SON DAKİKA
Hava Durumu

#Karar

Söz Bursa - Karar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yasa dışı bahis ve kumar reklamı yapan 15 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi Haber

Yasa dışı bahis ve kumar reklamı yapan 15 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi

Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, yasa dışı bahis ve kumar reklamlarına karşı mücadelesini sürdürüyor. Bu kapsamda bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu’nun 13 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen 365 sayılı toplantısında, yasa dışı bahis ve kumar reklamları toplantının ana gündem maddelerinden birini oluşturmaya devam etmiştir. Reklam Kurulu tarafından yapılan değerlendirmeler neticesinde; yasa dışı bahis ve kumar reklamı yaptığı ve tüketicileri çeşitli yasa dışı sitelere yönlendirdiği tespit edilen yüksek takipçili 15 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Ayrıca, söz konusu sosyal medya hesapları ile yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin muhatapları hakkında adli tahkikat süreçlerinin işletilebilmesi amacıyla ilgili kurumlar nezdinde gerekli başvuruların yapılması kararlaştırılmıştır" ifadeleri kullanıldı. Falcı, medyum ve astrolog ve benzerlerine ait reklam faaliyetinde bulunan 26 internet sitesine erişim engeli Ayrıca, falcı, medyum ve astrolog benzeri reklam faaliyetinde bulunan hesaplara ilişkin de bilgi verilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Reklam Kurulu’nun 365 sayılı toplantısının gündeminde yer alan diğer bir önemli konu başlığı ise; falcı, medyum ve astrologlar tarafından sunulan hizmetlere ilişkin reklam ve tanıtım faaliyetleri olmuştur. Bu kapsamda, falcı, medyum, astrolog ve benzerleri tarafından sunulan hizmetlere ilişkin reklam faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 26 internet sitesine yönelik olarak erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir."

Milyonlarca emekliyi yakından ilgilendiriyor: Maaş haczinde 'Aynı Gün' engeli Haber

Milyonlarca emekliyi yakından ilgilendiriyor: Maaş haczinde 'Aynı Gün' engeli

Yargıtay, alacaklı tarafından borçlu kişi hakkında başlatılan icra takibinde borçlu kişinin aynı günde aynı dilekçede hem borcu kabul edip hem de "Mallarım üzerine haciz koyabilirsiniz" şeklindeki iznini geçersiz saydı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gerekçe olarak hukukta haczin ancak takip kesinleştikten sonra yapılabileceğini, önce takibin kesinleşeceğini, sonra haczin talep edileceğini, eğer ikisi aynı anda yapılırsa, 'önceden verilmiş izin' gibi görüldüğü için geçerli olmadığını belirtti. İHA muhabirinin İçtihat Bülteni Uygulaması'ndan edindiği bilgiye göre, borçlu vekili; alacaklı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını ve ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığını, müvekkilinin haciz korkusuyla PTT şubesine giderek tebligatı elden aldığını, aynı gün icra müdürlüğüne verdiği dilekçeyle yasal sürelerden feragat ederek emekli maaşının tamamının haczedilmesine muvafakat ettiğini ancak bu muvafakatin geçersiz olduğunu belirterek haczin kaldırılmasını talep etti. Davalı ise şikâyetin reddini talep etti. İLK DERECE MAHKEMESİ, TALEBİ KABUL ETTİ İlk derece mahkemesi, somut olayda muvafakat tarihinde takibin henüz kesinleşmediği, bu şekilde takip kesinleşmeden emekli maaşından kesinti yapılmasına yönelik muvafakatin geçerli olmayacağı gerekçesiyle şikâyetin kabulüne emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verdi. Karara karşı, davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulundu. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf talebini kabul etti ve 'maaşa haciz konulabilir' dedi. Bölge Adliye Mahkemesi, borçlunun Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan aldığı maaşının tamamına haciz konulmasına muvafakat ettiğini bildirdiği, borçlunun ödeme emri tebliğinden sonra lehine işleyecek sürelerden feragatinin sonuç doğuracağı, bu hâliyle hakkındaki takibin kesinleşmesinden sonra verdiği muvafakat beyanının geçerli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikâyetin reddine karar verdi. Karara karşı, davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulundu. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ, BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'NİN HÜKMÜNÜ BOZDU Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, aynı dilekçe ile borcun kabul edilerek hacze muvafakat edilmesinin, takibin kesinleşmesi ile aynı anda olduğundan, bir diğer ifade ile takibin kesinleşmesinden sonra olmadığından geçersiz olduğundan bahisle Bölge Adliye Mahkemesi hükmünü bozdu. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARINDA DİRENDİ Bölge Adliye Mahkemesi, önceki karar gerekçesinin yanında borçlunun hacze ilişkin muvafakati ile takibin kesinleşmesinin aynı anda olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verdi. Direnme kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulundu ve dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gündemine taşındı. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU: "BORÇLU TARAFINDAN AYNI DİLEKÇE İLE BORCUN KABUL EDİLEREK HACZE MUVAFAKAT EDİLMESİ, TAKİBİN KESİNLEŞMESİYLE AYNI TARİHTE OLDUĞUNDAN GEÇERSİZDİR" 25 üyeyle toplanan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, konuya ilişkin son noktayı koydu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, borçlu tarafından aynı dilekçe ile borcun kabul edilerek hacze muvafakat edilmesi, takibin kesinleşmesiyle aynı tarihte olduğundan haciz için verilen muvafakat geçersizdir diyerek emekli maaşına konulan haczin geçersiz olduğuna karar vererek konuya ilişkin son noktayı koydu.

