SON DAKİKA
Hava Durumu

#Genel Başkan

Söz Bursa - Genel Başkan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Genel Başkan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel: Sandık olmaksızın yönetilmek doğru değil Haber

Özgür Özel: Sandık olmaksızın yönetilmek doğru değil

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Türkiye'ye sandığı getirmiş olan Partinin kendi içinde sandık sonucu olmaksızın yönetilmesi doğru değil. Sokaktaki yoğun tepkinin olumsuzluğa evrilmesinden korkarız" dedi. Özel, 16, 19 ve 20. dönem milletvekili Yusuf Fevzi Arıcı'nın TBMM'de yapılan cenaze törenine katıldı. Özel, cenaze töreninden sonra gazetecilerin sorularını cevapladı. Özel, olağanüstü kurultay ile ilgili soruya, Kayseri delegesinin ilk imzayı verdiğini söyledi. Özel, Rizanin imzalarının tamamlandığını belirterek, milletvekillerinin henüz imza vermediğini ifade etti. Özel, "550'nin biraz üstünde. Bu rakam çok hızlı şekilde toplanır. Ama olabilecek en yüksek sayı ile kurultay ile ilgili başvurumuzu yaparak, ilerlemek istiyoruz. Türkiye'ye sandığı getirmiş olan Partinin kendi içinde sandık sonucu olmaksızın yönetilmesi doğru değil. Sokaktaki yoğun tepkinin olumsuzluğa evrilmesinden korkarız. Hiçbir seçilmişin istifa etmesini istemeyiz. Hafta sonu yapılacak yerel seçimler var. 3 beldeye Cuma günü öğlen, akşam ve Cumartesi öğlen olmak üzere oralara gidip Gümüşhane, Tokat, Ürgüp partililerimizi oy vermeye teşvik edeceğim. Butlandan sonra parti bir başarı elde etmiş görünür diye sandığı protesto etmek gibi refleks gösterilebilir. Pazar günü yapılacak seçimlerde hem CHP'lilerle hem de CHP dayanışma göstermek isteyenlerle sandığın başına gitmeye ve CHP'ye oy kullanmaya davet ediyoruz. Herkes gidecek ve oy kullanacak" dedi. Özel, ‘Delegeden imza toplandıktan sonra Kemal Kılıçdaroğlu'nun önüne gidecek. Tüzükte de ‘Genel Başkan kurultayı çağırır' yazıyor. Bu durumda tedbir kararı ile gidilmeme durumu olur mu" sorusu üzerine, "Türkiye'deki çok önemli kamu hukukçuları, tedbirin asla kurultaya gidilmesine engel olmadığına dair ortak bir metinde imza toplamışlar. Bugün bana haber verdiler. Çok güçlü bir metin. İsimlerini sizin de bildiğiniz çok ünlü hukukçular hem de siyasi görüşleri ne olursa olsun diyorlar ki ‘Tedbir kurultaya engel değildir. Hatta aslında bir an önce kurultay yapılmasının dışında bir görevi de yoktur tedbirle gelenlerin. Çağrı heyeti hükmündedir.' Hele hele delegenin imzalarının ki burada Anayasa Mahkemesi kararı var. Delege karar verdiyse Olağanüstü Kurultaya, olağan kurultay takvimini bile kesebiliyor. Eskiden kestirmiyordu. Anayasa Mahkemesi ‘Yarıdan bir fazlası ne istiyorsa onu yapar' dedi. O yüzden herhalde artık ‘Genel Başkan bunu yapar' diyorsa ve Kemal Bey ‘Ben şu anda Genel Başkanlık yetkisi kullanıyorum' diyorsa bu amir hükme uyacak. Yok, o yapsın; buna engel olmaya çalışan örneğin saray yargısı varsa onu bir görürüz. Ama bütün kamu hukukçuları çok net bu konuda. Ümit ediyorum ki orada artık bir tereddüt yaşamadan gereğini yapar. Partinin bu krizden kendi gayretiyle çıkmasının önünde bir engel teşkil etme" şeklinde konuştu. Grup toplantısını yapılıp yapılmayacağına yönelik soruya Özel, "Meclis grup iç yönetmeliğimiz çok açık. ‘Grup başkanlığında herhangi bir boşalma olduğunda, ilk kapalı grup toplantısında derhal yeni Grup Başkanı seçilir' diyor. ‘Yenisi seçilene kadar eskisi devam eder' kuralı bir başka maddede var. Ben zaten mevcut Genel Başkan'ken Grup Başkanlığı görevini sürdürüyordum. Son seçilmiş Grup Başkanı da benim, üç yıl öncesinde seçilmiş. Bunun bir boşalma olarak yorumlanma ihtimaline karşı da usulüne uygun bir