SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mahkeme

Söz Bursa - Mahkeme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mahkeme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

CHP kurultay davası 16 Eylül'e ertelendi Haber

CHP kurultay davası 16 Eylül'e ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da içerisinde bulunduğu tutuksuz 12 sanığın ‘seçim kanununa muhalefet' suçundan yargılandığı davada sanık Özgen Nama ile tanık Adem Soytekin dinlenirken, duruşma 16 Eylül'e ertelendi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık Özgen Nama ile taraf avukatları hazır bulundu. Mahkeme hakimi bu celse sanık Nama'nın dinleneceğini bildirdi. "KURULTAYDA BEN DELEGE DEĞİLDİM" Hakkındaki iddiaların gerçek dışı olduğunu ve isnat edilen suçların hiçbirisinde somut delil bulunmadığını iddia eden sanık Nama, "CHP kurultayları karnaval şeklinde olur. 30 yıldır ben partideyim. Uzun bir siyasi geçmişim vardır ve Türk siyasetinde bilinen bir şahsım. Otele gittiğimde hiçbir kata çıkmadım lobide vakit geçirdim. Bu, kamera kayıtlarıyla da sabittir. Ayrıca binlerce delegenin katıldığı kurultayda benimle ilgili bu şekilde bir beyanı bulunmamaktadır. Böyle bir fiili gerçekleştirmedim. Söz konusu kurultayda ben delege değildim. Kurultay sonucunda kişisel bir menfaat elde etme şansımda bulunmamaktadır. Bu iddialar hayatın olağan akışına aykırıdır. Ben suçlamaları reddediyorum" diyerek beraatini talep etti. Tanık Adem Soytekin, "KİPTAŞ tarafından oluşturulan bir liste vardı. Bu listedeki daire alanların büyük kısmı siyasi olan, CHP'de meclis üyesi, milletvekili adayı, kurultay adayı olan isimler vardı. Akif Koca'ydı. Diğer isimleri hatırlamadım. Satış listesindeki isimlerdi. Bunlar listeye bakıldığında görülecekti. Bu insanlar, belirtilen listedeki daire alanların büyük çoğunluğunun siyasi bağlantıları olanlardı. KİPTAŞ'ın belirlediği VİP listedeki isimlerdi. Örnek isimler listede mevcut. Bir diğeri de daha önceki ifademde söylemiştim, bize KİPTAŞ tarafından bunları işe alın, sigorta başlangıcı yaptırın dendi. Bu isimler de kayıtlarda mevcut. Bunların tamamını şirket kayıtlarımız ve isimlerinin araştırılması halinde doğruluyor. Kurultay sürecinde orada değildim. Kurultay sürecinde satılan dairelerin ödeme seçenekleri iyiydi. 350 daire satıldı. 100 daireyi KİPTAŞ ayırdı. Buna VIP liste dendi. Bunların ödeme seçeneklerinde kolaylıklar vardı. Hiçbir vade farkı yoktu. Bunları cazip kılan hem fiyatı hem ödeme seçenekleriydi. İlk 100 daireyi cazip kılan buydu. Eksper değeri metrekare fiyatı 8 bin 400 lira civarındaydı. Rakam, eksper değerinin altında değildi" diye konuştu. Kurultay tarihinin sorulması üzerine Soytekin, "Aklıma gelmedi ama biliyoruz. Satıştan daha sonra yapıldı. 2023 diye biliyorum, 2023 sonu diye biliyorum" dedi. Beyanların ardından ara kararını açıklayan hakim, Bölge Adliye Mahkemesinde(BAM) bulunan ‘Mutlak Butlan' davasının gerekçeli kararının mahkemeye gönderilmesine hükmederek, duruşmayı 16 Eylül'e erteledi.

