SON DAKİKA
Hava Durumu

#Nato

Söz Bursa - Nato haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

MSB'den SDG açıklaması! Haber

MSB'den SDG açıklaması!

Milli Savunma Bakanlığı'nın haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Türkiye’nin en köklü çok sesli müzik kurumu olan, 1826 yılında İstanbul’da "Muzika-i Hümayun" adıyla temelleri atılan, Türk Silahlı Kuvvetleri askerîemüzik geleneğini yaşatan, yurt içi ve yurt dışında katıldığı tören, festival ve müzikal etkinliklerde Türkiye’yi temsil eden ve kuruluşunun 200’üncü yıl dönümü kutlanan Armoni Mızıkası Komutanlığında gerçekleştirildi. Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, "Bakanlığımız, devletimizin bekası ve milletimizin huzuru için gerçekleştirdiği görev ve faaliyetlerine büyük bir şevk ve gayretle devam etmektedir" dedi. "Son bir haftada 4 terörist teslim oldu" Aktürk, terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin, "Bu kapsamda son bir haftada 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuştur. Sınırlarımızda ve ötesinde arazi arama-tarama, mağara, sığınak, barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiş, Suriye harekat alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 753 (Tel Rıfat: 302 / Menbic 451) kilometreye ulaşmıştır" dedi. Hudutlarda 173 kişi yakalandı Hudut güvenliğinin en üst seviyede sağlandığını vurgulayan Aktürk, "7 gün 24 saat esasıyla güvenliğin tesis edildiği hudutlarımızda yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 173 şahıs yakalanmış, 876 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir" diye konuştu. Aktürk, "Bu yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 519’a, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı ise 4 bin 404’e ulaşmıştır" dedi. Batı Trakya Türklerine destek mesajı "29 Ocak Milli Direniş ve Toplumsal Dayanışma Günü" olduğunu hatırlatan Aktürk, "Batı Trakya Türkü soydaşlarımızın haklı mücadelelerinde daima yanlarında olduğumuzu vurguluyoruz" ifadelerini kullandı. Aktürk, mücadelenin öncü isimlerinden Dr. Sadık Ahmet’i "rahmet ve saygıyla" andıklarını söyledi. Üst düzey temaslar ve tatbikatlar Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in programına da değinen Aktürk, "Bakanımız (Yaşar Güler) bugün Portekiz Savunma Bakanı ve Savunma Sanayii Başkanımızın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirilecek ‘Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi Kızağa Koyma Töreni’ne iştirak edecektir" dedi. TSK’nın tatbikat faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Aktürk, "Birliklerimizin derin kar ve şiddetli soğuklarda muharebe kabiliyetlerini geliştirmek amacıyla Kars’ta Kış-2026 Tatbikatı icra edilmektedir" diye konuştu. NATO ve deniz görevlerine ilişkin olarak da Aktürk, "NATO Deniz Muhafızı 2026 yılı 1’inci Odak Harekâtı, Doğu Akdeniz’de devam etmektedir" dedi. 26 Ocak-3 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan "10’uncu Ulusal Antarktika Bilim Seferi"ne değinen Aktürk, Harita Genel Müdürlüğü, Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı tarafından katılım sağlanacağını kaydetti. Askeri öğrenci alımı Personel ve askeri öğrenci temin