SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gölyazı

Söz Bursa - Gölyazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gölyazı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın Venedik’i Gölyazı: Sular yükseldi, yollar göle döndü! Haber

Bursa’nın Venedik’i Gölyazı: Sular yükseldi, yollar göle döndü!

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde bulunan ve Avrupa'nın en güzel kasabaları arasında gösterilen tarihi Gölyazı Mahallesi, turizm sezonunu açtı ancak Uluabat Gölü'nün yükselmesi nedeniyle çevresindeki yolları kapandı. Gölyazı'da balıkçılar kayıklarıyla normalde arabaların geçtiği yola kadar gelip balıklarını indiriyor, kayıklarını yoldaki ağaçlara bağlıyor. "Uluslararası Yaşayan Göller Ağı"na dahil ve "Türkiye'de Yaşayan Göl" ünvanına sahip tek göl olan Uluabat Gölü'ndeki su seviyesi son birkaç gündür aralıksız süren yağışların etkisiyle yükseldi. "VENEDİK" HAVASI Mart ayı uzun yıllar yağış ortalaması metrekareye 70 kilogram olan Bursa'da geçen ay 92,8 kilogram yağış olunca göl sularındaki yükseliş adeta tarih yazdı. Turizm sezonunun açıldığı bu dönemde, göl sularının yerleşim yerlerine kadar ulaşması mahallenin çevresindeki ulaşım ağını felç etti. Olumsuzluklar kadar mahallenin suyla bütünleşmesi "Venedik" havası estiriyor. Küçük Venedik" olarak nitelendirilen mahallede duvar diplerine kadar gelen su, binaların doğrudan gölün içindeymiş gibi görünmesine yol açtı. Özellikle bazı eski evler, suların yükselmesiyle birlikte adeta "yalı" görünümüne büründü. ARAÇLA ÇEVRE TURU YAPMAK İMKANSIZ HALE GELDİ Göldeki yükselme nedeniyle mahallenin dış çevresini saran yol tamamen suyla kaplandı. Şu an için bölgeye tek ulaşım ana köprü üzerinden sağlanabiliyor; sadece mahalle meydanına ulaştıktan sonra araçla sahil şeridini dolanmak imkansız hale gelmiş durumda. Turistler ve mahalle sakinleri, suyun kapladığı yollar nedeniyle sadece belirli noktalarda hareket edebiliyor. Evlerin alt katlarına su girdi: Vatandaşlar tedirgin Suların yükselmesi sadece ulaşımı değil, günlük yaşamı da tehdit ediyor. Kıyı şeridinde bulunan bazı evlerin zemin katlarına ve temellerine su girmeye başlaması, mahalle sakinleri arasında tedirginliğe yol açtı. Özellikle tarihi yapıların ve eski evlerin bu durumdan olumsuz etkilenmesinden endişe ediliyor. TURİZM SEZONU "BOL SUYLA" AÇILDI Her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Gölyazı'da, bu yılki manzara alışılmışın dışında bir "su imtihanı"na dönüştü. Turizmciler ve esnaf, suların yükselmesiyle oluşan görsel güzelliğin yanı sıra, kapalı yolların ve su baskını riskinin sezonun işleyişi konusunda tedirgin. Balıkçı Müjdat Suyabatmaz, son yağışlarla göle gelen suyun çok arttığını ve seviyenin yükseldiğini belirterek, "Şu anda en derin yeri 10 metrenin üzerinde. Mahalle çevresindeki yolların bazı noktalarında ise derinlik 3 metreye ulaşıyor. Kayıkları çıkardığımız yer normalde mahallenin yolu. Göl oldu artık buralar." dedi. "SU BEREKETTİR" Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu ise "su berekettir" diyerek, "Turizm sezonu açıldı. Bütün yerli ve yabancı turistleri bekliyoruz. Bazı evlerimiz risk altında ama ciddi bir durum yok. Arabaların gitti yer, bazı kafelerimiz, çay bahçelerimiz su altında. Geçen yıl çok su istedik su geldi" diye konuştu. Cihanoğlu, önümüzdeki günlerin yağışlı geçmesinin beklendiğini belirterek, "Mahallenin çevresindeki yolumuz kapandı ancak su iyidir. Köprünün altı otoparktı. Yazın gelen turistler oraya aracını bırakıyor, firmalar meyve alıyordu. Şimdi adım atamazsınız birkaç metre su oldu orada. Yağışlar kesilince sular biraz çekilir normale döner." ifadesini kullandı.