Tanju Özcan'a bir dosyadan tahliye: Cezaevinden çıkamıyor Haber

Tanju Özcan'a bir dosyadan tahliye: Cezaevinden çıkamıyor

Bolu'da 'irtikap' suçundan cezaevinde bulunan ve belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın, 'nitelikli cinsel saldırı' suçlamasıyla tutuklandığı dosyada tahliyesine karar verildi. Geçtiğimiz günlerde şoförünün de serbest bırakıldığı dosyada tutuklama kararı kaldırılan Özcan, 'irtikap' suçundan tutukluluğu sürdüğü için cezaevinden çıkamayacak. Bolu'da 'icbar suretiyle irtikap' soruşturması kapsamında şubat ayında tutuklanarak görevden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın yargılandığı 'nitelikli cinsel saldırı' dosyasında yeni bir gelişme yaşandı. 18 Haziran'da bu suçlamayla da tutuklanmasına karar verilen Özcan hakkında mahkeme, cinsel saldırı dosyasındaki tutuklama kararının kaldırılmasına hükmetti. Geçtiğimiz günlerde aynı dosya kapsamında tutuklanan şoför Suat Ç.'nin avukatlarının itirazı üzerine tahliye edilmesinin ardından, Özcan için de bu dosyadan tahliye kararı çıkmış oldu. Ancak Tanju Özcan, şubat ayından bu yana 'irtikap' dosyasından tutuklu bulunduğu için cezaevinde kalmaya devam edecek. OLAYIN GEÇMİŞİ Şubat ayında tutuklanan Tanju Özcan hakkında, 'tehdit' ve 'şantaj' davasında mağdur sıfatıyla yer alan Bolu Belediyesi personeli Öznur Ç.'nin (33) Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak ek ifade vermesiyle yeni bir soruşturma başlatılmıştı. Öznur Ç. ifadesinde, belediyede işe başladıktan 5-6 ay sonra Özcan'ın kendisine ilgi duyduğunu, fiziksel temasta bulunmaya çalıştığını ve işten çıkarılma tehdidiyle birden fazla kez kendisiyle görüşmek zorunda bırakıldığını iddia etmişti. Öznur Ç. ayrıca, bu görüşmelere belediyeye ait kiralık araçlarla götürüldüğünü öne sürmüştü. ŞOFÖRÜ ÖNCE TUTUKLANMIŞ, SONRA TAHLİYE EDİLMİŞTİ Soruşturma kapsamında ifade veren şoför Suat Ç. ise Öznur Ç.'yi birden fazla kez bir otele Tanju Özcan'ın yanına götürdüğünü iddia etmişti. İfadelerin ardından harekete geçen ekipler, 'kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı' suçlamasıyla soruşturma başlatmış ve şoför Suat Ç. tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Ardından 18 Haziran tarihinde cezaevindeki Tanju Özcan hakkında da bu dosyadan tutuklama kararı verilmişti. Tutuklu bulunan şoför Suat Ç., geçtiğimiz günlerde avukatlarının itirazı neticesinde mahkeme tarafından serbest bırakılmıştı. Son kararla birlikte Özcan'ın da bu dosyadaki tutukluluk hali ortadan kalkarken, Tanju Özcan'ın irtikap soruşturmasındaki tutukluluk süreci devam ediyor.

TBMM'deki stajyer tacizi davasında flaş gelişme: Tutuklu sanıkların tamamına tahliye! Haber

TBMM'deki stajyer tacizi davasında flaş gelişme: Tutuklu sanıkların tamamına tahliye!