Acılı aile mahkemeden çıkan kararla bir kez daha yıkıldı Haber

Acılı aile mahkemeden çıkan kararla bir kez daha yıkıldı

Bursa’da özel bir diş kliniğinde sedasyon altında yapılan diş tedavisinin ardından fenalaşarak hayatını kaybeden 5 yaşındaki Deniz Sönmez’in ölümüne ilişkin davada karar açıklandı. Bursa 44’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, diş hekimi Aleyna S.G. ile anestezi uzmanı Levent O. 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. Acılı baba verilen karar sonrası, "Kediyi öldüren 3 yıl ceza aldı, bizim canımız gitti 4 yıl ceza verildi" ifadelerini kullandı. Bursa'nın Osmangazi ilçesinde 2 yıl önce 5 yaşındaki çocuğu Deniz Sönmez'i diş ağrısı şikayetiyle bir diş kliniği zincirinin Hürriyet şubesine götüren Sönmez ailesi, minik Deniz'in tedavi sonrası fenalaştığını fark etti. Küçük çocuğa 4 dolgu ve 1 diş çekimi için narkoz verilerek genel anestezi yapıldı. Anestezi sonrası odaya alınan minik Deniz'in ateşi yükseldi. Annenin ambulans çağırma talebine de olumsuz cevap veren doktorlar durumun 'normal' olduğunu söyleyerek Deniz ve annesini evine yolladı. Kısa bir süre sonra baba Aydın Sönmez eve geldiğinde oğlunun yarı baygın inleme sesleri çıkarttığını duydu. Bunun ardından baba Aydın, çocuğunu Bursa Dörtçelik Çocuk Hastanesi'ne götürdü. Doktorların çabasına rağmen minik Deniz'in organlarının iflas ettiği öğrenildi. 3 gün boyunca yoğun bakımda kalan Deniz, organ yetmezliğine bağlı olarak hayatını kaybetti. Yaşanan olay sonrası mahkeme süreci başladı. Mahkeme, diş hekimi Aleyna S.G. hakkında 4 yıl 5 ay 10 gün, anestezi uzmanı Levent O. hakkında ise 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verdi. Her iki sanık yönünden de hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya adli para cezasına çevrilmesi talepleri reddedildi. Mahkeme heyeti, mesul müdür Kerem G.Y.’yi ise taksirle ölüme neden olma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına mahkûm etti. Bu ceza, adli para cezasına çevrilerek 97 bin 200 TL olarak belirlendi. İşletme ortakları M.Ç.G., M.Ö.A. ve M.E.K. hakkında ise üzerlerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi. Mahkeme sonrası konuşan baba Aydın Sönmez, "2024 Kasım ayından bu zamana kadar süren bir davaydı. Karar açıklandı. 2 yıl çok uzun bir süre, bu sürede çok yıprandık. Bu sürecin sonunda doktorlara verilen cezalar 4 yıl 5 ay 10 gün. Bilinçli taksirden yargılanmalarına rağmen, aldıkları ceza bizi tatmin etmedi. Vicdanımızı kanattı. İtirazlarımız olacak. Masum bir kediyi öldüren 3 yıl ceza aldı, bizim canımız gitti 4 yıl ceza verildi" dedi.