Bursa’nın "Küçük Venedik"i sezonu açtı! Gölyazı’da sular 10 yılın zirvesinde Haber

Bursa’nın "Küçük Venedik"i sezonu açtı! Gölyazı’da sular 10 yılın zirvesinde

Avrupa'nın en güzel kasabaları arasında gösterilen, "Küçük Venedik" olarak nitelendirilen Bursa'nın Uluabat Gölü'ne kıyı Gölyazı Mahallesi, turizm sezonunu açarken, eksiklerinin giderilmesini bekliyor. Uzun yıllar şubat ayı yağış ortalaması metrekareye 75 kilogram olan Bursa'da bu yıl kar ve yağmur yağışları iyi oldu. Şubatta Bursa metrekareye 129 kilogram yağış alırken, Uludağ'da 107, Karacabey 95 ve Mustafakemalpaşa ise 106 kilogram oldu. "YAŞAYAN GÖL" Yağmurların ve eriyen karların etkisiyle baraj ve göllerdeki doluluk oranları arttı. "Uluslararası Yaşayan Göller Ağı"na dahil ve "Türkiye'de Yaşayan Göl" ünvanına sahip tek göl olan Uluabat Gölü de yağışlardan nasibini aldı. Göl sularının, 10 yıldır görülmedik şekilde yükselmesi turizm merkezi olan Gölyazı'nın sokaklarını, evlerini ve bazı kafelerini su altında bıraktı. Yükselen sularla yine "Küçük Venedik" benzetmesi yapılan Gölyazı Mahallesi, turizm sezonunu açtı. Bu yıl kayıkla gezintiye çıkanlar, meşhur köprüsünün altından geçebilecek, kıyı kesimlerde dolaşabilecek, su seviyesi yükselen ve genişleyen gölde unutulmadık bir gün yaşayabilecek. ONBİNLERCE KİŞİ GELİYOR AMA SAĞLIK MERKEZİ YOK Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Ramazan Bayramı ile turizm sezonunu açtıklarını belirterek, "Küçük Venedik"in ziyaretçi ağırlamaya başladığını söyledi. Bu yıl su seviyesinin yükselmesi dolayısıyla yerli ve yabancı turist sayısında artış beklediklerini dile getiren Cihanoğlu, şöyle konuştu: "Turistlerin tam istediği gibi oldu Uluabat Gölü ve kıyı mahallemiz Gölyazı. Ama eksiklerimiz çok. Kıyı Kanunu'na yönelik düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Gölyazı‘ya baştan aşağı bir el değmesi lazım. Sahil düzenlemesi yapıldı ama Anıtlar Kurulu durdurdu. Taşlar orada kaldı. Turistik mahalleyiz, haftada 50-100 bin ziyaretçi geliyor ama sağlık merkezi yok, doktor yok, iğne yapacak hemşire yok, acil durumda müdahale edecek sağlık çalışanı yok." "Gezintiye çıkan hayran kalacak" Cihanoğlu, Avrupa'nın en güzel kasabalarından biri olarak gösteriliyor ama bir cemiyet yapacak yerlerinin olmadığını vurgulayarak, "Mahalle halkının bile başını sokacak yeri yok. Ağlayan Çınar'a el değmesi lazım, çünkü bizim için çok önemli, bakımı yok" dedi. Eksiklerin gelecek turistlerle ilgili olmadığına dikkati çeken Cihanoğlu, "Gölümüz gezintiye iç olmadığı kadar uygun. Şimdi köprü altından çadırlı kayıklar geçemez ama biraz sular çekilince o da olacak. Suyumuz temizlendi, kayıkların gidemeyeceği yer yok. Gezintiye çıkan hayran kalacak. Gölyazı'yı, Küçük Venedik'i merak edenleri bekliyoruz" dedi.