kapalı grup toplantısı tertip edilmişti. O toplantıda, ‘İlk toplantıda seçilir' hükmü gereğince 96 arkadaşımızın 95'inin oyuyla ve 15 arkadaşımızın da dilekçeleriyle bildirmesiyle 110 arkadaşımızın açık desteğiyle seçildik. Burada Meclis Başkanlığına bu yollandı. Meclis Başkanlığı da durumu inceleyerek seçimi tescil etti. Hatta genel merkezin başvurusunu da değerlendirdi. İkisini birden uygulamaya koydu. Benim Genel Başkan unvanımı kaldırdılar sitelerinden. Çünkü genel merkeze buraya o kararı yollamıştı. Grup Başkanı unvanımı da bu siteye işlediler tekrar. Burada herhangi bir tereddüt yok. Onun dışında bize gelmiş herhangi bir olumsuzluk da yok, olmaz da zaten. Bir de Cumhuriyet Halk Partisi grubu burada, milletvekilleri Grup kendiliğinden meclis çalışmaları sürerken bile sözlü çağrıyla da grup toplantısı yapabilir. Her zaman yapabilir. Saat 13.30'da sizlerin de ilgi gösterdiği açık grup toplantımız da ilan edildiği gibi yarın yapılacak" diye konuştu. Özel, ‘Grup başkanı Genel Başkan'a bağlı' ifadesinden kaynaklı olarak ‘Genel Başkan bir çağrı yapmadığı sürece toplanamaz' gibi bir argüman öne sürüldüğü iddialarına şöyle cevap verdi: "Bundan önce defalarca Grup Başkanının veya grup yönetim kurulunun çağrısıyla ya da çağrı beklemeksizin rutin toplantılarla bu işler hep yapılmıştır. Ayrıca esasen işin yapısı ve ruhu gereğince Meclis'te grupta dokunulmazlık kapsamında değerlendirilen konuşmalardır bunlar. Bu milletvekillerine özgü konuşmalardır. Normalde Grup Başkanı gruptaki konuşmayı yapar. Genel Başkan'ın Grup Başkanı olmadığı durumda Genel Başkan grup toplantısını onurlandırırsa Grup Başkanı tarafından kürsüye davet edilir, kürsü kendisine teklif edilir. Bu Genel Başkanların milletvekili olmadığı gibi saray rejiminin getirdiği ve kötü düzenlemelerden kaynaklanan bir mesele. Ama geçmişte de zaman zaman örneğin partinin başına milletvekili olmayan birisi Genel Başkan olmuştur ve grup başkanlığı seçiminde bazen ki SHP'de olmuştur, kurultayda yarışan iki kişiden birisi Genel Başkan seçilmiştir ama grupta diğeri Grup Başkanı seçilmiştir. Parlamento bunların hepsinin deneyimlenmiş olduğu bir yerdir. Parlamento tarihi bilinmeden, geçmiş yaşanmışlıklar bilinmeden ve bu konudaki parlamentonun daha önce aldığı kararlar bilinmeden Bu kararlar hep seçilmiş Grup Başkanı lehine olmuştur. Bu tip yaklaşımlar maalesef bu birikimlerden yoksun bir heyetin şu anda, bundan Kemal Bey'i kastetmiyorum, genel merkezde bulunuyor olması ve Meclis tecrübelerinin hiç olmaması ile olanların da Meclis'te devamlılık problemlerinin olmasından dolayı Meclis'i hiç bilmeyenlerin yaptığı açıklamalar. Siz o yüzden bunu mesleğiniz, göreviniz gereği tekrarladınız. Soruyu küçümsediğimden değil ama kaynak yeterli donanıma sahip değil." Özel, ‘Yaşananlar, devlet içindeki yapıların müdahalesi olabilir, değerlendirmesi var. Diyalog kapısının aralanması mümkün mü' sorusuna, "Sorunun bir kısmıyla ilgili, derin devlete meşruiyet tanımlayan ve Tom Barrack'ın tarif ettiği bir rejimi tarifleyen ve orada bir göreve talep açan yaklaşımı, tarihi olarak bir talihsizlik. Tarihi bir talihsizlik olarak ifade etmem lazım. Tom Barrack tarif ediyor bunu. Monarşi tarif ediyorlar. Batıcıların, milliyetçilerin ve İslamcıların Cumhuriyet kurulmadan önceki ittifakı diye de bir başka tarifin de peşinden gidiyor. Tarihi bir talihsizlik. CHP'ye yapılanın bir devlet darbesi olduğunu söylüyor ve derin devlete bir önem ve bir kutsiyet atfediyor. Parlamento çatısı altında bunları konuşmayı zül sayarım" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na rest: "Tanımadığımız kararda uzlaşacak halimiz yok!" Haber

Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na rest: "Tanımadığımız kararda uzlaşacak halimiz yok!"

Özgür Özel, "‘Uzlaştılar, biri Grup Başkanı olacak, biri Genel Başkan olacak.' Arkadaşlar böyle bir uzlaşı yok. Zaten biz bu butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok" dedi. Özgür Özel, CHP Genel Merkezinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kapalı grup toplantısında 110 oy ile grup başkanı seçilen Özel, gelemeyen vekillerin mazeretlerini bildirdiklerini söyleyerek, "Onların da destek ifadeleriyle ve daha sonra da ‘Seçim olacağını bilmiyorduk, bilseydik gelirdik' diyen çok sayıda arkadaşımız var. Ama görünürde 110 arkadaşımızın açık desteğiyle yeniden Grup Başkanı seçildim. Bu konu artık her kararın istismar edildiği yerde Meclis'e de bunu sirayet ettirme ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubunda bir boşluk oluşturma ihtimaline karşı ve biraz da aslında bunun böyle olmasını ben de istedim. Olur, olmaz yerlerde okuyoruz. ‘Butlan kararının arkasında 90 milletvekili var' falan. Bugün 110 milletvekilinin hangi kararının arkasında olduğu ki bunun üzerine de yapılan açıklamaları da siz takip ediyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi grubunda bilinen ayrışmanın ötesinde bir ayrışmanın olmadığının görülmesi çok önemli. O yüzden hep birlikte bu kararı aldık" açıklamasında bulundu. "BİZ BUTLAN KARARINI TANIMADIĞIMIZ İÇİN, TANIMADIĞIMIZ BİR KARARDA UZLAŞACAK HALİMİZ YOK" Özel, TBMM'de haftalık grup toplantılarını kendisinin yapacağını dile getirerek, "Yapılacak grup toplantısında, ben kurultayımız yapılana kadar Grup Başkanı olarak, kurultayımız yapıldıktan sonra da yeniden Genel Başkan ve Grup Başkanı olarak haftalık grup toplantılarımızı elbette ben yapacağım. Bunun dışında şöyle haberler okudum, yorumlar. İşte ‘Uzlaştılar, biri Grup Başkanı olacak, biri Genel Başkan olacak.' Arkadaşlar böyle bir uzlaşı yok. Zaten biz bu butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok. Ama şöyle bir uzlaşı olacak veya onun olması elzem ve herkesin istediği bu. Herkesin istediği, herkesin beklediği bir tek şey var. O da kurultayın, tüzüğümüzde öngörülen en kısa sürede, bu da 40 gün gibi bir süredir. 40 günlük bir süre içerisinde toplanması, partinin bu tartışmalardan çıkıp iktidar yürüyüşünü sürdürmesi" diye konuştu. "PARTİYİ 40 GÜN İÇİNDE KURULTAYA GÖTÜRÜRÜZ VE ARTIK BU KABUS BİTER" Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Parti Meclisimizin görüşünü alacağım, yarın il başkanlarının görüşleri alınacak. Dün Kemal Bey'le görüştüğümüzde demiştim, ‘Ben arkadaşların görüşlerini alacağım, ardından da bir temas kurarız' diye tahmin ediyorum, biz bir görevlendirme yaparız. Kemal Bey'den de bu görevlendirmeyi talep ederiz. Oturur arkadaşlarımız ve hızlı şekilde partiyi sağ salim ayrışmadan, bölünmeden, tartışmadan 40 gün içinde ya da bayramdan sonraki 40 gün içinde, ilk mesaiyi takip eden 40 gün içinde, nasıl yapacaksak kurultaya götürürüz ve artık bu kabus biter, devamında yine herkesin umutlarını besleyen iktidar yürüyüşümüz başlar" açıklamasında bulundu. "BU HİÇ İSTEMEDİĞİMİZ HİÇ DE MEŞRU OLMAYAN ARA DÖNEMDEN PARTİMİZİ HIZLA ÇIKARMAK DURUMUNDAYIZ" Kemal Kılıçdaroğlu'nun 40 gün içerisinde kurultayın yapılmasına nasıl baktığının sorulması üzerine Özel, "Dünkü telefon görüşmemizde kendisi ‘En uygun zamanda yapalım' demişti. Ben de en uygun zamanın en kısa zaman olduğu görüşünü ifade etmiştim kendisiyle. Bu çerçevede arkadaşlarımız herhalde görüşürler ve ona göre en doğru karar hep birlikte verilir. Ama burada hiç şüphe yok ki siz de görüyorsunuz, en uygun zaman en kısa zamandır. Bu hiç istemediğimiz aslında hiç de meşru olmayan ara dönemden partimizi hızla çıkarmak durumundayız" dedi. "GENEL BAŞKANIMIZLA YÜZ YÜZE DE GÖRÜŞÜRÜZ SOHBET DE EDERİZ. AMA GAZETEDE KURULTAY KARARININ İLANINI OKUDUKTAN SONRA" Özel, Kılıçdaroğlu'nun butlan kararı sonraki konuşmasını takip edip etmediği ve yüz yüze görüşme olup olmayacağının sorulmasına ise, "Siyasette çeşitli gelişmeler olur, ona göre pozisyonlar alınır. Biz dün telefonda birbirimize görüşlerimizi ifade ettik, şimdi teknik arkadaşların görüşmelerini yapma zamanı. Ondan sonrasında, kurultay kararı alındıktan sonra ki ben bundan önce defalarca Kılıçdaroğlu'yla yüz yüze görüştüm ve büyük bir memnuniyetle o zaman yine görüşürüm. Ama 40 gün sonraki kurultay kararını, gazete ilanını okumam lazım. Ondan sonra elbette önceki Genel Başkanımızla yüz yüze de görüşürüz, oturur sohbet de ederiz. Ama gazetede kurultay kararının ilanını okuduktan sonra" diye konuştu. "EN KISA SÜREDE KURULTAY İLE İLGİLİ ADIMI ATMASI KEMAL BEYİN'DE MENFAATİNE" 40 günlük sürenin sonunda kurultaya gidilmemesi halindeki tutumunun ne olacağına ilişkin soruya ise Özel, "Kemal Bey'le bu konuyu arkadaşlarımız görüşecekler. 40 gün içinde kurultay ile ilgili o bir karar verir ve bir adım atarsa bu hem partimiz için, hem ülkemiz için ama hem de kendisi için en doğru karar olacak. Çünkü ben gerçekten üzülüyorum bazı sloganlara, bazı tepkilere. Sonuçta bunlar partimizde geçmişte seçilerek Genel Başkanlık yapmış birisine yönelen tepkiler. Sokağın sesini duyuyorsunuz, görüyorsunuz arkadaşlar. Bunu ben anlatmayayım yani size. O yüzden 40 gün sonraya en kısa sürede kurultay ile ilgili adımı Kemal Bey'in atması ya da bu adımı müştereken atmamız partinin de Kemal Bey'in de menfaatine. Yoksa biz bu noktada bize Siyasi Partiler Kanunu'nun, tüzüğün verdiği tüm imkanları kullanarak en kısa sürede kurultay için adımlarımızı atacağız zaten" dedi. "DELEGEMİZİN ‘OTUR' DEDİĞİ YERDE OTURURUZ VE BİZİ ONLARDAN BAŞKA KİMSE KALDIRAMAZ" Özel, ‘Genel Merkezi terk etmeme kararı almıştınız. Bayramda da bu süreç devam edecek mi?' sorusuna, "Bayramlar bitmez. Kurban Bayramı biter, arkasından bir başka bayram gelir. Biz delegemiz bizi layık gördüğü makamdan uzaklaştırmadıkça ya da görev süremiz dolup da bir başkasını oraya layık görmedikçe delegemizin ‘Otur' dediği yerde otururuz ve bizi onlardan başka kimse kaldıramaz" diye konuştu.

