SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hazine Ve Maliye Bakanlığı

Söz Bursa - Hazine Ve Maliye Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hazine Ve Maliye Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

CHP’li Öztürk’ten BDDK’ya acil çağrı: "Vatandaşın özel hayatı eğlence konusu yapılamaz" Haber

CHP’li Öztürk’ten BDDK’ya acil çağrı: "Vatandaşın özel hayatı eğlence konusu yapılamaz"

Özel bir bankada çalışan personelin kurduğu Whatsapp gruplarında müşterilerin hesap bakiyesi, açık adres bilgileri, fotoğrafları gibi kişisel bilgilerinin paylaşılarak alay edildiği iddia edildi. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, konuyu TBMM gündemine taşıdı. Emekli bir müşterinin tuşlama yapamadığı için alay konusu edilerek "emeklilerin ağzına s.." denildiğini söyleyen Öztürk "Yaşlılığıyla, çaresizliğiyle dalga geçilen bir emeklinin onuru ayaklar altına alınıyor. Bu büyük bir skandaldır" dedi. Konuyla ilgili haberi ve Whatsapp grubunda yapılan yazışmaların ekran görüntülerini değerlendirmeniz dileği ile iletiyorum. İyi çalışmalar diliyorum. CHP’li Hasan Öztürk’ten skandal iddia: “Bir özel bankanın personelleri Whatsapp gruplarında müşteri bilgilerini paylaşarak alay ediyor!” Özel bir bankada çalışan personelin kurduğu Whatsapp gruplarında müşterilerin kişisel verilerini paylaşarak alay ettiği iddia edildi. Hesap bakiyesi, adres bilgileri, fotoğraf gibi verilerin gruplarda paylaşıldığı iddialarını CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk Meclis gündemine taşıdı. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, özel bir bankada görev yapan personelin kendi aralarında oluşturduğu WhatsApp gruplarında müşterilere ait fotoğraflar, telefon numaraları, adres bilgileri ve hesap bakiyeleri gibi son derece hassas verileri paylaştığı iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Öztürk, konuyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. İddialara sert tepki gösteren Öztürk, “Vatandaşın en mahrem bilgileri bir bankanın personel gruplarında dolaşıyorsa burada çok ağır bir güven yıkımı vardır. Hem BDDK hem de Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı derhal göreve davet ediyorum” dedi. VATANDAŞIN EKONOMİK DURUMU ALAY KONUSU YAPILAMAZ! Bu durumun basit bir disiplin meselesi olarak görülemeyeceğini vurgulayan Öztürk, “Bir yurttaşın fotoğrafı, adresi, telefonu ve hesabındaki paranın alay konusu yapılması hem etik bir sorun hem de açık bir veri güvenliği skandalıdır” dedi. Öztürk, bankacılık sisteminin temelinin güven olduğunu, bu güvenin bilinçli biçimde zedelendiğini ifade etti. Banka personelinin müşterilerin hesap bakiyelerine kadar uzanan bilgilere bu kadar kolay erişebilmesini kabul edilemez olarak nitelendiren Öztürk, “Bir yurttaşın özel hayatının alay konusu yapılması, veri ihlalinden de öte, doğrudan insan onuruna saldırıdır. İnsanların fotoğrafları, adresleri, parasal durumları üzerinden eğleniliyorsa bu ahlaki bir çöküştür. İnsanların yoksulluğu, birikimi ya da ekonomik durumu alay konusu yapılamaz.” dedi. Denetim mekanizmalarının kâğıt üzerinde kaldığını söyleyen Öztürk, gerçek bir kontrolün işlemediğini dile getirdi. EMEKLİ VATANDAŞ TUŞLAMA YAPAMADI DİYE ALAY ETMİŞLER Öztürk, iddiaların yalnızca veri paylaşımıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Ekran görüntülerine göre emekli bir yurttaş, telefonda işlem yaparken tuşlama yapamadığı için personel gruplarında alay konusu yapılıyor. Yaşlılığıyla, çaresizliğiyle dalga geçilen bir emeklinin onuru ayaklar altına alınıyor. Personel ise emeklinin tuşlama yapamamasına ‘emeklilerin ağzına s…’ diyerek tepki gösteriyor. Bu büyük bir skandaldır!” dedi. Ekran görüntülerinde bir müşterinin kartının ulaşmaması ile ilgili “nah getirirler, zaten ek kart” yorumu yapıldığını ve bir kişinin mesleğiyle alay edildiğini söyleyen Öztürk, “Vatandaşın yaşadığı sorunla, emeğiyle, onuruyla dalga geçilen bu dil kabul edilemez, derhal soruşturma açılmalı ve kamuoyuna şeffaf bir şekilde süreçle alakalı bilgi verilmelidir” dedi. KİŞİSEL VERİLERİ KORUYAMAYAN BİR BANKACILIK ANLAYIŞI EKONOMİYİ DE KORUYAMAZ Öztürk, yaşananların bireysel bir ahlaksızlıkla geçiştirilemeyeceğini belirterek, “Eğer bu iddialar doğruysa, ortada kurumsal bir denetim çöküşü vardır” dedi. Kamu otoritesinin sessiz kalmasının bu tabloyu daha da ağırlaştırdığını ifade etti. Özel bankaların yalnızca kâr eden ticari yapılar olmadığını vurgulayan Öztürk, “Bu kurumlar milyonlarca yurttaşın kişisel ve finansal güvenliğini sağlamakla yükümlüdür” dedi. Kişisel verileri koruyamayan bir bankacılık anlayışının ekonomiyi de koruyamayacağını söyledi. İLGİLİ BANKA DERHAL DENETLENMELİDİR Vatandaşların mahrem bilgilerinin eğlence konusu yapılmasının toplumsal güveni derinden sarstığını belirten Öztürk, “Bu ülkede yurttaşın onuru, hiçbir özel bankanın iç yazışmalarından daha değersiz değildir” dedi. Sorumluların açık biçimde ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti. Öztürk ayrıca, “Bu olayın üzeri örtülemez. İlgili banka derhal denetlenmeli, sorumlular hakkında caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır” dedi. Mağdur olan vatandaşların zararlarının nasıl telafi edileceğinin de kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı.