Uluabat'ın İsrail Sazanı Suriye ve Irak yolcusu: Balıkçının yeni geçim kaynağı Haber

Uluabat'ın İsrail Sazanı Suriye ve Irak yolcusu: Balıkçının yeni geçim kaynağı

Bursa'daki Uluabat Gölü'nde avlanan İsrail sazanı, Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor, bölge balıkçılarına ek gelir sağlıyor. Hızla çoğalması ve yayılması nedeniyle istilacı tür olarak bilinen İsrail sazanının uzun süredir Uluabat Gölü'nde avcılığı yapılıyor. Yıllardır gölden çıkan ve iyi gelir sağlayan turna ve sazan gibi diğer balıklar ile tatlısu ıstakozu azalırken, İsrail sazanı hızla arttı. İstilacı tür, göle kıyısı olan yerleşim birimlerindeki balıkçılara ek gelir sağladı. Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Uluabat Gölü'nün su seviyesinin yağışlarla yükselmesinin balıkçıları mutlu ettiğini söyledi. Gökde balık miktarının artmasını beklediklerini dile getiren Cihanoğlu, "İsrail sazanı ilk geldiğinde gölü yok edecek dediler, bitirecek dediler. Uluabat Gölü'nde 20-30 yıldır İsrail sazanı var. Gölde bizim açımızdan bir sıkıntı oluşturmadı. Balıkçılarımız ağırlıklı olarak bu balıkla geçimini sağlıyor. Yakalanan balıklar Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor. Diğer balıklar azalınca İsrail sazanı balıkçılar için kurtuluş oldu" diye konuştu. Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer de şu anda gölde sazan avcılığının sürdüğünü belirterek, "15 Mart'ta sazan avı yasağı başlayacak. Şu an turna yasak. 1 Nisan'da turna başlayacak. İsrail sazanı var onları tutuyoruz ve diğer birkaç küçük balık. Balıkçılar yakaladıkları sazanları soğuk hava deposuna teslim ediyor. Oradan balıkları firma alıyor ve işleyip ihraç ediyor. Balıkçılarımız için önemli bir gelir kaynağı" dedi.

Gölyazı Antik Tiyatrosu yeniden hayat bulacak Haber

Gölyazı Antik Tiyatrosu yeniden hayat bulacak

Bursa ve Nilüfer’in en önemli turistik bölgelerinden olan Gölyazı Mahallesi’ndeki 2 bin yıllık antik tiyatro kazılarında sona gelindi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kazı çalışmalarını yerinde inceleyerek, tiyatronun kültür sanat etkinliklerine ev sahipliği yapacak modern bir mekana dönüştürüleceğini müjdeledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle, Nilüfer Belediyesi'nin destekleri ve Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Ortaçağ Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin başkanlığında 2021 yılından bu yana sürdürülen kazı çalışmalarında son dönemece girildi. Helenistik dönemden kalma ve Roma İmparatoru Hadrianus döneminde yenilenen antik tiyatroda kazılar, bu yıl içinde tamamlanacak. “TÜRKİYE'NİN EN GÜZEL YERLERİNDEN BİRİ OLACAK” Kazı alanını inceleyen Başkan Şadi Özdemir, antik tiyatronun zamanında 5 binden fazla kişiyi ağırlayabildiğini belirterek, “Mevcut halini koruyarak restorasyon çalışması yaptığımızda, burada bir açık hava ortamı oluşturabiliriz. Kültürel ve arkeolojik etkinlikler, öğrencilerin gelip çalışmaları gözlemlemesi, atölye kullanımı gibi faaliyetler düzenlenebilir. Umarız kısa süre içerisinde bu süreci tamamlayarak, belki de Türkiye’nin en güzel