Meclis'te Uşak kavgası: "7 milyon TL araca mı harcandı?" Haber

Meclis'te Uşak kavgası: "7 milyon TL araca mı harcandı?"

TBMM’de AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş ile CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır arasında Uşak Belediyesi konusunda tartışma yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda yerinden söz alan AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, "2024 yılı Kasım ayında ihale edilen Uşak Elmalıdere Aile Sağlığı Merkezi yapımı sırasında Uşak Belediyesi içme suyuna ait irsale hattının taşınması için gerekli olan 900 bin TL'lik boruyu Uşak Belediyesi 'Paramız yok' diyerek almadığı için inşaat yaklaşık bir yıl durmuştur. Meğerse 'Para yok' diyenlerin aynı dönemde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e ait aracın giydirilmesi için Uşak Belediyesi'nden tam 7 milyon 700 bin TL para harcandığını görüyoruz. Halka hizmete gelince para yok, CHP aracına gelince para varmış. Buradan CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'e sesleniyorum: Hadi belediye başkanı size yaranmak için böyle bir tercihte bulundu, siz bir genel başkan olarak hakkı, hukuku gözetmeniz gerekirken Uşak halkına ait bu paralar kendi aracınıza harcanırken vicdanınız hiç sızlamadı mı? Uşak halkı 35 yıl aradan sonra size güvenmek istedi ama maalesef Uşak halkının parasını kendi lehine kullandınız" dedi. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Güneş’in sözlerine tepki gösterdi. Başarır, "Burada bir dakika konuşan birçok milletvekiline cevap vermiyoruz ama bir Uşak Milletvekili eğer genel başkanın arabasının Uşak Belediyesi tarafından yapıldığını faturasıyla ispatlıyorsa gelsin buraya. Hayır, sen yalan söylüyorsan, müfterisin ki yalan söylüyorsun. Sen iftira atıyorsun. Bak, yakışmıyor. Siz ne Uşak iline yakışıyorsunuz ne bu parlamentoya yakışıyorsunuz. Elinde delil nedir kardeşim? Evrak göster. Eğer gösteremiyorsan yalancısın, utanmazsın, müfterisin" diye konuştu.

İYİ Parti ve CHP zirvesi: Emekliden gence, demokrasiden yargıya tüm sorunlar masada Haber

İYİ Parti ve CHP zirvesi: Emekliden gence, demokrasiden yargıya tüm sorunlar masada