faaliyetlerinin sürdüğünü ifade eden Aktürk, "Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı başvuruları bugün itibarıyla tamamlanacaktır" açıklamasında bulundu. Milli Savunma Bakanlığı, Suriye’de kalıcı istikrarın sağlanması açısından kritik önemdeki mutabakatlara uymayan terör örgütü SDG’nin ateşkesi ihlal etmeyi sürdürdüğünü, bu durumun entegrasyon sürecini olumsuz etkilediğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "10 Mart ve 18 Ocak mutabakatlarına uymayan SDG’nin 15 gün süreyle uzatılan ateşkesi tacizleriyle ihlal etmeyi sürdürmesi entegrasyon sürecini olumsuz yönde etkilemektedir. Her zaman ifade ettiğimiz gibi Suriye’de meydana gelen gelişmeleri sahada yakından takip ediyor, bölgedeki birliklerimiz, personelimiz ve hudutlarımızın güvenliği için her türlü tedbiri alıyoruz. Suriye hükümetinin bölgede insani yardım koridoru açmasını memnuniyet verici bir gelişme olarak görüyoruz. Ülkemiz, ‘tek devlet, tek ordu’ ilkesi doğrultusunda Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde terör örgütleriyle mücadelesine ve savunma kapasitesinin artırılmasına destek vermeye kararlılıkla devam edecektir" denildi. "Ege Denizi’ndeki uluslararası hukuka aykırı faaliyetlere ilişkin NAVTEX’ler 2 yıllık olmayıp, süresiz olarak yayımlanmıştır" Ege Denizi’nde yayımlanan NAVTEX’lere ilişkin Yunan basınında yer alan iddialara da değinilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki uluslararası hukuka aykırı faaliyetlerine ilişkin teknik itiraz niteliğindeki seyir duyurularımız, iddia edildiği gibi 2 yıllık olmayıp, süresiz olarak yayımlanmıştır. Yayımladığımız NAVTEX’ler ile seyir emniyetini göz önüne alarak, Ege Denizi’ndeki kıta sahanlığını kapsayan seyir duyuruları ile deniz yetki alanları içerisinde kalan tüm araştırma faaliyetlerinin ülkemiz ile koordine edilmesi gerektiğini, Gayri Askeri Statüdeki Adaların (GASA) karasularını da içeren sahalarda seyir emniyetini tehlikeye düşürebilecek askeri faaliyetlerin gerçekleştirilmesinin uluslararası antlaşmalara aykırı olduğunu vurguluyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin deniz yetki alanlarından kaynaklanan hak ve menfaatlerini yok sayan tek taraflı faaliyet ve girişimleri uluslararası hukuk çerçevesinde etkisiz kılmaya devam edecektir." Somali’de askeri iş birliği Somali-Türk Görev Kuvveti faaliyetlerine de değinilen açıklamada, Türkiye tarafından eğitilen Somali güvenlik güçlerinin terörle mücadele faaliyetlerini kendi sorumluluk alanlarında etkin şekilde yürüttüğü belirtildi. Açıklamada, "Somali’de konuşlu Somali-Türk Görev Kuvveti ile Hava Unsur Komutanlığımız, askeri yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle Somali’nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir" denildi. İran ve hudut tedbirleri Açıklamada İran’daki gelişmelere ilişkin ise Türkiye’nin bölgede yeni gerginlik ve çatışmaların yaşanmasını arzu etmediği belirtilerek, "Tüm çatışmaların sona ermesi, bölgemizde huzur ve istikrarın hâkim olması için çabalarımız sürmektedir" ifadesine yer verildi. Muhtemel olumsuzluklara karşı ilgili kurumlarla koordinasyon içinde gerekli tüm tedbirlerin alındığı kaydedildi.