yerlerinden birinde güzel kültür sanat etkinliklerini hep birlikte yaşayabiliriz” dedi. Gölyazı’nın yaşamın ve kültürün iç içe geçtiği en güzel bölgelerden biri olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer'in tarihi tarafı yeterince bilinmiyor. Yeni bir şehir olarak bilinse de milattan öncesine giden çok sayıda yerimiz bulunmakta. Gölyazı ve Misi gibi tarihi ve kültürel miras açısından çok değerli yerlerimiz var” diye konuştu. BÖLGEYE KAPSAMLI TURİZM VİZYONU Başkan Şadi Özdemir, Gölyazı’nın turizm potansiyelini artırmak için kapsamlı projeler planladıklarını açıkladı. Gölyazı, Akçalar, Fadıllı ve Ayvaköy’ü bir bütün olarak ele aldıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, turistlerin bölgede daha uzun vakit geçirmelerini sağlamak için seyit tepeleri, bisiklet yolları, otoparklar, göl üzerinden ulaşım ve çeşitli aktiviteler planladıklarını ifade etti. Ayvaköy Mahallesi’ni dijital köy haline getirme projesinden de bahseden Başkan Şadi Özdemir, “Dijital göçebelerin gelebileceği ortamlar yaratmak istiyoruz. İnsanlar bilgisayarlarını yanlarına alarak dünyayı gezerek çalışıyor. Biz de bu bölgede dijital göçebelerin gelebileceği ortamlar yaratacağız” dedi. Ayvaköy’deki Ayvaini Mağarası’nın da turizme kazandırılacağını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Valimizin desteğiyle, buranın giriş-çıkışlarının Nilüfer Belediyesi’ne devri için gerekli talimatlar verildi. Bürokratik süreç tamamlandığında, herkesin güvenle ziyaret edebileceği bir ortam oluşturacağız” dedi. "TARIM VE TURİZM BİRLİKTE GELİŞECEK" Başkan Şadi Özdemir, tüm bu çalışmaların temel amacının Gölyazı halkının sürdürülebilir bir yaşam standardına kavuşması olduğunu vurgulayarak, “Tarım ve turizmi bir arada düşünmek gerekiyor. Bölgede siyah incir, zeytin gibi çok kaliteli tarım ürünleri bulunmaktadır. Umarız halkımız tarımdan vazgeçmez, tarım yeniden harekete geçer ve tarım dışına düşmüş genç nüfus yine tarıma yönelir" dedi. SIRADA RESTORASYON VAR Kazı Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin de, tiyatronun Helenistik dönem kökenli olduğunu ve Roma İmparatoru Hadrianus döneminde ciddi bir renovasyon geçirdiğini belirtti. “D formlu bir Roma tiyatrosu olan yapı, zamanında 5 bine yakın oturma kapasitesine sahipti. Günümüze 44 oturma sırası ulaşabildi” diye konuştu. Şahin, Nilüfer Belediyesi’nin desteğiyle bölgede definecilik faaliyetlerinin neredeyse sona erdiğini de sözlerine ekleyerek, “Burada çalışan arkadaşlarımız hem kendi tarihlerini öğreniyorlar hem de neler çıktığını bizzat görüyorlar. Hem arazileri değerlendi, hem gelen turist sayısı arttı” ifadelerini kullandı. Kazı çalışmalarının 5’inci yılında neredeyse tamamlandığını belirten Prof. Dr. Şahin, bundan sonra uluslararası tüzüklere uygun şekilde restorasyon ve rekonstrüksiyon çalışmalarının başlayacağını, tiyatronun yeniden gösteri mekanı olarak kullanılabilmesinin sağlanacağını ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, antik tiyatro kazı bölgesinin ardından bölgede yeni bulunan “Simitçi Kale” bölümündeki ipek atölyesini de ziyaret etti.

