründe istihdam edilebilirliklerini güçlendirmeyi hedefliyor. "KIZ ÖĞRENCİLERİ İŞ HAYATINA GÜÇLÜ ŞEKİLDE HAZIRLAYACAĞIZ" Bu projenin toplumsal fayda odaklı bir sosyal sorumluluk girişimi olduğunu söyleyen Karsan CEO'su Okan Baş, "Bu güçlü iş birliği, kız öğrencilerin teknik alanlarda daha görünür, donanımlı ve cesur bireyler olarak geleceğe hazırlanmasına katkı sunarken; Karsan'ın sosyal sorumluluk anlayışıyla fırsat eşitliğini güçlendirme kararlılığını da yansıtıyor. 2019'da ILO ile başlayan kurumsal dönüşüm yolculuğumuz sayesinde, eşitlikçi ve kapsayıcı üretim kültüründe sektörün referans markalarından biri hâline geldik. Şimdi bu yaklaşımı öğrenci düzeyine taşıyor; kız öğrencilerin mesleki gelişimlerini destekleyerek iş hayatına daha güçlü başlamalarını hedefliyoruz. Karsan olarak mesleki eğitime tam destek vermeye devam edeceğiz" dedi. Karsan İnsan Kaynakları Direktörü Mücahit Korkut ise, "Bu protokol, Karsan'da yıllardır yürüttüğümüz eşitlik odaklı dönüşümün sahaya yansıması niteliğinde. Proje ile kız öğrencilerin gelişim yolculuğunu destekleyerek geleceğin iş hayatına güçlü şekilde hazırlanmasını desteklemeyi ve kadın rol modeller yetiştirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. EĞİTİMLER 4 FARKLI BAŞLIKTA GERÇEKLEŞTİRİLECEK Şehit Ömer Halisdemir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ndeki Karsan Elektrikli Araçlar Laboratuvarı'nda, 12'nci sınıf kız öğrencilerine yönelik yeni projenin Kasım 2025 - Haziran 2026 tarihleri arasında 4 modülde gerçekleşmesi planlanıyor: Tanıtım ve Farkındalık: ILO - Uluslararası Çalışma Örgütü Tanıtımı, Karsan Tanıtımı & Borçelik Tanıtımı, Gelecek Atölyesi Programının Tanıtımı, Çalışma Yaşamında Ayrımcılığın Önlenmesi ve Kadın-Erkek Eşitliğinin Sağlanması İş Hayatına Hazırlık: İş Sağlığı ve Güvenliği, Çevre Yönetim Sistemi, Kalite Yönetim Sistemi ve Enerji Yönetimi, Sürdürülebilirlik, Özgeçmiş oluşturma, Temel mülakat becerileri gibi eğitimler Kişisel Beceriler: Etkin iletişim becerileri, takım içi rol alma ve dayanışma Mentorluk: Panel: İlham veren kadın mühendisler, Kadın Mühendisler ve Mentorluk Programı Programın "Tanıtım ve Farkındalık" kısmına öğrenciler, öğretmenler ve veliler, "İş Hayatına Hazırlık" kısmına 25 öğrenci, "Kişisel Beceriler" kısmına 25 öğrenci, "Kişisel Beceriler" içerisindeki "Mentorluk" kısmına ise 10 öğrenci dahil edilecek.

CKD Osmangazi’den 25 Kasım mesajı: “Kadın üretimde güçlendikçe şiddet son bulacak” Haber

CKD Osmangazi’den 25 Kasım mesajı: “Kadın üretimde güçlendikçe şiddet son bulacak”

Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Osmangazi Şubesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla bir açıklama yaparak şiddetin köklü toplumsal nedenlerine dikkat çekti. Açıklamada, kadına yönelik şiddetin yalnızca hukuki düzenlemelerle değil, üretim ilişkileri içinde kadının güçlenmesiyle sona erebileceği vurgulandı. CKD Osmangazi’nin açıklamasında, kadına yönelik şiddetin tarihsel ve sınıfsal eşitsizliklerden beslendiği belirtildi. Şiddetin “insanlık suçu” olduğu ifade edilirken, sorunun çözümünün yalnızca farkındalık ya da yasal adımlarla sınırlanamayacağına dikkat çekildi: “En kusursuz yasalar bile kökten çözüme yetmez, çünkü sorun çok daha derinden köklenmiştir.” Dernek, kadının üretim süreçlerinin dışında kalmasının ekonomik bağımsızlığı engellediğini ve bu durumun her türlü sömürüye ve şiddete zemin hazırladığını dile getirdi. Açıklamada, kapitalist sistemde emeğin değersizleşmesi ve tüketimin kutsanmasının kadını “meta” haline getirdiği ifade edildi. CKD Osmangazi, şiddetle mücadelenin temelinin kadınların üretimdeki yerinin güçlendirilmesi olduğuna işaret ederek şu görüşe yer verdi: “Kadına yönelik şiddetle mücadelenin en güçlü zemini, kadınların üretimdeki yerini yeniden inşa etmektir.” Türkiye’nin içinden geçtiği zorlu süreçte çözümün “Üretim Devrimi” olduğu belirtilen açıklamada, bu dönüşümün kadınlar için eğitim ve istihdamda yeni fırsatlar yaratacağı vurgulandı. Açıklama, güçlü bir mesajla son buldu: “Kadının kurtuluşu ile Türkiye’nin kurtuluşu birlikte gerçekleşecektir. Türk kadını bu devrime hazırdır.”

LÖSEV Bursa’dan Başkan Erkan Aydın’a ziyaret Haber

LÖSEV Bursa’dan Başkan Erkan Aydın’a ziyaret

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV) Bursa temsilciliği yetkilileri ile tedavi süreçlerini tamamlayan çocukları makamında ağırladı. LÖSEV’in öncülüğünde 2-8 Kasım tarihleri arasında düzenlenen Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV) Bursa İl Koordinatörü Aslı Metin Sakarya, LÖSEV Bursa Halkla İlişkiler Koordinatörü Meral Aydın Yıldırım, LÖSEV Bursa Sosyal Hizmetler Sorumlusu Fettah Ay, LÖSEV Bursa İl Koordinatörü Asistanı Serhat Güneş ve tedavi süreçlerini tamamlayan çocuklar, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ı makamında ziyaret etti. LÖSEV’in yaptığı çalışmalar hakkında Başkan Aydın’a bilgiler veren İl Koordinatörü Aslı Metin Sakarya, lösemi ve kanserle mücadelede farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını kaydetti. “Osmangazi Belediyesi Olarak Her Türlü İmkan İle Yanlarındayız” Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise LÖSEV yetkililerinin ve çocukların ziyaretinden son derece memnun kaldıklarını ifade ederek, “Çok güzel ve etkili çalışmalar yapıyorlar. Birçok çocuğumuz sağlığına kavuşuyor. Umarım çocuklarımız bu hastalığa hiç yakalanmaz ama yakalananların yanında da LÖSEV her türlü desteği ailelere, çocuklara veriyor. Bütün çaba çocukların tekrar sağlığına kavuşup, normal hayatına devam etmesi için. Biz de Osmangazi Belediyesi olarak elimizden gelen her türlü imkan ile yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Tekrar kendilerine, emek veren herkese teşekkür ediyoruz” dedi. Ziyarette miniklerle yakından ilgilenen Başkan Aydın, tedavi sürecini tamamlayan ve kontrolleri devam eden çocuklara hediye takdim etti.