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti'nin 4. Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti 4. Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti. İYİ Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen görüşme yaklaşık 1 saat sürdü. İki genel başkan, görüşmenin ardından ortak basın açıklamasında bulundu. Müsavat Dervişoğlu, görüşmede ele alınması gereken bütün konuları değerlendirdiklerini ifade ederek, "Bunların içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik yargılamalarla alakalı yaşananlar da dahil olmak üzere kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunduk. Emeklilerin meselelerini ele aldık. Gençlerin sorunlarını ele aldık. Demokrasimizin karşı karşıya bulunduğu problemlerle ilgili olarak da fikirlerimizi paylaştık. Bununla birlikte Türkiye'de yaşanan süreçle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulmuş komisyon, o komisyonun raporu üzerindeki çalışmalar, bu zamana kadar yapılmış olanlara dair de düşüncelerimizi ifade ettik. Daha önce de defalarca belirttiğim gibi çözüm süreci adı verilen ihanet projesinin amacı Cumhuriyetimizin temel niteliklerini tartışmaya açmaktır. Bunu yeniden ifade ettim. Bunu başarmak için ise önce kelimeleri ve imajları değiştirmeye çalıştıklarını dile getirdim" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Özel ise geçen hafta gerçekleştirilen kurultayda yeniden genel başkan seçilen Dervişoğlu'nu kutlayarak, "Bugün ben buraya yaptığımız ziyarette bir siyasi partinin genel başkanına hayırlısı olsun ziyaretine gitmenin ötesinde, bir ağabey ve kardeş hukuku içinde olduğumuz ve iyi günümüzde, kötü günümüzde birbirimizin yanında olduğumuz bir büyüğüme, sabahleyin gelip bir kahvesini içme noktasındaki bir sıcaklığı hissederek geldim ve görüşmemiz de o çerçevede gerçekleşti. Son bir yılda Cumhuriyet Halk Partisi çok zor günlerden geçti. Acı günlerimiz oldu, kayıplarımız oldu. En kötü günümüzde hem insani olarak kardeşlerimizi, evlatlarımızı kaybettiğimiz günlerde İYİ Parti'nin tüm kadrolarını ve genel başkanını telefonun ucunda ilk arayan, yanımıza ilk koşan, acımızı ilk paylaşanlar arasında gördük" dedi. İki lider açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLARAK TANIMLANAN KİŞİNİN ETRAFINDA 15 TANE DEVLET KORUMASININ İŞİ NEDİR?" Özel, ‘Aziz İhsan Aktaş' davasının duruşmasında yaşananların sorulması üzerine ilk yargılamaların başladığına dikkati çekerek, "Dün fiziken netleşti. Milletin kapısından milletin seçtiği belediye başkanları ve milletin son seçimde birinci parti yaptığı CHP'nin genel başkanı giriyor. Diğer kapıdan ise Tayyip Bey'in atadıkları giriyor. Bu iftiraları iddianameye bile koyamayanlar ile onun itirafçısı aynı kapıdan girip çıkıyorlar. Kapılar net. Dün İYİ Parti'nin, Gelecek Partisi'nin, DEVA Partisi'nin ve çeşitli siyasi partilerin milletvekilleri ve temsilcileri bizle aynı kapıdan gelip adalet arayışında ve haysiyet suikastına karşı direnişte aynı yerlerde oturdular. Selamlaştık, genel başkanlarımızın selamını aldık. Aziz İhsan Aktaş da ‘Erdoğanların kapısından' girdi. Sayın Erdoğan'ın atadıklarının kapısından girdiler. Aynı yerde oturdular, o kapıdan çıktılar gittiler. Benim oraya gittiğim araba partime ait. Aziz İhsan Aktaş'ın oraya geldiği arabanın kime ait olduğunu hepimiz biliyoruz. Ve Aziz İhsan Aktaş'ın etrafında ana muhalefet partisini koruyan, ana muhalefet partisinin genel başkanına devletin verdiği korumalardan çok koruma vermişler, Aziz İhsan Aktaş'ı koruyorlar. Kimi kimden koruyorsunuz? Kimi hangi kapıdan sokuyorsunuz? 770 yılla yargılanan ve iddianamede ‘suç örgütü lideri' olarak tanımlanan kişinin etrafında 15 tane devlet korumasının işi nedir? Bu kişinin hakim-savcı kapısından girmesinin gerekçesi nedir? Gerekçe şu; biz Erdoğan'ın kendine hasım gördüğü tarafız. Onu iktidardan edeceğiz diye bizi düşman bildi, bize saldırıyor. Kendisine dost gördükleri o kapıdan giriyor" cevabını verdi. "DENGESİZLİĞİN GİDERİLMESİ LAZIM" Aynı soruya cevap veren Dervişoğlu ise 770 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş'ın devlet korumasında mahkeme salonuna getirilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirerek, "Burada bir dengesizlik vardır. Dolayısıyla o dengesizliğin giderilmesi gerekmektedir. Herkesi her şekilde itham etme geleneğinden gelen bir anlayışla da karşı karşıyayız. Silivri'de yapılan yargılamaların tamamını takip ediyoruz. Orada yapılan yargılamalar, soruşturmalar hukuk üzerinden bir değerlendirme yapma imkanı da sunuyor. En başından beri söylüyorum, bu soruşturmalar, kovuşturmalar ve yargılamalar, hukuki olmanın çok ötesinde siyasi bir iş hissiyatı oluşturuyor. Toplumun da genel kanaati bu. Ayrıca bu mahkemelerin, özel mahkemelermiş gibi bir yerden bir yere taşınması ya da yeni yapılacak yargılamalar için yeni salonların inşası sanki bir olağan dışı dönemde bütün bunların yapıldığına dair bir kanaat oluşturuyor. Hukuk devleti ve demokrasi açısından bunlar çok kabul edilebilir durum değildir" ifadelerini kullandı. "İSTANBUL SEÇİMİNİ YENİLEYELİM, İDDİA EDİYORUM 1,5 MİLYON FARKLA O SEÇİMİ KAZANACAĞIZ" Erken seçimin bir çare olup olmayacağının sorulması üzerine Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kabul etmesi durumunda İstanbul seçimlerinin tekrarlanmasını kabul edebileceğini kaydederek, "Cesareti varsa kararı İstanbullular versin. Eğer Erdoğan'a inanıyorlarsa, Ekrem Başkan'ın suçlu olduğuna inanıyorlarsa Erdoğan'ın göstereceği adaya oy verirler. Ben o gün siyaseti bırakacağım. Mart ayının 29'unda, pazar günü yapılacak bir İstanbul yerel seçiminde adayım Ekrem İmamoğlu'dur. İstanbullular iki sene öncesine göre farklı düşünüyorlarsa, Ekrem Başkan'ı seçmezlerse ben siyaseti bırakıyorum. Ekrem Başkan siyaseti bırakıyor. Buyursunlar oynasınlar. İddia ediyorum ki 1 milyon değil, 1,5 milyon farkla o seçimi kazanacağız. Gelsinler, o seçimi yenileyelim. Bir tek şartım var. Eğer İstanbul seçimini biz kazanırsak yakamızdan düşecekler. Hemen getirecekler erken seçim sandığını. Türkiye'de yönetimi devralmaya hazırız" değerlendirmesinde bulundu. "HÜKÜMETİ, TBMM'DE YETERLİ ÇOĞUNLUK OLMAMASI MÜNASEBETİYLE ERKEN SEÇİM YAPMAYA ZORLAYAMIYORUZ" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise aynı soruya şu cevabı verdi: "Siyaset bir iddia işidir. Hükümeti TBMM'de yeterli çoğunluk olmaması münasebetiyle erken seçim yapmaya zorlayamıyoruz. 360 kişilik bir nitelikli çoğunluğa ihtiyaç var. Bu çoğunluğun elimizde olmaması, iktidara erken seçim demeden seçim yapılmasını mümkün kılmıyor. O sebeple CHP'nin değerli genel başkanı bir iddia ortaya koyuyor. Hukuken de yapabileceği bir işe işaret ediyor ve belediye başkanlarını ve belediye meclis üyelerini eş zamanlı olarak istifa ettirelim. Madem ki erken genel seçim yapamıyoruz, üzerinde spekülasyon olan İstanbul meselesini çözelim diyor. 770 yıldan yargılanan bir adam devlet korumasıyla gelirken, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere belediye başkanları tutuklu yargılanmaya devam ediyor. Dolayısıyla bu haksızlığın da giderilmesini temin edebilmeyi mümkün kılalım ve seçimin işaret fişeğini İstanbul'dan atalım diyorlar. Bu siyasi bir iddiadır, karşılık bulup bulmayacağı da tartışma konusudur ama netice itibarıyla bir yöntemdir."