Devlet Bahçeli’den ABD’ye sert gönderme: "Gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir!’’ Haber

Devlet Bahçeli’den ABD’ye sert gönderme: "Gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir!’’

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Devlet Bahçeli, "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD'nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada küresel gelişmelerden Ortadoğu'daki çatışmalara, İran'daki protestolardan Suriye'deki son duruma, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan terörle mücadele sürecine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarını sert sözlerle eleştirerek, "ABD'nin savunduğu şey küresel çeteleşmedir" dedi. "DÜNYA KAOSUN PENÇESİNDE" Dünyada yaklaşık beş milyar insanın çatışma ve huzursuzluk sarmalı içinde yaşadığını vurgulayan Bahçeli, ABD Başkanı Trump'ın uluslararası hukuku yok sayan açıklamalarına tepki gösterdi. Trump'ın, "Uluslararası hukuka ihtiyacım yok" sözlerini hatırlatan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Hukuku yapanlarla siyaseti yapanlar, hukuku yapanlarla hayatın rotasını çizenler aynıdır. Bizim tarih, kültür ve fikir koordinatlarıyla söyleyecek olursak; hukuk, devlet olma halinin mahsulü; devlet de hukukun ve adalet ruhunun mütemmim cüzüdür. Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymaz, hukuku çiğnerse çeteden, organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmayacaktır. Buradan hareketle diyebiliriz ki, mevcut ve mahut haliyle uluslararası hukukun aldığı ölümcül darbeler küresel mahiyette çeteleşmeyi, devlet altı yapıları, gücü yeten yetene mantığını yaygınlaştıracak, ezcümle korkunç bir durumu yeni ve yıkıcı bir normal olarak tescilleyecektir." Bahçeli, hukuk ve devlet ilişkisine dikkat çekerek, "Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymazsa çeteden ve organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmaz" dedi. "ABD'NİN SAVUNDUĞU KÜRESEL ÇETELEŞMEDİR" Uluslararası hukukun ağır darbeler aldığını savunan Bahçeli, bunun küresel ölçekte tehlikeli sonuçlar doğuracağını belirtti. Bahçeli, "ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir" ifadelerini kullanarak, şu değerlendirmede bulundu: "ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir, şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları, coğrafyaları gayri ahlaki, gayri hukuki ve zorbaca abluka altına almasıdır. Küresel kurum ve kuruluşlardan kademeli olarak çekilen ABD'nin dünyayı ateşe sürüklediği, insanlığın sonunu hazırladığı, kıyamet senaryolarına ilkel bir inanç ve politik dağılma eşliğinde refakat ettiği artık inkarı çok zor bir gerçek olarak karşımızdadır. Bugünkü dünya tablosunda demokrasi ne arada, ne arafta, ne de raftadır; maalesef hepten kayıp, hepten yok hükmündedir." "GRÖNLAND ÇIKIŞI NATO'YU TARTIŞMALI HALE GETİRMİŞTİR" Trump'ın Danimarka'ya bağlı Grönland ile ilgili açıklamalarını da eleştiren Bahçeli, bir NATO üyesinin toprağına başka bir NATO üyesinin göz dikmesini sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, "Bir NATO üyesi ülkenin hakimiyetindeki topraklara bir başka NATO üyesi ülkenin çökme ve işgal planı nasıl tarif ve tevil edilecektir? Bu şartlar altında NATO'nun değer ve hükmünden, ahlaki ve hukuki bağlayıcılığından samimiyetle bahsetmek akla ve mantığa sığacak mıdır? Tek taraflı ve bağnaz şekilde; istedim, öyle düşündüm, alacağım, yapacağım, vuracağım, yargılayacağım demek hür dünyaya rest çekmek, haydi yüreğiniz yetiyorsa gelin de savaşalım demek anlamına gelmeyecek midir? Allah için söyleyiniz, ABD'nin fiilen üstlendiği küresel jandarmalık pozisyonunda beşeriyet aç hürler, tok esirler mevkiinde görülmeyecek midir" dedi. 1946 yılında ABD Başkanı Truman'ın Grönland'ı satın alma girişimini hatırlatan Bahçeli, "Emperyalizmin çarkında özde bir değişiklik yoktur" dedi. "BUGÜNÜN DÜNYASINDA GERÇEK HASTA ADAM AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ'DİR" Bahçeli, 19'uncu yüzyılda Osmanlı'ya yöneltilen "hasta adam" tanımlamasını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD'nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir. Bu ülkenin Siyonist haydutluğa verdiği ve kumanda odası evanjelizmin felaket senaryolarıyla teçhiz edilmiş desteğini diri tutabilmek için Latin Amerika ve Ortadoğu'nun enerji kaynaklarını sömürme planı elbette son çırpınışlardır. Dünya ABD ve İsrail'den müteşekkil değildir. Birleşmiş Milletlere üye diğer 191 ülke meydanın boş olmadığını göstermelidir. Siyonizm'in atına binen nevzuhur kovboylar mutlaka bu attan düşerek ineceklerdir. Milletleri kendi coğrafyalarında, kendi beşeri ve ekonomik kaynaklarından vazgeçmeye zorlama siyasetinin yeni ismi Donroe doktrinidir. Tek kutuplu dünya tamamen istisna bir dönemin ürünüdür. Yeni kutupların doğduğu günümüzde kaybedeceğimiz zaman yoktur. Başkalarının senaryolarında oyalanacak vaktimiz yoktur. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır." "İRAN'IN SİYASİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ TÜRKİYE İÇİN HAYAT MEMAT KONUSUDUR" İran'da yaşanan protestolara da değinen Bahçeli, olayların yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını söyledi. Bahçeli, "İran'a yönelik organize ve çok aktörlü istihbarat ve emperyalist provokasyonlar devrededir" dedi. İran'ın huzursuzluğunun Türkiye ve bölge ülkeleri için ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti: "Komşu ülke İran'ın siyasi ve toprak bütünlüğü, iç barış, istikrar ve huzur iklimi Türkiye için hayat memat konusudur. Hangi mihrakların devrede olduğunu, hangi planların uygulamaya geçildiğini, nasıl bir İran'ın hedeflendiği parkta oynayan çocuklara sorsak onlar bile itiraf ve ifade edeceklerdir. Buzdağının yalnızca görünen kısmına değil, su altında kalan bölümüne bakmak lazımdır. İran'a neşter vuran, İran'ı felç etmek için örtülü operasyon yapan; siyasi, askeri ve ekonomik tehditlerle köşeye sıkıştırmaya çalışan mihrakların hüviyetleri belli, habis ve hayasız hedefleri bilinmektedir. Tehdit son derece tanıdık ve yakındır. Gezi Parkı olaylarıyla İran'daki malum olaylar arasındaki benzerlikler üzerine dikkatle düşünmenizi özellikle temenni ediyorum. ABD ve İsrail'in, İran'a karşı saldırı pozisyonuna geçmesi, doğrudan müdahale amacıyla ülkenin daha da karışmasını gözlemeleri, daha doğrusu karıştırılmasını temin etmeleri az evvel bahsettiğim küresel konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmaktır. İran'daki olaylara siyasi, ahlaki, inanç, kültür ve komşuluk bağları gereğince mutlaka karşı durulmalı, karşı çıkılmalıdır. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın Siyonist ve emperyalist kuşatma ve kurcalamayla alt üst edilmesi, etnik ve mezhebi fay hatlarının kırılarak husumet mevzilerinin çok daha güncellenip güçlenmesi hepimizin aleyhine olacaktır. Bu nedenle gün bir ve beraber olma günüdür. İran Türklüğünün olaylara soğuk ve mesafeli tavrı da ayrıca değerli ve tebrike layıktır. İran halkı emperyalizmin köstebek lider projesine ve siparişine müsaade etmeyecektir. İran'daki traktörler de herhangi bir dış bağlantılı dayatmanın ve dalaverenin bozuk tarlasını sürmeye, böylesi bir şer oyuna alet olmaya, sonucu çok tehlikeli olan istikrarsızlığa çanak tutmaya yanaşmayacak, hiçbir yanlışa ortak olmayacak, hiçbir mütecaviz girişime kalkışmayacak, emperyalizmin taşeronu olmaya heves etmeyecek, gündeme bile almayacaktır." "UZANTILARININ DA AKIBETİ AYNI OLMALIDIR" Suriye'deki gelişmelere de değinen Bahçeli, Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerinde yaşanan çatışmaların düşündürücü olduğunu söyledi. SDG/YPG'yi sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "PKK'nın örgütsel varlığı feshedilmiştir, silahlar bırakılmıştır. Uzantılarının da akıbeti aynı olmalıdır" dedi. "MAZLUM ABDİ İSİMLİ TERÖRİST SİYONİZM'İN YANDAŞIDIR" Bahçeli, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat çağrısının tüm yapıları bağladığını belirterek, "SDG/YPG bundan bağımsız değildir, olması da mümkün değildir. Görünen gerçek aynısıyla şöyledir: Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm'in yandaşıdır, İsrail'in kuklasıdır, PKK'nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir. Hiç kimse, bilhassa DEM Parti Halep'te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını, kanlarının döküldüğünü söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez. Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır. Halep'te sivilleri canlı kalkan yapan, masumların arkasına saklanan, onları ölüme sürükleyen SDG/YPG'dir. Çok şükür Suriye ordusu sivilleri sabırla ve tam tekmil halinde tahliye etmeyi başarmış, onların kılına bile dokunmamıştır. DEM Parti yetkililerinin ‘Türkiye'yi uyarıyoruz' diyerek başlayan söz ve açıklamaları, SDG/YPG'yi aklama ve arkalama niyetleri hakikaten çok üzücü ve sorunlu bir dildir" ifadelerini kullandı. Kardeşlik vurgusu yapan Bahçeli, terörün Türkiye'ye kazandıracağı hiçbir şey olmadığını kaydetti. "GEREKİRSE ELİMİZİ DEĞİL GÖVDEMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMALIYIZ" Konuşmasının son bölümünde emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinen Bahçeli, yaklaşık 5 milyon emeklinin zor şartlar altında yaşadığını söyledi. Bahçeli, "Emeklilerimizin derdi derdimizdir. Gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız" diye konuştu. Bahçeli, emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak, "Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız" dedi.