Gençlerde de risk artıyor: İnme vakalarının yüzde 17'si 50 yaş altında Haber

Gençlerde de risk artıyor: İnme vakalarının yüzde 17'si 50 yaş altında

İnmenin her yıl dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu belirten Uzman Dr. Vugar Jafar, "'Acil bir beyin krizi' olarak tanımlanan inmede hastalığın seyrini belirleyen kritik unsur, erken müdahaledir. Beyne giden damarlardan birinin tıkanması sonucu gelişir ve tıkanıklık süresince her dakikada yaklaşık 1 milyon 900 bin nöron ölür. İnmede zamanla yarışmak, tedavi başarısının temelini oluşturur" uyarısında bulundu. Medicana International İstanbul Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vugar Jafar, dünya genelinde her yıl 12 milyondan fazla yeni inme vakası görüldüğünü, 2021 yılında ise 11,9 milyon inme vakası ve 7,3 milyon inme kaynaklı ölüm bildirildiğini belirtti. İnmenin, dünya çapında ölüm nedenleri arasında ikinci, engelliliğe bağlı yaşam yılı kaybında ise üçüncü sırada yer aldığını ifade eden Uzman Dr. Vugar Jafar, "1990-2019 döneminde yeni inme vakalarında yüzde 70, ölümlerde yüzde 43 ve inme geçirmiş bireylerin sayısında yüzde 102 artış bildirilmiştir. Bu artış, toplumların yaşlanması ve risk faktörlerinin kontrolsüz artışıyla doğrudan ilişkilidir" dedi. TÜRKİYE'DE HER YIL 200 BİN YENİ İNME VAKASI Türkiye'de de benzer tablo olduğunu belirten Uzman Dr. Vugar Jafar, 2019 yılı tahminlerine göre ülkede yaklaşık 125 bin yeni inme vakası görüldüğünü, toplamda 1 milyon 80 bin kişinin inme geçirmiş durumda olduğunu aktardı ve ekledi: "Türkiye'de her yıl ortalama 200 bin kişi inme geçiriyor, bu hastaların yaklaşık 50 bini inme veya komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybediyor. Vakaların yüzde 17'si 50 yaş altı bireylerden oluşuyor. Bu, genç yaş grubunda da riskin arttığını gösteriyor. Ayrıca 2020 yılı verilerine göre Türkiye'de toplam 507 bin 938 ölümün 183 bin 109'unun kalp-damar hastalıklarına, 35 bin 880'inin ise inmeye bağlıdır. Bu rakamlar, inmenin ülkemizde kalp-damar hastalıklarıyla birlikte en sık ölüm nedenlerinden biri olduğunu göstermektedir." BELİRTİLER ERKEN FARK EDİLİRSE HAYAT KURTARIR İnmenin belirtilerinin genellikle aniden ve beklenmedik şekilde ortaya çıktığını belirten Uzman Dr. Jafar, "Yüzde kayma, kolda veya bacakta güçsüzlük, konuşma bozukluğu, görmede bulanıklık ya da dengesizlik gibi bulgular görüldüğünde vakit kaybetmeden 112 Acil Servis aranmalıdır. Çünkü her dakika, beynin onarılamaz hücre kaybı anlamına gelir. İnme belirtileri çoğu zaman ağrısız olduğu için hastalar ve yakınları tarafından göz ardı edilebilmektedir. Belirtiler geçici olarak düzelmiş olsa bile bu durum mutlaka bir uyarı sinyali olarak değerlendirilmelidir. İnme, kısa süreli geçici ataklarla da başlayabilir ve bu ataklar sonraki büyük inmenin habercisidir. Erken farkındalık hastalığın seyrinde belirleyici rol oynamaktadır. Kişinin yüzünde aniden asimetri oluşması, konuşmasının bozulması veya bir kolunu kaldırmakta zorlanması durumunda saniyeler bile değerlidir. Bu gibi durumlarda hastayı bekletmeden en yakın acil servise ulaştırmak, kalıcı hasarı önlemenin tek yoludur" sözleriyle toplumun bilinçlenmesinin önemine dikkat çekti. Tedavide 'altın saat' başarıyı belirliyor Tedavide 'altın saat' olarak adlandırılan ilk 4,5 saatlik süreye dikkat çeken Uzman Dr. Jafar, "Bu sürede özel kan sulandırıcı tedavilerle damardaki pıhtı çözülebilir. Uygun hastalarda girişimsel nöroloji uzmanları tarafından yapılan beyin anjiyografisi veya trombektomi işlemiyle pıhtı mekanik olarak çıkarılır ve ciddi oranda başarı sağlanır. Erken müdahale hastanın yaşam kalitesini korumaktadır. İnme sonrası rehabilitasyon süreci, fiziksel ve bilişsel iyileşmede büyük rol oynar. İnmede en güçlü tedavi, farkındalık ve zamandır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.