Metalde gerginlik tırmandı: Türk Metal'den MESS'e "Enflasyonun Altında Teklif" tepkisi! Eylem süreci başladı Haber

Metalde gerginlik tırmandı: Türk Metal'den MESS'e "Enflasyonun Altında Teklif" tepkisi! Eylem süreci başladı

Türk Metal Sendikası ile Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine sendika, ülke genelinde eş zamanlı eylemler başlattı. MESS'in teklif ettiği zammın enflasyonun bile altında kaldığı vurgulandı. Türk Metal Sendikası, 2025-2027 dönemi Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde MESS ile anlaşma sağlanamaması üzerine eylem kararı aldı. Sendika, 12 Aralık 2025 Cuma günü MESS'in İstanbul Merkez Ofisi ile Ankara, İzmir ve Bursa temsilcilikleri önünde yoğun katılımlı basın açıklamaları gerçekleştirdi. MESS’İN TEKLİFİ: %13 ENFLASYONUN BİLE ALTINDA KALDI Eş zamanlı yapılan basın açıklamasında, işveren sendikası MESS'in sunduğu teklifin kabul edilemez olduğu sert ifadelerle dile getirildi. Türk Metal Sendikası’nın ilk altı ay için talep ettiği %20 + seyyanen 35 TL’ye karşılık, MESS’in %5 + 11.50 TL (oransal karşılığı yaklaşık %10) teklif ettiği belirtildi. Sendika açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İşveren sendikası MESS, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşulları, enflasyonu, hayat pahalılığını, gitgide ağırlaşan yaşam şartlarını ve üyelerimizin içinde bulunduğu geçim sıkıntısını hiçe sayarak sendikamıza asla kabul etmeyeceğimiz bir ücret zammı teklif etti. Bu artışın oransal karşılığı %10’a tekabül etmektedir. Bu rakam, açıklanan 6 aylık enflasyon oranı olan yüzde 13’ün bile altında kaldı." Sosyal yardımlarda ise %32,95'lik enflasyona karşılık ilk yıl için %25 teklif edildiği ve bunun da enflasyonun altında kaldığı vurgulandı. KAZANILMIŞ HAKLARIMIZA DOKUNMAYIN UYARISI Türk Metal, sadece düşük zam teklifine değil, MESS'in kazanılmış hakları geri alma çabasına da tepki gösterdi. Sendika: "Biz yeni hakları konuşalım derken, onlar kazanılmış haklarımızı elimizden almak istediler." Dayatılanlar: "Esnek çalışma, kıstelyevm, denkleştirme, telafi çalışması gibi uygulamaları dayattılar." "BU EYLEM SADECE BİR BAŞLANGIÇTIR" Genel Başkan Uysal Altundağ'ın sözlerine atıfta bulunulan açıklamada, metal işçilerinin haklarını alana kadar mücadele edeceği vurgulandı. "Biz geçinemiyoruz. Biz çarşıda, pazarda zorlanıyoruz. Biz yalnızca hakkımız olanı istiyoruz. Emeğimizin, alınterimizin karşılığını istiyoruz. İnsan onuruna yaraşır bir yaşam sürmek istiyoruz." Açıklama, tüm Türk Metal üyelerine "Hazır Olun" çağrısı ile son buldu: "Bu eylem sadece bir başlangıçtır. Hepiniz hazır olun. Eyleme, mücadeleye hazır olun. Zafer direnen Türk Metalcinin olacak."

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’ndan BİK Genel Müdürü Abdülkadir Çay'a ziyaret. Haber

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’ndan BİK Genel Müdürü Abdülkadir Çay'a ziyaret.