Bakanlıktan "Altın" iddialarına sert yalanlama: "KMTS varlık takibi değildir" Haber

Bakanlıktan "Altın" iddialarına sert yalanlama: "KMTS varlık takibi değildir"

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kıymetli Maden Takip Sistemi (KMTS) ile vatandaşların altınlarının geçersiz sayılacağı veya takibe alınacağı iddialarının asılsız olduğunu belirterek, vatandaşların sahte veya düşük ayarlı gram altın nedeniyle mağdur olmamasının hedeflendiğini bildirdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı, bazı medya organlarında Kıymetli Maden Takip Sistemi'nin (KMTS) yastık altı altınları hedef aldığı, vatandaşların altınlarının geçersiz sayılacağı veya takibe alınacağı yönündeki haberlerin asılsız ve manipülatif olduğunu açıkladı. Bakanlık, söz konusu sistemin bir varlık takibi olmadığını ve yalnızca üretim sürecini kapsadığını vurguladı. Piyasada sahte veya düşük ayarlı gram altın üretimi yapılma ihtimalinin olduğu ve vatandaşların bu durumdan mağdur olmaması için KMTS'nin yürürlüğe girdiği belirtilen açıklamada, KMTS ile rafineriler tarafından üretilecek 1 gram ve üzerindeki kıymetli madenlerin ambalajlanarak standart hale getirileceği, uygulanacak güvenlik unsurları sayesinde vatandaşların güvenli ve doğrulanabilir altına erişiminin sağlanacağı kaydedildi. "VATANDAŞLARIN ALTININA EL KONULACAĞI VEYA ALTININ GEÇERSİZ SAYILACAĞI ŞEKLİNDE GERÇEK DIŞI HABERLERLE DOLAŞIMA SOKULDUĞU GÖZLEMLENMİŞTİR" Açıklamada KMTS ile değerli madenlerin yalnızca üretim aşamasının güvenli bir şekilde takip edildiği, KMTS dâhilinde üretilen altının kim tarafından alındığına veya satıldığına ilişkin herhangi bir izleme ya da kayıdın söz konusu olmadığı kaydedildi. KMTS'nin "varlık takibi" olarak değerlendirilmesinin kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yönlendirmeden ibaret olduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Vatandaşların ellerindeki altını bozduramayacağı, sisteme dâhil edemeyeceği veya bu altınla herhangi bir mülk edinemeyeceği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Altın bozdurma işlemleri kuyumcular, bankalar ve yetkili finans kuruluşları aracılığıyla yapılmakta olup, tasarrufların el değiştirmesine yönelik işlemlerin önünde herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır. 30 bin ve üzerindeki işlemlerin bankacılık ve finansal kurumlar aracılığıyla yapılması uygulaması, yalnızca altın alım satımına özgü olmayıp, tüm emtiaların alım satımını kapsayan Vergi Usul Kanunu düzenlemeleri çerçevesinde uygulanmaktadır. Bu çerçevede gram altın ve çeyrek altınlarda gramaj ve ayar sahteciliğine karşı tüketiciyi ve kuyumcuları korumaya yönelik olarak kurgulanan sistemlerin vatandaşların birikimlerini bozduramayacağı, altına el konulacağı veya altının geçersiz sayılacağı şeklinde gerçek dışı haberlerle dolaşıma sokulduğu gözlemlenmiştir." "PAYLAŞIMLAR HAKKINDA BAKANLIĞIMIZ HUKUKİ HAKLARINI SONUNA KADAR KULLANACAKTIR" Konuya ilişkin yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığı aktarılan açıklamada, "Bağlamından koparılarak sunulan ve finansal piyasalara olan güveni sarsmaya yönelik belli hesaplar üzerinden yapılan kara propaganda niteliği taşıyan bu tür haberlere itibar edilmemesi önemle duyurulur. Vatandaşlarımızın ve kuyumcularımızın hukuki haklarını koruyan bu düzenlemeye ilişkin yanıltıcı paylaşımlar hakkında Bakanlığımız hukuki haklarını sonuna kadar kullanacaktır" denildi.