Gölyazı'nın geleceği için yol haritası çiziliyor Haber

Gölyazı'nın geleceği için yol haritası çiziliyor

Başkanı Şadi Özdemir, "Nihai hedefimiz, kalıcı ve katılımcı çözümlerle Gölyazı'nın değerlerini koruyarak geleceğe taşımaktır" dedi. Nilüfer Belediyesi’nin Bursa Büyükşehir Belediyesi, Karacabey Belediyesi, Mustafakemalpaşa Belediyesi, TMMOB’a bağlı akademik odalar, Bursa Uludağ Üniversitesi ve Bursa Teknik Üniversitesi ile birlikte düzenlediği Gölyazı Çalıştayı geniş katılımla başladı. Bursa’nın tarihi yerleşimlerinden Gölyazı’nın geleceğini konuşmak ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda yol haritası oluşturmak amacıyla düzenlenen "Gölyazı Çalıştayı"nın ilk günü Gölyazı Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Çalıştayın açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Sinan Nergiz ve Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Tözün Bingöl, Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Osmangazi Belediye Başkan Vekili Cemile Yılgör, Mustafakemalpaşa Başkan Vekili Ersin Ekici, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Milli Savunma ve Milli Eğitim eski Bakanı Turhan Tayan, Gölyazı Mahalle Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları ve Meclisi Üyeleri ile akademik odaların ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile Gölyazı halkı katıldı. "ULUSLARARASI ÖLÇEKTE KORUNMASI GEREKEN BİR MİRAS" Çalıştayı, Gölyazı Mahallesi, Uluabat Gölü ve Uluabat Havzası'nın çok yönlü değerlendirmesi amacıyla düzenlediklerini kaydeden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, söz konusu bölgenin nitelikleri bakımından ulusal ve uluslararası ölçekte korunması ve önemli bir miras alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Gölyazı’nın Roma döneminden bu yana özgün ekosistemi ve yerel yaşam biçimleriyle çok katmanlı bir yerleşim karakterine sahip olduğuna değinen Başkan Şadi Özdemir, "1998 yılında Ramsar alanı ilan edilen ve aynı zamanda 1. derece doğal sit alanı statüsüne sahip olan göl, uluslararası ölçekte korunması gereken nadir sulak alanlardan biridir. Uluabat Gölü, bölge halkımız için tarım, balıkçılık ve turizm faaliyetleriyle hem ekonomik hem de kültürel bir yaşam kaynağıdır" dedi. Gölün su seviyesinin azalması, kirlilik yükünün artması ve sazlık habitatların tahribi gibi çevresel tehditlerle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Özdemir, "Biz bu gerçekleri yok saymadan, günü kurtaran değil; kalıcı ve katılımcı çözümlerle bu kıymetli alanı korumayı amaçlıyoruz. Nihai hedefimiz, Gölyazı'nın doğal ve kültürel değerlerini korurken, bu değerleri yerel kalkınmanın ve yaşam kalitesinin bir parçası haline getiren, uzun vadeli, gerçekçi ve sürdürülebilir bir strateji oluşturmaktır" diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, çalıştayın amacını ve hedeflerini şu sözlerle açıkladı: "Burada dört ana hedefimiz var. Bunlar; kültürel ve arkeolojik mirasın korunması, ekolojik dengenin korunması ve sulak alan yönetimi, kırsal kalkınma, tarım ve kooperatifçilik ile sürdürülebilir turizm ve mekansal planlama. Biz bu çalıştayı, uzun vadeli, çok aktörlü ve yerel yönetim odaklı bir yönetişim modeli olarak ele alıyoruz. Kurumsal kapasitemizi, bilimsel çevrelerle ve sivil toplumla iş birliği içinde sahaya taşıyarak; uygulanabilir, sürdürülebilir ve kapsayıcı çözümler üretmeyi hedefliyoruz." "MEDENİYETLERİN İZİNİ TAŞIYAN BENZERSİZ BİR YER" Gölyazı’nın birçok medeniyetin izini taşıyan benzersiz bir yer olduğunu dile getiren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Sinan Nergiz de, "Gölyazı, sadece gezilecek değil, hissedilecek ve korunacak bir yer. Biz, Gölyazı'yı turizm merkezi olmasının ötesinde korunması ve yaşatılması gereken bir değer olarak görüyoruz. Hikayeleri, gelenekleri ve insanları ile Gölyazı'yı geleceğe taşımalıyız" ifadelerini kullandı. Gölyazı'nın uluslararası öneme sahip Uluabat Gölü'nün kalbinde yerel alan doğal bir miras olduğunu belirten Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı da, buranın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının hepimizin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi. Uluabat Gölü'nün ekolojik dengenin vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurgulayan Karabatı, "Amacımız, Uluabat Gölü ve çevresinin kültürel kimliğini koruyarak sürdürülebilir turizm politikaları geliştirmek, göl çevresindeki yaşam kalitesini artırmak ve doğal yaşamı tehdit eden unsurlara karşı önleyici stratejiler ortaya koymak" dedi. UZMANLARDAN BİRLİKTE ÇALIŞMA VURGUSU Gölyazı’nın Nilüfer'in binlerce yıllık yerleşim geçmişine sahip olduğunu gösteren en önemli örneklerden biri olduğunu ifade eden Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi Başkanı Murat İlkme, son 20 yıldır bölgede yaşanan plansız kentleşmeye dikkat çekti. Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek de Gölyazı’nın ekosistemi, doğal güzellikleri ve yerel yaşamıyla özel bir bölge olduğuna değinerek, bu potansiyelin ortaya çıkması için tüm aktörlerin birlikte çalışması gerektiğini vurguladı. Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Başkan Yardımcısı Mithat Kırayoğlu ise Nilüfer’in zengin tarihi mirasına dikkat çekti. Kırayoğlu, Nilüfer'i Türkiye'nin en bereketli, en zengin kırsal yaşamının sürdüğü bir tarım kenti olarak tanımladı ve bu alana destek verilmesi gerektiğini söyledi. TARİHİ ALANLAR İNCELENDİ Açılış konuşmalarının ardından katılımcılar Gölyazı'nın tarihi ve doğal güzelliklerini ziyaret etti. Bölgenin tarihsel ve kültürel mirasını incelemek için ilk olarak Apollonia Nekropolü olarak bilinen kazı alanını gezen heyet, sonrasında antik tiyatro alanında incelemelerde bulundu. GÖLYAZI’YA AKADEMİK BAKIŞ Programın ikinci yarısı panel ile devam etti. ÇEKÜL Vakfı Başkan Yardımcısı Mithat Kırayoğlu ve Nilüfer Belediyesi Kentsel Tasarım Müdürü Mustafa Yılmaz'ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Nurhayat Dalkıran ve Prof. Dr. Derya Şahin, Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aliye Emel Göksu, BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy ile Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı Güney Özkılınç, Gölyazı ile ilgili değerlendirmelerde bulundular. Uzmanlar, Gölyazı'nın biyolojik çeşitliliğini ve bunları tehdit eden faktörleri, bölgenin çevre ve imar planını, bölgede yapılan arkeolojik çalışmaları, tarım ve kırsal kalkınmayı, somut ve somut olmayan mirası konuştular. Panelin sonunda Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, konuşmacılara günün anısına plaket verdi. Çalıştayın ilk günü soru-cevap kısmı ile tamamlandı.