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, TGK'ya üye Gazeteciler Federasyonlarının Genel Başkanları ve TGK'nın adayı olarak Basın İlan Kurumu Genel Kurulu'na seçilen temsilcileri, göreve yeni başlayan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdülkadir Çay'ı makamında ziyaret etti. TGK heyetinin ziyaretinde, basın sektörünün mevcut durumu, yerel medyanın ekonomik ve yapısal olarak güçlendirilmesi, nitelikli yayıncılığın teşvik edilmesi, dijital dönüşüm sürecinin yansımaları ve sektörel dayanışmanın artırılması konuları ele alındı. BİK Genel Müdürü Abdülkadir Çay'a TGK'nın üye yapısına ilişkin bilgi veren TGK Genel Başkanı Nuri Kolaylı, "Türkiye Gazeteciler Konfederasyonumuzu 2013 yılında, demokratik yönetim, eşit ve hakça temsil ile basının sorunlarına etkin çözümler üretme hedefiyle kurduk. Mesleğimizin onurunu korumak ve hak ettiği saygın konuma ulaşmasını sağlamak için örnek bir güç birliği yaptık. Konfederasyonumuz 7'si bölgesel olmak üzere 9 gazeteciler federasyonu ve 87 gazeteciler cemiyeti ile basın meslek kuruluşunu çatısı altında bir araya getiren, yaklaşık 20 bin medya mensubunu temsil eden Türkiye'nin en üst çatı basın meslek örgütüdür" dedi. Açıklamasında basının sorunlarına ve çözüm önerilerine de değinen TGK Genel Başkanı Kolaylı, şunları söyledi: “Yerel basın kuruluşları çok zor bir süreçten geçiyor. Bir yandan ekonomik sorunlar, diğer yandan yetersiz yasal düzenlemeler sektörümüzü içinden çıkılmaz bir çözümsüzlük sürecine sürüklüyor. Ekonomik sorunların yanı sıra, gazetecilik mesleğini düzenleyen Basın Meslek Yasası’nın olmaması da, önüne gelenin gazeteci kimliği taşımasına neden oluyor. Sorunlarınızı, çözüm önerilerimizi ve Basın Meslek Yasası taslağımızı rapor haline getirerek size iletiyoruz. Yaşadığımız süreçte Basın İlan Kurumu’nun desteği basın kuruluşları ve çalışanları için yaşamsal önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüze ilişkin konularda işbirliği içinde çalışarak sorunlarımıza çözüm bulacağımızı umut ediyoruz.” Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu heyetinin ziyaretinden memnunluk duyduğunu ifade eden Basın İlan Kurum Genel Müdürü Abdülkadir Çay da, "Medya kurumları ve basın meslek kuruluşları ile işbirliği başta olmak üzere sektörü oluşturan aktörlerle işbirliği içinde çalışmaya özen gösteriyoruz" dedi. TGK temsilcileri tarafından sunulan Basının Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu ile Basın Meslek Yasası taslağını inceleyeceğini, bundan sonraki sürecin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı öncülüğünde geniş çaplı katılımla devam etmesi için girişimde bulunacağını kaydeden Basın İlan Kurum Genel Müdürü Abdülkadir Çay, “Görüş ve önerileriniz bizim için önemli. Basın İlan Kurumu olarak yasa ve yönetmelikler çerçevesinde sektörde yaşanan sorunlara ortak akılla çözüm bulunması konusunda işbirliğine her zaman hazırız” diye konuştu. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu tarafından hazırlanan Medyanın Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu’nda şu konulara yer verildi; “Basın Meslek Yasası eksikliği, Basın Özgürlüğü ve Dezenformasyon, Ekonomik Sorunlar, Yerel Basına Basın İlan Kurumu Desteği, Televizyon ve Radyo Yayıncılığı, Güç Odaklarına Bağımlılık ve Editoryal Bağımsızlık, Basında Çalışma Koşulları, Etik İhlaller, Medyada Güven Kaybı ve Dijital Platformların Medyaya Etkisi, Sosyal Medya Gazeteciliği ve Bağımsız Gazetecilerin Durumu.” Basın İlan Kurumu Genel Müdür Yardımcılığına atanan İbrahim Delibaş’la da bir araya gelen Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Heyetinde, Genel Başkan Nuri Kolaylı’nın yanı sıra şu isimler yer aldı: Marmara Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı BİK Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ergün, Karadenlz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve BİK Genel Kurul Üyesi Erdoğan Erişen, Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Gaye Coşkun, Ege Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Cem Kaytan, İç Anadolu Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Osman Hakan Kiracı, Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı İrfan Tarakçıoğlu, Muğla İnternet Gazetecileri Derneği Başkanı ve BİK Genel Kurul Üyesi Seda Köktener, Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve BİK Genel Kurul Üyesi Kürşat Tuncel, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Koordinatörü Sinan Tunç. Ziyarette ele alınan medya sektörüne ilişkin konulara Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Müftüoğlu da görüş ve önerileriyle katkıda bulundu.

CHP'nin kurultay davasının ardından avukatlardan açıklama Haber

CHP'nin kurultay davasının ardından avukatlardan açıklama

CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te gerçekleştirdiği ve Özgür Özel'in genel başkan seçildiği 38. Olağan Kurultayı ve 6 Nisan 2025'teki 21. Olağanüstü Kurultayı ile ilgili toplam 6 dava açılmış ve hepsi Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde birleştirilmişti. 15 Eylül'de yapılan son duruşmada davacıların tedbir kararını bir kez daha reddeden mahkeme, davayı 24 Ekim'e ertelemişti. Ertelenen dava, bugün Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Yaklaşık 1 buçuk saat süren davada ara karar çıktı ve davanın reddine karar verildi. Lütfü Savaş ve delegelerin avukatı Onur Yusuf Üregen, davanın reddine ilişkin, "Uzun bir açıklama yapmayacağım. Ret kararını beklemiyorduk. Davamızın kabulünü bekliyorduk. Şaşırtıcı bir karar oldu. Var olan yasal hukuki yollarımıza başvurmaya devam edeceğiz. İstinaf sürecine gideceğiz" diye konuştu. CHP’nin avukatı Çağlar Çağlayan ise, "Olağanüstü Kurultayımızın iptaliyle ilgili açılan 6 dava bugün itibarıyla sonuçlandı. Mahkeme bazı davacılar bakımından üye olmadıkları için, üyelik haklarından faydalanamadıkları için davanın reddine karar verdi. Diğer davacıların davaları bakımından da gerekçeli kararda göreceğiz ama ret gerekçesiyle olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda gelinen aşamada kongreler yapıldığı, olağan kongreler tamamlandığı, aynı zamanda iki defa olağanüstü kurultay yapıldığı için, üstelik bir tanesi de delege imzasıyla gerçekleşmişti, davanın konusuz kaldığına karar verildi. Bu aşama itibarıyla dava sonuçlanmış oldu. Herkese hayırlı olsun. Bundan sonra bu dava umuyorum Türkiye gündeminden kalkacaktır. Siyaset normal seyrine dönecek" dedi.