‘Kooperatif davasında’ ara karar; Tunç Soyer'e tahliye Haber

‘Kooperatif davasında’ ara karar; Tunç Soyer'e tahliye

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ’deki usulsüzlük iddialarına ilişkin görülen davada, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya hakkında tahliye kararı verildi. Ancak sanıkların, başka bir soruşturma kapsamında tutukluluk hallerinin devam edeceği öğrenildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, kentsel dönüşüm projelerinde "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla açılan davanın görülmesine devam edildi. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen 4. celsede; eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, önceki dönem CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve diğer sanıklar hakim karşısına çıktı. Duruşmada tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları da hazır bulundu. Duruşma esnasında Heval Savaş Kaya’nın savunmasını yaptığı sırada Mahkeme Başkanı Sedat Yılmaz’ın fenalaşması üzerine duruşmaya bir süre ara verildi. Aranın ardından savcılık makamı mütalaasını açıkladı. Savcı; duruşmaya gelmeyen sanık Yunus Tosun hakkında yakalama kararı çıkarılmasını, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın katılma taleplerinin kabulünü ve delil durumu itibariyle tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. DOSYADA TUTUKLU SANIK KALMADI Mahkeme heyeti, yaptığı değerlendirme sonucunda Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya’nın bu dosyadan tahliyesine karar verdi. Verilen kararla birlikte davada tutuklu sanık kalmadı. Duruşma 26 Mart tarihine ertelendi. Öte yandan, S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki "zimmet" iddialarına yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında; Tunç Soyer, Heval Savaş Kaya ve Şenol Aslanoğlu’nun tutukluluk hallerinin devam edeceği belirtildi. SORUŞTURMA SÜRECİ 1 TEMMUZ'DA BAŞLADI İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZBETON AŞ'de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 1 Temmuz'da düğmeye basıldı. Sayıştay, mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarına dayandırılan soruşturmada, "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla 157 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, aralarında dönemin Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu'nun da bulunduğu 139 şüpheli yakalandı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 60'ı tutuklanırken, süreç içerisinde yapılan itirazlar ve duruşmalarla tutuklu sayısı değişti. 45 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ Hazırlanan ve İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede; Örnekköy 3. ve 4. etap, Gaziemir-Aktepe-Emrez Mahallesi 1. etap ile Karabağlar 3. ve 4. etapta kat karşılığı inşaat işlerinde usulsüzlük yapıldığı belirtildi. Dosyada 449 mağdur ve 7 müştekinin yanı sıra Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZBETON AŞ de "suçtan zarar görenler" olarak yer aldı. Sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" ve bu suçlara teşebbüs gibi çeşitli suçlamalardan 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. ÖNCEKİ DURUŞMALARDA 9 TAHLİYE Eylül ayında başlayan yargılama sürecinin ilk duruşmasında İZBETON AŞ Yönetim Kurulu üyeleri Levent İşler, Sevcan Tınaztepe, Orhan Sertaç Dölek, Mehmet Gürhan Özata ve eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Alphan Bozan tahliye edildi. Ekim ayındaki 2. duruşmada ise Şenol Aslanoğlu, Cihangir Lübiç ve Hüseyin Şimşek tahliye olurken; Aralık ayındaki 3. duruşmada mahkeme Barış Karcı'nın tahliyesine, Şenol Aslanoğlu'nun ev hapsinin kaldırılmasına, Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya'nın ise tutukluluk halinin devamına hükmetti. Soyer'e 'zimmet' suçlamasıyla ikinci tutuklama Öte yandan ana dava devam ederken, S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki zimmet iddialarına yönelik ayrı bir soruşturma daha yürütüldü. İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 26 Aralık'ta düzenlenen operasyon sonrası 29 Aralık'ta adliyeye sevk edilen şüpheliler hakim karşısına çıktı. Tutukluluk halleri devam eden Tunç Soyer ile İZBETON AŞ eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, iş insanları Burak Bakır ve Yıldırım Kuruoğulları "zimmet" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