Nilüfer’in tarihi ve kültürel dokusu ortaya çıkıyor Haber

Nilüfer’in tarihi ve kültürel dokusu ortaya çıkıyor

Kazı çalışmalarını yerinde inceleyen Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Kentimizin tarihi zenginliklerinin gün yüzüne çıkarılması bölgeyi turizm açısından da çok değerli kılıyor” dedi. Bursa’nın önde gelen turizm destinasyonlarından Gölyazı’da, bölgenin tarihi ve kültürel kimliğini ortaya çıkarmak için başlatılan kazı çalışmaları devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı kararıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle, Bursa Uludağ Üniversitesi adına Fen - Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Derya Şahin’in başkanlığında ve Nilüfer Belediyesi’nin desteğiyle yürütülen çalışmalarla antik yapılar gün ışığına çıkarılıyor. Helenistik dönemde inşa edilen ve Roma döneminde revizyon geçiren, zaman içinde depremler ve insan saldırılarıyla hasar gören Zambak Tepe’deki 5 bin 600 kişilik antik tiyatro, orijinal mimarisine uygun olarak yeniden şekilleniyor. Ayrıca Sıbyan Mektebi ve Kız Ada’da da tarihi dokunun ortaya çıkarılması için çalışmalar sürdürülüyor. Helenistik dönemden geç antik döneme kadar izler taşıyan Nekropol Alanı ise cumartesi ve pazar günleri ziyarete açık. Bursa Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derya Şahin’in başkanlığında bu yıl 22 Temmuz’da başlatılan kazı çalışmalarını yerinde inceleyen Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kazılar hakkında bilgi aldı. Tarihi yapıların bulunduğu bölgeye kattığı değere sahip çıkan Başkan Şadi Özdemir, “Kentimizin tarihi zenginliklerinin gün yüzüne çıkarılmasına yönelik çalışmaları destekliyoruz. Gölyazı, doğal güzellikleriyle de dünyanın en özel yerlerinden biri. Tarihi değerleriyle bu özelliği daha da artıyor” dedi. Tarihi ve kültürel dokunun ortaya çıkarılmasıyla turizmde de önemli gelişmeler yaşanacağını belirten Başkan Şadi Özdemir, Akçalar, Fadıllı ve Ayvaköy’ü de kapsayan geniş bir turizm alanı oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. Başkan Şadi Özdemir, “Bu çalışmalarla hem tarihi ve kültürel mirasımız ortaya çıkacak hem de bölgenin doğal güzellikleri korunacak. Amacımız, kalkınmanın sürdürülebilir olmasını sağlamak” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Derya Şahin ise uzun süredir Nekropol Alanı, tiyatro ve karaya 1 kilometre mesafedeki Kız Ada’da kazı çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Adada su seviyesinin kısmen çekilmesiyle Ekim ayından itibaren çalışabildiklerini ifade eden Şahin, Eylül ayı sonuna kadar tiyatro alanındaki çalışmalara aktif şekilde devam ettiklerini açıkladı. Kazıları tamamlamak için yoğun bir çaba sarf ettiklerini vurgulayan Şahin, çalışmaların tamamlanmasının ardından bu alanların ziyarete açılmasını amaçladıklarını söyledi. Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın önemli destekleri olduğunu belirten Şahin, Nilüfer Belediyesi’ne de katkılarından dolayı teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.