TBMM'de staj yapan öğrencileri taciz ettikleri iddiasıyla 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada mahkeme, tutuklu sanıkların yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliyesine hükmetti. Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya 4'ü tutuklu 5 sanık ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme hakimi bu celse sanıkların dinleneceğini belirtti. "Şerefim, gururum ayaklar altına alındı" Savunma yapan tutuklu sanık Durmuş Uğurlu, 15 yıldır şerefi ve haysiyetiyle çalıştığını, hakkında daha önce hiçbir tutanak tutulmadığını ileri sürerek, "Şerefim, gururum ayaklar altına alındı. Şahsıma yapılan suçlama bana ağır gelmektedir. Bana iftira atıldı. Kızımın psikolojisi bozulduğu için okuluna ara vermek zorunda kalmıştır. Suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Tutuklu sanık İbrahim Beşlioğlu şikayetçinin yanına bir kez bile gitmediğini iddia etti. Muhabbet için mesaj attığını ifade eden Beşlioğlu, beraatini talep etti. Tutuklu sanık Recep Seven ise şu ifadelere yer verdi: "Bu çocuklar neden 6 ay sonra böyle bir kanıya vardılar? Her hafta öğretmenleri geliyordu. Neden bu kadar zaman sonra böyle bir şey söylediler?." Tutuklu sanık Halil İlker Güner de cezaevi sürecinde aile hayatının perişan olduğunu ve eşinin boşanma davası açtığını ifade ederek "Telefon numarasını kendi verdi. Sosyal medyadan kendisi ekledi" dedi. Davanın tek tutuksuz sanığı Çetin de mahkemeden beraatini talep etti. Şikayetçi E.D. ise sanık Uğurlu hakkında, "Çocuğuma birden fazla kez dokunmuştur. Şikayetim devam ediyor. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu. Söz alan cumhuriyet savcısı önceki celse açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar ettiğini ifade ederek tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Beyanların ardından ara kararını kuran hakim, tutuklu sanıkların kaçma şüphelerinin bulunmaması, delillerin toplanmış olması ve sabit ikametgah adreslerinin bulunmasını dikkate alarak yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulayarak tahliyelerine hükmetti. Sonraki celse 2 Temmuz’a ertelendi.

Ümit Karan ilk duruşmada tahliye edildi! Haber

Ümit Karan ilk duruşmada tahliye edildi!

Eski futbolcu Ümit Karan "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlamasıyla ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme, ilk duruşmada Karan'ın yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verdi. Eski futbolcu Ümit Karan "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlamasıyla ilk kez hakim karşısına çıktı. 41. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada hakkında 10 yıldan az olmamak üzere hapis cezası istenen tutuklu sanık Ümit Karan ve avukatları hazır bulundu. Tanık sıfatıyla dinlenen Şulenaz Öztürk ise SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. Mahkeme başkanı tarafından önceki ifadeleriyle arasındaki çelişkiler sorulan Öztürk, uyuşturucu maddeyi 3 veya 4 kez kullandığını, bunların 2'sinin Ümit Karan ile birlikte gerçekleştiğini iddia etti. Soruşturma aşamasında verdiği ifadelerde geçen bazı isimleri Karan aracılığıyla tanıdığını öne süren Öztürk, önceki beyanlarındaki farklılıkları yaşadığı süreç nedeniyle gergin ve mutsuz olmasına bağladı. Duruşmada, Öztürk'e soruşturma aşamasında verdiği ifadelerde yer alan Nuray İstek, Gökmen Gürdeğir ve Timuçin Ünal hakkındaki beyanları da soruldu. Öztürk, bu kişilerden bazılarını Ümit Karan sayesinde tanıdığını, ancak uyuşturucu teminine ilişkin bazı ifadelerinin yanlış anlaşıldığını veya eksik hatırladığını öne sürdü. Savcının sorularını da yanıtlayan Öztürk, Ümit Karan ile sevgili olmadıklarını, normal arkadaş olduklarını belirterek, Karan'a iftira attığı yönündeki iddiaları kabul etmediğini söyledi. Duruşmada tanık olarak dinlenen Semih Durmaz ise Ümit Karan'ın uyuşturucu madde sattığını veya temin ettiğini hiç görmediğini iddia etti. Durmaz, Şulenaz Öztürk'ün kendisine sosyal medya üzerinden ulaştığını ve Karan'a ulaşmak istediğini söylediğini öne sürdü. Aynı dosyada daha önce yargılanan ve beraat eden Timuçin Ünal da tanık olarak verdiği ifadede, yaklaşık 25 yıldır tanıdığı Ümit Karan'ın uyuşturucu ticareti yaptığına veya kullandığına tanık olmadığını söyledi. Ünal, Öztürk'ün ayrılığın ardından Karan ve arkadaşları hakkında olumsuz söylemlerde bulunduğunu ileri sürdü. Tanık olarak dinlenen Gökmen Gürdeğir de yaklaşık 20 yıllık arkadaşı olduğunu belirttiği Ümit Karan'ın uyuşturucuyla herhangi bir bağlantısını görmediğini söyledi. Gürdeğir, Öztürk'ün Karan'a ulaşmak amacıyla kendisini uzun süre aradığını iddia etti. Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını açıklamasının ardından söz alan sanık avukatları, mütalaayı kabul etmediklerini belirtti. Savunmada, dosyadaki temel delilin Şulenaz Öztürk'ün beyanları olduğu, ancak bu beyanların kendi içinde ciddi çelişkiler içerdiği öne sürüldü. Avukatlar, müvekkilleri ile Öztürk arasında uyuşturucu ticaretine ilişkin herhangi bir mesajlaşma, fotoğraf, fiziki takip kaydı veya teknik delil bulunmadığını savundu. Savunmada ayrıca, Ümit Karan'ın evinde ve üzerinde yapılan aramalarda suç unsuruna rastlanmadığı, hassas terazi veya uyuşturucu ticaretinde kullanıldığı değerlendirilen materyallerin ele geçirilmediği belirtildi. Karan'ın milli takım forması giymiş ve kamuoyu tarafından tanınan bir isim olduğuna dikkat çeken avukatlar, uyuşturucu ticaretinden gelir elde etmeye ihtiyacı bulunmadığını savunarak beraat ve tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, Ümit Karan'ın yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliyesine karar verdi.