ÜNİPERSEN Başkanı Güzel: "Tüm kamu çalışanları, Ocak maaş artışında refah payı beklemektedir" Haber

ÜNİPERSEN Başkanı Güzel: "Tüm kamu çalışanları, Ocak maaş artışında refah payı beklemektedir"

Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) Genel Başkanı İbrahim Güzel, "Hazine ve Maliye Bakanlığı'na buradan soruyoruz; memurun geçim krizine bugün çözüm üretmeyecekseniz, ne zaman üreteceksiniz? Tüm kamu çalışanları, Ocak maaş artışında refah payı beklemektedir" dedi. ÜNİPERSEN Genel Başkanı Güzel ve beraberindeki sendika üyeleri Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde eylem yaptı. 8. Dönem Toplu Sözleşme sonrasında alınan Hakem Heyeti kararlarının, kamu çalışanlarını yoksullaştırdığı düşüncesiyle gerçekleştirilen eylemde konuşan ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, "Daha ilk günden yanlış kurgulanmış, düğmesi baştan yanlış iliklenmiş bu toplu sözleşme; kamu çalışanlarının alım gücünü korumak bir yana, 2026 yılını memur için sefalet yılına dönüştürmüştür. Sorunun merkezinde Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın memuru yok sayan bütçe anlayışı vardır. Tam 3 buçuk aydır söylüyoruz. Bu toplu sözleşme memurun geçimini güvence altına almıyor. Bu nedenle ya ek protokol yapılmalı ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi devreye girerek adil bir düzenleme hayata geçirmelidir" ifadelerini kullandı. "BU MAAŞLARLA YAŞAMAK MÜMKÜN DEĞİL" Bu çağrıyı yalnızca ÜNİPERSEN'in yapmadığını söyleyen Güzel, "Öğretmeninden akademisyenine, mühendisten sağlık çalışanına, din görevlisinden idari personele kadar tüm kamu çalışanları aynı noktada birleşiyor. Bu maaşlarla yaşamak mümkün değil. Meclis yaklaşık üç aydır çalışıyor. Ancak memurun alım gücünü koruyacak, maaş artışlarını gerçek enflasyon ve piyasa koşullarıyla uyumlu hale getirecek tek bir düzenleme dahi yok" şeklinde konuştu. "EV KİRALARI ÖDENEMİYOR, FATURALAR BİRİKİYOR, MUTFAK MASRAFLARI KARŞILANAMIYOR" Sadece üst düzey bürokratlar ve kariyer uzmanlarına zam teklifleri olduğunu dile getiren Güzel, "TÜİK verilerine dayalı artışlarla bugün 4 milyon memur, 2 milyon memur emeklisi, maaşı yattığı gün dahi borç arar hale geldi. Ev kiraları ödenemiyor, faturalar birikiyor, mutfak masrafları karşılanamıyor. Ama çözüm üretmesi gereken Hazine ve Maliye Bakanlığı, yalnızca dar bir kesimi görmeyi tercih ediyor. Bu yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değildir. Kamuoyunda oluşan tepkiyle söz konusu teklif geri çekilmiş; ancak yerine tüm kamu çalışanlarını kapsayan adil ve kalıcı bir düzenleme hala getirilmemiştir" açıklamasında bulundu. "TÜM KAMU ÇALIŞANLARI, OCAK MAAŞ ARTIŞINDA REFAH PAYI BEKLEMEKTEDİR" Güzel, tek taleplerinin insanca yaşayabilecek bir ücret olduğuna dikkati çekerek, "2023 seçimleri öncesinde kira yardımı sözü verildi; ortada bir çalışma var mı maalesef yok. 3600 ek gösterge sözü verildi; bütçede karşılığı yok. Kamuda mülakatlar her gün yeni adaletsizlikler üretmeye devam ediyor; kaldırılacağı söylendi, ancak somut bir adım hala yok. Hazine ve Maliye Bakanlığı'na buradan soruyoruz; Memurun geçim krizine bugün çözüm üretmeyecekseniz, ne zaman üreteceksiniz? Tüm kamu çalışanları, Ocak maaş artışında refah payı beklemektedir. TÜİK'in açıkladığı oranlarla geçim sağlamak mümkün değildir. Bu nedenle buradan ilan ediyoruz: Memurlar için refah payı talebimiz karşılık bulana kadar, Bütçede kamu çalışanlarını gören adil bir düzenleme yapılana kadar, Her hafta, aynı gün, aynı saatte, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Güzel, eylemlerine 3 hafta daha devam edeceklerini belirterek, tüm sendikaları haklarını aramak adına eyleme davet etti.

