SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kaymaçina

Söz Bursa - Kaymaçina haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kaymaçina haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Menülerden silinen Bursa lezzetleri gün yüzünde Haber

Menülerden silinen Bursa lezzetleri gün yüzünde

İSKENDER VE KESTANENİN GÖLGESİNDE KALAN HAZİNE: BURSA’NIN UNUTULAN LEZZET MİRASI Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapmış olan Bursa; tarihî hanları, camileri ve doğal güzelliklerinin yanı sıra Türkiye'nin en köklü gastronomi havzalarından biri konumunda. Ancak günümüzde Bursa mutfağı denildiğinde akla ilk gelen İskender kebap, pideli köfte ve kestane şekeri gibi popüler lezzetler, kentin asırlık saray ve göçmen mutfağını adeta gölgede bırakıyor. Geçmişte konaklarda, çarşılarda ve köylerde özenle pişirilen birçok geleneksel tarif, endüstriyel üretime ve değişen tüketim alışkanlıklarına yenik düşerek unutulma tehlikesiyle karşı karşıya. ULUDAĞ’IN ETEKLERİNDEN SOFRALARA: ANJELİK REÇELİ Bursa’ya özgü en nadide lezzetlerden biri, kökleri Uludağ’ın zengin bitki örtüsüne uzanan melek otu (angelica) ile yapılan Anjelik reçeli. Osmanlı döneminde hem şifa niyetine hem de tatlı olarak tüketilen bu özel reçel, melek otunun kalın saplarının zahmetli bir süreçten geçirilerek şerbetle buluşturulmasıyla hazırlanıyordu. Bugün Bursa'da yalnızca birkaç tarihî şekerlemeci ve köklü usta tarafından yaşatılmaya çalışılan bu lezzet, yeni nesil tarafından neredeyse hiç bilinmiyor. FIRINLARIN AKŞAM BEREKETİ: HAKİKİ SÜT HELVASI Bursa’nın tescilli tatlılarından süt helvası, kentin esnaf lokantalarında hâlâ varlığını sürdürse de geleneksel yapım incelikleri giderek kayboluyor. Eskiden taş fırınlarda pişen ekmeklerin ardından fırının kalan ısısında ağır ağır üzeri yakılarak karamelize edilen süt helvası, sadece un, tereyağı, şeker ve sütten oluşuyor. Kıvamı tutturması ustalık gerektiren tatlı, hazır tatlı sektörünün yaygınlaşmasıyla eski popülaritesini arıyor. BALKAN GÖÇLERİNİN ARMAĞANI: KAYMAÇİNA VE MURADİYE ÇORBASI Kentin demografik yapısını zenginleştiren Balkan göçmenlerinin mutfağa kazandırdığı kaymaçina; bol yumurta, süt ve karamelize şekerle yapılan yalın ama eşsiz bir fırın tatlısı olarak biliniyor. Günümüzde modern sufle veya krem karamellerin yaygınlaşması, kaymaçinanın ev mutfaklarından dışarı çıkmasını engelliyor. Aynı şekilde saray mutfağından esinlenen, tavuk eti, kabak, havuç ve yoğurtlu terbiye ile hazırlanan Muradiye çorbası da restoran menülerinde kendine çok az yer bulabiliyor. MUTFAK MİRASI GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMALI Bursa'nın turizmde sadece sanayi ve doğa ile değil, köklü gastronomi kimliğiyle de öne çıkması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, yerel yönetimlerin ve işletmelerin bu reçeteleri menülerine yeniden dahil etmesinin kentsel hafıza açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Bursa’nın unutulmaya yüz tutmuş Rumeli mirası: Kaymaçina Haber

Bursa’nın unutulmaya yüz tutmuş Rumeli mirası: Kaymaçina

Bursa mutfağı denince akla İskender Kebap ya da süt helvası gelir ancak derinlerde, göç yollarından gelip sofraların başköşesine kurulan sessiz bir kahraman daha var: Kaymaçina. Batı Trakya’dan göç eden ailelerin Bursa’ya taşıdığı bu eşsiz lezzet, geleneksel lezzetlerin yaşatıldığı mutfaklar da yaşıyor. SADECE ÜÇ MALZEME, DEV BİR LEZZET Kaymaçina, aslında sadeliğin zirvesi. İçinde ne un, ne yağ ne de katkı maddesi var. Sadece süt, yumurta ve şekerin sabırla buluşmasından doğuyor. Balkanlar'ın serin yaylalarından Bursa’nın bereketli sofralarına uzanan bu tatlı, görünüşüyle fırın sütlacı, kıvamıyla krem karameli andırsa da kendine has "göz göz" dokusuyla hepsinden ayrılıyor. NEDEN UNUTULUYOR? Modern mutfağın karmaşası içinde bu denli sade lezzetler maalesef arka planda kalabiliyor. Ancak sağlıklı ve hafif tatlı arayanlar için Kaymaçina aslında tam bir kurtarıcı. Bugün Bursa’nın bazı köylerinde ve eski mahallelerinde hala bayram sabahlarının vazgeçilmezi olan bu lezzeti, kültür mirasımıza sahip çıkmak adına yeniden mutfaklarımıza davet ediyoruz. MUTFAKTAKİ MİRAS: KAYMAÇİNA TARİFİ Bu hafif ve nefis tatlıyı evinizde denemek isterseniz, ihtiyacınız olan tek şey biraz sabır ve bolca sevgi. Malzemeler: *1 litre süt *5 adet yumurta *1,5 su bardağı toz şeker *1 paket vanilya (isteğe bağlı) Yapılışı: Hazırlık: Geniş bir karıştırma kabında yumurtaları ve şekeri, şeker tamamen eriyene ve karışım hafifçe köpürene kadar iyice çırpın. Birleştirme: Oda sıcaklığındaki sütü ve vanilyayı ekleyerek çırpma işlemine devam edin. Üzerinde oluşan köpükleri almamaya özen gösterin, o köpükler fırında tatlının üzerinin yanık ve iştah açıcı görünmesini sağlar. Fırınlama: Karışımı fırına dayanıklı bir kaba veya porsiyonluk güveçlere paylaştırın. Fırın tepsisine kapların yarısına gelecek kadar su ekleyin (benmari usulü). Pişirme: 160 dereceye ayarlanmış fırında, üzeri iyice kızarıp kahverengi lekeler oluşana kadar yaklaşık 50-60 dakika pişirin. Servis: Fırından çıkan tatlıyı oda sıcaklığına geldikten sonra buzdolabında en az 4-5 saat dinlendirin. Soğuk servis yapılması lezzetini tam anlamıyla ortaya çıkaracaktır. Püf Noktası: Kaymaçina’nın en makbulü, kesildiğinde içinde küçük hava kabarcıklarının (göz göz) olmasıdır. Bu yüzden yumurtaları çok aşırı köpürtmeden, şekerin erimesine odaklanarak karıştırmak önemlidir. Afiyet olsun!

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.