Özel: "Birileri kızılcık şerbeti içerken kan kusan arkadaşlarımsa, susmayacağım" Haber

Özel: "Birileri kızılcık şerbeti içerken kan kusan arkadaşlarımsa, susmayacağım"

CHP'nin 39. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "O günden sonra bu darbeye direneceğiz demiştik. Herkes şunu bilsin ki kurulacak ilk sandıkta CHP Türkiye'nin birinci partisidir. Başörtüsü yasağı krizinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidenler bu arkadaşlardı. Bu davaları kazananlar şu an Mecliste milletvekili, ben bundan memnunum. O dönem AİH'me giderken, şimdi bu durumda ‘Susun kimseye söylemeyin' diyeceksiniz. Kırılan kol da, kafa da, mücadele de bizimdir. Birileri kızılcık şerbeti içerken kan kusan arkadaşlarımsa, susmayacağım" dedi. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin durdurma kararı sonrası Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararıyla yapılmasına karar verilen CHP 39. Olağan İstanbul İl Kongresi, Bayrampaşa Hidayet Türkoğlu Spor Kompleksi'nde düzenleniyor. Kongreye CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Şahin, Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Kahraman ve çok sayıda partili katıldı. Programda kongrenin açılış konuşmasını yapan Özgür Çelik, "Bugün burada sadece bir kongre gerçekleştirmiyoruz, bir inancı tazeliyoruz. İnancımızla, dayanışmamızla, birbirimize olan sevgimizle ve mücadelemizle büyüyoruz. İyi ki varsınız, bu ailenin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum" dedi. "ÖZGÜR ÇELİK BAŞKANIMI YÜREKTEN KUTLUYORUM" Çelik'in ardından konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "430 bin üyemizin her birinin mahallesinde kurduğumuz sandıklarla kim aday olmak istediyse olabildi. Her türlü kayyım atama girişimine karşı ‘durun bakalım bu iş böyle olmaz' diyen delegelerimiz hepiniz hoş geldiniz. Dosta güven, düşmana kaygı veren bir sürecin içindeyiz. Dostlarımızdan güç alıyoruz, cesaret alıyoruz. Olmayanlara kaygı veriyoruz. Ben buraya 2 yıl önce Ferdi Zeyrek Başkanımız il başkan adayıyken, bir yola koyulmuşken, her şeyin başladığı yerden, Manisa'dan geliyorum. En sıkıntılı dönemde çok önemli bir görevi başarıyla yürüten, ilçe başkanlığından gelen, il başkanlığı yaparken başına gelmedik kalmayan, binası, kongresi, kendisi davalık olan, benim de kendisinden razı olduğum Özgür Çelik başkanımı yürekten kutluyorum" şeklinde konuştu. "BİRİLERİ KIZILCIK ŞERBETİ İÇERKEN KAN KUSAN ARKADAŞLARIMSA, SUSMAYACAĞIM" Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İBB Başkanlığı dönemine de değinerek, "Recep Tayyip Erdoğan, bugün Ekrem başkana yöneltilen suçlamalar ve fazlasıyla suçlanıyor, yargılanıyordu. Bir farkla, onun kapısına polis gelmedi, o bir gün gözaltına alınmadı, yargılaması tutuksuz yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, neyi göze aldıysa fazlasını göze aldık. Ne bekliyorsa, fazlasını yapacağız. Asla ve asla bu kötülüğe teslim olmayacağız. Bana diyorlar ki, ‘Ceketi çıkar, kolları sıva.' Benim işim ceketi çıkarıp, kolları sıvamak değil. Benim işim kolları sıvayacak olanı dışarı çıkarmak. ‘Değişim' diyerek bir yola çıktık. Erdoğan nerede istiyorsa, Siirt'te onun başından ne geçti, CHP neredeydi? Şimdi ne ediyor, ne yaşanıyor konuşalım. 14-28 Mayıs, kazanmamız gereken bir seçimi kaybetmişiz. Kimseyi ötekileştirecek bir şey yapmadık, şimdi de yapmayız. Biz 47 yıl sabrettik, 47 yıl boyunca ikinci parti olmuştuk. CHP gücünü mücadeleden, ahlaktan, haklılıktan, emekten alır. Bu yüzden bir tarafta iktidarı sürdürmek için kavgaya tutuşanlar, bir tarafta yoksulun ekmek mücadelesini verenler var. O yüzden biz kazanacağız. Türkiye'nin en büyük ilçesi Esenyurt'a kayyım atayıp, Beşiktaş Belediye Başkanını aldıklarında 18 Şubat günü ‘Bir darbe mekaniği işliyor' dediğimde kimse beni anlamamıştı. O günden sonra bu darbeye direneceğiz demiştik. Herkes şunu bilsin ki, kurulacak ilk sandıkta CHP Türkiye'nin birinci partisidir. Başörtüsü yasağı krizinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidenler bu arkadaşlardı. Bu davaları kazananlar şu an Mecliste milletvekili, ben bundan memnunum. O dönem AİH'me giderken, şimdi bu durumda ‘susun kimseye söylemeyin' diyeceksiniz. Kırılan kol da, kafa da, mücadele de bizimdir. Birileri kızılcık şerbeti içerken kan kusan arkadaşlarımsa, susmayacağım" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.