Mudanya’da üretim durdu: Prysmian işçilerinden toplu sözleşme protestosu Haber

Mudanya’da üretim durdu: Prysmian işçilerinden toplu sözleşme protestosu

Bursa'da metal işçileri toplu sözleşme görüşmelerinde istediklerini alamayınca eylem süreci başlattı. Mudanya'da bulunan Prysmian Fabrikası çalışanları da üretimden gelen güçlerini kullanıp üretimi durdurdu. Disk Birleşik Metal İş Başkanlar Kurulu, 24 Aralık 2025 Çarşamba günü toplanıp işyerlerinde ve ülkede yaşanan sorunların yanı sıra MESS ile sürdürülen grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde gelinen aşamayı değerlendirdi. Yapılan değerlendirme sonrası Genel Yönetim Kurulu tarafından bir dizi eylem kararı alındı. Buna göre metal işçileri, üretimden gelen gücü kullanarak 1 saatlik üretim durdurma eylemi gerçekleştirecek. Eylemlerin 25 Aralık 2025 Perşembe, 2 Ocak 2026 Cuma ve 8 Ocak 2026 Perşembe günlerinde de devam edeceği bildirildi. Bu karar doğrultusunda Mudanya'daki Prysmian Fabrikası çalışanları iş bırakma eylemi yaptı. Ayrıca 26 Aralık Cuma günü Bursa’nın Mudanya ilçesinde yürüyüş ve kitlesel basın açıklaması yapılacağı belirtildi. İşyerlerinde kokart takma eyleminin sürdürüleceği ifade edildi. Genel Yönetim Kurulu kararları kapsamında, 29 Aralık 2025 Pazartesi gününden itibaren ikinci bir karara kadar fazla mesailerin durdurulacağı, fazla mesaiye kalınmayacağı açıklandı. Öte yandan grev kararlarının alınmasının ardından, tüm temsilcilerin tam gün izinli sayılacağı ve grev hazırlıklarının etkin şekilde yürütüleceği kaydedildi. Açıklamada, metal işçilerinin hakları için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceği vurgulandı.

Tanık anlattı: “Patlamadan önce tüp ve metal parçaları vardı” Haber

Tanık anlattı: “Patlamadan önce tüp ve metal parçaları vardı”