Nisan'da bütçe 175 milyar TL açık verdi Haber

Nisan'da bütçe 175 milyar TL açık verdi

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2025 yılı Nisan ayı Merkezi Yönetim Bütçe Gelişmeleri’ni açıkladı. Buna göre, Nisan ayı merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 132,1 milyar TL, bütçe gelirleri 957,4 milyar TL ve bütçe açığı 174,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 871,5 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 85,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Bütçe dengesi 2025 yılı Nisan ayı bütçe giderleri, bütçe gelirleri, bütçe dengesi ve faiz dışı denge gerçekleşmeleri aşağıdaki tabloda yer aldı. Merkezi yönetim bütçesi 2024 yılı Nisan ayında 177 milyar 830 milyon TL açık vermiş iken 2025 yılı Nisan ayında 174 milyar 714 milyon TL açık verdi. 2024 yılı Nisan ayında 63 milyar 802 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2025 yılı Nisan ayında 85 milyar 945 milyon TL faiz dışı fazla verildi. Bütçe giderleri merkezi Yönetim bütçe giderleri Nisan ayı itibarıyla 1 trilyon 132 milyar 127 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 260 milyar 659 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 871 milyar 468 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 14 trilyon 731 milyar 14 milyon TL ödenekten Nisan ayında 1 trilyon 132 milyar 127 milyon TL gider gerçekleştirildi. Geçen yılın aynı ayında ise 773 milyar 643 milyon TL harcama yapıldı. Nisan ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 46,3 oranında arttı. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2024 yılında yüzde 7 iken 2025 yılında yüzde 7,7 oldu. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 32,1 oranında artarak 871 milyar 468 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2024 yılında yüzde 6,7 iken 2025 yılında yüzde 6,8 oldu. Bütçe Gelirleri Merkezi yönetim bütçe gelirleri Nisan ayı itibarıyla 957 milyar 413 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 787 milyar 392 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 134 milyar 505 milyon TL oldu. 2024 yılı Nisan ayında bütçe gelirleri 595 milyar 813 milyon TL iken 2025 yılının aynı ayında yüzde 60,7 oranında artarak 957 milyar 413 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Nisan ayı gerçekleşme oranı 2024 yılında yüzde 7,1 iken 2025 yılında yüzde 7,5 oldu. 2025 yılı Nisan ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 61,4 oranında artarak 787 milyar 392 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2024 yılında yüzde 6,6 iken 2025 yılında yüzde 7,1 oldu. 2025 Yılı Ocak-Nisan dönemi merkezi yönetim bütçe gerçekleşmeleri 2025 yılı Ocak-Nisan döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 4 trilyon 249,7 milyar TL, bütçe gelirleri 3 trilyon 364,2 milyar TL ve bütçe açığı 885,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 3 trilyon 525,1 milyar TL ve faiz dışı açık ise 160,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Bütçe dengesi Merkezi yönetim bütçesi 2024 yılı Ocak-Nisan döneminde 691 milyar 312 milyon TL açık vermiş iken 2025 yılı Ocak-Nisan döneminde 885 milyar 531 milyon TL açık verdi. 2024 yılı Ocak-Nisan döneminde 326 milyar 808 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2025 yılı Ocak-Nisan döneminde 160 milyar 922 milyon TL faiz dışı açık verildi. Bütçe giderleri Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Nisan dönemi itibarıyla 4 trilyon 249 milyar 713 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 724 milyar 609 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 3 trilyon 525 milyar 104 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılı Ocak-Nisan döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45,3 oranında artarak 4 trilyon 249 milyar 713 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37,7 oranında artarak 3 trilyon 525 milyar 104 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe Gelirleri Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Nisan dönemi itibarıyla 3 trilyon 364 milyar 182 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 2 trilyon 810 milyar 118 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 435 milyar 463 milyon TL oldu. 2024 yılı Ocak-Nisan döneminde bütçe gelirleri 2 trilyon 233 milyar 11 milyon TL iken 2025 yılının aynı döneminde yüzde 50,7 oranında artarak 3 trilyon 364 milyar 182 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılı Ocak-Nisan dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53,4 oranında artarak 2 trilyon 810 milyar 118 milyon TL oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.