NATO'nun Ukrayna'ya 'Patriot' hazırlığı sürüyor... Haber

NATO'nun Ukrayna'ya 'Patriot' hazırlığı sürüyor...

NATO'nun Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı General Alexus G. Grynkewich, Ukrayna'ya Patriot hava savunma sistemlerinin sevkiyatı için hazırlıkların sürdüğünü belirterek, "Patriot sistemleri konusunda Almanlarla çok yakın çalışıyoruz ve bana verilen talimat, süreci mümkün olan en hızlı şekilde tamamlamak" dedi. NATO'daki en üst düzey askeri yetkili olan Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı (SACEUR) General Alexus G. Grynkewich, Almanya'nın Wiesbaden kentinde düzenlenen LandEuro 2025 konferansında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Burada Ukrayna'ya Patriot sistemlerinin sevkiyatının durumuna ilişkin bir soru alan General Grynkewich, "Operasyonel güvenlik nedeniyle çok fazla detaya girmeyeceğim, zira Ruslara ya da başkalarına transfer ettiğimiz silahların tam sayısı veya bu transferlerin ne zaman gerçekleşeceğini açıklayamam. Ancak söyleyebileceğim şey, hazırlıkların sürdüğüdür. Patriot sistemleri konusunda Almanlarla çok yakın çalışıyoruz ve bana verilen talimat, süreci mümkün olan en hızlı şekilde tamamlamak. Biz de bunu yapıyoruz. Ayrıca başka kabiliyetlere ve ihtiyaçlara da bakıyoruz ve siyasi liderliğe sunulmak üzere teklifler üzerinde çalışıyoruz" dedi. "SÜRECİ EN HIZLI ŞEKİLDE YÜRÜTECEĞİZ" ABD'nin Patriot sistemlerinin Ukrayna'ya sevki konusunda diğer ülkeleri nasıl ikna edeceğine ilişkin bir soruya cevabında Grynkewich, "Hava savunması, modern harp sahasında büyük önem taşıyor ve Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik son saldırılarının ölçeği düşünüldüğünde, bu konu hem bizim hem ABD Dışişleri Bakanı hem de ABD Başkanı için kilit odak noktası. Bu hedefe ulaşmak için herkesi bir araya getirmeyi ve mevcut imkanların neler olduğunu değerlendirmeyi planlıyorum. Bu süreç, Ukrayna'ya gönderilecek sistemlerin sıralanmasıyla bağlantılı olacak" diye konuştu. Avrupa'da halihazırda bulunan kabiliyetlerin, üretim hattından yeni çıkacak sistemlerden daha hızlı sevk edilebileceğini söyleyen General Alexus G. Grynkewich, "Şu an kesin sayılarının ne olacağını söyleyemem ama bana verilen talimat, Ukrayna'nın kendini savunabilmesi için ihtiyaç duyduğu sistemleri oraya ulaştırmak. Bu konuda çok daha fazla gelişme olacak ve süreci en hızlı şekilde yürüteceğiz. Yoğun bir koordinasyon ve çalışma var ama belirttiğim gibi, Patriot sistemlerine dair ilk kapasite sevkiyatı için hazırlık aşamasına çoktan geçtik" ifadelerini kullandı.