Tokat'ın Erbaa ilçesindeki 2 kişinin öldüğü 5 kişinin yaralandığı EYP davasının 6. duruşmasında tanık U.Ş., sanık İ.G.'yi patlama öncesinde otel önünde tüp ve metal parçalarla gördüğünü söyledi. İlçeye bağlı Karayaka beldesi Hürmüzlü Mahallesi'nde 18 Mayıs 2024'te meydana gelen ve 5 askerin yaralandığı, 2 kişinin ise hayatını kaybettiği patlamayla ilgili açılan davanın 6'ncı duruşması önceki gün görüldü. Tokat Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar İ.G. ve T.Ö., SEGBİS üzerinden bağlanırken, otel çalışanı U.Ş. tanık olarak dinlendi. "Otel önünde tüp ve metal parçalar ile uğraştığını gördüm" Tanık U.Ş., duruşmada verdiği ifadede patlamadan bir süre önce otelde şüpheli gördüğü bazı faaliyetleri anlattı. U.Ş., "Sanıklar benim patronum olurdu. Ben onların çalışıyordum. Olayın olduğu tarihten 15 gün kadar önce işten ayrılmıştım. İ.G. otelde bulunduğum sırada birkaç kez piknik tüpünü bahçeye çıkarıp ters çevirerek yakıyordu. Sebebini bilmiyordum. Neden böyle bir şey yaptığını sormadım. Çünkü patronumdu. Ayrıca otelin önünde demir parçaları, spiral parçaları görüyordum. Yine bunların neden olduğunu da sormadım. İ.G. zaman zaman tadilat işleri yapardı. Odalarda değişiklikler yapardı. Onunla alakalı olduğunu düşünmüştüm. Sanıkların olaydan yaklaşık son 6 aydır araları çok iyi değildi. İ. G. o dönem otel çalışanı olan Büşra hanımla birlikteydi. Ben birkaç kez T. Ö.'ü kasaya sahip çıkması konusunda uyarmıştım. Çünkü İ. G. otele gelen bazı kişilerin kayıtlarını yapmıyordu. Bunu resepsiyonda görevli olduğum için biliyordum. Yurt dışına çıkışımdan 4-5 gün kadar önce gece geç saatte T. Ö. beni aradı. İ. G.'nin sinirli olduğunu söyledi. Silahıyla birlikte Tokat'a gittiğini, kendisinin de bir delilik yapmaması için arkasından gittiğini söyledi. Benim resepsiyonda beklememi istedi. Oraya da bir miktar para bıraktığını, yevmiyemi ve taksi paramı oradan alabileceğimi söyledi. T. Ö. bana İ. G.'nin aklını Büşra'nın çeldiğini, para konularını çok fazla dert etmemem gerektiğini, ileride anlayacağını söylemişti. Ayrıca T. Ö. bu olaylardan yaklaşık 4-5 ay kadar önce ortaklığını bitireceğini, sezonun sona ermesini beklediğini söylemişti. Çünkü kasadan para alma olayları açığa çıkmıştı. Ben birkaç yerde bu durumu anlatmıştım. Olayla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir" dedi. İ.G.: "Suçlamaları kabul etmiyorum, silahla Tokat'a gitmedim" Suçlamaları kabul etmeyen tutuklu sanık İ.G. ise savunmasında, "Önceki savunmamı aynen tekrar ederim. Tanığın aleyhe beyanlarını kabul etmiyorum. Zaman zaman tadilat yaptığım hususu doğrudur. Ancak patlayıcı madde yapacak bir kapasiteye sahip değilim. Eski eşimle alakalı sıkıntılarım olduğu da doğrudur. Ancak bunun sebebi çocuklarımla görüştürmemesidir. Ancak iddia edildiği gibi silahla Tokat'a gitmedim. Hastanenin orada T. Ö. ile beraberken ağlamamın sebebi de çocuklarımla görüşemememdi. Ben eşimden ayrıldım. Eşimle aramdaki bütün münasebeti bitirdim. Karşı tarafa herhangi bir husumet beslemedim. Karşı tarafın beyanlarını kabul etmiyorum. Bana iftira atılmıştır. Suçsuzum, beraatimi talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan yasal hükümlerin uygulanmasını ve tahliyemi talep ederim" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, mevcut deliller ve dosya kapsamını değerlendirerek sanıkların tutukluluk hâlinin devamına karar verdi. Dava, 28 Ocak 2026 tarihine ertelendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.