Ekrem İmamoğlu ve 12 sanıklı ‘Seçim Kanunu’ davası 1 Temmuz’a ertelendi Haber

Ekrem İmamoğlu ve 12 sanıklı ‘Seçim Kanunu’ davası 1 Temmuz’a ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu tutuksuz 12 sanığın ‘Seçim Kanunu'na muhalefet' suçundan yargılandığı dava 1 Temmuz'a ertelendi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu. Mahkeme başkanı, bu celsede sanık ve tanıkların dinleneceğini bildirdi. Söz verilmesi üzerine konuşan sanık Aydöner, "Öncelikle belirtmek isterim ki, geçtiğimiz 13 Ocak tarihli duruşmada detaylı şekilde ifade vermiştim. O beyanlarımda da açıkça anlattım. Veysi Uyanık'ın şoförünün bana kart getirip götürdüğüne ilişkin iddiaları da bulunmaktadır. Savcılıkta verdiğim ifadeler doğrultusunda bu isnatlar nedeniyle bugün huzurunuzda sanık olarak bulunuyorum. Tanıkların beyanlarında ciddi çelişkiler vardır. Hatta bana göre kendilerini tanık olarak konumlandırmaya çalışan bu kişilerin anlatımları kendi içinde dahi tutarsızdır" dedi. Aydöner, sözlerine şöyle devam etti: "Böylesine büyük bir siyasi yapının içerisinde yalnızca Tolgahan Erdoğan ve Veysi Uyanık'ın çelişkili beyanları üzerinden bugün burada yargılanıyorum. Oysa yaklaşık bin 400 delegenin oy kullandığı 38'inci Kurultay'da saydığım onca kişi içerisinden hiçbir il başkanı, hiçbir parti yöneticisi benim adımı bu iddialarla ilişkilendirmemiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana Cumhuriyet Halk Partisi, 81 il başkanı, 973 ilçe başkanı, yüzlerce delegesi, 80 Parti Meclisi üyesi, yüzlerce belediye başkanı ve milletvekilinden oluşan köklü bir siyasi çınardır. Ben de bu partinin Parti Meclisi üyesiyim. Çelişkili tanık beyanları dikkate alınarak hakkımda beraat kararı verilmesini talep ediyorum." Ardından dinlenen tanık E.A., "Ben kurultay delegesiyim. Kurultay maddi manevi hiçbir töhmet altında kalmamıştır. Yusuf Göğerkaya görevden alınacağını anlayınca bana tehdit mesajları attı. Ben alışverişi görmedim, böyle bir durumla karşılaşmadım" dedi. Savcı, mütalaasında sanık Özgen Nama'nın savunmasının alınması için yazı yazılması, mahkeme dosyasına kazandırılan ve İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin kovuşturmasına esas olan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen iddianamede yer alan Adem Soytekin'in ifadesinde kovuşturmaya konu olayla ilgili beyanlarda bulunduğu anlaşıldığından tanık sıfatıyla beyanının alınması için talimat yazılması talebinde bulundu. Ara kararını açıklayan mahkeme, daha önce dinlenmesine karar verilen tanıkların beyanlarının alınmasına ilişkin talimat cevaplarının beklenmesine karar verdi. Mahkeme, İstanbul yolsuzluk davasında beyanı bulunan Adem Soytekin'in tanık olarak dinlenmesi için ilgili mahkemeye talimat yazılmasına ve SEGBİS üzerinden hazır edilmesine hükmetti. Ara kararda, sanık Ekrem İmamoğlu'nun müdafiinin tanık olarak dinlenmesini talep ettiği Ali Abbas Ertürk'e ilişkin talebin açık kimlik ve adres bilgilerinin bildirilmesi halinde gelecek celse değerlendirilmesine karar verildi. Mahkeme ayrıca, sanık Özgen Nama'nın savunmasının alınması için talimat yazılmasına, tanık Murat Çultu'nun CHP üyeliğinden ne zaman istifa ettiğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan sorulmasına ve tanıklar Kemal Çiftçi ile Kemal Ölmez'in ihraç kararlarının CHP'den istenmesine hükmetti. Mahkeme, sonraki duruşmayı 1 Temmuz'a erteledi.