Milli Savunma Bakanı Güler, NATO Savunma Bakanları Toplantısı'na katıldı Haber

Milli Savunma Bakanı Güler, NATO Savunma Bakanları Toplantısı'na katıldı

NATO Savunma Bakanları toplantısı Belçika'nın başkenti Brüksel'de başladı. Toplantıda Türkiye'yi temsilen Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler hazır bulundu. Bakan Güler, NATO Karargâhında katıldığı Savunma ve Caydırıcılık Konulu birinci oturum öncesinde bazı mevkidaşları ile sohbet etti. "Bugün için asıl odak noktamız, yetenek hedefleri olacak" NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, açılış konuşmasını yaptığı toplantının, 3 hafta içinde gerçekleştirilecek NATO Lahey Zirvesi öncesindeki son adım olduğunu ifade etti. Rutte, bakanların bugünkü toplantıda NATO şemsiyesi altındaki 1 milyar insanın güvenliğini sağlamak ve ittifakın caydırıcılığını muhafaza etmek üzere yeni yetenek hedefleri üzerinde anlaşma sağlayacağını söyledi. Genel Sekreter Rutte, "NATO'yu daha güçlü, daha adil ve daha etkili bir ittifak haline getirmek üzere bu hedeflere ulaşmak adına daha fazla harcama yapmamız gerekiyor. Ancak bugün için asıl odak noktamız, yetenek hedefleri olacak. Tabii, sonrasında savunma harcamalarına ilişkin karar ise zirvede alınacak" dedi. "Yeni savunma yatırım planını da hazırlayacağız" Savunma üretiminin artırılmasına da odaklanacaklarını vurgulayan Rutte, "Çünkü kendimizi savunmak için daha fazla, çok daha fazla üretmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu. Rutte, "Bu nedenle bugün ayrıca, yeni savunma yatırım planını da hazırlayacağız. Elbette NATO liderleri bu planı, Lahey'deki zirvede onaylayacak" ifadelerini kullandı. NATO Genel Sekreteri, "Güçlü bir savunma olmadan güvenlik olmaz ve Ukrayna güvende olmadığı sürece de kalıcı bir güvenlik mümkün değildir" açıklamasını yaptı.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'den kritik çıkış! NATO üyeliği karşılığında görevinden ayrılmaya hazır olduğunu açıkladı Haber

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'den kritik çıkış! NATO üyeliği karşılığında görevinden ayrılmaya hazır olduğunu açıkladı

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, başkent Kiev’de düzenlenen "Ukrayna. 2025 Yılı" forumunda açıklamalarda bulundu. Zelenskiy, Rusya-Ukrayna savaşında barış sağlanması veya Ukrayna’nın NATO üyesi olması karşılığında görevinden istifa etmeye hazır olduğunu duyurdu. "Ukrayna'ya barış getirecekse görevinizden ayrılır mısınız?" sorusuna verdiği cevapta Zelenskiy, "Evet. Eğer bu Ukrayna'ya barış getirecekse ve gerçekten görevimden ayrılmam gerekiyorsa buna hazırım. Diğer bir seçenek olarak, bunu NATO üyeliğiyle takas edebiliriz. Böyle bir koşul ortaya çıkarsa, derhal" ifadelerini kullandı. Yıllarca iktidarda kalmayı planlamadığını ifade eden Zelenskiy, "20 yıl sonrasına değil, bugünün güvenliğine odaklandım" dedi. Yarın Kiev’i 13 AB lideri ziyaret edecek Yarın 13 Avrupa Birliği (AB) liderinin Kiev’de olacağını ifade eden Zelesnkiy, "Yarın dostlarımızın fiziksel olarak katılımı olacak. Yarın önemli bir toplantı, bir zirve gerçekleşecek. Bu bir dönüm noktası olabilir. Göreceğiz. Ülkemizde 13 lider olacak. Ayrıca 24 lider çevrimiçi katılacak. Avrupa Parlamentosu, AB liderliği ve tüm AB komiserleri Kiev'de olacak. 24 komiser katılacak. Başbakan tarafından yönetilecek bu önemli toplantı ayrıca gerçekleşecek" ifadelerini kullandı. Ukrayna'nın güvenlik garantilerinin dost ülkelerle Avrupa'da ayrı bir toplantıda ele alınacağını aktaran Zelenskiy, 24 Şubat'ta uluslararası liderlerle farklı formatlarda bir dizi görüşme yapacağını da belirterek, "Liderlerle görüşmelerim olacak. Ayrıca özellikle Avrupa'dan gelecek güvenlik garantilerinin formatlarını tartışacağımız ayrı bir platform oluşturacağız. Tabii ki ABD'nin de katılımı gerekiyor. Sanırım yarın, önümüzdeki günler veya haftalarda bir Avrupa başkentinde bir araya gelmeyi önereceğim. Orada Ukrayna için güvenlik garantilerinin çerçevesini belirleyeceğiz" dedi. Zelenskiy, söz konusu görüşmelerde odak noktanın "önümüzdeki yıllar değil, önümüzdeki haftalar" için Ukrayna'nın stratejisi olacağını söyledi. "Avrupa'nın güvenliğinde zayıf noktalar olduğuna inanıyorum" Ukrayna’nın Avrupa’nın ortak bir ordu kurması için birleştirici bir platform haline gelebileceğini aktaran Zelenskiy, "Avrupa'nın güvenliğinde zayıf noktalar olduğuna inanıyorum. Bu belirli bir ülkeyle ilgili değil. Tüm bu zayıf noktalar Ukrayna'da da mevcuttu. Ancak savaş nedeniyle çok şey yaptık. Üretimimizi arttırdık ve ordumuzu güçlendirdik. Şu anda 800 bin kişilik bir ordumuz var. Evet, bu savaş trajedisi nedeniyle oldu. Ancak Avrupalıların kendi ülkelerinin savunma kapasitelerine yatırım yapmaları gerekiyor. Kendilerine güvenmeleri gerekiyor. Ukrayna'nın birleştirici bir platform olmasını öneriyorum. Bu, birleşik bir Avrupa ordusunun oluşturulmasına yönelik ilk adım olacaktır" dedi. Ukrayna'nın diğer ülkelere kara savaşı konusunda tecrübelerini aktarabileceğini ifade eden Zelenskiy, "Gelişmeler olacak. Birbirimize teknolojileri, insansız hava araçlarını tanıtacağız ve gerekirse kara savaşını ve modern, teknolojik bir düşmanla nasıl çatışılacağını öğreteceğiz. Tüm bunlar güvenlik için gerekli olacak" dedi. "Hoşumuza gitse de gitmese de hibeleri borç olarak kabul etmemeliyiz" ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’ya yapılan yardımlar üzerinden yaptığı eleştirilere değinen Zelenskiy, ABD’nin Ukrayna’ya bugüne kadar 500 milyar dolar değil 100 milyar dolar yardım sağladığını ifade ederek, "Öncelikle 500 milyar dolar rakamını açıklığa kavuşturalım. Ukrayna'ya 100 milyar dolar yardım sağlandığını biliyorum ve bu bir gerçek. Ancak ortaklarımıza saygısızlık etmek istemem ama kim ne derse desin 500 milyar doları kabul etmeyeceğim. Bunun arkasındayım, çünkü bu gerçek bir durum. Dürüst olmak gerekirse, hoşumuza gitse de gitmese de hibeleri borç olarak kabul etmemeliyiz. Biden ve ABD Kongresi ile anlaşmalar yaptım. Kongre'ye minnettarım. Bu hibe desteğiyle ilgiliydi ve hibe bir borç değildir. Yani mesele rakam değil, mesele bunu bir borç olarak kabul etmememiz" dedi. ABD ile yeni bir anlaşma yapmaya hazır olduğunu ifade eden Zelenskiy, "Eğer bugün ABD, 'Biz size yardım edeceğiz ama siz de bunu ABD'ye kar olarak geri ödeyeceksiniz' diyorsa, bu bir anlaşmadır, hibe değil. Bu yeni bir anlaşmadır. Böyle bir diyaloğa hazırım ve hoşuma gitse de gitmese de olumlu olacağından eminim, çünkü yardıma ihtiyacımız var. Asıl soru ABD'nin ne kadar yardım edeceği" dedi.  