Murat Övüç’e hapis şoku! "Mizah" dedi, indirim alamadı Haber

Murat Övüç’e hapis şoku! "Mizah" dedi, indirim alamadı

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç'ün, kendisine ait sosyal medya hesabında başörtü takarak söylediği sözler gerekçesiyle 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme Övüç'ün 11 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Kendisine ait sosyal medya hesabı üzerinden başına başörtüsü takarak söylediği sözler nedeniyle 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçundan yargılanan Murat Övüç'ün davasından karar çıktı. Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, bir önceki celse tahliye edilen tutuksuz sanık Murat Övüç ile tarafların avukatları hazır bulundu. Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanık Övüç'ün, 'halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama' suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. 11 AY HAPİS CEZASI Duruşmada son sözü sorulan sanık Övüç, mahkemeden beraatini talep etti. Kararını açıklayan mahkeme, sanık Murat Övüç'ün, 'halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama' suçundan 11 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Mahkeme, sanığa verilen cezada, 'sanığın sabıka geçmişi, suç işlemeye meyilli kişiliği nazara alındığında, sanığın yararına cezayı hafifletecek taktiri indirim uygulanmasına yer olmadığına' karar verdi. İDDİANAMEDEN Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Övüç'ün görüntüsünü paylaşan bir sitenin, "Parmağındaki pırlanta yüzüğü adeta kameranın içine soktu" şeklinde paylaşım yapıldığının tespit edilmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlandığı aktarıldı. Murat Övüç'ün savcılık ifadesinde, "Video yaklaşık 2 yıl önce çekildi. Benim bir sanatçı olmam nedeniyle birçok takipçim bulunuyor. Bunların arasında başörtülü kadınlar da vardır. Benim videodaki amacım, bu videoyu onlar için mizah amaçlı çekmek ve onları eğlendirmektir" şeklindeki beyanları iddianamede yer aldı. Şüphelinin paylaştığı videonun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği iddianamede, sanığın başörtüsü ile sosyal medya platformunda alay ettiği ve başörtüsü kullanan kesime yönelik halkın diğer kesimini alenen tahrik ettiği vurgulandı. İddianamede, Murat Övüç hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.