Türkiye’yi hedef alan Fransıza NATO’dan net cevap Haber

Türkiye’yi hedef alan Fransıza NATO’dan net cevap

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa Parlamentosu’ndaki Dış İlişkiler Komitesi ve Güvenlik ve Savunma Alt Komitesi oturumunda Avrupalı parlamenterlerin sorularını cevapladı. Fransa’daki aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin liderliğini üstlenen Jordan Bardella, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın NATO’yu bir enstrüman olarak gördüğünü ve Türkiye’nin kendi nüfuzunu artırma yönünde politikalar izlediğini iddia ederek, NATO’nun Türkiye’ye karşı nasıl bir siyaset izleyeceğini sordu. Türkiye’yi göç krizinde aktif bir rol oynamak ve Suriyeli mültecileri kullanmakla da suçlayan Bardella’nın sorusuna cevabında Rutte, “2016’da Avrupa Birliği Konseyi’nin başkanlığını üstlenen Hollanda ile birlikte Türkiye ve Almanya, Suriyeli mülteci krizi konusunda bir anlaşmaya ulaşmayı başarmıştı. Bu beni çok mutlu etmişti. Çünkü bu sayede Almanya, İsveç ve Hollanda’ya gelen Suriyeli mülteci sayısını azaltmayı başarmıştık” dedi. Rutte, “Hatırlayacaksınız Viktor Orban, 'Hiç kimse Macaristan’a gelmek istemiyor, herkes Almanya’ya gitmek istiyor’ demişti. Bu doğruydu. 2016’da mülteci sayısı 1 milyonu bulabilirdi fakat Türkiye ile gerçekleştirilen anlaşma ile bu olmadı. Her zaman Türkiye’nin NATO’nun değerli bir müttefiki olduğunu ve kendi rolünü oynadığını hissetmişimdir. Türkiye aynı zamanda kendi çıkarlarını da müdafaa ediyor, tıpkı burada, Avrupa Birliği’nde, NATO dahilinde diğerlerinin yaptığı gibi. Bu doğal bir şey. Türkiye, NATO’nun çok değerli bir üyesi” dedi. “AVRUPA NATO’SU BİR HAYAL” Bir parlamenterin Avrupa’nın daha otonom bir savunmaya sahip olması hakkında ne düşündüğü şeklindeki sorusu üzerine Rutte, “Avrupa NATO’su gibi bir şey oluşturmak harika olurdu fakat o halde (savunma harcamalarına gayri safi yurtiçi hasıladan ayrılacak) yüzde 2 hedefini unutmanız gerekir. Bunun yerine yüzde 8, yüzde 9 veya yüzde 10’luk bir bütçe ayırmanız gerekir. Ayrıca kendi nükleer kapasitelerinizi inşa etmek zorunda kalırsınız ki, ABD olmadan bir Avrupa NATO’su kurmak isterseniz bunun 15-20 yıl alacağını unutmamalısınız. Şu anda NATO topraklarında harcanan toplam paranın yüzde 60’ından fazlasını ABD karşılıyor. Bu, geriye kalan 31 ülkenin tamamının, Kanada dahil, yüzde 40’tan daha azını harcadığı anlamına geliyor. Bu nedenle önümüzdeki 10 veya 15 yıl içinde bir Avrupa NATO’su oluşturabileceğiniz düşüncesi bir hayaldir” dedi. “AVRUPA VE KÜRESEL GÜVENLİĞİN GELECEĞİ, UKRAYNA’DAKİ SAVAŞIN SONUCUNA BAĞLI” Rutte, “Avrupa ve küresel güvenliğin geleceği, Ukrayna’daki savaşın sonucuna bağlı. Hepimiz bu savaşın sona ermesini arzuluyoruz. Fakat her şeyden önemlisi, barışın kalıcı olmasını istiyoruz. Savaşın nasıl ya da ne zaman sona ereceğini bilmiyorum fakat Putin’in Ukrayna’da istediğini elde etmesi halinde barışın kalıcı olmayacağını biliyorum. Çünkü o takdirde ilerlemeye devam edecektir” dedi. “AVRUPA’DAKİ GÜVENLİK DURUMUNDAN DERİN ENDİŞE DUYUYORUM” Rutte, “Daha evvel söyledim, yine söyleyeceğim, Avrupa’daki güvenlik durumundan derin endişe duyuyorum. Savaşta değiliz fakat barışta da değiliz. İyi haber, halkımızı ve yaşam tarzımızı halihazırda ve uzun vadede korumak için ne yapmamız gerektiğini biliyoruz. Tek yapmamız gereken şey, savunmaya daha fazla yatırım yapmak ve daha fazla kapasite üretmek. Bunun için bekleyemeyiz. Toplumlarımızın ve kritik altyapımızın dayanıklılığını artırmamız gerekiyor. Ayrıca savaşın seyrini değiştirmek ve ileride yaşanabilecek Rus saldırganlığını caydırmak için Ukrayna’ya olan desteğimizi sürdürmemiz ve artırmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.